T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/766 - 2026/699 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/766 KARAR NO : 2026/699 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/11/2022 NUMARASI : 2021/78 E. - 2022/365 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/766 - 2026/699 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/766 KARAR NO : 2026/699 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/11/2022 NUMARASI : 2021/78 E. - 2022/365 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/11/2022 tarih ve 2021/78 E. - 2022/365 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı yanın 2019/21345 sayısı ile gerçekleştirdiği başvuruya itirazda bulunduklarını, itirazlarının nihai olarak kısmen kabul kısmen reddedildiğini, kararda markalar benzer görülmekle birlikte kapsamlarının farklı olduğunun belirtildiğini, bununla birlikte varılan nihai kararı kabul etmediklerini, dava konusu markanın müvekkilinin markaları ile birebir benzerlik taşıdığını, müvekkilinin sektörde “...” gibi markalarıyla uzun süredir bilindiğini, dava konusu “...” markası ile müvekkilinin ... markasının benzer olduğunu, “...” ibaresinin cins isim olduğunu, “...” ibaresinin ise hitap sözcüğü olduğunu, ortalama tüketiciler nezdinde markaların benzer olarak görülebileceklerini, müvekkilinin “...” ibareli 2011/87407, 2011/87399 ve 2011/29451 sayılı markalarının bulunduğunu, dava konusu markanın tescilinin aynı zamanda haksız rekabete de sebebiyet vereceğini ileri sürerek YİDK kararının iptali ve 2019/21345 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...vekili, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu markada yer alan 25. Sınıftaki “tekstil – giyim” ürünleri emtiası açısından taraf markalarının herhangi bir benzer emtia grubuna sahip olmadığı, yine taraf markalarında 35. Sınıf satış hizmetleri ortak olarak yer almakta ise de, dava konusu markanın 35. Sınıfta yine 25. Sınıf tekstil –giyim ürünlerinin satışına yönelik olarak bu hizmeti sınırlandırdığı, halbuki davacı yana ait önceki tarihli markalar kapsamında bu mal grubunun satışına özgülenmiş herhangi bir emtianın mevcut olmadığı, karıştırılma ihtimalinin öncelikli şartının, taraf markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetler açısından benzerlik ilişkisi olduğu gözetildiğinde, bu çerçevede herhangi bir benzerlik taşımayan markalar açısından karıştırılma ihtimalinin de ortaya çıkmayacağı açık olup markaları oluşturan işaretler arasında ayrıca bir değerlendirme yapılmasına gerek olmasızın SMK m. 6/1 kapsamında aranılan şartların somut uyuşmazlıkta oluşmadığı, davacının markasının tanınmış olduğunu ileri sürdüğü, bu anlamda taraf markalarının işaretleri arasında karşılaştırma yapmak gerektiği, taraf markaları arasında işaretler yönünden iltibas bulunduğu, ancak; böyle bir algının oluşabilmesi için öncelikli şart taraf markalarının mal ve hizmetler bakımından benzerlik taşıması, başka bir ifadeyle markaların birbiri ile aynı ya da benzerlik düzeyi yüksek mal veya hizmetlerde kullanılacak olması olup bu kriter somut olayda meydana gelmediğinden, işaretler arasında benzerlik düzeyindeki bu ilişkinin de karıştırılma ihitmaline yol açmayacağı, davacı yanın işlem dosyasına tanınmışlık iddialarını destekler hiçbir delil sunmadığı dolayısıyla davacıya ait “...” markalarının kullanım sonucunda tescili kapsamındaki mal ve hizmetlerin ötesinde belli bir bilinirlik elde edip etmediği noktasında bir kanaate varılmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu 2019/21345 sayılı başvurunun tescil sınıflarının 25 ve 35. Sınıflar olduğunu, müvekkiline ait, "..." ibareli 2011/87407, 2011/87399, 2011/29451 sayılı markaların da 35. tescil sınıfında bulunduğunu, dolayısıyla, SMK'nın 6/1. maddesinin koşullarının bulunduğunu, müvekkilinin “gıda/ temizlik ve her türlü tüketim maddesi üretimi ve toptan satışı” sektörüne adım attığı ilk günden bu yana birçok alanda faaliyet gösteren, hem tüketici kesimi olan müşterilerince, hem de ticari ilişkilerinde beraber iş yaptığı kişi ve kurumlarca takdir edilen bir firma olduğunu, iş bu itiraza konu "..." markası tescil edilirse bu marka altında yapılacak olan her türlü ürün, proje ve tanıtımların, müvekkiline ait olduğu, hizmetlerin kaynağının aynı olduğu izlenimi doğacağını, “...” ibareli markaları tüketici nezdinde tanınmış marka konumunda olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu marka kapsamında yer alan 25. Sınıftaki emtia açısından taraf markalarının herhangi bir benzer emtia grubuna sahip bulunmadığı, ayrıca taraf markalarında 35. Sınıf satış hizmetleri ortak olarak yer alsa da, dava konusu markanın 35. Sınıfta yine 25. Sınıf tekstil –giyim ürünlerinin satışına yönelik olarak bu hizmeti sınırlandırdığı, oysa davacı yana ait önceki tarihli markaların kapsamında bu mal grubunun satışına özgülenmiş herhangi bir emtianın mevcut olmadığı, bu yöne ilişkin bir kullanımın bulunduğunun da dosya kapsamından anlaşılamadığı, SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında aranılan şartların somut uyuşmazlıkta oluşmadığı, diğer yandan SMK'nın 6/5. maddesinin koşullarının da bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 03/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.