12. Hukuk Dairesi 2025/9109 E. , 2026/1508 K. "" MAHKEMESİ :... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki temlik alan/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü…
12. Hukuk Dairesi 2025/9109 E. , 2026/1508 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki temlik alan/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 732,00 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 04.03.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. Üye ...'ın Karşı Oy Yazısı; Türk Borçlar Kanunu'nun 183. maddesi; "...Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez." şeklinde düzenlenmiştir. 184. maddesi; "Alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır. Alacağın devri sözü verme, şekle bağlı değildir." şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda; temlik eden/alacaklı tarafından dava dışı borçlu aleyhine... 13. İcra Müdürlüğünün 2014/5633 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmıştır. Davacının dava dilekçesi ile şikâyete konu takip dosyasında temlik alacaklısı olarak görülen davalının icra takibine konu ilamdan ... alacağı temlik aldığı yönündeki iddianın gerçeği yansıtmadığını ileri sürdüğü, temlik evrakının temlik eden davacı tarafından imzalanmadığı, dosya alacağının temlik tarihinden sonra azledilen Av....tarafından 05.02.2016 tarihinde temlik sözleşmesine konu edildiğinin belirtildiği, ilk temlik alan kişinin Av. Burcu Topal’ın babası ... olduğu, ... tarafından söz konusu alacağın daha sonra dördüncü bir kişi olan davalı ...’na devredildiğinin ifade edildiği, 05.02.2016 tarihli temlik sözleşmesinin sahte olduğu ve noter tasdiki bulunmadığının ileri sürüldüğü, bu hususta Amasya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, tüm bu nedenlerle icra müdürlüğünün 25.10.2023 tarihli davalı ...’nun temlik alan alacaklı olarak dosyaya eklenmesine ilişkin işleminin iptaline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince; alacağın temliki sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmasının yeterli olduğu, ayrıca noter tasdikine gerek bulunmadığı, temlik sözleşmesinin geçersizliğinin, imzaların sahteliğinin vs. hususların genel mahkemelerde açılacak davanın konusu olabileceğini, icra mahkemesince belirtilen hususta tahkikat ve yargılama yapılıp sonuca gidilemeyeceğini, takip alacaklısının temlik alan sıfatıyla takibe devam etmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını belirtir nedenlerle şikayetin reddine karar verilmiş olup, bu kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...1-Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen karar sayılı kararının KALDIRILMASINA; yeniden esas hakkında; -Davacının şikayetinin kabulüne davalı alacaklı Selahatttin Kantarcıoğlu'nun takip dosyasının alacaklı olarak eklenmesine ilişkin 25/10/2023 tarihli müdürlük işleminin iptaline davacı - alacaklı ... (...)'ın takip dosyasına alacaklı olarak eklenmesine..." şeklinde karar verildiği, bu kararın davalı/temlik alan tarafından temyiz edildiği görülmüştür. Borç ilişkisinin tarafları alacaklı ve borçlu olmak üzere iki taraftan ibaret olup, bazı hallerde mevcut alacağın alacaklı tarafının değiştirilmesi mümkündür. Alacağın temliki ile ilgili hükümler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 183. ve 184. maddelerinde yer almış olmakla birlikte bu konuda bir tanıma yer verilmemiştir. Mevcut borç ilişkisinde alacaklı tarafın değişerek 3. bir kişi olması hususu, alacağın temliki ile mümkün olmaktadır. Bu bağlamda alacağın temliki, alacaklı ve 3. kişinin ortak iradeleriyle ivazlı ya da ivazsız şekilde yazılı şekil şartına bağlı, tek taraflı kazandırıcı nitelikte, borç ilişkisine taraf olan borçlunun iradesine ve rızasına ihtiyaç duyulmadan yapılması mümkün bir devir işlemidir. Alacağın temliki işleminin geçerli sayılması bakımından kanun koyucu bir takım şartlar aramıştır. Buna göre; temlik işlemi yukarıda da belirtildiği gibi adi yazılı şekilde, temlik edenin imzası alınmak koşuluyla ve yasa, ilgili sözleşmeler yahut işin niteliği gereğince taraflar arasında yasaklı olmayan hallerde yapıldığında geçerlilik kazanacaktır. İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.02.2014 tarihli, 2012/349 E.-2014/57 Karar sayılı ilamına dayanılarak 04.03.2014 tarihinde borçlu aleyhine ilamlı icra yoluyla başlatılan takipte düzenlenen icra emrinde davacının alacaklı, dava dışı...Varlık Yönetimi A.Ş.'nin borçlu olarak yer aldığı, 05.02.2016 tarihli temlik alan ... ile temlik edenler...ve...(davacı) arasında düzenlenen adi yazılı temliknamenin, şikayete konu müdürlük karar tarihinden evvel takip dayanağı belgeyle birlikte icra dosyasına sunulduğu görülmüştür. O tarihte henüz azledilmemiş alacaklı vekili Av....tarafından icra dosyasına sunulan 05.02.2016 ve daha sonraki tarihli temliknameler adi yazılı şekilde düzenlendiğinden, icra dosyasına sunulduğu tarihten itibaren hukuki sonuç doğurur. Alacağın temliki sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması yeterli ve gereklidir. Ayrıca takip türüne göre (ilamlı/ilamsız) noter huzurunda düzenleme şeklinde yada tasdik edilmek suretiyle yapılacağına ilişkin özel bir yasa hükmü de bulunmamaktadır. İcra takip dosyası incelendiğinde; dayanak ilam ve alacağın temlikine dair adi yazılı şekilde düzenlenmiş 05.02.2016 ve sonraki tarihli temliknamelere göre davalı ...'nun temlik alan alacaklı sıfatıyla takipte taraf olarak gösterilmesi usul ve yasaya uygundur. Şikayete konu adi yazılı şekilde düzenlenmiş temlik sözleşmelerinin geçersizliği, imzaların sahteliği, vb. hususlar genel yetkili mahkemelerde ilgili hak sahipleri tarafından açılacak davada dava konusu olabileceğinden, icra mahkemesince bu hususta yargılama yapılarak sonuca gidilmesi mümkün değildir. Öte yandan, anılan kişinin takip alacaklısı sıfatıyla takibe devam etmesinde yasaya uymayan bir yön bulunmadığından, şikayete konu 25.10.2023 tarihli müdürlük kararına yönelik şikayetin reddi kararı isabetlidir. Belirtilen nedenlerle; istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan, Dairemiz sayın çoğunluğunun onama yönündeki görüşüne katılamıyorum.04.03.2026