T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/403 - 2026/602 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/403 KARAR NO : 2026/602 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/12/2023 NUMARASI : 2023/332 E. - 2023/568 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince v…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/403 - 2026/602 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/403 KARAR NO : 2026/602 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/12/2023 NUMARASI : 2023/332 E. - 2023/568 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/12/2023 tarih ve 2023/332 Esas - 2023/568 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili Şirketin 2021/105157 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı gerçek kişi tarafından 2017/49005 sayılı "..." ibareli markaya dayalı olarak başvuruya itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itirazın yerinde görülerek başvuru kapsamından bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, müvekkilinin bu karara yönelik itirazının ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu "..." markası için müvekkilinin büyük emek harcadığını ve yatırım yaptığını, müvekkili markasının tanınan, bilinen ve tercih edilen bir marka olmasının yanında müşteri portföyünü de oluşturmuş bir marka olduğunu, "www.....com" alan adının da bulunduğunu, müvekkiline ait "..." ibareli tescilli seri markaların olduğunu ve dava konusu başvurunun da bu markaların serisi niteliği taşıdığını, müvekkili başvurusu ile redde mesnet arasında benzerlik olmadığı gibi karıştırılma ihtimalinin de hiçbir şekilde söz konusu bulunmadığını, bu nedenle müvekkili markasının 37. sınıf hizmetlerde de tescile bağlanması gerektiğini ileri sürerek, YİDK'in 2023-M-6349 sayılı kararının iptaline, marka başvurusunun tescil işlemlerinin, tescili talep edilen tüm mal ve hizmetler yönünden kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, ibarelerin genel görünüm ve muhtemel tüketici kitlesi üzerinde bırakacağı etki ve izlenim itibariyle karıştırılacak derecede benzer olduğunu, taraf markaları arasında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, başvuru markasından çıkartılan hizmetler ile redde mesnet marka kapsamında yer alan hizmetlerin aynı olduğu, gerek başvuru markasının, gerekse redde mesnet markanın esaslı unsurunun müşterek olarak "..." sözcüğünden oluştuğu, karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, davacı yanın önceki tarihli markalarının hiçbirinin, işbu davaya konu hizmetleri içermediği, bu nedenle başkaca bir inceleme yapılmasına gerek kalmaksızın, davacı yanın önceki tarihli markalarından kaynaklı olarak davaya konu hizmetler bakımından müktesep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, bilirkişi incelemesi yapılması yönündeki taleplerinin usul ve yasaya aykırı şekilde reddedildiğini, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili tarafından tescili talep edilen marka ile redde mesnet gösterilen marka arasında SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında benzerlik/karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin 2006 yılında kurulmuş bir mühendislik firması olduğunu ve 2008 yılından bu yana ticaret unvanında "..." ibaresini kullandığını, ayrıca aynı ibarenin müvekkili adına marka olarak da tescilli olduğunu, davaya konu marka başvurusunun müvekkilinin "..." ibareli markalarının serisi niteliğinde bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira söz konusu markaların asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, davacı yararına müktesep hak koşullarının da oluşmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, davacı vekilinin bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesine ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 304,40-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/03/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/03/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.