T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/2321 KARAR NO : 2026/561 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 14/09/2021 ESAS-K…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/2321 KARAR NO : 2026/561 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 14/09/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/269E., 2021/549K. DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 11/03/2026 YAZIM TARİHİ : 11/03/2026 Taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davacının davalı kooperatifin 13/05/2016 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulu başkanı olarak seçildiğini, 11/05/2017 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında ise davacının yer almadığı yeni bir yönetimin seçildiğini, genel kurul kararının 08/02/2018 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilebildiğini, yeni yönetim tarafından süresi içerisinde gerekli iş ve işlemlerin yaptırılmadığını, yeni yönetimin teşekkül edemediğini, yeni yönetime davacı tarafından evrak ve belgelerin 13/07/2018 tarihinde teslim edilebildiğini, 2017 yılı 6. ayı ila 12. ayı arasında huzur hakkı gider tahakkukunun yapılamadığını, bu durumun yeni yönetimin teşekkül edememesinden kaynaklandığını, davacı tarafından yeni yönetimin teşekkül edememesi nedeniyle davalı kooperatife ait tüm iş ve işlemlerin yürütüldüğünü, huzur hakkının kendisine ödenmediğini, ödenmeyen huzur hakkının ödenmesi için icra takibi yaptıklarını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Takibe konu edilen dönemlerde davacının yönetim kurulu başkanı yada üyesi olmadığını, 11/05/2017 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında yönetim kuruluna ...'ın seçildiğini, toplantıda yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesine karar verildiğini, yönetim kurulu başkanının ... olduğunu, davacıdan davalı kooperatife ait belge, bilgi ve mührün istenilmesine rağmen davacı tarafından iade edilmediğini, yeni seçilen yönetim kurulunun davacının evinde toplantı düzenlediğini, buna rağmen davacı tarafından belge, bilgi ve mührün teslim edilmediğini, davacının yeniden seçilememesine rağmen yönetim kurulu başkanı gibi davranmaya devam ettiğini, yönetim kurulu üyeliğine seçilmenin tescil ve ilanının gerekli olmadığını, davacının takibe konu ettiği huzur hakkı alacağını talep etme hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince: "... davacının davalı kooperatifin üyesi ve aynı zamanda yönetim kurulu başkanı iken 11/05/2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyeliğine seçilemediği, genel kurul toplantısında alınan kararların iptali yönünde bir dava açıldığına yada kararların iptal edildiğine ilişkin kararın dosya kapsamına sunulmadığı, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununda genel kurul kararlarının uygulanması için tescil ve ilan edilmesinin gerektiğine yönelik bir hükmün bulunmadığı, yönetim kurulu üyeliğine seçilmeye ilişkin genel kurul kararlarının tescil ve ilan edilmesinin gerekmediği, tescil ve ilanın kurucu nitelikte olmadığı, bildirici nitelikte bulunduğu, genel kurul toplantı tutanaklarının tescil ve ilan edilmemesinin tutanakları geçersiz ve hükümsüz hale getirmeyeceği, bu hali ile genel kurul toplantı tutanağının imzalanması ile yönetim kurulu üyelerinin seçilme işleminin tamamlanmış olacağı ve bu tarih itibari ile göreve başlamış sayılmalarının gerektiği, genel kurul toplantı tutanağı içeriğine göre toplantının 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu hükümlerine uygun olarak yapıldığı, kararların iptaline yönelik herhangi bir kararın sunulmadığı, toplantı tarihi itibari ile davacının yönetim kurulu başkanlığı sıfatının sona erdiği, bu tarihten sonra iş ve işlemlere devam etmesinin davalı kooperatifin sorumluluğunu doğurmayacağı, genel kurul toplantısı ile kararlaştırılan huzur hakkı ödemesinin davacıya yapılmasını gerektirmeyeceği, yönetim kurulu başkanı yada üyesi sıfatı ile hareket edilmesinin vekaletsiz iş görme sonucunu doğuracağı, açıklanan nedenlerle davacının takibe konu etmiş olduğu huzur hakkı alacaklarının doğum tarihinde davalı kooperatifin yönetim kurulu başkanı olmadığı ve takibe konu alacakları davalı kooperatiften talep etme hakkının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesi tarafından delillerinin değerlendirilmeden hüküm kurulmasının hukuki dinlenilme hakkının ihlali olduğunu, mahkemece, talep olmasa dahi vekaletsiz iş görme veya sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacağın tahsilinin mümkün olup olmadığına yapılacak yargılama sonucunda karar verilmesi gerektiğini, davalı kooperatifin müvekkili aleyhine zenginleştiğini ve müvekkili tarafından yapılan işlemlerin davalı kooperatif yararına yapıldığını beyan ederek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacının haksız, dayanaksız ve iyiniyet kurallarından ari talepler içeren davasında kötüniyetli olduğunu, taraflarınca davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesi talep edilmiş ise de bu hususta ilk derece mahkemesi tarafından olumlu ya da olumsuz herhangi bir hüküm kurulmadığını belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif huzur hakkının ödenmesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732'er TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30'ar TL harcın düşümü ile kalan 672,70'er TL harcın davacı ve davalıdan ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 11/03/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...