İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 28/11/2025 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 17/04/2025 tarih ve 2023/1035 E - 2025/371 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle;mülkiyeti müvekkiline ait Kayseri İli ... İlçesi ... Mah. ...ada ... Parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ... ba…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/1963 KARAR NO: 2025/2206 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/04/2025 ESAS NO: 2023/1035 KARAR NO: 2025/371 DAVANIN KONUSU: Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 28/11/2025 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 17/04/2025 tarih ve 2023/1035 E - 2025/371 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle;mülkiyeti müvekkiline ait Kayseri İli ... İlçesi ... Mah. ...ada ... Parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ... bağımsız bölüm numaralı taşınmaz üçüncü kişi ...'in davalıdan kullandığı konut kredisi 04/02/2014 tarihinde belirtilen kişiye satıldığını, ancak bugüne kadar bu taşınmaza ilişkin satış tutarının müvekkiline ödenmediğini, taraflar arasında aynı taşınmazdaki ... numaralı bağımsız bölümle ilgili davasının olduğunu ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21 Hukuk Dairesinin 2019/1354 Esas 2021/1094 Karar sayılı dosyası ile karara çıktığını, mahkemece satış nedeniyle ... tarafından 30.000,00 TL kredinin toplu konut kredilendirme sözleşmesi kapsamında kooperatif hesabına aktarıldıktan sonra taşınmaz satıcı olan davacı ... tarafından taşınmazın resmi satış işlemi yapıldığından anılan davacı hesabına yatırılması gerekirken, kooperatifin herhangi bir yazılı talimatı da bulunmadan ihbar olunan ... hesabına aktarılmasının usulsüz olduğu, taşınmaz satış bedelinin tahsilini kullandırılan kredi kapsamında davalı bankadan talep edileceği belirtilerek fazlaya ilişkin ihbar, ıslah, dava, ek dava vs.hak ve alacaklarının saklı kalmak kaydı ile 80.000,00 TL alacağın satış tarihi itibariyle işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacının taraf sıfatının bulunmadığını, davacının her ne kadar bağımsız bölümün 04/02/2014 tarihine kadar kendisine ait olduğunu iddia etmişse de davacının bu beyanın gerçeğe aykırı olduğunu, Kayseri İli ...İlçesi ... mah. ... ada ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak arsa sahipleri ile yüklenici arasında kayseri 6. noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye sayılı düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında ifraz ve tevhid işlemleri yapılarak ... ada ... parsel sayılı taşınmaz ortaya çıktığını, kayseri 3. asliye hukuk mahkemesi'nin 08.04.2021 tarihli 2017/151 e. ve 2021/65 k. sayılı ilamında kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine, ... ada ... parsel ... numaralı ... adına kayıtlı bağımsız bölümün tapu kaydının iptaline, hisseleri oranında arsa sahipleri adına tesciline karar verildiğini, tapu tescil ve iptal kararı sonucunda davacının söz konusu bağımsız bölüm üzerindeki mülkiyet hakkı da ortadan kalktığını,... ada ... numaralı parselde yer alan taşınmaza ilişkin mülkiyet arsa sahiplerine geçtiğinden, davacının müvekkili bankaya husumet yöneltmesi için gerekli olan taraf sıfatı bulunmadığını, bu nedenle davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmesini, davacının bu davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08.04.2021 tarihli 2017/151 esas ve 2021/65 karar sayılı ilamının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasını, dava konusu gayrimenkul, ... Yapı Koop. müvekkil/davalı banka ve ... (yüklenici sıfatıyla) arasında ''toplu konut kredi sözleşmesi'' nin imzalandığı tarihte adı geçen kooperatif bünyesinde bulunan bir daire olduğunu, kat mülkiyeti kanunu'nun 49. maddesi uyarınca davacının kat irtifakından doğan mülkiyet hakkı ortadan kalktığını, davacının kötü niyetli olup müvekkili bankadan haksız