İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akaryakıt alımına ilişkin ticaret olduğu, davalıya düzenlenen 26.10.2018 tarihli 209.611,00 TL tutarlı fatura düzenlenerek gönderildiğini, davalı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/296 KARAR NO : 2025/1475 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/07/2021 NUMARASI : 2019/580 Esas - 2021/526 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akaryakıt alımına ilişkin ticaret olduğu, davalıya düzenlenen 26.10.2018 tarihli 209.611,00 TL tutarlı fatura düzenlenerek gönderildiğini, davalının faturayı aldığını ve itiraz etmediğini, 26.750,50 TL 'lik kısmi itirazsız ödendiğini, bakiye 182.650,50 TL ödenmeyince alacağın tahsili için davalı hakkında Gaziosmanpaşa 6. İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, ilamsız takibe davalının itirazı sonucu takibin durduğunu ve bu davanın ikame edildiğini, bu nedenlerle davalının Gaziosmanpaşa 6. İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, davalının % 20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretini karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket davasında müvekkilinden 209.611,00 TL tutarlı vade farkı faturasını tahsil etmek istediklerini, itirazları sonucu takibin durduğunu beyan ettiğini, müvekkili şirketin davacıya böyle bir borcu olmadığı için takibe itiraz edildiğini, davacı faturasının içeriğinin vade farkı olduğu, taraflar arsında vade farkı alınacağına dair sözleşme olmadığını, davacının icra takibinde açıkça vade farkı alacağı olduğunu belirtmesi gerektiğini, Davacı müvekkilinin faturaya itiraz etmediğini beyan ettiğini, Yargıtay içtihatları gereği fatura sözleşmenin ifası ile ilgili olup faturanın kabulü anlamına gelmeyeceğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleriyle vekalet ücretini karşı tarafa yükletilmesine, % 20 'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davacı ile davalı arasında 2018 yılında davacının davalıya toptan akaryakıt satım işinden dolayı ticari ilişki mevcut olduğu, Davacı ve davalı şirketin defter kayıtları incelenmiş, ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK 64. Md. ve 213 sayılı VUK 221. Md. göre açılış tasdiklerini usulüne uygun tasdik edilmiş olduğu, e-defter beratlarının alınmış olduğu, davacının defter kayıtlarında davalıdan 27.05.2019 takip tarihinde 182.862,49 TL alacaklı olduğu, Davalının defter kayıtlarında davalıdan 27.05.2019 takip tarihi itibariye 26.749,99 TL alacaklı olduğu, Taraf defter kayıtlarında C/H farkları Taraflar arsında hesaplar incelendiğinde davacı tarafından davalı adına düzenlenen 26.10.2018 tarih ve 1384 sıra nolu 209.611,00 TL lıkvade farkı e-faturası davalı tarafından defterlerine işlenmediği görülmüş, 209.611,00 - 26.749,99 = 182.861,01 TL (Davacı faturası, davalı bakiyesi çıkarıldığında iki taraf bakiyeleri eşit olduğu görülmüştür.) davacı tarafından sunulan mutabakat formuna göre davalının dava konusu faturayı teslim aldığı, bu forma göre davacının davalıdan 182.861,01 TL alacaklı olduğu tespit edildiğinden, Davanın kabulü ile Gaziosmanpaşa 6. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile 182.860,50 TL üzerinden icra takibinin aynen devamına, 36.572,10 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının vade farkı talep edebilmesinin şartlarının oluşmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının muteber olmadığını, bilirkişice hazırlanan ek raporda dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle davacının sunduğu ticari defter ve kayıtları ile huzurdaki davanın konusu vade farkı alacağının varlığını ispatlayamadığı ve dahi davacının vade farkı hesaplamasını yapma şekline dayanak belgeleri de sunamadığı belirtilmiş; davacının kesin süre içinde bilirkişi kök raporuna itiraz dilekçesinin ekinde sunduğu üç fatura ile BA- BS mutabakat formunu sunmadığını, işbu delillere dayanması ve dahi