İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davacı şirket tarafından nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesi ile sigortalanan ... ...AŞ'ye ait emtiaların Türkiye'den Katar'a nakliyesinin davalı tarafından üstlenildiğini, taşımaya konu emtianın ... gemisine 22.12.2017 tarih 770257110 nolu konşimento ile... n…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2022/2314 KARAR NO : 2025/1908 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/10/2022 NUMARASI: 2021/341 Esas - 2022/564 Karar DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 16/04/2019 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davacı şirket tarafından nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesi ile sigortalanan ... ...AŞ'ye ait emtiaların Türkiye'den Katar'a nakliyesinin davalı tarafından üstlenildiğini, taşımaya konu emtianın ... gemisine 22.12.2017 tarih 770257110 nolu konşimento ile... nolu konteyner içerisinde tam ve sağlam olarak yüklendiğini, ... ... isimli aktarma gemisinde iken soğutma sisteminin bozulması sebebi ile Cidde'ye indirilen konteynerin Türkiye'ye geri getirildiğini, tüm ilgililerin katılımı ile APM terminals Limanı'nda bulunan konteynerin açılması sonucu ısı değerinin olması gereken değerlerin üç katından fazla yükseldiği ve soğuk zincirinin kırıldığının tespit edildiğini, taşıyıcının konteynerin alıcısına ulaştırılamaması sebebiyle oluşan zararları karşılayacağını taahhüt ettiğini, fatura ve yapılan tespit gereği 147.554,74-TL toplam zarar tespit edilerek sigortalıya ödendiğini, davalıya rücu hakkı doğduğunu, davalı aleyhine İstanbul 35. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacının hasar bedelini 05.06.2018 tarihinde ödediğini, rücu hakkının ödeme tarihinden itibaren 90 içinde dolacağını, davacı şirketin 04.09.2018 tarihine kadar rücu hakkını kullanmaması nedeniyle alacağının sona erdiğini, taşıma sözleşmesinin ifası için Safmarine şirketine izafeten ... Denizcilik AŞ ile alt taşıma ilişkisi kurulduğunu, müvekkilinin fiili taşıyıcı olmadığını, taşıma konusu emtianın 26.12.2017 tarihinde ... ... isimli gemiye aktarıldığını, müvekkilinin soğutma sisteminin bozulması sebebi ile Cidde'ye indirilen konteynerin 29.12.2017 tarihinde Türkiye'ye geri getirildiğini, zararın tazmini talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemenin 12/10/2020 tarihli (2019/109 E. 2020/228 K.sayılı) kararıyla; taşıma konusu emtianın alıcı şirkete teslim edilemediği, emtianın teslim edilmesi gerektiği tarihe ilişkin herhangi bir kayıt bulunmamakla birlikte ürünün kısa sürede bozulacak ürün niteliğinde olduğu, alıcı şirketin bulunduğu Katar/Cidde arasındaki mesafenin 1.550 km olduğu, alıcı şirkete 07.01.2018 tarihinde emtianın hasarlı olduğu ve Cidde'ye indirildiğine ilişkin bilgi verildiği, teslim tarihi 07.01.2018 tarihi alınsa dahi icra takibinin hak düşürücü süre geçtikten sonra 19.02.2018 tarihinde başlatıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir. Dairemiz'in 17/05/2021 tarihli (2020/1499 E. 2021/688 K. Sayılı) ilamıyla; davacı tarafından yaptırılan ekspertiz raporunda hasar tarihinin 10.01.2018 olarak belirtildiği, emtianın alıcıya teslim edilmediği, davalı tarafından 10.12.2018 tarihinde ... ve ...'na bilgi mahiyetinde hasar başlığı ile Bilhan Selek adresine gönderilen, e-posta içeriğinde "Aslıhan hanım ok 90 gün onaylanmıştır" ibaresi bulunduğu, davalı şirketin e-posta adresine gönderilen e-postanın TTK'nın 1188/4 ve TTK 1189. maddelerindeki sürenin uzatılmasına ilişkin bir anlaşma olup olmadığının mahkemece değerlendirilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, karar kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Mahkemece; somut olayda hasarın 10/01/2018 tarihinde meydana geldiği, dosyaya sunulan e-posta yazışmaları incelendiğinde 08/12/2018 tarihinde davalı tarafa gönderilen e-postada 90 günlük süre uzatımı talep edildiği, [email protected] adresinden gelen onay maili üzerine, davalı tarafça 90 günlük ek sürenin onaylandığı yönünde e-posta gönderildiği, buna göre taraflar arasında hak düşürücü sürenin uzatılması yönünde anlaşmaya varıldığı, icra takibinin 15/02/2019 tarihinde uzatılan hak düşürücü süre içerisinde başlatıldığı, dava konusu taşımaya ilişkin konşimentoya göre sigortalının yükleten, ... Line A/S'nin fiili taşıyan olduğu, davalının navlun faturası düzenlediği ve akdi taşıyan konumunda pasif husumet ehliyetini haiz olduğu, teslim şekli CIF olarak kararlaştırılmış ise de dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile mal bedelinin