11. Hukuk Dairesi 2020/4974 E. , 2021/2537 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07/11/2017 tarih ve 2015/363 E. - 2017/788 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 15/05/2019 tarih ve 2018/785 E. - 2019/741 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi…
**11. Hukuk Dairesi 2020/4974 E. , 2021/2537 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07/11/2017 tarih ve 2015/363 E. - 2017/788 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 15/05/2019 tarih ve 2018/785 E. - 2019/741 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.03.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 28.01.2014 tarihli münhasır dağıtım sözleşmesi ile davalıdan satın alınacak mal karşılığı 16 adet toplam 400.000 USD’lik çek verildiğini, çek bedellerinin ödenmesine rağmen davalının teslim etmeyi taahhüt ettiği malı teslim etmediğini, taraflar arasında 07.02.2015 tarihli mutabakat metni ile davalının borçlu olduğunu kabul ettiğini, teslim edilmeyen mallardan ötürü verilen avans bedelin tahsili için davalı hakında takip başlatıldığını, başlatılan takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı ile aralarında akdedilen sözleşme gereği davacının alım taahhüdüne uymadığını ve sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, sözleşme gereği haklı fesih sonrası kalan avans bedelinin iade edilmeyip mermer olarak davacıya verileceğinin bildirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki sözleşme gereği, davacının davalıya avans çeki olarak düzenlediği toplam 400.000,00 USD tutarlı 16 adet çekin ödendiği, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 222.568,58 USD tutarında cari hesap alacağı bulunduğu ve bu durumun her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının 28.01.2014 tarihli sözleşmeden kaynaklanan ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiği, davalının ise sözleşme ile taahhüt edilen ürünü teslim ettiğini kanıtlayamadığı, davacının alım taahhüdünü ihlal ettiği ileri sürülmüş ise de, bu yoldaki savunmasını kanıtlayamadığı, davalının sözleşmenin fesihe ilişkin 6. maddesi uyarınca bakiye alacağın mermer ile karşılanması gerektiğine dair itirazının yerinde olmadığı, mutabakat metninde ki imzanın aslı sunulmadığından incelenemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.