menfaat elde etmeye çalıştığını, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/151 esas ve 2021/65 karar sayılı kararının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasını, davanın davacının taraf sıfatı olmaması nedeniyle reddini, davanın korunmaya değer hukuki menfaati olmaması nedeni ile reddini, davanın tbk. 72 maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle reddini, davanın HMK m.61, 62, 63 ve 64 uyarınca ... ile ... Yapı Koop.'ne ihbarına, müvekkili banka tarafından tüm işlemler hukuka uygun şekilde yapıldığından hukuki mesnetten yoksun davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İddia ve savunmalar, yapılan yargılama, toplanan deliller, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyet raporu ve tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...aynı tarihte çekilen kredinin kooperatif hesabına yatmayıp daha sonra ...'e kooperatif tarafından tekrar gönderildiğine dair dosyada herhangi bir banka kaydı bulunmadığı, davalı bankanın satıcıdan herhangi bir talimat almadığı, bütün işlemlerin alıcı ile banka arasında yürütüldüğü, bu nedenle davacı tarafından bankaya verilmiş bir talimat bulunmadığı, ...'e kullandırılan kredinin bağlı kredi olduğu, davalı bankadan çekilen kredinin kredi kullanan ... tarafından kooperatif hesabına ödenmesi yönünde talimat verildiği, davalı bankanın müşterisi ...'in talebi doğrultusunda kredi bedelinin kooperatif hesabına ödendiği, davalı banka tarafından yapılan bu ödemenin kredi kullanan ile kredi veren taraflar arasındaki sözleşmeye ve kanuna uygun olduğu, taşınmaz satışı işleminin 04/02/2014 tarihinde gerçekleştiği, davacının 2009 tarihinde kooperatifin kurucu ortakları arasında olduğu 28/06/2014 tarihli hazirun listesinde yer aldığı ve vekil tarafından kendisini temsil ettirdiği, davacının üyesi olduğu yapı kooperatifinin banka ile imzaladığı toplu kredilendirme sözleşmesinden ve şartlarından haberdar olduğu, davacının, banka tarafından kullandırılan kredi tutarının toplu kredilendirme sözleşmesi uyarınca kooperatife ödeneceğini bildiği veya bilmesi gerektiği, davacının 04/02/2014 tarihinde tapu müdürlüğü nezdinde yapılan resmi satış, devir ve ipotek işlemlerine ait belgelerde açık beyanı, kendi el yazısı ve imzası bulunduğu, bahsedilen resmi satış sözleşmesi ile bahse konu ... nolu bağımsız bölümdeki taşınmazın bizzat davacı tarafından kredi kullanan ...'e satılarak devredildiği, satış bedelinin de nakden ve tamamen alındığı, bu durumun aksinin usulüne uygun delillerle ispatlanabileceği ve fakat davacının iddiasını ispat edemediği, bu nedenlerle davacının emsal olarak gösterdiği ... nolu bağımsız bölümdeki taşınmaza ilişkin Ankara BAM 21. HD'nin yukarıda anılan kararının emsal teşkil etmeyeceği, davacının dava ve taleplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; "...1-Dava dilekçemizde de izah ettiğimiz üzere o dönem mülkiyeti müvekkile ait Kayseri ili ...ilçesi ... mah. ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ... bağımsız bölüm numaralı taşınmaz üçüncü kişi ...'in davalıdan kullandığı konut kredisiyle 04.02.2014 tarihinde belirtilen kişiye satılmıştır. 2-Ancak bugüne kadar bu taşınmaza ilişkin satış tutarı karşı tarafla yapılan görüşmelere ve taleplere rağmen müvekkile ödenmemiştir. Davalı tarafın önceki karardan sonra dosyaya sunduğu istinaf dilekçesinde kabul ve beyan edildiği üzere o dönem mülkiyeti müvekkile ait taşınmazın satış bedeli müvekkilin herhangi bir yazılı veya sözlü talimatı olmaksızın ihbar olunan ...'e kullandırılan kredi bedeli, mal bedeli ödeme talimatı ile kooperatif hesabına ödenmiştir. Taşınmazın mülkiyeti müvekkile ait ve tapudaki satış işlemi de müvekkil ve ... arasında olmasına rağmen üçüncü şahıs konumundaki kooperatif hesabına bu ödemenin müvekkilin bilgisi ve talimatı dışında yapılması hukuka aykırı olduğu gibi haksız ve yersizdir. Müvekkil hiçbir şekilde taşınmaz bedelinin üçüncü bir şahsa ödenmesi hususunda hiçbir kişi veya kuruma talimat vermemiştir. Müvekkilin bilgisi ve onayı dışında yapılan işlemlerden müvekkilin sorumlu tutulması da mümkün değildir. 