T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/311 - Karar No:2026/47 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/311 KARAR NO : 2026/47 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/03/2024 NUMARASI : 2022/437 E-2024/162 K DAVANIN KONUSU : Sözleşmenin Tasfiyesi/ Süre Uzatımı(Eser Sözleşmesi…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/311 - Karar No:2026/47 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/311 KARAR NO : 2026/47 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/03/2024 NUMARASI : 2022/437 E-2024/162 K DAVANIN KONUSU : Sözleşmenin Tasfiyesi/ Süre Uzatımı(Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 22/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/01/2026 Davacılar vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin tasfiyesi ve terditli süre uzatımı istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili özetle; Davalı tarafından 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19.maddesine göre açık ihale usulü ile 09/08/2018 tarihinde ihale edilen 2018/32985 ihale kayıt numaralı Kırka Bor İşletme Müdürlüğü Sarıkaya Açık Ocağında 49.350.000 Ton Kantar Tartım Ölçümlü Dekapaj Yapım işinin 14/08/2018 tarihli ihale komisyon kararı ile müvekkili iş ortaklığı uhdesinde kaldığını, 13/09/2018 tarihinde sözleşmenin imzalandığını, sözleşmenin 9.maddesinde imza tarihinden sonra 75 gün içerisinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine göre yer teslimi yapılacağı ve işin süresinin yer teslimi tarihinden itibaren 1096 gün olacağının belirlendiğini, davalının 23/11/2018 tarihinde işin yapılacağı yeri müvekkili iş ortaklığına teslim ettiğini ve iş bitim tarihinin ise 13/09/2021 tarihi olduğunu, işin yapımı devam ederken ülkemizde yüksek kur farkları nedeniyle öngörülemeyen maliyet artışları olduğunu, bu maliyet farkının mücbir sebep olarak kabulü gerektiğini, sözleşmede fiyat farkı öngörüldüğünü, ancak fiyat endekslerinden dolayı ihale tutarına eksi fiyat farkı uygulandığını, ihale tutarının 159.400.500,00 TL'den 146.807.560,50 TL'na düştüğünü, müvekkili iş ortaklığının davalı idareye 18/03/2019 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunarak 18/01/2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7161 Sayılı Kanunun 32. maddesi ile Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa eklenen geçici 4. maddesi uyarınca sözleşmenin feshedilerek tasfiye edilmesi gerektiğinin bildirildiğini ve davalı tarafından 30/07/2019 tarihli cevabi yazıyla tasfiye talebinin reddedildiğini belirterek davalı ... Kırka Bor İşletme Müdürlüğünün 18/03/2019 tarih ve 2019/1 sayılı tasfiye talepli dilekçeye verilen 30/07/2019 tarihli E.23045 sayılı tasfiye talep sonucu konulu kararı hukuka aykırı olduğundan sözleşmenin feshi ve tasfiyesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğinden sözleşmenin tasfiyesine karar verilmesini, sözleşmenin uygulanmasına devam edilmesi mümkün olmadığından sözleşmenin uygulanmasına devam edilmesi gerektiğine ilişkin kararın ihtiyati tedbir mahiyetinde tedbiren durdurulmasına, dava süresince bu iş kapsamında verilen ...'a ait 05/09/2018 tarih 00067-GT-000000016091 sayılı teminat mektubunun paraya çevrilmesinin önüne geçmek maksadı ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini, sözleşmenin tasfiyesi konusunda aksi kanaatte olunması durumunda işin yapımı için belirlenen sürenin uzatılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında belirtilen işlerde önceden öngörülemeyecek derecede büyük bir maliyet artışı meydana gelmediğini, davacıların tacir olup basiretli davranmaları gerektiğini, davacıların taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince: Davanın, terditli olarak sözleşmenin tasfiyesi ve sözleşmede belirlenen