tahsil edilmediğinin belirtildiği, buna göre dava dışı sigortalının zararının oluştuğu ve sigortalanabilir menfaatinin bulunduğu, davacının TTK'nın 1472. maddesi uyarınca aktif husumet ehliyetini haiz olduğu, hasarın aktarma gemisinde yük taşıyanın hakimiyetinde iken tespit edildiğinden ayrıca bir ihbara gerek olmadığı, hasarın soğutma sistemindeki arıza neticesinde meydana geldiği, hasar gören emtianın 38.923,32-USD değerinde olduğu, tenzili muafiyetin mahsubu ile 38.534,09-USD karşılığı 147.554,74 ödenebilir tazminat hesaplandığı ve bilirkişilerce bu tutarın kadr-i marufunda olduğunun tespit edildiği, akdi taşıyan konumundaki davalının yük hasarından sorumluluğun bulunduğu, hasar bedelinin TTK'nın 1186. maddesine göre belirlenecek bedelin altında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul 35. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 147.554,74-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, yasal şartlar oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; mahkemece hak düşürücü sürenin hatalı değerlendirildiğini, davacının sigortalısına 05/06/2018 tarihinde ödeme yaptığını, bu nedenle rücu hakkının 90 gün sonra düşeceğini, icra takibinin 19/02/2019 tarihinde başlatılması nedeniyle ayrıca 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, e-posta içerikleri incelendiğinde süre uzatım talebine onayın müvekkili yetkilisi tarafından verilmediğini, onay veren şirketin müvekkili olmadığını, fiili taşıyan ... tarafından onay verildiğini, mahkemece bu hususta eksik inceleme yapıldığını, ayrıca sigortalının sigorta prim borçlarını ödeyip ödemediği hususlarının da araştırılmadığını, davacının aktif husumete sahip olduğuna dair tespitlerin yerinde olmadığını, yükün tesliminin CIF olarak kararlaştırıldığını, yük üzerinde sigortalanabilir menfaatin alıcı üzerinde olduğunu, bu nedenle sigortalıya yapılan ödemenin davacıya rücu hakkı vermeyeceğini, ayrıca müvekkilinin taşıma taahhüdü bulunmadığını, taşımanın ... tarafından gerçekleştirildiğini, bu nedenle müvekkilinin pasif husumetinin bulunmadığını, ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, satıcının tek taraflı olarak yaptırdığı ekspertiz raporunun taraflarını bağlamadığını, hasarın sevkiyat sırasında konteyner soğutma sisteminin arızalanması nedeniyle meydana geldiği ve gıda ürünlerinin gıda vasfını yitirdiği yolundaki tespitlerin doğru olmadığını, her halükarda sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini, taşımanın bir kısımının fiili taşıyıcı tarafından gerçekleştirilmesi halinde sorumsuzluk şartlarının geçerli olduğunu, hasarın gerekli özen gösterilse bile önüne geçilemeyecek hallerden olduğunu, ısı casusu cihazının ülkeye peynir emtiaları ile birlikte gümrük idaresine beyan edilmeden sokulmasının kaçakçılık suçunu teşkil ettiğini, yasal olmayan delillerin yok hükmünde olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan zararın sigortalıya ödenmesi nedeni ile rücuen tahsili için yapılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. TTK'nın 1188. maddesi (1) Eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer. (2) Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. (3) Sorumlu tutulan kişinin rücu davası, birinci fıkrada öngörülen hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra da açılabilir. Ancak, rücu davası açma hakkı, bu hakka sahip olan kişinin, istenen tazminat bedelini ödediği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren doksan gün içinde kullanılmadıkça düşer. (4) Bu süre, tarafların dava sebebinin doğmasından sonra yapacakları bir anlaşma ile uzatılabilir." hükmünü içermektedir.Bahsi geçen düzenlemeye göre hasar veya geç teslim halinde taşıyana karşı açılacak davanın eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmaması halinde hakkın düşeceği belirtilmiştir. Düzenlemede sürenin tarafların dava sebebinin doğmasından sonra yapacakları anlaşma ile uzatılabilmelerine imkan tanınmıştır. Somut olayda, dava dışı sigortalı ... tarafından dava dışı Katar'da yerleşik alıcı ... isimli firmaya 15/12/2017 tarihli fatura kapsamında CİF/Doha teslim kaydı ile satılan 38.923,32-USD tutarlı gıda ürününün 22/12/2017 tarihli konşimento tahtında ... isimli gemiye soğutmalı konteyner içinde yüklendiği, ancak soğutma sistemindeki arıza nedeniyle Cidde'de indirilen konteynerin 13.01.2018 tarihinde “... Sembawang" gemisine yüklenerek Türkiye'ye geri sevk edildiği, hasarın 10/01/2018 tarihinde tespit edildiği, 05/06/2018 tarihinde davacı ... tarafından sigortalı firmaya 147.554,74-TL ödeme