T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1143 KARAR NO:2025/2013 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:07/01/2022 NUMARASI:2021/179 Esas - 2022/12 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eşya taşımadan kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul kısme…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1143 KARAR NO:2025/2013 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:07/01/2022 NUMARASI:2021/179 Esas - 2022/12 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eşya taşımadan kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalıdan, muhtelif tarih ve numaralı faturalara dayanan cari hesap alacağından kaynaklanan alacağından dolayı ... sayılı dosyası ile 8.570,91 USD ve 1.320,00-TL asıl alacağın tahsili istemi ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafın takip konusu borca itiraz ettiğini, itiraz sonucunda taraflar arasında arabuluculuk görüşmeleri gerçekleştiğini ve anlaşmaya varılmadığını, müvekkili ile davalı-borçlunun, ticari ilişkisi içerisinde bir süre ticaret yaptığını ancak davalı-borçlunun borcunu ödemediğini, taraflarınca icra takibi başlatıldıktan sonra davalı tarafça bir adet 2.754,71 USD bedelli iade faturası kesildiğini, söz konusu faturanın müvekkilleri tarafından kabul edildiğini ve cari hesaba işlendiğini, davalı tarafın iade faturasını icra takibi başlatııktan sonra müvekkillerine gönderdiğinden müvekkillerince 8.570,91 USD üzerinden takip başlatıldığını, müvekkillerinin bu konuda herhangi bir kusurunun söz konusu olmadığını, müvekkillerinin alacağının 5.816,21 USD ve 1.320,00-TL asıl alacaktan oluştuğunu, ancak davalı tarafça cari hesaptan kaynaklanan bakiye alacakların ödenmediğini, davalı-borçlunun, icra takibine yapmış olduğu itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu iddia ederek, itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği üzere icra takibi başlatıldıktan sonra müvekkili tarafından bir adet 2.754,71 USD bedelli iade faturası kesildiğini, söz konusu iade faturasının davalı tarafça kabul edildiğini, ancak 330,00 TL sehven iade edilecek faturaya eklenmediğini, ancak davacı tarafın haksız olarak ekte sunulan fatura ve konşimentolardan açıkça gözüktüğü üzere başka firmaya ait konşimentoyu da müvekkili şirkete fatura ettiğini, 14.07.2020 tarihli 1.400 USD bedelli faturasının konşimentosuna bakıldığında alıcı firmanın ....Şti. yüklenici firmasının ise ...olduğunu, yine 14.07.2020 tarihli 1.250 USD bedelli faturanın konşimentosuna bakıldığında alıcı firmanın ....Şti. yüklenici firmanın ise ...Ltd. şirketi olduğunu, görüldüğü üzere başka firmalara ait taşıma ücretlerinin de müvekkili şirketten alınmak istendiğini, müvekkili şirketin şifahen birçok kez davacı şirkete durumu bildirdiğini ama dönüş olmadığını, taraflar arasında süregelen ticari ilişki sebebiyle müvekkili şirketin güvene istinaden resmi kanalla faturaları iade etmediğini, müvekkili şirket tarafından davacı şirkete mail yollandığını durumun izahı için defaatle konuştuğunu savunarak, davacının itirazın iptali talebinin ve icra inkar tazminatı talebinin reddi ile %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Davacı tarafın başlattığı ... sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 8.570,91 USD ve 1.320,00 TL asıl alacağa yönelik yapılan icra takibi neticesinde davalı tarafça 2.754,71 USD bedelli iade faturasının düzenlendiği davalı tarafça bu iade faturası kabul edilerek ticari defterlere işlendiği, takibin 5.816,21 USD ve 1.320,00-TL üzerinden devam ettiği, icra takibine konu olan faturalardan 14.07.2020 - tarih ... no.lu 1.400 USD bedelli ve 14.07.2020 tarih ... no.lu 1.258 USD bedelli faturaların incelenmesinde, alıcıların ... Şti. olduğu ve davalı firmaya ait olmadığının anlaşıldığından bu faturaların miktarı dava değerinden indirilerek davanın kısmen kabulüne , takibin 3.166,21 USD ve 1.320,00 TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin belirtilen miktar yönünden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, asıl alacak likit olduğundan hükmolunan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerekmiş..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 3.166,21 USD ve 1.320,00 TL asıl alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin belirtilen miktar yönünden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, belirtilen miktar üzerinden alacağın %20'si oranındaki icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Kısmi redde yönelik verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, takibe davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalının müvekkili ile ticari ilişki içerisinde ticaret yaptığını ancak borcunu ödemediğini, takip başlatıldıktan sonra davalı tarafça bir adet 2.754,71 USD bedelli iade faturasının kesildiğini, faturanın müvekkili tarafından kabul edilerek cari hesaba işlendiğini, müvekkilinin 8.570,91 USD üzerinden takip başlattığını, herhangi bir kusurunun olmadığını, davalının bakiye alacakları ödemediğini, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda haklılıklarının sübuta erdiğini, mahkeme tarafından rapor kapsamında davanın kabulüne karar verilmesi gerekir iken kısmen reddedildiğini, somut dayanağın olmadığını, müvekkili defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, davalının ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediğini, davalıya faturaların tebliğ edildiğini, faturalara itiraz edilmediğini, icra takibinde itirazda bulunmuş ise de davalının düzenlenmiş olduğu iade faturasının dava konusu miktarın tamamını kapsamadığını, geriye kalan kısım borcun davalı tarafça kabul edilmiş sayılacağını, buna rağmen mahkeme tarafından itirazın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulduğunu, mahkemeninde malumları olduğu üzere bazı şirketlerin ticari ve ekonomik kaygıları sebebiyle zaman zaman sipariş ettikleri malları bir başka şirket üzerinden teslim alabildiklerini, bahsi geçen faturalarda alıcı kısmında ... Şirketi yazıyor olmasının sebebinin bu olduğunu, davalı tarafından sipariş edilen malların bir kısmına istinaden düzenlenen faturalarda davalı şirketin talimatı ile müvekkili tarafından alıcı olarak ... Şirketinin gösterildiğini, malı satın alanın davalı şirket olduğunu, faturalara itiraz edilmeyişi ve tüm faturalardan sonra küçük bir kısmına iade faturası kesilmesi ile sabit olduğunu, önemli olanın davalının bahsi geçen faturaları teslim alması ve faturalara itiraz etmemiş olması ile iade faturasındaki miktarın küçük bir kısma ilişkin olması olduğunu, iş bu hususlar göz ardı edilerek hüküm tesisinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, kısmen redde ilişkin hükmün kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, taşıma ve lojistik sözleşme ilişkisi kapsamında faturaya dayalı açık hesap alacağının tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, ticari ilişkinin varlığı, icra takip tarihinden sonra davalı tarafça 2.754,71 USD bedelli iade faturası kesildiği, davacı tarafça icra takibine karşı yapılan itiraz üzerine iade fatura bedelinin mahsubu ile 5.816,21 USD ve 1.320,00 TL olmak üzere toplam 44.836,88 TL alacak yönünden itirazın iptali davasını açmış olduğu hususunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, mahkemece reddedilen miktar yönünden kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı, davacının dava dışı şirket adına fatura düzenlenmesine rağmen davalıdan alacaklı olduğuna yönelik iddiasının yerinde olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından davalı şirket adına navlun ücreti olarak birden fazla e-fatura düzenlediği, e-fatura üzerinde vade tarihinde döviz cinsinden tahsil edileceğine dair ibarenin yer aldığı, hava yolu ile İstanbul ve Çin arasındaki gerçekleştirilen taşımaya ilişkin olduğu, fatura tarihinin 14.07.2020 olduğu, davalı şirket tarafından 2.754,71 USD bedelli navlun faturasına ilişkin iade faturasının düzenlenmiş olduğu, davalı şirket tarafından davacının konşimentoda dava dışı... Ltd Şirketinin yer almasına rağmen müvekkili aleyhine takip başlatıldığına dair itirazda bulunulduğu, 1 Temmuz 2020 tarihli konşimentoda alıcının dava dışı ... Ltd Şirketi olduğu, 14.07.2020 tarihli 1.400,00 USD bedelli e-faturanın aynı şirket adına düzenlendiği, adı geçen şirket adına düzenlenen iki adet konşimento ve e-faturanın mevcut olduğu, davalı şirket adına 