sürenin uzatılmasına ilişkin olduğu, Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/826 esas, 2021/347 karar sayılı dosyasının mahkemenin yukarıdaki esasına kaydedilmiş olup yapılan inceleme neticesinde; 09/08/2018 tarihinde ihale edilen 2018/32985 ihale kayıt numaralı Kırka Bor İşletme Müdürlüğü Sarıkaya Açık Ocağında 49.350.000 Ton Kantar Tartım Ölçümlü Dekapaj Yapım işi 14/08/2018 tarihli ihale komisyon kararı ile müvekkil iş ortaklığı uhdesinde kaldığını, 13/09/2019 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 9.maddesinde imza tarihinden sonra 75 gün içerisinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine göre yer teslimi yapılacağı ve işin süresinin yer teslimi tarihinden itibaren 1096 gün olacağı belirlendiğini, davalının 23/11/2018 tarihinde işin yapılacağı yeri davacı iş ortaklığına teslim etmiş ve iş bitim tarihi ise 13/09/2021 tarihi olduğunu belirlenmiş ancak davacının uhdesinde kalan ihale için imzalanan sözleşmede fiyat farkı öngörüldüğünü, ancak fiyat endekslerinden dolayı ihale tutarına eksi fiyat farkı uygulandığını, ihale tutarının 159.400.500,00 TL'den 146.807.560,50 TL'ye düştüğünü, davacı iş ortaklığının davalı idareye 18/03/2019 tarihli dilekçe ile sözleşmenin feshedilerek tasfiye edilmesi için başvurduğu, talebin reddedildiğinin anlaşıldığı, bilirkişi heyeti raporunda özetle; 25.10.2019 tarihinde açılan davada davacının tasfiye talebi idarece kabul edilmediğinden sözleşmenin feshi ve tasfiyesi talebinin kabulü ile bu yönde ihtiyati tedbir kararı verilmesi, dava süresince bu iş kapsamında verilen 05.09.2018 tarih 00067-GT-000000016091 sayılı teminat mektubunun paraya çevrilmesinin önüne geçmek maksadı ile ihtiyati tedbir kararı verilmesi, aksi kanaatte olunması durumunda işin yapım için belirlenen sürenin uzatılmasına karar verilmesi talep edilmiş olup, ancak dava süresi uzayınca davacının üstlendiği işin 21.10.2023 tarihinde tamamlanmış olduğu, bu aşamada tasfiye ve süre uzatımı talebinin değerlendirilmesine gerek kalmadığı, ancak ...'a ait 05.09.2018 tarih 00067-6T-000000016091 sayılı teminat mektubunun iadesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğu kanaatlerini belirttiği, bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğunun anlaşıldığı, somut olayda davalı tarafça davacıya 23.11.2018 tarihinde yer teslimi yapıldığı, davalı idare tarafından davacının tasfiye talebi 30.07.2019 tarihinde, süre uzatım talebi 16.10.2019 tarihinde reddedilmiş olup, davacı yüklenici tarafından 21.10.2019 tarihinde sözleşmenin fesih ve tasfiyesi için idari yargıda dava açıldığı, daha sonra iş artışı yapılarak davacıya tüm ek süreler dahil olmak üzere işin bitirilme tarihi 31.10.2023 olduğu 31.08.2023 tarihli yazı ile davacıya bildirilmiş olup, dava konusu iş 21.10.2023 tarihinde bitirilmiş olup, geçici kabul işlemlerinin yapıldığının anlaşıldığı, bu kapsamda konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, dava esastan sonuçlanmadığından, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderinin taktir edilmesi gerektiği(HMK m.331), dosya kapsamına alınan bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları ve davalı tarafça davacıya tüm ek süreler dahil olmak üzere işin bitirilme tarihinin 31.10.2023 olduğunu 31.08.2023 tarihli yazı ile davacıya bildirildiği, dolayısıyla davacıya terditli dava konusu talebi olan ek süre verdiği anlaşılmakla yargılama giderinden davalı tarafın sorumlu olması gerektiği kanaatına varıldığı gerekçesiyle, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Karar ve kararın gerekçesinde yer alan bilirkişi raporunun açıkça hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin Kamu İhale Kanunu hükümlerine tabi olduğunu, Kamu İhale Kanunun 34/son maddesi gereğince her ne suretle