İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı şirket tarafından davacıya Bakırköy 33. Noterliği'nin 05/03/2013 tarih ve ... yevmiye no.lu işlemi ile onaylı ... Anonim Şirketi Yönetim Kurulu'nun 04/03/…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1106 KARAR NO : 2026/102 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/03/2022 NUMARASI : 2020/670 Esas - 2022/258 Karar DAVA: Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı şirket tarafından davacıya Bakırköy 33. Noterliği'nin 05/03/2013 tarih ve ... yevmiye no.lu işlemi ile onaylı ... Anonim Şirketi Yönetim Kurulu'nun 04/03/2013 tarih ve ... no.lu kararı ile "özel fatura kapsamı ihracat işlemlerinde; Şirketimiz adına gümrük işlemleri için hazırlanması gerekli her türlü belgeyi tanzim ve imza etmek, son safhaya kadar yürütmeye mezun olmak üzere Şirketimizi gümrüklerde temsil ilzam ve idare etmek üzere; Kasım oğlu 1958 Diyerbakır/Silvan doğumlu ... T.C. Kimlik no'lu Sayın; ...'yi MÜNFERİT olarak ihracat yetkilisi olarak tayin edilmesine keyfiyetin tescil ve ilan edilmesine oybiriliği ile karar verilmiştir" yetki ve vekil tayin edildiğini, davacı şirket ise %100 ve tek hissedarı müvekkil şahıs ... tarafından 26/08/2013 tarih ve ... sayılı TTSG'de ilan ve tescil edilerek kurulduğunu, davalı şirket tarafından davacıya verilen vekaletname ile paralel olarak özel fatura işlemlerini gerçekleştirmek ve gümrükte davalı adına işlemleri gerçekleştirebilmek için Bakırköy 33. Noterliği'nin 04/03/2014 tarih ve ... yevmiye no.lu süreli vekaletnamesi verilmiş, aynı vekaletname devamlı yenilenmiş ve en nihayetinde Bakırköy 33 . Noterliği'nin 13/12/2018 tarih ve ... yevmiye no.lu vekaletnamesi ile davacıya vekalet ve yetki verildiğini, davacı tarafından tüm süreç boyunca üstlerine düşen edim yükümlülüğü eksiksiz olarak yerine getirilmiş olmasına karşın davalı tarafça davacıya verdiği hizmet bedelleri ödenmemeye başlandığını akabinde de hiçbir haklı gerekçe yokken bir anda sebepsiz olarak davalı tarafça önce davacıya 08/03/2019 tarihli Tebliğ/Tebellüğ Belgesi ile tüm yetkilerinden azledildiği ve vekalet ilişkisine son verildiğine dair Bakırköy 33. Noterliği'nin 06/03/2019 tarih ve ... yevmiye no.lu ... A.Ş. 'nin 05/03/2019 tarih ve ...no.lu Yönetim Kurulu Kararı tebliğ edilmiş akabinde de taraflar arasında ilişki tek taraflı ve haksız olarak sonlandırıldığını, daha sonra yapılan tüm görüşmelere rağmen davacının bakiye alacağı ödenmediğini belirterek davacı vekili davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Bakırköy 33. Noterliği'nin 05.03.2013 tarih ve ... yevmiye sayısı ile onaylı davalı şirketin 04.03.2013 tarih ve ... sayılı kararı ile Davalılardan ..., "özel fatura kapsamı ihracat işlemlerinde, şirketimiz adına gümrük işlemleri için hazırlanması gerekli her türlü belgeyi tanzim ve imza etmek son safhaya yürütmeye mezun olmak üzere Şirketimizi gümrüklerde temsil, ilzam ve idare etmek üzere" münferit olarak ihracat yetkilisi olarak tayin edildiğini, sonraki süreçte ... tarafından 22.07.2013 tarihinde diğer Davalı olan ... ... A.