T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1032 KARAR NO:2025/1896 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:08/03/2022 NUMARASI:2020/38 Esas - 2022/251 Karar DAVANIN KONUSU:Tazminat (Yolcu taşımadan kaynaklı) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen k…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1032 KARAR NO:2025/1896 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:08/03/2022 NUMARASI:2020/38 Esas - 2022/251 Karar DAVANIN KONUSU:Tazminat (Yolcu taşımadan kaynaklı) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in doktor (hekim) olduğunu, son tıbbi gelişmeleri takip edebilmek adına Hollanda'nın Amsterdam şehrinde yapılacak konferansa katılmaya karar verdiğini, müvekkilinin eşi ...'in de kendisine eşlik edeceğini, gitmek istedikleri organizasyon ve davetleri aylar öncesinden planladıklarını, 21-23 Haziran 2015 tarihleri arasında yapılacak söz konusu tıp konferansına katılmak üzere, davalı şirketin 20 Haziran 2015'te 11.30 hareket saatli ... uçuş numaralı seferi ile Adana dan İstanbul'a gittiğini, aynı gün 14.30'da ise davalı şirketin ... sayılı uçağı ile 18.30'da İstanbul'dan Amsterdam'a doğru yola çıktıklarını, hava alanına indiklerinde bagajının kaybolduğu bilgisi verilmesi üzerine müvekkilinin bagajın içinde yer alan eşyaların listesini çıkartıp ortalama zarar miktarını belirtip hava yolu şirketine mail aracılığı ile ulaştırdığını, alınacak bilirkişi raporu ile müvekkilinin maddi zararının tam olarak tespit edileceğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı şirketten alınarak müvekkiline verilmesini, söz konusu tarih ve saatlerde açık mağaza bulunmadığını, açık mağaza bulsalar dahi bu mağazalarda katılacakları etkinliklere uygun kıyafet bulunmadığını, müvekkilinin katılacağı konferans ve konferans ile bağıntılı davetlere uygun olmayan kıyafetlerle bu etkinliklere katılıp duydukları utanç sebebi ile erken ayrılmak durumda kaldığını iddia ederek, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 13.12.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; bilirkişi raporunda maddi zararın 9.825,00 TL olarak hesaplandığını belirterek söz konusu miktarın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; dava konusu taşımanın uluslararası bir hava taşıması olduğunu, bu sebeple davaya taşıyıcının sorumluluğunun sınırlandırıldığı Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağını, ... Konvansiyonu'nda bagaj kaybı/hasarı sebebiyle yolcunun uğradığı zararın tazmininde belirlenen prensibin, maddi zararları kapsayan ve taşıyıcının sınırlı sorumluluğunu öngören bir prensip olduğunu, mahkemece manevi tazminata hükmedilebilmesi için özel kanunlarda buna olanak veren açık hüküm bulunması veya BK'nın 49. maddesindeki koşulların mevcut olması gerektiğini, dava konusu olayda bagajın Amsterdam'da davacıya teslim edilememesinin taşıyıcı/davalı müvekkili ile davacı/yolcu arasında akdedilen taşıma sözleşmesine aykırılık olarak nitelendirilse dahi hiç bir şekilde tek başına manevi tazminat talebi için yeterli olmadığını, somut olayda davalı/müvekkili tarafından davacıya karşı işlenmiş ağır bir kusur bulunmadığını, davacının hukuki mesnedi olmayan manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, taşıma yapılmadan önce davacının bagajı ile ilgili özel bir bildirimde bulunmadığının ve ek ücret ödemediğinin de taraflar arasında tartışmasız olduğunu, söz konusu aksaklık nedeniyle davacı yolcuya, sorumluluk limitleri içerisinde kalması kaydıyla ve ancak ispat ettiği gerçek zarar nispetinde tazminat ödenebilir olduğunu, Varsova-Lahey Konvansiyonu'nun 22. maddesi' nin 4. bendinde "Mahkeme masrafları ve dava ile ilgili diğer masraflar dışında kalmak üzere hükmolunan tazminat miktarı, zararı doğuran olayın meydana gelmesinden itibaren altı aylık bir süre içinde veya daha sonra fakat davanın açılmasından önce taşıyıcı tarafından yazılı olarak davacıya teklif edilen meblağı aşmıyorsa, davacının yaptığı mahkeme masrafları, dava için yaptığı diğer masraflar ve faiz hükme konu olmayacaktır" prensibinin yer aldığını, ilk derece mahkemesince faiz ve mahkeme masrafına hükmolunmamasını talep ettiklerini, müvekkili ortaklığın sorumluluğunun davacının bagaj kaybı sebebiyle yapmak zorunda olduğu belge ile ispat edilen masraflarından ibaret olduğunu, davacıya bir tazminat ödemesi teklif edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;"...Taraflar arasındaki hava yolu ile uluslararası taşıma söz konusu olduğundan somut ihtilafa ... Konvansiyonu'nun uygulanacağı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Mahkememizce dava konusu uyuşmazlık hususunda taşıma uzmanı bilirkişiden