14.07.2020 tarihli 1.250,00 USD bedelli e-faturanın düzenlenmiş olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket hakkında ... sayılı dosyasında 06.11.2020 tarihinde 8.570,91 USD asıl alacak ile 1.320,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 74.371,58 TL karşılığı ilamsız icra takibi başlattığı, davalı şirket tarafından icra takibine karşı itiraz edildiği, itirazda borca ve ferilere itiraz edilmiş olduğu, takip sonrasında davalı şirket tarafından 2.754,71 USD bedelli iade faturasının düzenlendiği ve davacı şirketin iade faturasını kabul ederek bakiye alacaklar yönünden itirazın iptali davasını İİK'nın 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süresinde açmış olduğu anlaşılmıştır.Tarafların delillerini dosyaya ibrazı sonrasında bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır. 18.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı yan kayıtlarında davalı yan cari hesabına işlenmiş olan; 14.07.2020 tarih 1.400 USD bedelli ve 14.07.2020 tarih 1.258 USD bedelli faturalar incelendiğinde; alıcıların ...Ltd. Şti. olduğu ve davalı firmaya ait olmadığının anlaşıldığı, fakat dosyada mübrez belgelerden, davalı yanın ilgili faturaların yasal itiraz süresi olan 8 günlük süre içerisinde itiraz ettiğine dair herhangi bir belge ya da bilgi bulunmadığı, davalı yan tarafından, davacı yana hitaben düzenlenmiş olan 2.754,70 USD bedelli iade faturasının kayıtlara işlendiği, yukarıda belirtilmiş olan faturanın kayıtlara işlenmesi sonrasında, davacı yanın, davalı yandan 5.816,21- USD ve 1.320 TL cari hesap alacağı bulunduğu, davacı tarafın ... sayılı dosyasında 06.11.2020 tarihinde takip tarihi itibariyle davalı tarafa yönelik olarak 8.570,91 USD ve 1.320,00 TL asıl alacak tutarı ve alacağa işleyecek faiz ile (8.570,91 USD yıllık %6 Amerikan Doları-Merkez Bankası Azami Mevduat Faiz Oranları (Kamu Bankalarınca Uygulanacağı Bildirilen), 1.320,00 TL yıllık 613,75 Avans Faizi) icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın 18.11.2020 tarihinde borca itiraz ettiği, icra takibi sonrasında, davalı yanın, davacı yana hitaben 2.754,70 USD bedelli iade faturası düzenlendiği, davacı yanın, icra takibinden sonra tarafına düzenlenmiş olan iade faturasını kayıtlarına işlemesi neticesinde, davalı yandan; 5.816,21 USD ve 1.320 TL cari hesap alacağı bulunduğu, tarafların %20'den az olmamak kaydıyla tazminat taleplerinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. Taraflar arasında taşımadan kaynaklanan ticari ilişkinin mevcudiyeti ve takibe konu edilen konşimento konusu faturaların bir kısmının dava dışı ...Ltd. Şirketi adına düzenlenmiş olduğu hususlarında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. HMK'nın 190.maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu; TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Fatura, tek başına alacağın varlığına delil olmaz. Bu nedenle fatura konusu alacağının bulunduğunu, fatura konusu taşıma hizmetini verdiğini ispat külfeti davacıya aittir.TTK'nın 21. maddesinde fatura ve teyit mektubu düzenlenmiştir. Maddenin 1.fıkrasında; ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden diğer tarafın kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bununda faturada gösterilmesini isteyebileceği, 2.fıkrada ise bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı ifadelerine yer verilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ikinci bölümünde "Fatura Ve Fatura Yerine Geçen Vesikalar" düzenlenmiştir. 213 sayılı Kanununun 229.maddesinde; faturanın tarifi başlığı ile faturanın zorunlu içeriği düzenlenmiştir. Yasanın 232.maddesinde ise; fatura kullanma mecburiyeti düzenlenmiştir. Yukarıda yer verilen yasal mevzuat çerçevesinde, takibe konu edilen ve dava dışı şirket adına düzenlenen fatura bedellerinden davalı şirketin sorumlu olması beklenemeyeceğinden, davanın kısmen riddeni dair hüküm verilen faturalar davalı şirket adına düzenlenmemiştir. Adına düzenlenmeyen faturadan dolayı davalı şirketin sorumlu tutulması mevzuata uygun düşmeyeceğinden ve davalının bu borçtan sorumlu olmasını gerektiren başka bir hukuki sebebin de kanıtlanmamış olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 25.12.2025