Ş. kurulmuş ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 225. maddesi çerçevesinde söz konusu işlemleri gerçekleştirebilmesi için diğer davalıya her yıl vekaletname çıkarıldığını, davalı şirket tarafından verilen yetkiler iptal edilene kadar davacılar davalı şirketin gümrükteki işlemlerini takip ettiğini, davacılardan ...'ye davalı şirket tarafından verilen yetkiler 05.03.2019 tarih ve 2019/03 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile iptal edildiğini, söz konusu iptal kararı ...'ye Bakırköy 33. Noterliği'nin 06.03.2019 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile bildirilmiş ve davacı ...'nin de imzasını taşıyan 08.03.2019 tarihli tebliğ/ tebellüğ belgesi ile elden tebliğ edildiğini, bu kapsamda 08.03.2019 tarihinden itibaren Davacı tüzel kişi ve gerçek kişi ile hiçbir iş ilişkisi kurulmadığını, herhangi bir konuda görevlendirme yapılmamış ve talimat verilmemiş olduğunu, dolayısıyla her ne kadar ... ...'ye verilen son vekaletnamenin süresi 31.12.2019 tarihinde sona erecek olsa da Davacılardan ...'nin işlem yapma yetkisine son verildiği tarihten itibaren söz konusu vekaletnamenin de bir geçerliliği kalmadığını, davacılardan ... ...'nin temsilcisi olarak münferit ihracat yetkilisi görevine getirilen diğer davalı ... ile davalı şirket arasındaki hizmet ilişkisinin devam ettiği müddetçe verilen hizmet karşılığı taraflarına ödenmiş olup bakiye alacak söz konusu olmadığını belirterek davalı vekili davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Yukarıda açıklandığı üzere taraf ticari defterlerinin genel olarak mutabakat içerisinde olduğu ancak ;davacının 2016 yılında davalı adına defterlerine tahakkuk ettirdiği ‘’Çorlu Mal Müdürlüğü’’ şeklinde kayıt düşülen bazı giderlerin davalının defter kayıtlarında bulunmamasından kaynaklandığı davacının iş bu kayıttan kaynaklı kendi defterlerine göre 2.189,99 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davacı yan bu alacak kalemine dayanak belge ibraz etmemiş,iş bu hususta yemin delili kendilerini hatırlatılmakla yemin deliline dayanmamışlardır. İş bu sebeple davacı yan cari hesaptan kaynaklı alacak talebini ispat edememiştir. Davacının haksız fesih sebebi ile tazminat talebi uyarınca; vekaletin sona ermesi sebepleri ve vekaleti tek taraflı sona erdirme 6098 s.TBK.nun 512.m.sinde yapılan düzenlemeye göre ;"Vekâlet veren ve vekil, her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebilir. Ancak, uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf, diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür" düzenlenmesi karşısında davalının vekaletnameyi uygun olmayan zamanda fesh ettiği ve de bundan kaynaklı zarar uğradığı yönünde dosyaya delil sunmamıştır. Davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin gerekçesinin hiçbir makul ve anlaşılır tarafı olmadığını ve delillerin toplanmamasının açıkça haksız olduğunu, her yönü ile haklı alacak taleplerine ilişkin delillerinin toplanması için açıkça tüm bilgilerin verilmesine ve usulüne uygun olarak delillerin toplanması talep edilmesine rağmen Yerel Mahkemece hukuka aykırı şekilde deliller toplanmadan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun gerekçe ile verilen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece sözleşmenin haksız ve uygun olmayan zamanda tek taraflı feshedildiğinin kabul edildiğini, ancak zararın ispatlanamadığı gerekçesi ile bu yöndeki taleplerinin de reddine yönelik işlem kurulduğunu, bu yönleriyle dosya kapsamında davacının, davalının vekalet ilişkisinin uygun olmayan bir zamanda sona erdirilmesi sebebiyle kar kaybından kaynaklı zararı bulunduğunu, davacının haksız ve uygun zamanda sözleşme feshedilmemiş olsaydı devam edeceği işler ile bunlardan elde edeceği kardan mahrum kaldığını, yerel mahkeme kararının gerekçesinde "Davalının doğrudan davacı şirkete vekalet vermediği ,davacı ...'nin verilen vekaletname kapsamında kurduğu davacı şirket eli ile is bu işlemleri takip ettiği anlaşılmıstır." şeklinde bir gerekçeye yer verilmiş olmasının da kararın ne denli eksik inceleme ve hatalı olduğunun bir diğer göstergesi olduğunu, dava dilekçesinin 3 no.lu ekinde yer alan vekaletnameler incelendiğinde tamamında "... A.