12. Hukuk Dairesi 2013/10832 E. , 2013/19545 K. MAHKEMESİ : İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 01/11/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazl…
**12. Hukuk Dairesi 2013/10832 E. , 2013/19545 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 01/11/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazlarının reddi ile; Alacaklı vekili tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçluya örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlu vekilinin İİK’nun 168/4.maddesinde öngörülen yasal 5 günlük sürede icra mahkemesine başvurarak, imzaya itiraz ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece yaptırılan inceleme sonucunda Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Laboratuvarından alınan 08.10.2012 tarihli raporda imzanın borçlunun eli ürünü olduğu bildirilmiştir. Takibe konu senetle ilgili İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/330 esas sayılı dosyasından aldırdığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 28.02.2011 tarihli raporda ise imzaların borçlu eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece her iki rapor değerlendirilerek 08.10.2012 tarihli Jandarma Genel Komutanlığından alınan rapor hükme esas alınarak itirazın reddine karar verilmiştir. HGK’nun 07.10.2009 tarih ve 2009/12-382-415 sayılı kararında da belirtildiği üzere; herhangi bir belgedeki imza ve yazının atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının, tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması, sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf yada diğer uygun görüntü teknikleri ile de desteklenmesi şarttır. O halde, mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden ve ehil bilirkişilerden oluşacak bir kuruldan mütalaa alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.Öte yandan İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2011 tarih ve 2009/330-2011/986 sayılı "Resmi Belgede Sahtecilik"e ilişkin davada lehtar Maröge Özkan hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. BK. 53. maddesi uyarınca ceza mahkemesi kararları, hukuk hakimini bağlamasa da kesin mahkumiyet kararları ile eylemin hukuka aykırılığını ve nedensellik bağını saptayan maddi olgular hukuk hakimini bağlar. Bu nedenle verilen mahkumiyet kararı değerlendirilmeden sonuca gidilmesi de doğru görülmemiştir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.