6. Ceza Dairesi 2008/6208 E. , 2012/10268 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının sanık lehine olduğu kabul edilerek yapılan incelemede: Yağma suçunun mağdurun dükkanının dışında, silahla ve gece vakti işlendiği anlaşılıp kabul edildiğine göre, 5237 sayılı TCK'nun 149/1. madde ve fıkrası ile
**6. Ceza Dairesi 2008/6208 E. , 2012/10268 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının sanık lehine olduğu kabul edilerek yapılan incelemede: Yağma suçunun mağdurun dükkanının dışında, silahla ve gece vakti işlendiği anlaşılıp kabul edildiğine göre, 5237 sayılı TCK'nun 149/1. madde ve fıkrası ile temel ceza uygulaması yapılırken, anılan madde ve fıkranın (a) ve (h) bendlerinin hükümde gösterilmemesi, yerinde tamamlanması olanaklı maddi hata olarak kabul edilmiş; yağma suçunun birden fazla nitelikli halinin gerçekleştirilmiş olması nedeni ile aynı Yasanın 61/1. Maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken bu hususun dikkate alınması ve alt sınır aşılarak ceza uygulaması yapılması gerektiğinin düşünülmemesi ve 5237 sayılı TCK’nun 150/2. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nun 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde 150/2. maddesinin düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.10.2008 gün, 2008/5-146-245 sayılı kararında ilkeleri belirtilen ve Dairemizce de benimsenmekle yapılan uygulamalara göre; 5237 sayılı Yasanın 55. maddesi gereğince kazanç müsaderesinin suçun işlenmesiyle elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesiyle oluşan maddi menfaatlerle, bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazancın, suçun mağduruna iade edilememesi halinde mümkün olduğu; somut olayda suçun mağdurunun açıkça belli olduğu, bu bağlamda kazanç müsaderesi koşulları oluşmadığı halde, yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısı ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “5237 sayılı TCK'nın 55. maddesine göre yapılan kazanç müsaderesine ilişkin kısmın” çıkartılması suretiyle, diğer yönleri eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.