yapıldığı, davacı tarafından davalı taşıyıcı aleyhine 19/02/2018 tarihinde icra takibinin başlatıldığı, 16/04/2019 tarihinde ise eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Davalı, davanın hak düşürücü süre açılmadığını ileri sürmektedir. HMK'nın 199. maddesinde elektronik ortamdaki veriler de belge kabul edildiğinden davacı tarafça ibraz edilen e-postaların delil olarak kabulü ve uyuşmazlığın çözümünde değerlendirilmesi gerekmektedir. Dosyaya sunulan e-posta yazışmaları incelendiğinde 08/12/2018 tarihinde davalı tarafa gönderilen e-postada 90 günlük süre uzatımı talep edildiği, [email protected] ve [email protected] adresinden gelen e-posta ile davalı tarafça 90 günlük ek sürenin onaylandığı, buna göre taraflar arasında hak düşürücü sürenin uzatılması yönünde anlaşmaya varıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda hasarın tespit edildiği 10/01/2018 tarihinden itibaren işlemeye başlayan 1 yıllık süreye 08/12/2018 tarihinde verilen 90 günlük ek süre ilave edildiğinde icra takibinin TTK'nın 1188. maddesinde öngörülen süreler içinde açıldığı anlaşılmakla davalının hak düşürücü süre itirazı yerinde görülmemiştir.Dava dışı sigortalı ile alıcı arasındaki satış sözleşmesinde CİF teslim şekli kararlaştırılmış ise de ödemenin mal mukabili yapılacağı faturada yazılıdır. Bu durumda emtianın alıcıya teslim edilmediği sürece sigortalı satıcı firma mal bedelini alamayacaktır. Nitekim bilirkişi incelemesinde de dava dışı sigortalının mal bedelini tahsil edemediği tespit edilmiştir. Diğer taraftan alıcı firma tarafından hasar bedelinin sigortalı satıcıya ödenmesine muvafakat edilmiştir. Bu durumda dava dışı sigortalının mal mal üzerinde menfaati bulunduğundan sigortalıya yapılan ödeme ile davacının aktif husumeti kazandığı tespit edilmiştir. TTK'nın 1191(1) maddesinde "Taşımanın gerçekleştirilmesi, kısmen veya tamamen bir fiilî taşıyana bırakıldığı takdirde, taşıyan, navlun sözleşmesine göre böyle bir bırakma hakkına sahip olup olmadığı dikkate alınmaksızın, taşımanın tamamından sorumlu kalmaya devam eder." denilmiştir. Dava konusu taşıma 770257110 sayılı konişmento tahtında yapılmış olup, konişmentodan sigortalı firmanın yükleten, ... Line A/S'nin fiili taşıyan olduğu, davalının navlun faturası düzenlediği görülmekle akdi taşıyan olarak pasif husumet ehliyetine sahip olduğu anlaşılmaktadır. TTK'nın 1185/6. maddesinde "Eşya, fiilî taşıyan tarafından teslim edilmişse, bu madde uyarınca kendisine yapılan her bildirim taşıyana yapılmış gibi ve taşıyana yapılan her bildirim de fiilî taşıyana yapılmış gibi hüküm ifade eder. Kaptan ve sorumlu gemi zabiti dâhil olmak üzere, taşıyan veya fiilî taşıyan ad ve hesabına hareket eden bir kişiye yapılan bildirim, taşıyana veya fiilî taşıyana yapılmış sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır. Somut olayda da bahsi geçen konteynerin soğutma sisteminin arızalandığı ve içindeki ürünleri bozulduğu taşıyıcı firma tespit edilerek Cidde Limanı'ndan başka bir gemi ile iade edildiği anlaşılmakla taşıyanın bilgisi dahilinde olan hasar nedeniyle ihbar şartının yerine geldiğinin kabulü gerekir. Bilirkişi incelemesinde muhafaza sıcaklığı 4 C olarak depolanarak taşınması gereken dava konusu süt ürünlerinin sevkiyat sırasında konteyner soğutma sisteminin arızalanması nedeni ile yüksek sıcaklığa maruz kalarak bozulduğu, orijinal formunu, güvenli gıda olma vasfını yitirdiği tespit edilmiş, 38.923,32-USD değerindeki hasar gören emtianın tenzili muafiyetle 38. 534,09 USD karşılığı 147.554,74 ödenebilir tazminat hesaplanmış ve hasar miktarının kadr-i marufunda olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporundaki tespitlerin ekspertiz raporundaki tespitleri teyit ettiği anlaşılmakla TTK'nın 1178/2. maddesi gereğince meydana gelen hasardan davalının sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı sınırlı sorumluluk hükümlerini uygulanmasını talep etmiş ise de TTK'nın 1186/1 maddesi gereğince hangi sınır daha yüksek ise o sınırın uygulanması kaydıyla, koli veya ünite başına 666,67 ÖÇH veya hasarlı emtianın brüt ağırlığının her bir kilogramı için 2 ÖÇH ile sınırlı olup, 23 palette yer alan 2331 koli, 21.155,64 kg ağırlığındaki hasar gören emtia nedeniyle TTK'nın 1186 maddesine göre belirlenecek üst sınırın, gerçek zararı aşacağı açıktır. Bu nedenle davalının aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 11.923,83-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.980,95-TL harcın mahsubu ile kalan 8.942,88-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.20/11/2025