T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1647 Esas KARAR NO: 2026/626 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2023/144 Esas- 2023/539 Karar TARİH: 14/06/2023 DAVA: Tanıma Ve Tenfiz KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmak…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1647 Esas KARAR NO: 2026/626 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2023/144 Esas- 2023/539 Karar TARİH: 14/06/2023 DAVA: Tanıma Ve Tenfiz KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ........(“.......”) ... Kayıt İşlemleri Ajansı'na ... sicil numarasıyla kayıtlı merkezi...da bulunan ve yurt içi ve/veya uluslararası demiryolu kargo taşımacılığı, demiryolu yük taşımacılığı için lokomotif çekici ve vagon kiralama, lokomotif ve vagon bakımı ve onarımı, kanunca yasaklanmayan tüm muamele ve hizmetleri gerçekleştirme alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkilinin özel hukuk tüzel kişisi olduğunu ve tamamen ...... Cumhuriyeti'ne bağlı olduğunu, ülkemizdeki ..........işletmesi gibi hizmet verdiğini ve davalı tarafın müvekkiline bir çok taşıma işlemi yaptırdığını, ancak yapılan işler karşılığında müvekkiline hiç bir ödemenin yapılmadığını, müvekkilince davalı taraf aleyhine Bulgaristan'da bir çok alacak davası açıldığını, bunlardan bir kısmının halen sürdüğünü, bir kısmının kesinleşerek lehlerine sonuçlandırıldığını, bu sebeple bu davaya konu ilam dışında davalı aleyhine hüküm kurulan beş kararın daha tanıma ve tenfizi için de Türkiye'de dava açılacağını, 29.03.2022 tarihinde Sofya Şehir Mahkemesi Ticaret Bölümü tarafından davanın kabulüne karar verildiğini,...talebin sunulma tarihi olan 28.07.2020 tarihinden nihai ödemeye kadar yasal faizi ile birlikte ödemeye, söz konusu faturaların talep edilebilirlik tarihi olan 11.08.2019 tarihinden itibaren müracaat tarihinin önceki günü olan 27.07.2020 tarihine dek anaparaya uygulanan moratoryum faizi olan 5.447,79 BGN tutarındaki bedelin ödenmesine, Medeni Usul Kanunu 78. Madde 1. Fıkrası ve bağlı olduğu 8.Fıkrasının hükmü uyarınca yargılamada yapılan toplam 4.290,95 BGN olan dava masraflarının davalı tarafça müvekkiline ödenmesine, böylece dava masraflarının davalı tarafça üstlenilmesine hükmedildiğini, 18.04.2022 tarihli icra hükmü ile de aynı şekilde karar verildiğini, 18.04.2022 tarihinde “.........” ........şirketine, 55.716,06 BGN+5.447,79 BGN 4290,95 BGN'nin tahsil edilmesine dair İcra Hükmü kurulduğunu, söz konusu karara karşı kanun yoluna başvuru hakkı bulunmadığından 27.06.2022 tarihinde Bulgaristan Cumhuriyeti Sofya Şehir Mahkemesi tarafından kesinleşme şerhi tanzim edildiğini, Sofya Şehir Mahkemesi'nin tanıma ve tenfizi talep edilen ilamları ve işbu ilamlara ilişkin kesinleşme şerhi yeminli tercümana tercüme ettirilmiş olup ilamlarda apostil şerhinin mevcut oldu -ğunu, Bulgaristan Cumhuriyeti görevli mahkemesi tarafından verilen ilamların her iki devlet arasındaki karşılıklılık ilkesi esasınca tenfize kabil olduğunu, ilgili kararların Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmediğini ve kamu düzenine aykırılık teşkil etmediğini, yargılamada davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapıldığını, savunma yapması ve varsa delillerini sunması için her türlü imkân tanındığını, bu kapsamda davalının savunma hakkına riayet edildiğini, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (“MÖHUK”) 54. Maddesinde belirtilen bütün tenfiz şartlarının gerçekleştiğini beyan ederek Sofya Şehir Mahkemesi Ticaret Bölümü'nün V1-5. Heyeti'nin 2020 yılı listesindeki ......... sayılı 260229 karar numaralı 29.03.2022 tarihli kararı ile 18.04.2022 tarihli icra hükmünün tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; MÖHUK'un tanıma ve tenfiz davalarında görev hususunu düzenleyen MÖHUK 51. Madde "Tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme asliye mahkemesidir." şeklinde belirtildiğini, Doktrinde de kendisine yer bulan görüşe göre tenfiz davalarında dava konusu, ticari bir uyuşmazlığın görülmesi olmayıp, şekli bir değerlendirmeyle yabancı kararın tenfiz koşullarını taşıyıp taşımadığının tespiti olduğundan dava konusu uyuşmazlığın ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın davanın asliye hukuk mahkemesinde açılması gerektiğini, davanın esasına girilmeksizin görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddi kararı verilmesi gerektiğini, davacının şirket merkezinin ülke dışında olduğunu, ülkemizde herhangi bir mal varlığı bulunmadığı gözetilerek, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin tahsiline yeter meblağda nakit ya da kesin ve süresiz teminat mektubu şeklindeki teminatın HMK 84-88 hükümleri gereği dosyaya depo edilmesi ne, teminatın ikmal edilmemesi durumunda davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerin, MÖHUK 54. Maddede tenfizin şartları sayıldığını, buna göre hüküm kuran yabancı mahkemede davalının usulüne uygun şekilde çağrılması ve çağrıdan