4. Ceza Dairesi 2021/7986 E. , 2023/17173 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı…
**4. Ceza Dairesi 2021/7986 E. , 2023/17173 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/477 Esas, 2015/1035 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 53 ve 54 üncü maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına ve müsadereye karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, atılı suçu işlemediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Kavga olduğunun bildirilmesi üzerine olay yerine giden ve polis memuru olan mağdurların, sanığı elinde bıçak olduğu halde gördükleri, uyarılara rağmen elindeki bıçağı bırakmayıp rastgele sallamaya devam eden sanığın, mağdur ...'nin kendisine doğru yaklaşması üzerine yerden aldığı taşı mağdura doğru fırlattığı, akabinde olay yerinin yakınında bulunan bakkal dükkanına girdiği, mağdurların, sanığı işyerinden çıkması ve elinde bulunan bıçağı bırakması hususunda ikna etmeye çalıştıkları sırada sanığın bıçağı mağdurlara salladığı ve etkisiz hale getirilmek amacıyla müdahale edilmesi üzerine de çıkan arbedede sanığın mağdurları yaralaması suretiyle atılı suçu işlediği Mahkemece kabul olunmuştur. 2. Sanık savunmasında, tevilli ikrarda bulunmuştur. 3. Mağdurların anlatımı, tanık ...'nin beyanıyla desteklenmiştir. 4. 23.11.2014 tarihli olay, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı dosyada mevcuttur. 5. Mağdurlara ait 23.11.2014 tarihli genel adli muayane raporlarında, mağdurlarda meydana gelen yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği belirtilmiştir. 6. Sanığa ait adli sicil kaydı ve güncel nüfus kayıt örneği dosya içerisine alınmıştır. IV. GEREKÇE 1. Sanığın tevilli ikrarda bulunması, katılanların anlatımının, tanık ...'nin beyanı ve olay, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağıyla doğrulanması ve tüm dosya kapsamıyla, atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna dair Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmayarak, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, a. Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini bıçakla ve taş atmak suretiyle birden fazla görevliye karşı gerçekleştirmiş olmasına karşın, sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı, b. Hüküm fıkrasında temel cezanın belirlendiği bölümde, mağdur olarak ... yerine ...'nın adının yazılmasının mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olduğu, Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2023 tarihinde karar verildi.