rapor alınmıştır. Davacı ve eşnin 21-23/06/2015 tarihinde yapılacak olan konferansa eşi ile birlikte katılmak için davalıya ait TK1954 sefer sayılı uçağına 20/06/2015 tarihinde bindiği ve bagajlarını verdiği, uçuş sonrasında davacının bagajının davacıya teslim edilmeyip kayıp olduğuna dair tutanak tutulduğu ve davalıya bildirimin yapıldığı sabittir.Davacı vekili tarafından valiz içerisinde bulunan eşyaların bedeli ve valiz bedeline ilişkin fiyat listesi verilmiş, bilirkişi tarafından bunların kayboldukları tarihteki rayiç değerinin 9.825,00-TL olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi tarafından davacının bildirdiği altın takılar ve güneş gözlüklerin hayatın olağan akışına göre valizde taşınmaması sebebiyle hesaplamaya dahil edilmemiştir. Bilirkişi tarafından hesaplama dışı bırakılan altın takılar ve güneş gözlükleri hayatın olağan akışına göre el bagajı veya üstte taşındığından bilirkişinin bu tespitinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi kök ve ek raporu dosya kapsamı ve usul ve yasaya uygun olduğundan Mahkememizce itibar edilmiştir. Davacının bagajının kaybolması sebebiyle tespit edilen 9.825,00-TL zararına eşyaların ikinci el olması sebebiyle Mahkememizce eşyaların değeri ve cinsi dikkate alınarak % 30 hakkaniyet indirimi uygulanarak davacının 6.877,50-TL zarara ilişkin maddi tazminat davasının davalının sınırlı sorumlu olduğu miktarın da altında kaldığı dikkate alınarak kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davacı tarafça davacının doktor olarak ülkemizi temsilen seminere katılacağı ve seminerde giyeceği takım elbise ve bagajını kaybetmesi sebebiyle manevi zarara uğradığı iddia edilmiş ve manevi zararın tazmini talep edilmiştir. Davacının valizini kaybetmesi sebebiyle hem seminerde hemde yurtdışı seyahatinde sıkıntı yaşadığı ve davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı ve zedelendiği ve 6098 sayılı TBK 58 maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi sebebiyle davacı lehine 1.000,00 TL manevi tazminat takdirine karar verilerek..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının taşıma sırasında bagajının ve eşyalarının kaybolması sebebiyle hesaplanan maddi tazminata eşyaların ikinci el olduğu dikkate alınarak takdiren %30 oranında takdiri indirim uygulanmak suretiyle tespit edilen 6.877,50 TL maddi tazminat zararının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 469,80 TL nispi karar harcından daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan 17,09 TL peşin harç ile 151,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 168,09 TL harcın mahsubu ile bakiye 301,71 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, manevi tazminat talebi yönünden; açılan davanın kısmen kabulü ile davacının taşıma sırasında bagajının ve eşyalarının kaybolması sebebiyle lehine takdiren 1.000,00 TL manevi tazminat takdiri ile takdir edilen manevi tazminat zararının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davacının manevi tazminat talebinin usul ve yasaya uygun olmadığını, zenginleşme sonucunu doğuracak ve eylemi özendirecek nitelikte olduğundan reddi gerektiğini, gerek ... Sözleşmesinde, gerekse TTK'da manevi tazminata hükmedilebileceğine dair herhangi bir hükmün olmadığını, TBK gereğince manevi tazminata hükmedilebilmesi için şahsiyet hakkının hukuka aykırı şekilde tecavüze uğraması gerektiğini, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, 1.000,00 TL'lik manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, Türk toplumunun ekonomik yapısına ve müvekkili ortaklığın içinde bulunduğu ilişkinin şartlarına uymadığını, her halükârda manevi tazminat talebinin de sınırlı sorumluluk limitlerini aşmaması gerektiğini iddia ederek, kararın manevi tazminat açısından kaldırılmasını, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, hava yolu ile yolcu taşıma sözleşmesi kapsamında bagaj kaybından kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davacının doktor olduğu, tıbbı gelişmeleri takip edebilmek için Hollanda'nın Amsterdam şehrinde yapılacak konferansa katılmaya karar verdiği, eşiyle birlikte tıp konferansına katılmak üzere davalı şirketten 20.06.2015 tarihinde 11:30 seferi ile Adana'dan İstanbul'a aynı gün İstanbul'dan Amsterdam'a yola çıktıkları, davacının hava limanına indiklerinde bagajını kaybettiği hususlarında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık, bagaj kaybından dolayı manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı, takdir edilen manevi tazminat miktarının fahiş ve zenginleşme aracı olup olmadığına ilişkindir.Dosya kapsamından, davacının bagajının kaybolması üzerine davalı şirkete yazılı başvuruda