olursa olsun idarece alınan teminatlara tedbir konulamayacağının hükme bağlandığını, kanun metni açık olmasına rağmen bilirkişi raporunda aksi yönde beyanda bulunulduğunu, dava konusu iş için alınan teminat mektupları üzerine ihtiyati tedbir konulması gerektiğinin belirtildiğini, bilirkişi raporuna karşı bu yönde yaptıkları itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını ve bu hususa gerekçeli kararda da yer verilmediğini, davacı iş ortaklığı ile 13.09.2018 tarihinde imzalanan sözleşme hükümlerine göre halen devam etmekte olan dekapaj faaliyetlerinde, davacı firmaların oluşturduğu iş ortaklığı tarafından 18.01.2019 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 7161 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 05.01.2002 tarihli ve 473 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanuna eklenen geçici 4.maddede belirtilen “Sözleşmelerin Tasfiyesi veya Devri” hükmü kapsamında yüklenici firmaların oluşturduğu iş ortaklığının 18.03.2019 tarihli yazısında belirtilen tasfiye talebinin müvekkilince değerlendirilmiş olup genel itibariyla maden yatağının üzerindeki örtü tabakasının delme-patlatma ile gevşetilmesi, yüklenici iş makineleri ile kamyonlara yüklenmesi, kamyonlarla taşımanın yapılarak döküm alanına dökülmesi işlerini kapsayan dekapaj yapım işinde, imalat girdisi niteliğinde bir unsur olmadığı, maliyet girdilerini, akaryakıt, işçilik, amortisman ve diğer giderlerin oluşturduğu, söz konusu maliyet kalemlerindeki değişimlerin, sözleşme hükümlerine göre yapım işlerinde fiyat farkında uygulanacak esaslarla ilgili yürürlükte olan mevzuat doğrultusunda F=An x B x(Pn-1), Pn=a (In/lo) + b3 x (Yn/ Yo)+ B5 X (Gn/Go)+ cx (Mn/Mo) formülüne göre her hakkediş döneminde Türkiye İstatistik Kurumu tarafından her ay açıklanan ÜFE verileri doğrultusunda yüklenici firmaya fiyat farkı uygulaması yapıldığı, söz konusu verilerin de gösterdiği gibi ihale tarihi ile başvuru tarihi arasında maliyetlerde herhangi bir artış olmadığı gibi aksine maliyetlerde azalış olduğu; Türkiye İstatistik Kurumu tarafından aylık olarak yayınlanan fiyat endekslerine göre, sözleşme hükümleri doğrultusunda yapılan fiyat farkı hesaplamalarında, 2018 Kasım ve Aralık ayı hakkedişlerinde negatif fiyat farkı oluştuğu ve 41.790,67 TL fiyat farkı kesintisi yapıldığı, bu durumda Türkiye İstatistik Kurumu verileri kapsamında anılan yapım işini oluşturan maliyet kalemlerinde ihale tarihinden sonra artışın aksine düşüşün gerçekleştiğinin görüldüğü, ayrıca yüklenici iş ortaklığının başvuru yazısındaki döviz kurları incelendiğinde, ihale tarihi ile başvuru tarihi arasındaki kur değerlerinde kayda değer bir artış bulunmadığı, geçici madde 4.'de " işin tasfiyesinin imalat girdilerinin fiyatlarında beklenmeyen artışlar meydana gelmesi şartına bağlanmış olduğu, buna mukabil, açıklanan hususlar çerçevesinde, söz konusu yapım işine ait fiyatlarda beklenmeyen artışlar geldiğine dair herhangi bir imalat girdisi bulunmadığı gibi, fiyat farkının yansıtılmadığı maliyet kaleminin de olmadığı ve dolayısıyla yüklenici iş ortaklığını oluşturan firmaların tasfiye talebinin bu koşulları içermediğinin tespit edildiğini, Yapım İşlerinde Uygulanacak Fiyat Farkı Esaslarına dair 31.08.2013 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2013/5217 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı hükümleri çerçevesinde fiyat farklarının aylık hakediş dönemlerinde uygulanması, ihale tarihinden sonraki hakediş dönemlerinde maliyet girdilerinin fiyatlarında beklenmeyen artış gerçekleşmemesi, bilakis eksiliş olması, sözleşme dönemi içerisinde ortaya çıkabilecek artış veya azalışların fiyat farkı esasları çerçevesinde birim fiyata yansıtılması ve dolayısıyla sözleşmenin sürdürülebilirliği açısından herhangi bir