7. Hukuk Dairesi 2013/2500 E. , 2013/6317 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışın…
**7. Hukuk Dairesi 2013/2500 E. , 2013/6317 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, 04.01.2001 tarihinden davacının iş akdinin davalı işverenlikçe ekonomik kriz gerekçesiyle haksız ve bildirimsiz olarak sona erdirildiği 26.02.2009 tarihine kadar asgari ücret+sefer primi sistemi ile İtalya-Avrupa arası dorseci olarak istihdam edildiğini, aylık ortalama 3 seferi başarı ile gerçekleştirdiğini, sefer başına 350-400 Euro sefer primi verildiğini, asgari ücret üzerinden 6.889,90 TL kıdem ve ihbar tazminatı hesaplanmasına rağmen 3.262,07 TL tazminat ödemesinde bulunulup geriye kalan 3.627,83 TL'lik kısmın kasaya borcu olduğundan bahisle kesilerek ödenmediğini ileri sürerek fark kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, sefer primi ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının iş sözleşmesinin piyasadaki genel durgunluk nedeniyle feshedildiğini, davacının hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarından masraf avanslarının mahsup edildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı tarafça davacının iş akdine davalı işveren tarafından ekonomik kriz nedeniyle 4857 sayılı İş Kanununun 18. maddesi uyarınca işletme gerekleri nedeniyle son verildiği ve kıdem ve ihbar tazminatı için bir kısım ödeme yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı, dava dilekçesinde uluslararası tır şoförü olarak çalıştığını, asgari ücret+sefer pirimi sistemi ile çalıştığını, aylık ortalama 3 sefer yaptığını, sefer başına 350-400 Euro sefer pirimi aldığını, sefer primi alacaklarından mazot kesintisi, km kesintisi gibi ad ve nam altında kesintiler yapıldığını ve 2.250 Euro sefer primi alacağının kesildiğini ileri sürmüştür. Davalı, davacının asgari ücretle çalıştığını, davacıya sefer primi ödenmediğini, davacıya artanı döndüğünde geri alınmak üzere masraf avansı ödendiğini, davacının almış olduğu masraf avansları hesaplanarak tazminatlarından 3.627,83 TL mahsup edildiğini savunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının dosyaya sunulan muavin defter kaydında davacının yaptığı seferler nedeni ile hak ettiği sefer primi alacaklarının hesaplamada dikkate alınacak şekilde belirtilmemiş olması, davacıya verilen masraf avanslarına ve davacının yaptığı harcamalara ilişkin belgelerin dosyada bulunmaması karşısında davalı işverenin prim alacaklarından yapmış olduğu kesintilerin dayanaklarını kanıtlayamadığı, davacının iddiası gibi sefer pirimi ücretlerinden kesilen sefer primi nedeni ile alacaklı olduğunun kabulü halinde, davacının talep edebileceği sefer primi alacağının 2.250 Euro karşılığı 4.315,73 TL olabileceği kabul edilmiştir. Ancak bilirkişinin davacının iddiasını kabul ile yaptığı hesaplama hüküm kurmaya elverişli değildir. Yapılacak iş, davacıyı usulüne uygun davetiye ile çağırarak sefer primi alacaklarının hangi aylara, seferlere ve dönemlere ilişkin olduğunu açıklattırıp davacının talebini somutlaştırmak, gerekirse davalı işverenin kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak ve ek bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonucuna göre karar vermektir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.