Hukuk Genel Kurulu 2017/113 E. , 2018/1994 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki “lisans sözleşmesinin feshi ile cezai şart alacağının tahsili” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 01.02.2012 tarihli ve 2009/268 E. 2012/53 K. sayılı karar davalı vekilince temyiz edilmekle Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.12.2013 tarihli ve 2012/5366 E. 2013/22566 K. sayılı kararı ile: “…Davacı vekili…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/113 E. , 2018/1994 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki “lisans sözleşmesinin feshi ile cezai şart alacağının tahsili” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 01.02.2012 tarihli ve 2009/268 E. 2012/53 K. sayılı karar davalı vekilince temyiz edilmekle Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.12.2013 tarihli ve 2012/5366 E. 2013/22566 K. sayılı kararı ile: “…Davacı vekili, müvekkilinin turizm ve seyahat acenteleri için bilgisayar programları üretimi yapan, ürettiği programlara destek hizmetleri sağlayan bir şirket olduğunu, turizm ve seyahat işletmeciliği yapan davalıyla 07.02.2007 tarihli 'Lisans ve İşbirliği Sözleşmesi' imzaladığını, taraflar için bir takım hak ve yükümlülükler belirlendiğini, davalının sözleşmeye aykırı şekilde sözleşme kapsamında geliştirilen ve kullanılan program yerine başka bir program konularak '......' sayfasındaki '....... by Grup ......' ibaresinin kaldırıldığını, yerine '..... by .....' yazılı aynı içerikli başka bir program koyduğunu, sır niteliğindeki bilgileri dava dışı '.....' firmasına verdiğini, sözleşmeyi ihlal ettiğini ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile kararlaştırılan 100.000 Euro cezai şartın dava tarihindeki karşılığı 214.860.00 TL'nin temerrüt tarihi 22.06.2009 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sözleşmenin varlığının doğru olduğunu, davacının kurduğu sistemin ayıplı çıktığını, uyarılara rağmen ayıbın giderilmediğini, müvekkilinin başka bir program kullanmak zorunda kaldığını, davacı programıyla tamamen farklı bulunduğunu, davacının edimlerini yerine getirmediğini, talep hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.