beklenmeyen durumun olmaması nedenleri ile tasfiye talebinin uygun olmadığına dair Teşekkül görüşünün Hazine ve Maliye Bakanlığı'na sunulması, Yönetim Kurulunun 10.04.2019 tarihli ve 759/17 sayılı kararı ile tasvip edilerek 24.04.2019 tarihli ve 972 sayılı yazı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na gönderilmiş olduğunu, iş ortaklığını oluşturan firmaların talebinin, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın 17.07.2019 tarihli yazısı çerçevesinde değerlendirilmiş olup, Genel Müdürlük Makamının 25.07.2019 tarihli “Olur”u ile reddedildiğini, bu hususun 30.07.2019 tarihli yazıyla davacı firmalara bildirildiğini, davacı tarafça dava dilekçesinde talep edilen hususlardan birisi olan ve işin tasfiyesinin talep edildiği tarihten, tasfiye talebine ilişkin Yönetim Kurulunun yukarıda belirtilen kararın verildiği tarihe kadar geçen 134 günlük süre için süre uzatımı verilmesini içeren ikinci talebinin de, geçici madde 4 ve Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın 23.07.2019 tarihli görüşüne istinaden Genel Müdürlüğün ilgili birimlerince incelenmiş olup;işin tasfiyesinin talep edildiği tarih ile tasfiye talebinin teddedildiği tarih arasında geçen sürenin geçici madde 4 kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu sürede söz konuşu talep kapsamında dekapaj işi ile ilgili bir duruş yaptırılmadığı, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüş yazısında taleplerin 4735 sayılı Kanunun geçici 4.maddesi kapsamında sonuçlandırılmasının ifade edildiği gerekçeleri ile uygun bulunmadığını, 13.09.2018 tarihli sözleşmenin “Madde 9-İşe Başlama ve İşi Bitirme Tarihi” başlıklı 9. maddesinde ” Yüklenici taahhüdün tümünü, işyeri teslim tarihinden itibaren 1096 (bindoksanaltı) gün içinde tamamlayarak geçici kabule hazır hale getirmek zorundadır” denildiğini,Teknik Şartnamenin “ İşin Konusu” başlıklı 1.maddesinde, iş kapsamında yapılacak işler tanımlanmış olup, işlerin tamamlanmasının yüklenicinin taahhüdü altında olduğunu, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin “İşin Süresi ve Sürenin Uzatılması” başlıklı 29.maddesinde süre uzatımı verilebilecek hallerin düzenlendiğini, mücbir hallerde süre uzatımı verilmesi sözleşmenin feshi gibi durumlarda dahil olmak üzere, idare tarafından yukarıda belirtilen hallerin mücbir sebe olarak kabul edilmesi için, yükleniciden kaynaklanan bir kusurdan ileri gelmemiş olması, taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması, yüklenicinin bu engeli kaldırmaya gücünün yetmemesi, mücbir sebebin meydana geldiği tarihi izleyen yirmi gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak bildirimde bulunması ve yetkili merciler tarafından belgelendirilmesinin zorunlu olduğunu, dava konusu olayda bu şartların hiç birisi mevcut olmadığından mütevellit Hazine ve Maliye Bakanlığınca da uygun görülmeyen yüklenici iş ortaklığının fesih talebi ve akabinde yapmış olduğu 13.09.2018 tarihli sözleşme ile taahhüdünde bulunan yapım işi için 134 takvim günü süre uzatımı verilmesini içeren talebin uygun görülmediğini, söz konusu durumun 16.10.2019 tarihli yazıyla firmaya bildirildiğini, yüklenici iş ortaklığı firmalar tarafından imzalanan sözleşme eki Birim Fiyat Teklif Mektubunun 1.maddesinde “ İhaleye ilişkin dokümanı oluşturan tüm belgeler tarafımızdan okunmuş, anlaşılmış ve kabul edilmiştir. Teklif fiyata dahil olduğu belirtilen tüm masraflar ve teklif geçerlilik süresi de dahil olmak üzere ihale dokümanında yer alan tüm düzenlemeleri dikkate alarak teklif verdiğimizi, dokümanda yer alan yükümlülükleri yerine getirmememiz durumunda uygulanacak yaptırımları kabul ettiğimizi beyan ediyoruz”.. olarak taahhüt edildiğini, yine 4. ve 5. maddelerinde de taahhütlerin yer aldığını, dosyaya ibraz ettikleri