T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/648 Esas KARAR NO : 2025/2153 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2020/470 Esas- 2022/812 Karar TARİH: 26/10/2022 DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonuc…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/648 Esas KARAR NO : 2025/2153 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2020/470 Esas- 2022/812 Karar TARİH: 26/10/2022 DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davanın konusunun müvekkili tarafından davalı banka'dan alınan ...- ... Bank'a ait net 873.464,00 USD/ brüt 888.854,00 USD nominal değeri 845.000,00 USD, vadesi 24.01.2023 tarihi olan ... alımı olduğunu, bahsi geçen Banka tarafından eurobondun vadesinden önce itfa edildiğini, nasıl hesap edildiği belli olmayan bir şekilde paraya çevrilerek müvekkilinin hesabına yatırıldığını, itfa öncesi müvekkiline bilgi verilmediğini, vade tarihinden önce gerçekleşen itfa sebebiyle müvekkilinin eurobondı satın alırken ödediği bedelin tarafına iade edilmediğini, vade tarihine kadar işleyecek faiz kaybının dikkate alınmadığını, mağduriyetin ilgili Bankaya noter vasıtasıyla bildirimde bulunarak zararın tazmininin istendiğini, muhatap Bankanın cevabında kamuya açık bilgilendirme metninde erken itfanın sözkonusu olabileceğini beyan ettiğini ancak müvekkili ile imzaladığı "bilgi formu" ile davalının konunun bizzat muhatabı haline geldiğini, davalının uhdesinde var olan bir varlığı pazarlarken kendisinin de nemalanmış olması sebebiyle kusur bir yana, kusursuz sorumluluk esaslarınca sorumlu olduğunu, müvekkilinin anılan işlemi Bankaya duyduğu güven sebebiyle gerçekleştirdiğini, davalının ürünün asıl sahibi ile yapmış olduğu anlaşmanın müvekkilini bağlamayacağını, müvekkilinin muhattabının davalı Banka olduğunu, Bankanın cevap ihtarnamesinde bahsi geçen "erken itfanın" müvekkilinin kendi iradesiyle erken itfanın yapılması için başvuruda bulunması halinde olacak senaryoyu tarif ettiğini, oysa müvekkilinim imzaladığı belgede eurobonda'n erken itfasının sonuçlarının tarif edilmediğini, protokolde olmayan/ muhatabı olmadıkları bir şartı kabul etmediklerini, müvekkilinin ... alırken kâr/ zarar ortaklı iradesi değil kâr amaçlı irade sergilediğini, davalı Bankanın müvekkiline ihbar etmediği bir anlaşmaya dayanarak sorumluluktan kurtulamayacağını, müvekkilinin erken itfa başvuru almadığını, karşı tarafın resen uyguladığı erken itfa hakkı ve bunun da müvekkili tarafından kabul edildiğini gösteren bir belgenin bulunmadığını, müvekkilinin vade tarihine tekabül eden anaparasını ve faizini aldığı ama bu erken itfa ile bakiye faiz dışında anaparasını dahi geri alamadığı gerekçesiyle Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği'ne başvurduğunu, bu başvuru neticesinde müvekkilinin haklılığı kabul edilmekle birlikte, zararın tahsiline dair karar ehliyetinin bulunmadığı, yargıya başvurulması gerektiği yönünde karar alındığını beyanla şimdilik zararın 1.000,00 USD ye karşılık kalan kısmının 09.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet yönünden ... ... Bank'a yöneltilmesi gerektiğini, müvekkili bankanın sadece satın alıma aracılık ettiğini, dolayısıyla davacı taleplerinin muhattabının ... ... Bank olduğunu, dava konusunun talep sonucu müddeabihin tam ve kesin olarak belirlenebilecek olması sebebiyle dava değerinin belirlenmesini talep ettiklerini, nitekim davacının 01.05.2018 tarihli şikayet dilekçesinde mahrum kaldığı faiz kaybının 43.854,00 USD olarak beyan edildiğini, davacının hesabı dava dışı ... ile ortak hesap olduğundan mecburi dava arkadaşlıkları bulunduğunu, bu sebeple davayı birlikte açmaları gerektiğini, esasa ilişkin olarak; davacının ... ... Bank'a ait toplamı 845.000,00 USD nominal değerli dört tertip tahvili müvekkil Banka'dan satın aldığını, tahviller için toplam 885.713,89 TL bedel ve 3.137,75 USD