12. Hukuk Dairesi 2006/17541 E. , 2006/20471 K. MAHKEMESİ : Diyarbakır İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 04/07/2006 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan takipte borçlu, şirket yetkilisinin A.K. olduğunu, bu şahsın bonoda imzasının bulunmadığını, b…
**12. Hukuk Dairesi 2006/17541 E. , 2006/20471 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Diyarbakır İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 04/07/2006 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan takipte borçlu, şirket yetkilisinin A.K. olduğunu, bu şahsın bonoda imzasının bulunmadığını, borçlarının olmadığını itirazlarında ileri sürmüştür. Diyarbakır Ticaret Sicil Memurluğunun 03.05.2005 tarihli yazısında 15.10.2004 tarihine kadar şirketi A.K. ve C.K.'ın temsil ve ilzama yetkili oldukları 15.10.2004 tarihinde tescil edilen ortaklar kurulu kararıyla A.K.'ın 10 yıl süreyle şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, bu hususun 20.10.2004 tarihli 6161 Sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği görülmüştür. Somut olayda, takibe konu 30.04.2004 vade tarihli 35.000.000.000.TL. bedelli bononun tanzim tarihi 30.03.2004 olduğundan, bu tarih itibariyle C.K. ve A.K.'ın şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu dikkate alındığında imza incelemesinin her iki temsilci yönünden de yapılması gerekir iken, yalnızca biri (A.K.) yönünden imza incelemesi yapılması yerinde değildir. Mahkemece özellikle Ticaret Sicil Memurluğuna yeniden yazı yazılıp bononun tanzim tarihi itibariyle şirketi temsil ve ilzama yetkili olan A.K. ve C.K.'ın münferiden mi, yoksa müştereken mi, yetkili oldukları sorulup, şayet münferiden her ikisinin de temsil ve ilzama yetkili oldukları bildirilirse bu durumda C.K. yönünden de imza incelemesi yaptırılması gerekir. Bu sebeple eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsizdir. SONUÇ :Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 06.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.