6. Ceza Dairesi 2024/5266 E. , 2024/13057 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4241 E., 2024/866 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile sanık ... ve müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi…
**6. Ceza Dairesi 2024/5266 E. , 2024/13057 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4241 E., 2024/866 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile sanık ... ve müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmiştir. I-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... Hakkında Mağdurlara Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Ayrı Ayrı Üçer Kez Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz Taleplerinin İncelenmesinde; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii ile sanık ... ve müdafiinin temyiz isteklerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II-Sanıklar ..., ..., ..., ... Hakkında Mağdurlar ... ve ...'a Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Ayrı Ayrı İkişer Kez Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz Taleplerinin İncelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında mağdurlar ... ve ...'a yönelik eylemleri sebebiyle nitelikli yağma suçundan ayrı ayrı ikişer kez kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Yasa'nın 289 uncu maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Yasa'nın 302/1. maddesi uyarınca, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii ile sanık ... ve müdafiinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA, III-Sanıklar ..., ..., ..., ... Hakkında Mağdur ...'e Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz Taleplerinin İncelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; nitelikli yağma suçunun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıkların mağdur ...'e karşı eylemleri sebebiyle, nitelikli yağma suçunun konusunu mağdurun cep telefonu, cüzdanı ve boynundaki altın zincirin oluşturduğu, mağdurun cep telefonunun ve cüzdanının kolluk görevlileri tarafından ele geçirilerek mağdura teslim edildiği, mağdurun altın zincirinin ise bulunamadığı, iddianamenin kabulü kararından önce, sanıklar tarafından dosyaya sunulan 11.01.2023 tarihli noter ihtarnamesiyle mağdurların zararının giderilmesine yönelik beş bin TL paranın PTT havalesiyle gönderildiğinin iddia edildiği, mağdur ...'ın duruşmadaki beyanında zararının sekiz bin TL olduğunu beyan etmesi üzerine, 09.08.2023 tarihinde üç bin TL paranın yine PTT aracılığıyla gönderildiğine ilişkin dekontun dosyaya sunulduğu ve mağdur müdafiinin 19.10.2023 tarihli duruşmada zararın tamamen giderildiğini belirttiğinin anlaşılması karşısında, ilgili kurumlardan araştırılarak mağdurun bir kısım zararının giderilme tarihinin belirlenmesi, mağdurun kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası olup olmadığı sorularak sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168 inci maddesinin uygulanma olanağının tartışılması gerekliliği, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii ile sanık ... ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, IV- Sanıklar ... Hakkında Mağdurlara Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Üçer Kez Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz Taleplerinin İncelenmesinde; Sanık tarafından hükümden sonra verilen dilekçelerde, akıl hastalığı bulunduğunu iddia etmesi ve dosyaya sunulun sağlık kurul raporu karşısında, sanığın Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu'na veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'ne ya da üniversite hastanelerinin ilgili bölümlerine sevki ile suç tarihi itibarıyla işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasını engelleyen ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini önemli derecede azaltan 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında herhangi bir akıl hastalığı bulunup bulunmadığına dair sağlık kurulu raporunun aldırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden sanık ... hakkında diğer yönleri incelenmeyen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 10.05.2024 tarihli ve 2024/4241 Esas, 2024/876 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 09.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.