komisyon ve vergi ödediğini, davacının kendisine yapılan ilk kupon ödemeleriyle birlikte söz konusu Euro tahvillerinin alış bedelleri ile nominal değerleri arasındaki fiyat farklarını ve ödediği komisyon ve vergileri geri aldığını, itfanın gerçekleştiği tarihe kadar muhtelif tarihlerde toplam sekiz kez yapılan kupon ödemeleri ile toplamda 236.800,00 USD aldığını, buna göre davacıya yapılan kupon ödemeleri ile davaya konu tahvillerin nominal değerleri ve alış bedelleri arasındaki fiyat farkları ile ödemiş olduğu komisyon ve vergilerinin karşılanmış olduğunu, hatta yüksek bir faiz kazancı da sağlamış olduğunu, ... ... Bank'ın 24.01.2018 tarihinde tahvilleri erken itfa ettiğini, bu sebeple aynı tarihte davacı hesabına 845.000,00 USD yatırıldığını, müvekkili Bankanın tahvillerin ihraççısı olmadığını sadece satın alıma aracılık ettiğini, erken itfa sebebiyle müvekkiline bir sorumluluk yüklenemeyeceğini, müvekkili Bankanın rolünün sadece işlem aracılığından ibaret olduğunu, müşterinin sermaye piyasası araçlarıyla ilgili emirlerini müşteri nam ve hesabına alınması olduğunu, müvekkilinin yatırım danışmanlığı yetki belgesi de bulunmadığından danışmanlık da yapmadığını, müvekkili Bankanın ürüne ait genel bilgiler verdiğini, müşteri emrinin gerçekleştirilmesi dışında danışmanlık yapmadığını, bu hususların ekte sunulan Eurobonda Alış/ Satış Müşteri Formları ile müvekkili Banka ve davacı taraf arasında imzalanan 18.04.2014 tarihli Bankacılık Hizmetleri Çerçeve Sözleşmesi ile Sermaye Piyasası araçları Alım Satım Aracılık Sözleşmesinde de yer aldığını, dolayısıyla davaya konu Euro tahvillerin alım satım ile erken itfa işlemlerinin müşteri emir, piyasa teammülleri ve izahnameye uygun gerçekleştirildiğini, 18.01.2013 tarihli bilgilendirme yazısında erken itfanın olabileceğinin belirtildiğini, MKK kayıtlarında nitelikli yatırımcı olarak kabul edilen davalının erken itfa konusunu bilmemesinin mümkün olamayacağını, ihraççı ... ... Bank'ın erken itfa ve kendisi tarafından belirlenecek bir fiyat üzerinden geri çağırma hakkının bulunduğunu, bu hususların TSPB Müşteri Uyuşmazlıkları Hakem Heyeti (24.04.2019 t., 2018/ 36 dosya ve 2019/40 k.) kararında da belirtildiğini, öte yandan erken itfa sonrası hesaba geçen paraların nasıl değerlendirildiğinin, ne kadar bir kazanç elde edildiğinin de zararın tespiti bakımından önem arz ettiğini, davaya konu tahvillerin 24.01.2018 tarihli erken itfası sonrasında 845.000,00 USD bono geri alış bedelinin davacı hesabına yatırıldığını ve akabinde de ilgili tutara vadeli hesap açıldığını, avans faizi taleplerinin de haksız ve mesnetsiz olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı bankanın somut olayda aracı rolü üstlendiği, davaya konu tahvillerin davacı yatırımcıya satılması konusunda yatırım tavsiyesi niteliğinde bir önerisinin olmadığı, ihraççı müdahil banka ile aynı grupta faaliyette bulunuyor olsalar dahi dava konusu tahvillerin erken itfasını, aracılık tarihi itibariyle bilemeyeceği, davacının nitelikli bir yatırımcı olarak yüksek miktarlarda yatırım yapmış olduğu, sermaye piyasası araçlarının taşıdığı riskleri bilebileceği, dava konusu tahvillerin yurtdışında yayınlanan İzahnamesinde tahvillerin erken itfa edilebileceğinin açıkça yer aldığı, bahis konusu tahvillere yatırım yapmadan önce işbu İzahnameyi davalı bankadan talep ederek okumasının mümkün olduğu, İngilizce dilinde yazılan bu İzahnamenin dilimize tercüme edilmesini de talep edebileceği, somut olayda, yatırımcı davacının tercih etmiş olduğu ... yatırımı sebebiyle, davalı ve müdahil bankaların sorumlu olabileceği konusunda bir bilgi, belge ve kanaate ulaşılamadığının iki ayrı bilirkişi heyeti tarafından tespit edildiği dolayısıyla davalı bankanın somut olayda kusuru olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: davacının, davalı bankadan almış olduğu ... ... Bank'a ait ...'un