6. Ceza Dairesi 2010/15068 E. , 2012/3623 K. "İçtihat Metni" Cep telefonu hırsızlığı suçundan kimliği belirsiz şüpheli hakkında Tuzla Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/498 soruşturma sayılı evrakı üzerinden başlatılan soruşturma sırasında, suça konu "Nokia N97" model "35422503771085" IMEI numaralı cep telefonu ile ilgili iletişimin tespiti hususunda Tuzla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından vukubulan talebin reddine ilişkin Tuzla Sulh Ceza Mahkemesinin 26/01/2010 tarihli, 2010/79 değişik iş sayılı
**6. Ceza Dairesi 2010/15068 E. , 2012/3623 K.** **"İçtihat Metni"** Cep telefonu hırsızlığı suçundan kimliği belirsiz şüpheli hakkında Tuzla Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/498 soruşturma sayılı evrakı üzerinden başlatılan soruşturma sırasında, suça konu "Nokia N97" model "3*** *** ****085" IMEI numaralı cep telefonu ile ilgili iletişimin tespiti hususunda Tuzla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından vukubulan talebin reddine ilişkin Tuzla Sulh Ceza Mahkemesinin 26/01/2010 tarihli, 2010/79 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair TUZLA 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/02/2010 tarihli ve 2010/30 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 27.04.2010 gün ve 2010/4883/ 27187 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2010 gün ve KYB/2010/107548 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 25.05.2010 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Dosya kapsamına göre, mahkemece, şüpheliye ait olmayan cep telefonu ile ilgili Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Tespiti, Dinlenmesi, Sinyal Bilgilerinin Değerlendirilmesi ve Kayda Alınmasına Dair Usul Ve Esaslar İle Telekomünikasyon iletişim Başkanlığının Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre iletişimin tespitine karar verilemeyeceğinden bahisle talebin reddine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135/1. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir,.." hükmü uyarınca suça konu telefonla ilgili iletişimin tespitine karar verilebilmesinin mümkün bulunduğu ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmadığı gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir. TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile Tuzla 1 Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2010 gün ve 2010/30 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, kanun yararına bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere dosyanın mahalline gönderilmesine, 29/02/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.