Ş. Ve yetkililerini" vekil tayin ettiklerini yani tüm vekaletlerde davacı şirketin de olduğunu hatta doğrudan ve öncelikle davacı şirketin vekil tayin edildiğinin görülmekte olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava; vekalet sözleşmesinden kaynaklanan ücret alacağının tahsili ile kazanç kaybı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı taraf davalı ile 2013 tarihinden itibaren "özel fatura" ile yaptığı satışların gümrük işlemlerinin yapılması konusunda hizmet verdiğini, ücretlerinin bir kısmının ödenmediğini, sebepsiz olarak vekaletten azlediklerini belirterek ödenmeyen ücretler ve kazanç kaybı talebinde bulunmuştur.Davalı, davacının yaptığı tüm hizmetlerin bedelinin ödendiğini, davacının somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, vekalet akdinin tek taraflı sona erdirilebileceğini bu nedenle zararda bahsetme imkanı olmadığını savunmaktadır. Dava konusu alacağa dayanak sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir.Somut olayda: taraflarca vekalet ilişkisi bulunduğunu kabul etmekle birlikte dosyaya şartları ve ödenecek vekalet ücretini belirleyen yazılı bir sözleşme sunulmamıştır. Davacı taraf genel geçer ifade ile 2013 yılından beri yaptığı hizmetlere ilişkin evrakların gümrüklerden istenmesini, taraflarca ücretin fatura bedelini %2 si ile %4 arası oransal ücret + koli başına 10 ila 20 USD ücret kararlaştırıldığını, 250.000,00 USD den fazla alacağı bulunduğunu iddia etmektedir. Davacı taraf verdiği hizmetin birim bedelini ispatlar yazılı bir belge sunmadığı gibi bu hususta mahkemece hatırlatılan yemin deliline de başvurmamıştır. Yine taraflarca verilen hizmetin birim bedeline dair herhangi kurum tarafından belirlenmiş asgari tarife bulunduğu da iddia edilmiş değilidir. Bu durumda gümrük müdürlüklerinden getirtilecek ve bulunup bulunmayacağı dahi belli olmayan fatura örneklerinin davaya hiçbir katkısı bulunmayacaktır. Tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi ve raporu ile sabit olduğu üzere 2016 yılından kalan 2.189,99 TL dışında mutabakatsızlığın bulunmadığı, bu mutabakatsızlığında davacının 2016 yılında kayıtlarına aldığı çorlu mal müdürlüğü şeklindeki açıklaması bulunan kayıttan kaynaklandığı, ancak bu tutarın hangi kayıtlardan kaynaklandığının bilirkişilerce tespit edilemediği, dolayısıyla tarafların birbirine uygun ticari defterleri ile davalının davacıya verdiği vekalet hizmeti nedeniyle ödenmemiş vekalet ücretine ilişkin herhangi bir borcunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. 6098 sayılı TBK 512. Maddesi "Vekâlet veren ve vekil, her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebilir. Ancak, uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf, diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür." düzenlemesini içermektedir. Davacı tarafça vekalet ilişkisinin uygun olmayan zamanda sona erdirildiği ve bundan dolayı bir zararın oluştuğu ispatlanmadığından davanın reddine dair kurlan hükümde bir isabetsizlik yoktur. Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar tarafın istinaf talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şeklide karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/01/2026