İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/12/2025 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı vekili; Müvekkili adına kayıtlı ... plaka sayılı araç üzerinde görünen haciz nedeniyle İstanbul 13.İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasının açıldığını öğrendiğini, aynı gün icra dosyası incelendiğinde müvekkilinin imzası taklit edilerek sahte imzalı sözleşmenin icra takibine konu edildiğini anladığını…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1788 KARAR NO : 2025/2058 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/09/2025 NUMARASI : 2023/103 Esas - 2025/601 Karar DAVA: Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/12/2025 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı vekili; Müvekkili adına kayıtlı ... plaka sayılı araç üzerinde görünen haciz nedeniyle İstanbul 13.İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasının açıldığını öğrendiğini, aynı gün icra dosyası incelendiğinde müvekkilinin imzası taklit edilerek sahte imzalı sözleşmenin icra takibine konu edildiğini anladığını ,müvekkilinin Kartepe/Kocaelinde yaşadığını, tebligatın yapıldığı tarih olan 2006 Ağustos ayında binanın kapısına yapıştırılan herhangi bir ihbarnameyi görmediğini,tebligattan haberi olmadığını, yapılacak imza incelemesi ile imzanın müvekkiline ait olmadığının anlaşılacağını belirterek, İstanbul 13. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ,davalı aleyhine icra tazminatına hükmedilmesine, ödeme yapılır ise istirdatına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 21.09.2025 tarihli dilekçesi ile; 159.310,05- TL ödemenin davalıdan istirdatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; asıl borçlu şirket ile imzalanan 21/11/2005 tarihli kredi genel sözleşmesini davacının müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, davacı borçlu hakkında İstanbul 13. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davacının itirazda bulunmadığını, davacının yıllar sonra açtığı davanın kötü niyetli olduğunu, imza incelemesi sonucu kendisine ait olduğunun anlaşılacağını belirterek, davanın reddini, davacı aleyhine %20 oranda kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; Bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından düzenlenen 20/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; ''..Yazı ve imza incelemelerinde geçerli tüm grafolojik tanı yöntemleri dikkate alınarak; lup, steromikroskop, S525 document dedector ve bilgisayar/scan kullanılarak yapılan incelemelerde; 1-İnceleme konusu 21/11/2005 tarihli kredi genel sözleşmesindeki ... adlı kişiye atfen atılmış kefil imzalarının, karşılaştırma belgelerindeki imzalara kıyasla, ...'in eli ürünü olmadığı,davacıya atfen atılan imzaların, karşılaştırma belgelerindeki 31.03.2019 tarihli sandık seçmen listesindeki ...'e ait imza ile aralarında önemli benzerlikler bulunduğu dikkat çektiği, bu hususun Mahkemece değerlendirilmesinin uygun olacağı, kanaatinin bildirildiği 02/06/2025 tarihli ek raporda; aynı kanaatlerini tekrar ettikleri, GKS tanzim tarihinden önceki ve sonraki tarihli evrak asılları ile birlikte mukayese edildiği, raporun yeterli ve hükme elverişli olduğu, dayanak GKS de kefil olarak davacıya atfen atılan imzanın davacıya ait olmadığı tespit edildiğinden davanın kabulüne davacının icra takip dosyasında ve dayanak 21.11.2005 tarihli GKS nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafça yapılan ödemelerin davacıya iadesine, tazminat taleplerinine reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; imza incelemesi için dosyanın ATK'ya gönderilmemiş teknik eksiklikleri dahi bulunan bilirkişiye tevdii edildiğini, İnceleme konusu belgedeki yazıların aynısı yazdırılmadığını,10 sayfa dolduracak kadar bol alınmadığını, yazı yazdırılırken önce yavaş sonra hızlı yazdırılması gerektiği halde davacının temkinle farklı yazabileceği dikkate alınarak gerçek refleksinin ortaya çıkmasını sağlama amacıyla uzun yazı yazdırılmadığını,inceleme konusu belge tarihine yakın tarihte farklı kurumlara sunulmuş belgeleri üzerindeki (samimi) imzaların incelenmediğini, ek raporun kök raporun tekrarı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davacı aleyhine genel kredi sözleşmesine dayalı olarak başlatılan takip nedeniyle İİK'nın 72. maddesine göre açılan menfi tespit istemine ilişkindir. İstanbul 13. İcra Dairesinin 2006 yılında başlatılmasına rağmen takipsiz bırakıldığı, yenileme üzerine Dairenin ... esasını aldığı; takibin GKS alacağına istinaden faizler dahil toplam 66.813,24-TL alacağın asıl borçlu ve müteselsil kefillerden tahsilinin istenildiği, 21.11.2005 tarihli GKS nin davalıya atfen, müteselsil kefil olarak imzalandığı anlaşılmaktadır. İmza inkarına dayalı menfi tespit davasında imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü, takibe başlayarak imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir.Mahkemece bilirkişi kurulu oluşturularak kök rapor alındıktan sonra yine sözleşmeden önce ki tarihleri taşıyan dört ayrı belge aslı temin edilerek ek rapor alınmıştır.Davalı vekili,dosyanın ATK ya gönderilmesini talep etmekte ise de ATK imza incelemelerinde son inceleme mercii değildir.Genel kredi sözleşmesi tarihinden önceki ve sonra ki tarihleri taşıyan çok sayıda imza aslı toplanarak inceleme yaptırılmıştır. Sözleşmede davacıya atfedilen imza ile davacının mukayese imzaları arasında; genel görünümleri, işlerlik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler olmadığı saptanmıştır.Davalı vekili bilirkişilerin teknik yeterlilikleri olmadığını ileri sürülmüş ise de bilirkişilerin tamamı grafoloji alanında ülkenin en yetkin kişilerindendir. Alınan kök ve ek raporda yeterli düzeyde teknik incelemeler yapılmış davacıya atfen atılan imzanın mukayese evraklar içinde bulunan 31.03.2019 tarihli sandık seçmen listesinde aynı soyadlı bir kişinin imzasına önemli benzerlikler bulunduğu tespitine de yer verilmiştir. İmzanın kim tarafından atıldığının yargılama bakımından önemi olmayıp; davacı müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu tutulduğundan imzanın davacıya ait olmadığı hükme yeterli bilirkişi kök ve ek raporuyla tespit edildiğinden davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davacıya atfen atılan müteselsil kefil imzası davacıya ait olmadığı belirlendiğinden davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 10.882,47-TL harçtan peşin yatırılan 2.720,61-TL harcın mahsubuna, bakiye 8.161,86-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye ödenmesine,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 60-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/12/2025