bulunduğu, cevaben kayıp bagaj içeriği için fatura gönderilmesi gerektiğinin belirtildiği, ayrıca beyan edilmemiş kıymetli eşya, para, kıymetli evrak ve diğer vesikalarında hasar ve kaybından sorumlu olunmadığı, yolculara uçak içerisinde 8 kg hak tanındığı buna istinaden saat, altın, küpe ve yüzük ile ilgili tazminat taleplerinin sorumlulukları dışında kalan eşyalar kapsamında olduğundan değerlendirilmeye alınmadığının belirtildiği, davacı tarafça teklif edilen tutarın kabul edilmediği, talebin çok üzerinde zararın olduğunu belirttiği, mail yazışmalarının bir süre devam ettiği, 21.07.2015 tarihli mail yazışmasında davacı tarafın bagajın kaybolması üzerinden 17 gün geçtiği, hala bir haberin olmadığı, başlatılan sürecin bitmesini isteğini dile getirdiği, önceki tarihli maillerde ise sorunların ve sıkıntıların aktarıldığı, 29.06.2015 tarihli mailde; eşi ile bir yıl boyunca hayal kurdukları, üç günlük tatil planı yaptıklarını bu tatile maddi birikimlerini ayırdıklarını, Amsterdam'a indiklerinde bagajın kaybolduğunu öğrendiklerini, kabus tatilin başladığını, tüm hayallerinin mahvolduğunu, tüm kişisel ihtiyaçlarının bagajın içinde olduğunu, Amsterdam'a otele gittiklerinde alışveriş mağazalarının kapalı olduğunu, üzerlerindeki kıyafetlerle kaldıklarını bir gün sonra özel ihtiyaçları için alışveriş yapabildiklerini, saatlerce telefonla görüştüklerini ancak bagaja dair sonuç alamadıklarını, mağduriyet ve kızgınlıklarının anlaşıldığını düşündüklerini, bu sürecin bir an önce sonuçlandırılmasını talep ettiği, davalı şirket tarafından 07.08.2015 tarihli yazılı cevap ile kayıp bagaja ilişkin olarak tazminat talebinin değerlendirildiği ve 1.000,00 TL'nin ödenmesinin uygun görüldüğünün ifade edildiği, davacı ise belirlenen miktarı kabul etmeyerek maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin iş bu davayı açmış olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece, delillerin toplanması aşamasından sonra 23.12.2020 havale tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Raporda, Montreal Konvansiyonu Hükümleri uygulanarak sınırlı sorumluluk hükümleri kapsamında maddi tazminat hesabı yapılmış, Mahkemece, ek rapor ile belirlenen maddi tazminat miktarı üzerinden eşyaların 2.el olduğu gerekçesiyle %30 oranında indirim yapılarak 6.877,50 TL maddi tazminata ve 1.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir. Mahkemece maddi tazminata yönelik verilen kararın kesin olduğu belirtilmiştir. Davalı vekili tarafından yalnızca manevi tazminata ilişkin kısım istinaf konusu yapılmıştır.Montreal Konvansiyonu'nda manevi tazminata ilişkin hüküm bulunmadığından, bu konuda genel hükümlerin uygulanması gerekir.Manevi zarar malvarlığında bir azalmayı değil ve fakat kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder.TBK'nın 58. maddesine göre, kişilik hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar paranın ödenmesini dava edebilir. Aynı Kanunu'nun 114. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeye göre, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerine de uygulanır. Bu yollamanın kapsamına manevi tazminat da girmektedir. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için, borca aykırı davranışın (alacaklının) kişilik haklarını ihlal ederek bu tarz bir zarara yol açmış olması gerekir. Ancak her borca aykırılık da kişilik haklarını zedelemez. Bu durumda, davacının iddia ettiği olayların kişilik hakkını (örneğin hayatını, sağlığını, vücut bütünlüğünü, şeref ve haysiyetini) nasıl ihlal ettiği hususu açıklanmadan ve ispat edilmeden manevi tazminata hükmedilmesi mümkün değildir (Bkz. Emsal nitelikte, Yargıtay 11 HD, 02/07/2014 tarih, 2014/6575 – 2014/12690 E.K sayılı ilamı).Davacının Adana'dan İstanbul'a ve İstanbul'dan Amsterdam'a mesleki faaliyeti gereği tıbbi gelişmeleri takip edebilmek, konferansa katılmak ve eşiyle birlikte tatil yapmak amacıyla söz konusu yolculuğu gerçekleştirdiği, kendisinin özel eşyalarının içinde olduğu bagajın kaybı nedeniyle yabancı bir şehirde kişisel eşyalarının yanında olmamasından ötürü sıkıntılar yaşadığı, dolayısıyla planladığı ziyaretinden beklediği amacı elde etmesinin çok zor hâle geldiği, problemin aşılabilmesi için uzun süreli görüşmeler yapmak zorunda kaldığı, bu nedenle manevi zarar gördüğü anlaşılmakla ve mahkemece davacı yararına takdir edilen 1.000,00 TL manevi tazminat miktarı fahiş ve zenginleşme aracı olarak kabul edilemeyeceğinden, davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 271,65 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapıla kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 04.12.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.