vadesinde önce itfa edilerek ne şekilde hesaplandığı belli olmayan bir şekilde tahvil edilerek hesabına yatırıldığı, bilirkişi raporlarında davacının adeta uzman bankacı olarak değerlendirildiği ve uğradığı zararın tamamen kendi sorumluluğunda olduğuna bir sonuca ulaşıldığı, davacının ... almış olmasının onu uzman bankacı yapmayacağı, davalıya bu konularda yardım etmesi için başvurduğu, davalının faaliyet alanı gereği göstermesi gereken özeni göstermediği ve davacıya zarara uğrattığı, davacının yatırımda bulunduğu sırada hiçbir risk analizi yapılmadığı ve itfaya dair herhangi bir ihbarda bulunulmadığı, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğu ve bu rapor esas alınarak verilen kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, feri müdahil ... ... Bank'a ait olan ve davalı bankadan satın alınan yatırım aracı ...'un vadesinden önce itfa edildiğinden bahisle uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Mahkemece taraf delillerinin ibrazı sağlanarak, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, iki ayrı heyetten rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir. HMK'nın 282. maddesi uyarınca hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Davacı tarafça ileri sürülen tüm istinaf sebepleri yargılama aşamasında sunulan dava, itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiş, gerekçeli kararda her bir iddia ve savunma sebebi hakkında ne şekilde değerlendirme yapıldığı açıklanmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre; davacının satın almış olduğu ...'un ihraççısının davalı banka olmadığı, söz konusu ...'ların feri müdahil ... ... Bank tarafından ihraç edildiği, davalı banka tarafından ise satımına aracılık edildiği, erken itfanın davalı tarafından değil, feri müdahil banka tarafından gerçekleştirildiği, davacının erken itfa işlemini gerçekleştirmeyen davalıdan bu işlem nedeniyle herhangi bir talepte bulunamayacağı ancak aracı kuruluş olarak kendisine karşı kusurlu bir eyleminin bulunduğundan bahisle var ise zarar talebinde bulunabileceği, davalının aracı kuruluş olarak faaliyetlerini Aracılık Faaliyetleri ve Aracı Kuruluşlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ uyarınca yürütmesi gerektiği, taraflar arasında imzalanan Sermaye Piyasası Araçları Alım Satım Aracılık Çerçeve Sözleşmesi ile davacının, yatırım yapılacak sermaye araçlarının riskleri konusunda bilgilendirildiği, davacının iddia ettiği şekilde, ... alımı için davalı banka tarafından kendisine teklif sunulduğunu ispata yarar bir delil bulunmadığı, davacının nitelikli yatırımcı olarak satın aldığı yatırım aracının yurt dışında bulunan banka tarafından ihraç edildiğini bilmesi gerektiği, yabancı ihraççı tarafından çıkarılan izahnamenin yabancı dilde olmasının olağan olduğu, izahnameyi çıkaranın davalı banka olmadığı, davacının erken itfa nedeniyle zarara uğradığını iddia ettiği ancak erken itfa olasılığının izahnamede açık bir şekilde yer aldığı, davacının, yatırım yapmadan önce izahnameyi incelemesi, aracı olan bankadan izahnamenin bir örneğini talep etmesi gerektiği, tüm dünyanın internet kullanımı konusunda geldiği aşamada, yabancı dilde olan bir metnin Türkçe'ye çevrilmesinin son derece kolay bir işlem olduğu, bunun için davacının İngilizce bilmesine gerek olmadığı, dava konusu Eurobonlarla ilgili davalı tarafından davacının emir ve talimatlarına veya izahnameye aykırı bir işlem yapılmadığı, yine her bir ... alımı sırasında davalı banka tarafından düzenlenen müşteri formunda, yatırım ürünlerinin vadesinden önce nakde çevrilebileceğinin belirtildiği, bu noktada davalının anılan tebliğde yer alan ilkere aykırı davrandığından da bahsedilemeyeceği ve davacının, davalıdan herhangi bir zararının tazminini talep etmesinin mümkün olmadığı, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 18/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.