12. Hukuk Dairesi 2020/8835 E. , 2021/3840 K. "" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikay…
**12. Hukuk Dairesi 2020/8835 E. , 2021/3840 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayetçi icra kefili, icra mahkemesine başvurusunda; 11.07.2017 havale tarihli icra kefaletinin ve kefalete bağlı 06.07.2017 tarihli taahhüdün geçersiz olduğunu ileri sürerek kefalete dayalı icra emrinin ve kefalet taahhüdünün iptaline karar verilmesi talebinde bulunmuş, ilk derece mahkemesince, kefalet tutanağının, kefaletin şeklini düzenleyen Türk Borçlar Kanunu'nun 583. ve 584. maddelerinde belirtilen şartlarda düzenlenmediği belirtilerek şikayetin kabulü ile 11.07.2017 tarihli icra emrinin ve icra emrine bağlı olarak hazırlanan 06.07.2017 tarihli taahhüt tutanağının iptaline karar verilmiştir. Alacaklı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetçinin icra kefaletinin TBK' nun 583. maddesi gereği şekli unsurları bakımından kanunun aradığı şartları taşımadığı ve geçerli olmadığı sonucuna varılarak alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde hüküm kurulmuştur. İİK.’nun 38.maddesi gereğince icra dairesindeki kefaletler ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabi olup; icra kefaletinin geçersizliği nedeniyle iptali istemi yargılamayı gerektirdiğinden, genel mahkemede ileri sürülebilecek bir husus olup, şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurularak iptali talep edilemez. Ancak, İİK.'nun 38. maddesi uyarınca ilam hükmünde olan icra kefalet işleminin, ilamlı icra takibine konu edilebilmesi, bir diğer ifade ile icra kefiline icra emri tebliğ edilebilmesi için icra kefaletinin yasada öngörülen şekil şartlarına uygun olarak yapılmış olması gerekir. Bu durumda, şikayetçi, icra kefilliğinin iptali isteminde bulunmuş ise de; bu hususun incelenmesinin genel mahkemede yargılamayı gerektirdiği ve dar yetkili icra mahkemesinde dinlenemeyeceği açıktır. Somut olayda şikayete konu kefalete ilişkin tutanağın incelenmesinde Türk Borçlar Kanunu'nun 583. Ve 584.maddelerinde yazılı şekil şartlarını taşımadığı gibi kefalet tarihinde evli olduğu anlaşılan şikayetçinin eşinin kefilliğe ilişkin rızasının bulunmadığı görülmekte olup; bu haliyle, kefalet tutanağının yasaya uygun düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir. Hal böyle olunca, mahkemece, yalnızca icra emrinin iptaline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.