11. Hukuk Dairesi 2015/1159 E. , 2015/6264 K. "" MAHKEMESİ : İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/05/2014 NUMARASI : 2013/17-2014/60 Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/05/2014 tarih ve 2013/17-2014/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen …
**11. Hukuk Dairesi 2015/1159 E. , 2015/6264 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/05/2014 NUMARASI : 2013/17-2014/60 Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/05/2014 tarih ve 2013/17-2014/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin kamu yayıncılığı yapan köklü bir kuruluş olduğunu, davalının marka tescillerinin çok öncesinde 08.08.2004 tarihinden beri tescilsiz olarak “S.” ibareli markayı kullanmaya başladığını, bu markayı maruf marka konumuna getirdiğini, davalının kötü niyetle müvekkilinin markasıyla iltibasa mahal verir nitelikteki “S. P., S. S., G. S.” ibareli markaları 38 ve 41. sınıflardaki hizmetler yönünden adına tescil ettirdiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2011/01547 sayılı “S. P., 2011/07913 sayılı “S. S.”, 2011/07917 sayılı “G. S.” ibareli markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkiline ait markaların davacı markasıyla iltibasa mahal verir nitelikte benzer olmadığını, müvekkilinin kötü niyetli tescilinin bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; alınan bilirkişi raporu uyarınca davacının 08.08.2004 tarihinden itibaren “S.” ibareli markasını program ismi olarak tescilsiz biçimde kullandığı, bu kullanım nedeniyle markanın bilinir hale geldiği, marka üzerinde öncelik hakkının davacıya ait olduğu, 556 sayılı KHK'nın 8/3. maddesi ile specialite prensibi gereğince sadece benzer veya aynı sınıflar yönünden markanın hükümsüzlüğünün istenilebileceği, kısa kararda hükümsüzlüğü istenilen 2011/07917 nolu markanın maddi hata nedeniyle yazılmadığı, gerekçesiyle davalı adına tescilli 2011/01547, 2011/07913 ve 2011/07917 nolu markaların “Spor, kültür, ve eğlence hizmetleri, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri” yönünden hükümsüzlüğüne, sair taleplerine reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesi uyarınca, tarafların tüm delilleri toplanıp inceledikten ve son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra, hakimin, aynı yasanın 298. maddesi uyarınca, kararı gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu 297. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır. Ne var ki, uygulamada HMK'nın 294/4. maddesi hükmüne dayanılarak, zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.