sonra işlemlerin tarafların her ikisinin de huzurunda yapılması gerekeceğini, tenfizi istenen ilamın tüm yargılaması müvekkilin yokluğunda devam ettiğini, müvekkilinin, herhangi bir savunma yapmadığını, itirazda bulunmadığını, delil sunmadığını, bu hususun tenfiz şartlarına açıkça aykırı olduğunu beyan ederek Usuli itirazları gözetilerek davanın reddine, yargılama giderleri için teminata karar verilmesine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 14/06/2023 tarih ve 2023/144 Esas- 2023/539 Karar sayılı kararında; "Mahkememizin 28/02/2023 tarihli ara kararı ile; davacı tarafa, nisbi harca tabi davada 668.667,90 TL. üzerinden hesaplanan 11.419,18 TL. harçtan 179,90 TL. olarak yatırılan peşin harcın mahsubu ile bakiye 11.239,28 TL. harcın tamamlanması için bir hafta kesin süre verildiği ve verilen kesin süre içinde davacı tarafça eksik harcın tamamlandığı anlaşılmıştır.Tanıma ve tenfizi istenen Sofya Şehir Mahkemesi kararının Apostil şerhli, yeminli tercümesinin, mahkeme tarafından düzenlenen mahkeme beyannamesinin ve icra hükmü içeren mahkeme yazısının Apostil şerhli tercümesinin sunulduğu, kararın kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Tenfizi istenen kararın tacirler arasında verildiği ve dava konusunun ticari nitelikte olduğu anlaşımakla, mahkememiz görevli olduğundan görev itirazının reddine, Bulgaristan Ülkesi Uluslararası Lahey sözleşmesine tarafa olduğundan davalının teminat alınması talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Tenfizi istenen ... Şehir Mahkemesi'nin Ticaret Bölümü VI/5. Heyeti'nin 29/03/2022 tarihli, 2020/1395 nolu, 260229 sayılı kararı ince-lendiğinde, davacı tarafından davalı aleyhine faturaya dayalı alacak nedeniyle açılan dava olduğu, yapılan yargılama sonucunda davalı şirketin davacı şirkete 55.716,06Leva , 5.447,79Leva, 4.290,95 Leva'yı ödemesine karar verildiği, kararın kesin nitelikte olduğu, kararın Apostil Şerhli örneğine ve ilgili mahkeme tarafından düzenlenen Apostil Şerhli icra hükmü ile yine Apostil Şerhli mahkeme beyannamesi içeriğine göre, Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu'na, kamu düzenine bir aykırılık bulunmadığı, tenfizi mümkün kararlar -dan olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, '' 1-Davanın kabulü ile Sofya Şehir Mahkemesi Ticaret Bölümü V1-5.Heyetinin 1395/2020 nolu, 29/03/2022 tarih, 260229 sayılı ilamının tanıma ve tenfizine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin iş bu yargılamada görevsiz olduğunu, davalının davacıya borcu olmadığını, davacının teminat yatırma yükümlüğünü yerine getirmediğini, tanıma ve tenfize konu yargılamanın davalının gıyabında yapıldığını ve adli yargılama ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Yabancı mahkeme kararlarının tenfiz şartları MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre bir yabancı mahkeme kararının Türkiye' de tenfizine karar verilebilmesi için; iki ülke arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma, kanun hükmü veya fiili uygulamanın bulunması, kararın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması, Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması ve kararın verildiği ülke kanunları uyarınca kendisine karşı tenfiz istenen kişinin savunma hakkının kısıtlanmamış olması gerekmektedir. MÖHUK'un 54.maddesi uyarınca tenfiz dilekçesine yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onan-mış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesinin ve ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin eklenmesi gerektiği, davacı vekili tarafından söz konusu belgelerin dosyaya sunulduğu,yabancı mahkeme ilamının içeriğine göre davalının cevap dilekçesi sunmadığı ve duruşmaya katılmadığı, davalıya cevap dilekçesi vermemesinin ve duruşmaya katılmamasının sonuçları hakkında bilgilendirildiğinin belirtildiği, bu durumda davalının savunma hakkının ve adil yargılama hakkının ihlal edildiğinin söylenemeyeceği, taraflar arasındaki ihtilafın taşıma sözleşmesine aykırılıktan kaynaklandığı ve mutlak ticari dava olduğu, bu sebeple iş bu yargılamada Asliye Ticaret Mahke-mesinin görevli olduğu, Türk hukukunda tenfiz kararı verilebilmesi için yapılacak incelemenin yalnızca kanunda sayılan şartların sağlanıp sağlanmadığı ile sınırlı olup, kararın içeriği hakkında bir değerlendirme yapılamayacağı, 1975 tarihli Türkiye Cumhuriyeti ile Bulgaristan Halk Cumhuriyeti arasında Hukuki ve Cezai Konularda Adli Yardımlaşma Sözleşmesi uyarınca davacının teminattan muaf olduğundan teminat alınmamasınında yerinde olduğu ve kamu düzenine aykırılık halinin bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahke -me kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 45.676,70 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 11.419,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 34.257,53 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 02/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.