11. Hukuk Dairesi 2011/9039 E. , 2012/18135 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.02.2011 tarih ve 2008/416-2011/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve …
**11. Hukuk Dairesi 2011/9039 E. , 2012/18135 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.02.2011 tarih ve 2008/416-2011/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, davacının davalı şirketin %22,5 oranında hissedarı ve aynı zamanda yetkili iki müdüründen biri olduğunu, 04.09.2007 tarihinde ortaklarla yapılan toplantıda bu yönde bir açıklama yapılmadığı ve karar alınmadığı halde diğer yetkili müdür tarafından 17.09.2007 tarihinde genel kurul toplantısı yapılacağının toplantı gündemi eklenmiş mektupla kendisine bildirildiğini, alınan kararların yoklukla malul olduğunu, şirket merkezinden ayrı bir yerde toplantı yapılmasının da kanun ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, alınan kararların davacıyı devre dışı bırakma amacını güttüğünü, ana sözleşmenin 10. maddesinde yer alan şirket ortaklarının tamamının rızası olmadan ortaklarca gerçek ve tüzel kişilere hisse devredilemeyeceği hükmünün usulsüz biçimde ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanacağı doğrultusunda değiştirildiğini ancak bu kararın alınabilmesi için oybirliğinin şart olduğunu ve bu kuralın ihlal edildiğini ayrıca 30.04.2007 tarihli ortaklar kurulunda, davalı şirketin sermaye artırımı halinde davacıya bedelsiz hisse verileceğini taahhüt etmiş olmasına rağmen bu taahhüdün yerine getirmediğini, davacının da karara muhalefet şerhi koyduğunu, bu durumun davacı hissesinin eritilmesine yönelik kötü niyetle yapılan sermaye artırımı olup yasa ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek, söz konusu ortaklar kurulu kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 17.09.2007 tarihli ortaklar kurulunda ana sözleşmenin 10. maddesinde yapılan değişiklikle ilgili davanın TTK 381. maddesindeki üç aylık hak düşümü süresi geçirildikten Sonra açıldığı, usulsüz çağrı iddialarının, iptal prosedürü içinde ve süresinde açılmış bir davada tartışılabileceğinden bu yöne ilişen davacı iddialarının değerlendirilemeyeceği, ana sözleşme değişikliği koşullarının şirket ana sözleşmesi 15. maddesinde düzenlendiği ve TTK 513. maddesine atıf yapıldığı, bu hükme göre karar nisabının, şirket sermayesinin 2/3'üne Sahip ortaklarca oluşturulabileceğinden ve 17.09.2007 tarihli ana sözleşme tadil kararı Sermayenin % 77,5 çoğunlukla alınmış bir karar olup, yokluk yaptırımına tabi bulunmadığı, Sözleşmesel müktesep hak ihlali iddiasının da iptal prosedürü içinde ve yasal hak düşümü süresi içinde açılmış bir davada değerlendirilebileceği, birleşen davada 30.04.2008 tarihli sermaye artışı kararının, sermayenin % 70'ine sahip ve 2/3 oranının üzerindeki oylarla alındığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 23,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.