11. Hukuk Dairesi 2013/427 E. , 2013/17784 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.05.2012 tarih ve 2011/929-2012/178 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nın 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetk…
**11. Hukuk Dairesi 2013/427 E. , 2013/17784 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.05.2012 tarih ve 2011/929-2012/178 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nın 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davalı şirketin kısa aralıklarla bir çok kez sermaye artırımı/azaltılması yoluna gittiğini, rüçhan hakkını kullanamayan müvekkillerinin hisselerinde azalma olduğunu, son olarak 52.500.000,00 TL'ye çıkartılan sermayenin 23.05.2011 tarihinde olağan genel kurulda 2.000.000,00 TL'ye düşürüldüğünü, bu kararların küçük ortakların yok edilmesine yönelik olduğunu, dava konusu toplantıda yönetim kurulu üyelerinin kendi kendini ibra etmelerinin doğru olmadığını, ibra oylamasında yönetim kurulu üyelerinin oy hakkının bulunmadığını, buna rağmen yönetim kurulu üyesi Sami Vodina'nın temsilen de olsa oy kullandığını, Pegasus Hava Taşımacılığı A.Ş.'den fahiş hizmet alımına ve bu nedenle şirketin sürekli zarar etmesine rağmen denetçilerin bu zararı tespit etmeden ibra edilmesinin de yanlış olduğunu, tüm bu nedenlerle esas sermayenin azaltılmasına ilişkin genel kurul kararının kanuna, ortaklık sözleşmesine ve objektif iyi niyet kurallarına aykırılık taşıdığını ileri sürerek davalı şirketin 23.05.2011 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2010 yılı bilanço hesaplarının kabulüne ilişkin 4. maddenin, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 5. maddenin, denetim kurulunun ibrasına ilişkin 6. maddenin, sermaye azaltılmasına ilişkin 8. maddenin, sermaye azaltımı konusunda şirket yönetim kurulunca alınan kararın onayına ilişkin 9. maddenin, B grubu imtiyazlı pay sahipleri genel kurulu toplantısında alınan sermayenin azaltılmasına ilişkin kararın ve C grubu imtiyazlı pay sahipleri genel kurulu toplantısında alınan sermayenin azaltılmasına ilişkin kararın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 3 aylık hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle dolmuş bulunduğunu, dava konusu sermaye azaltımının TTK 324'üncü maddesine ve bilanço zararının kapatılmasına dayandığını, yönetim kurulu üyelerinin başka pay sahipleri için vekaleten oy kullanmasını yasaklayan bir düzenlemenin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.