11. Hukuk Dairesi 2012/13861 E. , 2013/14736 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2011 tarih ve 2008/117-2011/525 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruş
**11. Hukuk Dairesi 2012/13861 E. , 2013/14736 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2011 tarih ve 2008/117-2011/525 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, Ataköy 11. Kısım villa 42 adresinde oturan...'a ait müvekkilince sigortalanan konutun davalı idarenin 14/10/2007 tarihinde Tavukçu deresinde yapılmakta olan ıslah çalışmaları sırasında köprü menfezlerinin kapatılması nedeniyle aşırı yağan yağmurun dereden taşması sonucu hasar gördüğünü, müvekkili şirketin 4164460 nolu sigorta poliçesiyle sigortalı bulunan konut ve içindeki muhtelif cins ve miktardaki emtiasının hasarlandığını, müvekkili şirketçe sigortalısına 26/10/2007 tarihinde 11.314,00 TL hasar tazminatı ödendiğini, müvekkili şirketin TTK 1301 maddesi gereğince sigortalısının halefi olduğundan söz konusu hasar bedelinin ödenmesi için davalılara ihtar mektubu gönderdiğini, ancak ödenmemesi üzerine bu davanın açıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 11.314,00 TL rücuen tazminat alacağının sigortalıya ödeme tarihi olan 26/10/2007 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Kalyon İnşaat vekili, İSKİ tarafından ihaleye çıkarılmış bulunan "Avrupa Yakası 2006 yılı 2. Kısım Atıksu Kanalı, Yağmursuyu Kanalı ve Dere Islahı İnşaatı" işinin 14/09/2006 tarihli sözleşme gereğince müvekkiline ihale edildiğini, söz konusu işte can ve mal güvenliğinin sağlandığı, yapılan imalatların fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapıldığını, Tavukçu deresi çevresinde bulunan binalarının bodrum katlarının mevcut dere akar kotunun altında kaldığı için meydana gelen su baskınlarının nedeninin yeni yapılan imalatlar olmayıp, mevcut dere güzergahındaki köprülerin altından geçen dere kesitlerinin yetersiz olması olduğunu, olaydan hemen sonra Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/245 D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, sunulan bilirkişi kurulu raporunda sonuçta müteahhidin/davalının su baskınında herhangi bir imalatından, imalatlarda gecikmesinden ve taşkınlara sebep olan köprülerin kaldırılmamasından ve yoğun yağışlardan önce projesine uygun yeni imalatların yapılmamasında, müteahhit-davalı müvekkilinin kusur ve ihmalinin bulunmadığının açık ve kesin bir şekilde saptandığını, dolayısıyla müvekkili yüklenicinin herhangi bir haksız eyleminin bulunmadığını, zarara ilişkin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı İSKİ vekili, davanın görev yönünden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili idare ile yüklenici şirket arasında akdedilen istisna sözleşmesine göre işlerin yapılması sırasında meydana gelebilecek kaza, hasar, kayıp ve zararların mali, hukuki ve cezai bütün mesuliyet ve neticeleri müteahhide ait olacağının belirtildiğini, dolayısıyla iş sahibi idarenin bu tip sözleşmelerde eserin yapılması sırasında meydana gelen zararlardan sorumlu tutulamayacağını, müvekkili idarenin BK.55 anlamında yüklenici firma elemanları üzerinde denetim ve gözetiminin olmadığını, müvekkilinin işveren değil, iş sahibi olduğunu, idarenin sadece iş yapıldıktan sonra yapılan işin teknik şartnamesine uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetlediğini, derelerin bakım ve ıslahından İSKİ'nin sorumlu olmadığını, belediyelerin görev alanına girdiğini, müvekkilinin yoğun yağış ve sel baskınlarında kamunun menfaati için görev ve sorumluluk ayrımı yapmaksızın, izin almak suretiyle katkı amaçlı derelerde biriken rusubat vs. şeylerin temizlenmesine katkıda bulunduğunu, dere ıslahı görevinin DSİ'de olduğunu, ...'nın derelerin ıslahı ile ilgili görevini 11/10/2004 tarih ve 817 sayılı kararı ile 2560 sayılı Kanun'un 25. maddesi gereği bedeli kendisince karşılanmak üzere müvekkili idareye verildiğini, ihalelerin yapılması hususunda müvekkili idarenin yetkili kılındığını, yapılan işin aksamasından kaynaklanan bir hasarın meydana gelmediğini, dolayısıyla idarenin sorumlu tutulamayacağını, ihale konusu işin aksamasından meydana gelen bir hasar olduğu düşünülse bile sorumluluğun yine idareye değil bölgede iş yapan müteahhide yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İhbar olunanlar vekilleri, davanın ayrı ayrı reddini istemişlerdir. Mahkemece, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; Tavukçu deresinde yapılmakta olan ıslah çalışmalarında dere içerisinde bırakılan moloz ve inşaat atıkları nedeniyle köprü menfezlerinin kapatılması sebebiyle aşırı yağan yağmurun dereden taşması sonucu davacının sigortalısına ait villanın bodrum katında kanalizasyon ve pis su giderlerinden geri tepen sular nedeniyle oluşan hasar ve zarar nedeniyle davalıların işveren ve yüklenici olmaları nedeniyle her iki davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları,ekspertiz raporundan zarar miktarının tespit edildiği, bu zararın davacı ... tarafından sigortalısına ödenerek sigortalısının haklarına halef olduğu, zararı doğuran olayda davalıların kusurlu ve sorumlu oldukları, aynı konuda Bakırköy mahkemelerinde birden çok davaların açıldığı, bu davalarda yapılan yargılamalar sonunda davalıların kusurlu ve sorumlu oldukları kabul edilerek davanın kabulüne dair verilen kararların Yargıtay'dan onanarak geçtiği, mahkemenin bu davaya bakmada görevli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalılar vekilleri, kararı ayrı ayrı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 601,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 16.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.