mahkemece BA- BS mutabakat formuna dayanarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, hukuka aykırı olduğunu, dosyaya sunulan 05.04.2021 tarihli ek raporun 4. Sayfasında, davacı vekilince itiraz dilekçesinde BA- BS formlarının bilirkişilerce incelenmediği belirtilmişse de, bilirkişilere mutabakat formunun sunulmadığı ve anılan mutabakat formunun dosyaya ilk kez bilirkişi kök raporuna itiraz dilekçesinin ekinde sunulduğu bilirkişice ifade edildiğini, dosyaya yeni delil sunulmasına muvafakat edilmediği hususu yerel mahkemenin 21.06.2021 tarihli duruşmasında açıkça beyan edildiğini, BA- BS formu mutabakatı ile faturaları kanuni sürelere uygun olarak ibraz edilmemiş olup hükme esas alınamayacağından, davacının alacağını ispatlayamadığının kabulü gerektiğini, bilirkişice 209.611,00 TL bedelindeki sözde vade farkı alacağından, davalının 6.750,50 TL tutarındaki ödemesinin adeta anılan vade farkı fatura alacağı için kısmi ödeme sayıldığı hususunun kabulü ile mahsup edilmesinin hatalı olduğunu, zira davalının ödemesinin vade farkı faturasına ilişkin olduğuna dair herhangi bir kabul yahut beyan anlamına gelecek bilgi veya belge olmadığını, davalının kötüniyet talebi ile ilgili herhangi bir hüküm kurulmamış olup bu hususun mahkemece değerlendirilmediğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, taraflar arasında vade farkı faturası düzenlenmesi için koşulların bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Gaziosmanpaşa 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "fatura bakiye alacağı" sebebine dayalı olarak 182.860,50 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 27/05/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Mahkemece alınan bilirkişi ek raporunda, davacı tarafından davalıya 25.05.2018 ...fat : B3-9173/VADE FARKI/ 8.465,03 TL ve 07.09.2018 sat. Fat.: B3-10737/VADE FARKI/ 4.672,80 TL vade farkı faturası düzenlendiği ve davalı tarafından kayıtlarına alınarak ödendiği; davacının defter kayıtlarında davalıdan 27.05.2019 takip tarihinde 182.862,49 TL alacaklı olduğu, davalının defter kayıtlarında davalıdan 27.05.2019 takip tarihi itibariye 26.749,99 TL alacaklı olduğu, taraf defterleri arasındaki cari hesap farkının davacı tarafından davalı adına düzenlenen 26.10.2018 tarih ve 1384 sıra nolu 209.611,00 TL bedelli vade farkı faturasının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Vade farkı istenebilmesi için, yanlar arasında bu yönde yazılı bir sözleşmenin ya da bu doğrultuda oluşmuş bir teamülün bulunması şarttır (Y.İ.B.K.'nun 27.6.2003 gün ve E:2001/1, K:2003/1 Sayılı ilamı). Teamülün mevcut olduğunun kabulü için ise en az iki ya da daha fazla vade farkı faturasının davalı tarafça itirazsız olarak ödenmiş olması gerekmektedir.(HGK'nın 2004/19-470 E. 2004/462 K. Sayılı Kararı)Davalının, davacı tarafça düzenlenen iki adet vade farkı faturasını ödemiş olması karşısında taraflar arasında vade farkı istenebileceği yönünde bir teamülün bulunduğunun kabulü gerekir. Davacı tarafından sunulan 16/11/2018 tarihli BA-BS mutabakat formuna göre, davalının dava konusu faturayı teslim aldığı anlaşılmaktadır. Davalı, teslim aldığı bu faturaya TTK'nın 21/2. Maddesi uyarınca itiraz etmemesi nedeniyle fatura içeriğini kabul etmiş sayılmalıdır. Davalı tarafça, 16/11/2018 tarihli BA-BS mutabakat formunun sonradan sunulmasına muvafakat etmediklerini ve bu belgenin hükme esas alınamayacağını ileri sürmüş ise de söz konusu mutabakat formu fatura ve ticari defterlere ilişkin olup, bilirkişi ek raporunda incelenmesine bir engel bulunmamaktadır. Davalı tarafça, süresi içerisinde itiraz edilmeyen vade farkı faturasının aksi ispatlanamadığından ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 3.123,00 TL harcın, alınması gerekli olan 12.491,20 TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.368,20 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2025