delillerin incelenmesi neticesinde de görüleceği üzere davacı iş ortaklığını oluşturan yüklenici firmaların açık ve kesin kabul ve taahhüdünün olduğunu, mahkeme kararının gerekçesinde yukarıda belirtilen kanun maddelerinin hiç birine yer verilmemiş, dosyaya ibraz edilen delilleri arasında yer alan sözleşme ve şartnamelerden hiçbir şekilde bahsedilmemiş, hukuka aykırı olan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesis edilmiş olduğunu, davacı tarafça belirtildiği gibi sözleşme kapsamında belirtilen işlerde önceden öngörülemeyecek derecede büyük bir maliyet artışı meydana gelmediğini, Devlet İstatistik Enstitüsünün enflasyon rakamlarının her ay yayınlandığını, bu rakamlar incelendiğinin de davacıların iddia ettikleri hususun gerçeği yansıtmadığını, davacıların tacir olduğunu ve basiretli bir tacir gibi hareket etmek zorunda olduklarını, davacıların sözleşme ve eki belgelerde açıkça kabul ve taahhüt ettikleri yükümlülüklerin haksız, hukuka aykırı bir takım gerekçeler ile yapmaktan imtina etmelerinin hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın yargılama devam ederken üstlendiği işi tamamladığını, dolayısı ile bu nedenle davanın konusuz kaldığını, belirtilen nedene binaen yargılama giderlerinden dava açılmasında bir kusuru olmayan müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, sözleşmenin tasfiyesi terditli süre uzatımı istemine ilişkindir. Mahkemenin 2021/357E-2021/865K sayılı 22.11.2021tarihli kararında özetle Davanın terditli olarak sözleşmenin tasfiyesi ve sözleşmede belirlenen sürenin uzatılmasına ilişkin olduğu, sözleşme imzalandıktan sonra uyuşmazlık çıkmış olsa bile, sözleşme hükümlerinden bağımsız olarak idarenin kamu gücüne dayanarak ve tek yanlı olarak tesis ettiği 4735 Sayılı Kanuna eklenen geçici 4. maddeden yararlanma istemiyle yapılan başvurunun reddinden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünde idarî yargının görevli olduğu gerekçesiyle, davanın HMK'nın 114/1-b maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiş, davacılar vekilince kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2022/128 E-644 K sayılı 08.06.2022 tarihli kararında özetle: “…Taraflar arasında Kırka Bor İşletme Müdürlüğü Sarıkaya Açık Ocağında 49.350.000 Ton Kantar Tartım Ölçümlü Dekapaj Yapım işine ilişkin 13/09/2018 tarihinde sözleşme akdedildiği ihtilafsız olup davacı taraf yüklenici, davalı ise sahibidir. Kural olarak kamu kuruluşlarınca yapılan ihaleden sonra ancak sözleşme imzalanıncaya kadar çıkan uyuşmazlıkların çözüm yeri idari yargı, sözleşmenin imzalanmasından sonra adli yargı yeridir (Uyuşmazlık Mahkemesi 03.02.1997, 1997/4 E, 1997/3 K).(Yargıtay 15.H.D. 2016/4366E, 2017/533K, 13.02.2017) Somut olayda, taraflar arasında 13/09/2018 tarihli sözleşmenin imzalandığı, uyuşmazlığın davacı şirketlerin oluşturduğu yüklenici iş ortaklığının Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa eklenen geçici 4. maddesi uyarınca sözleşmenin tasfiye edilmesi, aksi halde işin yapımı için belirlenen sürenin uzatılmasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasında özel hukuk hükümlerine tâbi sözleşmenin bulunduğu, sözleşmenin akdedilmesinden sonra ortaya çıkan uyuşmazlığın çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu anlaşılmakla mahkemece davanın esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde idari yargının görevli olması nedeniyle davanın usulden reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, esası incelenmeksizin mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine …” karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı üzerine mahkemesince yapılan yargılama sonucunda konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 22.01.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır