11. Hukuk Dairesi 2022/5109 E. , 2024/1262 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/250 Esas, 2022/629Karar vekili Avukat ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM :Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2019/891 E.,2021/586 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı v…
**11. Hukuk Dairesi 2022/5109 E. , 2024/1262 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/250 Esas, 2022/629Karar vekili Avukat ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM :Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2019/891 E.,2021/586 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait ürünleri taşıma sözleşmesi çerçevesinde taşıyarak düzenlenen faturaları davalıya tebliğ ettiğini, faturalara itiraz edilmemesine rağmen, taşıma alacağının ödenmemesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün 2018/5640 E. sayılı dosyasına yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;davanın hak düşürücü ve zamanaşımı süresinden sonra açıldığını, taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile davacının taşıma işini üstlendiğini, taşıma sırasında zayi edilen bir kısım ürünlerin akıbetinin davacı tarafından açıklanmaması nedeniyle taşıma bedelinin sözleşmeye uygun şekilde mahsup edildiğini ve davacının alacağının kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bu dava dosyası işlemden kaldırıldığı 01.04.2021 tarihinden itibaren 3 aylık yasal süre içinde yenilenmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının son celsede duruşmaya katılmadığı gerekçesiyle dosyanın işlemden kaldırılmasına, akabinde üç aylık yasal süre içerisinde yenilemediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, ancak kararın hem Anayasa'nın ... yargılama ilkesine hem de usul hükümlerine aykırı olduğunu, Anayasa'nın 36 ncı maddesi ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin 6 ncı maddesinde düzenlenen ... yargılanma haklarının ihlal edildiğini, hukuki dinlenilme hakkının, tarafların öncelikle yargılama ile ilgili bilgi sahibi olmasını, bilgi sahibi olduğu konuda açıklama ve ispat hakkını kullanmasını ve mahkemenin de bu açıklamaları ve sunulan delilleri dikkate alarak değerlendirme yaparak, kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi gerektirdiğini, bu nedenle tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmelerinin zorunlu olduğunu, dosyanın işlemden kaldırılması kararına ilişkin duruşma zaptının, dosyada yeterli masraf bulunmasına rağmen tebliğ edilmemesinin hukuki dinlenilme hakkının ağır ihlali olduğunu, duruşmadaki ara karar tebliğ edilmeden davanın açılmamış sayılması gibi eldeki dava yönünden süre bakımından geri döndürülemez bir karar verildiğini, mahkemece davacının bilgilendirilmediği bir konuda bu şekilde karar verilmesinin usulsüz olduğunu, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin E. 2017/9643- K. 2020/5686 sayılı kararında da benzer şekilde verilen bir kararda, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğinin içtihat edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 23.11.2020 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasının tarafların mazeret sunmaları nedeniyle ertelendiği, 30.11.2020 tarihli oturuma taraf vekillerinin katıldığı, mahkemece takip dosyasının istendiği, dosyanın gelmesi halinde bilirkişi incelemesi için ara karar oluşturulmasına ve duruşmanın 01.04.2021 günü saat 10.45'e bırakılmasına karar verildiği, belirtilen günde davacı vekilinin hazır olmadığı, davanın, davalı vekili tarafından da takip edilmemesi nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, üç aylık yasal süre içerisinde davanın yenilenmemesi üzerine 02.07.2021 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, somut olayda, mahkemece, taraflarca sunulan dilekçelerin diğer tarafa tebliğ edilmesi, delil bildirme olanağının sağlanması, tarafların açık olarak duruşmaya davet edilmesi suretiyle, hukuki dinlenilme hakkı çerçevesinde imkan sağlandığı, tarafların usulüne uygun şekilde duruşma gününden haberdar edildikleri, buna rağmen davacı vekilinin duruşmaya katılmadığı ve mazeret de bildirmediği, davacı vekilinin buna ilişkin bir itirazının da bulunmadığı, Mahkemece, dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin ara kararın taraflara tebliğ edileceğine ilişkin yasa hükmünün bulunmadığı, bu nedenle, bu tür ara kararların taraflara tebliğinin 6100 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesindeki tasarruf ilkesi ile 25 ... maddesindeki dava malzemesinin taraflarca getirilmesi ilkeleri kapsamında mahkemeye yüklenemeyeceği, bu durumda, davacının usul hükümlerine göre haberdar olduğu duruşmaya katılması veya duruşma tarihinden önce mazeret sunması veya eski hale getirme talebinde bulunması gerektiği, davacı vekilinin istinaf başvurusunda emsal olarak gösterdiği Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 01.10.2020 tarihli, 2017/9643 E., 2020/5686 K. sayılı ilamı, davacı vekilinin duruşma için mazeret bildirdiği, ancak mazeretin Mahkemece kabul edilmediği durumlara ilişkin olup, eldeki dava yönünden uygulanma olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taşıma sözleşmesinden kaynaklı faturalı alacakların tahsili için başlatılan ilamsız icra takiplerine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.