3-Taraflar arasında aynı taşınmazdaki ...numaralı bağımsız bölümle ilgili daha önce görülen ve sonuçlanan davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 2019/1354 esas, 2021/1094 karar sayılı dosyasında "Davalı bankadan gelen bilgi ve belgeler, kredi ödeme dekontu incelendiğinde davalı bankanın 05/02/2014 tarihinde 30.000,00 TL krediyi toplu konut kredilendirme sözleşmesi kapsamında önce ihbar olunan kooperatif hesabına, anılan hesaptan da ... hesabına aktardığı görülmüştür. Kooperatif hesabından ... hesabına 30.000,00 TL kredinin aktarılmasına ilişkin kooperatif tarafından davalı bankaya verilen herhangi bir talimat bulunduğu ise davalı banka tarafından usulüne uygun delillerle ispatlanamamıştır. Bu durumda mahkemece taşınmaz satışı nedeniyle ... tarafından kullanılan 30.000,00 TL kredinin, toplu konut kredilendirme sözleşmesi kapsamında, kooperatif hesabına aktarıldıktan sonra taşınmaz satıcısı olan davacı ... tarafından taşınmazın resmi satış işlemi yapıldığından anılan davacı hesabına yatırılması gerekirken, kooperatifin herhangi bir yazılı talimatı da bulunmadan ihbar olunan ... hesabına aktarılmasının usulsüz olduğu, davacı ...'in taşınmaz satış bedelinin tahsilini kullandırılan kredi kapsamında davalı bankadan talep edebileceği gözetilerek davacı ... tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı kaldıralarak davacı ...'in hüküm altına alınan alacağına davalı bankanın ihbar olunan ...'ın kullandığı krediyi ...'ın hesabına aktardığı 05/02/2014 tarihinden itibaren, yapılan işlemin bankacılık işlemi olduğu gözetilerek, avans faizi işletilmesine karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir. 4-Taşınmaz satışı nedeniyle ... tarafından kullanılan 80.000,00 TL kredinin, toplu konut kredilendirme sözleşmesi kapsamında, kooperatif hesabına aktarıldıktan sonra taşınmaz satıcısı olan müvekkil ... tarafından taşınmazın resmi satış işlemi yapıldığından müvekkilin hesabına yatırılması gerekirken, kooperatifin herhangi bir yazılı talimatı da bulunmadan ihbar olunan ... hesabına aktarılmasının usulsüz olduğu, müvekkilin taşınmaz satış bedelinin tahsilini kullandırılan kredi kapsamında davalı bankadan talep edebileceği açıktır. Müvekkilin taşınmazı satış tarihi 04.02.2014'tür. Diğer tüm işlemler bu tarihten sonra yapılmıştır. 04.02.2014 tarihi itibariyle müvekkil taşınmazda hak sahibidir ve taşınmaz satışından kaynaklanan alacağını alamamıştır. Açıklanan nedenlerle Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve netice olarak davanın kabulünü talep etmek gerekmiştir. Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/1035 esas, 2025/371 karar sayılı kararının yapılacak olan istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına ve netice olarak davanın kabulüne karar verilmesini..." şeklinde talep etmiştir. Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacının mesnetsiz ve hukuka aykırı istinaf taleplerinin reddine, ilk derece mahkemesinin usul ve yasaya uygun kararının onanmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, taşınmaz satışı kapsamında davalı bankadan kullanılan konut kredisinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davacı tarafından dava dışı üçüncü kişiye kooperatifçe ferdileşme yoluyla kendisi adına tescil edilen taşınmazın satışı nedeniyle davalı bankadan toplu konut kredisi kapsamında kullanılan bağlı krediden kaynaklı davacının alacaklı olduğunu yeterli ve kesin delillerle ispat edememesi nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 17/04/2025 tarih ve 2023/1035 E - 2025/371 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 615,50 TL istinaf karar ve ilam harcı davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 27/11/2025