7. Hukuk Dairesi 2013/12257 E. , 2013/19187 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kaps…
**7. Hukuk Dairesi 2013/12257 E. , 2013/19187 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, davalıya ait eczanede 2005 yılı Ocak ayında işe başladığını, hizmet sözleşmesinin davalı işverence 08/06/2011 tarihinde artık işe gelmemesi söylenerek sözlü olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma ve gece nöbeti alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının ilk dönem çalışmasının kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek tasfiye edildiğini, daha sonra 04/06/2009 tarihinde yeniden çalışmaya başladığını, 03/06/2011 tarihinden itibaren mazeretsiz olarak işe gelmediğini, kendisine 17/06/2011 tarihinde tebliğ edilen Manisa 1. Noterliğinin 15/06/2011 tarihli 15302 yevmiye numaralı ihtarnamesine cevap vermediğini, hizmet sözleşmesinin 23/06/2011 tarihinde İş Yasasının 25/II-g maddesine göre bildirimsiz ve tazminatsız olarak feshedildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davacının küçük yaştaki çocuğunun rahatsızlığı nedeniyle işyerinden ayrıldığı, bunun üzerine davalı tarafça, 15/06/2011 tarihli noter ihtarnamesi ile 03/06/2011 tarihinden itibaren işe gelmediğinden davacının savunmasının istenildiği, bu ihtarnamenin herhangi bir fesih beyanı içermediği, davacının sağlık mazeretinin haklı ve yerinde olduğu, davacının hizmet sözleşmesinin davalı işverence 08/06/2011 tarihinde sözlü veya eylemli olarak feshedildiği, feshin haklı nedene dayalı olmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı tanıkları davacının davalı işyerinden ayrıldığını ancak sebebini bilmediklerini, davacı tanığı ... ayrıca davacının çocuğunun hasta olması nedeniyle ayrıldığını duyduğunu beyan etmiş, davalı tanığı ise davacının kendisinin yanında davalıya gelerek işten ayrılmak istediğini söyleyip ayrıldığını beyan etmiştir. Mahkemece davacının davacı tanık beyanına göre küçük yaştaki çocuğunun rahatsızlığı nedeniyle işyerinden ayrıldığı, davacının sağlık mazeretinin haklı ve yerinde olduğu, davacının hizmet sözleşmesinin davalı işverence 08/06/2011 tarihinde sözlü veya eylemli olarak feshedildiği, feshin haklı nedene dayalı olmadığı kabul edilmiş ise de davacının çocuğunun hastalığı nedeniyle haklı nedenle devamsızlık yaptığına dair bir iddiası ve ispatı olmaması karşısında davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.