11. Hukuk Dairesi 2009/6466 E. , 2010/12788 K. MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/02/2009 tarih ve 2008/224-2009/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, lay…
**11. Hukuk Dairesi 2009/6466 E. , 2010/12788 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/02/2009 tarih ve 2008/224-2009/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin "ÖZSÜT" ibareli markaları bulunup, yazılı bir sözleşme imzalanmadan davalı ile iş ilişkisi içine girdiğini, davalının taahhütlerini ihlal etmesi üzerine müvekkilinin gönderdiği ihtarname ile bu ilişkinin sona erdiğini, davalının ÖZSÜT tabelasını kaldırmasına rağmen müvekkilinin marka ve logosunu taşıyan buzdolabı, kül tablası, çikolata kutusu, peçete, ambalaj malzemeleri vb. malzemeleri kullanmaya devam ettiğini, bu hususun 2008/168. D.İş. sayılı tespit dosyasındaki rapor ile tespit edildiğini, davalının eyleminin markaya tecavüz ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek, müvekkiline ait tescilli markalara tecavüz ve haksız rekabetin men ve ref'i, markaya tecavüz ve haksız rekabet yaratan ürünlerin toplatılması, imhası ile 5.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasındaki anlaşmanın davacı tarafından haksız olarak feshedildiğini, davacının mal teslimini durdurduğunu, fesih ihtarından sonra bedeli ödenmek suretiyle müvekkilinin işyerinde bulunan ürün vb. malzemenin alınmasının davacıya bildirildiğini, daha sonra davacının kötüniyetli olarak tespit yaptırdığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki akdi ilişkinin davacının davalıya gönderdiği 15.09.2008 günlü ihtarname ile sona erdiği, tespit tarihi olan 12.11.2008 tarihinde taraflar arasında markanın kullanılması yönünde akdi ilişki bulunmadığı, yapılan tespitte davalının iş yerinde davacının "Özsüt" markasının buzdolabında, kül tablasında, duvar süsü olarak kullanılan eşyalarda kullanıldığının tespit edildiği, bu kullanımın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davalının davacının markalarını kullanırken "kötü mal veya hizmet" verdiği yönünde delil mevcut olmadığından manevi tazminat istemi 556 KHK 62/1-b maddesi kapsamında değil TTK’nun 57, 58/1-e ve BK 49. maddesi kapsamında değerlendirilip "haksız eylemin karşılığı olarak" tarafların sosyal ekonomik durumları, davalının akdi ilişki sırasında markaları hukuka uygun olarak kullandığı döneme ilişkin sunduğu faturalar ve miktarları ile paranın satın alma gücü, hakkaniyet ilkesi kapsamında talep edilen manevi tazminat isteminin uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının iş yerinde, yiyecek, içecek hizmetlerinin sunulmasında "ÖZSÜT, Ö+Özsüt" ibareli tabak, çanak, fincan, küllük, çatal, bıçak, buzdolabı, işçi kıyafetlerinde kullanımının markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile davacının markalarının, davalının iş yerinde yiyecek-içecek hizmetlerinin sunulmasında kullanımının men'ine, davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile 5.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının davalıya gönderdiği fesih ihtarnamesinden sonra davalının göndermiş olduğu 15.09.2008 tarihli cevabi ihtarnamesinde sözleşmenin feshedildiği olgusunu kabul edip, davacının süresiz sözleşmeyi haksız feshettiği iddiası ile buna bağlı diğer taleplerinin ayrı bir dava konusu yapılmasının mümkün bulunmasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 229,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.