11. Hukuk Dairesi 2024/4058 E. , 2025/2906 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/169 Esas, 2024/533 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2016/151 E., 2020/178 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabu…
**11. Hukuk Dairesi 2024/4058 E. , 2025/2906 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/169 Esas, 2024/533 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2016/151 E., 2020/178 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalılardan ... Ltd. firması arasında 29.12.2004 ve 17.01.2005 tarihli satım sözleşmeleri imzalandığını, sözleşmeler uyarınca müvekkilinin 1.000.000 USD tutarındaki malı ... Ltd.'ye 4 ayrı sevkiyat halinde satacağını, ödeme şartlarının kararlaştırıldığı sözleşmenin 4. maddesine göre, alıcının bankası ... ile satıcının bankası ... Bankası arasında 14.01.2005 tarihinde akreditif ilişkisi kurulduğunu, akreditif sözleşmesinde ... tarafından faturanın toplam bedeli için istenen belgelerin sunulmasından sonra, peşin ödeme yapılacağının kabul edildiğini ve sözleşmede talep edilen belgelerin de sayıldığını, davalılardan ... Ltd.'nin talebi üzerine malların taşınması için ... Denizcilik Nakliyat ve Tic. Ltd. Şti. ile anlaşma sağlandığını, bu çerçevede ilk parti malın 10.02.2005 tarihinde gönderildiğini, akreditif metninde satıcının parasını alabilmesi için gerekli olan belgelerin 05.02.2005 tarihinde ...'a gönderildiğinin belirtildiğini, ancak bu banka tarafından ... Bankasına gönderilen yazıda akreditif dökümanlarında eksikler olduğunun bildirildiğini, ... Bankasının, belirtilen hususların eksiklik olarak kabul edilemeyeceğini beyan ettiğini, 2 banka arasında yazışmalar devam ederken Ukrayna gümrüğünde bekleyen emtianın davalı ... firması tarafından ...'ın kaşesi ve imzasını içeren "..." teslimat emri sunulmak suretiyle çekildiğinin öğrenildiğini, ... firmasının alıcı ... Ltd ile bağlantılı bir firma olduğunun haricen öğrenildiğini, ...'un, deliveriorderin kendileri tarafından düzenlenmediği ve sahte olduğu bilgisine ulaşıldığını, 356.200,00 USD tutarındaki emtianın ilgisiz bir kişiye teslim edildiğini, müvekkilinin emitanın bedelini alamadığını, müvekkilinin sahte evrak ile dolandırılarak zarara uğradığını, dolandırma işleminden Ukrayna Gümrük İdaresinin sorumlu olduğunu, sahte teslimat emrinin kim tarafından düzenlendiğinin henüz öğrenilemediğini, ancak nakliye şirketinin acentesi olan davalılardan ... Denizcilik Nakliyat ve Tic. Ltd. ile Ukrayna ... Gümrük Müdürlüğü tarafından sahte evraka dayanılarak malların anlaşmanın tarafı olmayan ... firmasına teslim edildiğini, davalı bankanın kendisine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, mallar henüz bedeli ödenmeden ve bankalar arası evrak teyidi tamamlanmadan teslim edildiğinden, davalıların zarardan müştereken sorumlu olduğunu ileri sürerek, 356.200,00 USD'nin faiziyle birlikte tahsiline, 29.12.2004 tarihli sözleşmenin 8.1.maddesi uyarınca gecikilen her gün için % 1.5 oranında cezai şartın davalı ... Ltd.'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Denizcilik Nak. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; taşıyan konumundaki müvekkili şirketin alım satım ve buna bağlı akreditif ilişkisi ile ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin navlun sözleşmesi ile üstlendiği taahhüdünü yerine getirerek, boşaltma limanında konşimento ibraz eden yetkili hamile emtiayı teslim ettiğini, elinde emtiayı temsil eden orjinal konşimento olmayan davacının, emtia üzerinde hak iddia edemeyeceğini, müvekkilinin taşıyıcı olması nedeniyle emtiayı, orjinal konşimentoyu ibraz eden hamile teslim etmekle yükümülüğünü yerine getirdiğini, konşimentodaki ciro silsilesinde yer alan herbir cironun geçerliliğini kontrol etme görev ve yükümlülüğü bulunmadığını, cironun sahteliği sabit olsa dahi müvekkili şirketin sorumlu olmadığı bir nedene dayanılarak tazminat talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalılar, cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yurtdışında mukim ... Ltd'ye sattığı malların davalı ... Denizcilik firması tarafından gemi ile Ukrayna'nın ... Limanına taşındıktan sonra orada cirolu konişmento ve alıcının bankası adına düzenlenen delivery orderı (teslimat emri) ibraz eden ... firmasına teslim edildiği, deniz taşımasında taşıyıcının taşıma konusu malları varma limanında düzgün ciro silsilesine haiz konişmentoyu ibraz edene teslim etme yükümlülüğü altında olduğu, bunun dışında konişmentodaki ciroların sahteliği ile mal mukabili satışta banka adına düzenlenen delivery order (teslimat emri) sahteliğini araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6762 sayılı (TTK) 1052.maddesinde taşıyıcı açısından ihbar yükümlülüğü getirilmiş ise de mahkemenin emsal nitelikteki bir başka dosyasına ilişkin Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 16.02.2017 tarihli 2016/1648E. ve 2017/890 K. sayılı ilamında '..konişmentoda ihbar adresi olarak '... Ltd...' yer almakta olup, hamilin kendiliğinden ortaya çıkmaması gibi bir durum sözkonusu olmadığına göre taşıyıcının gönderilene ihbar yükümlülüğü bulunduğundan ve bu yükümlülüğü yerine getirmediğinden söz edilemez.' gerekçesiyle davalı ... Denizcilik hakkında verilen karar bozulmuş olduğundan, anılan Yargıtay ilamına göre taşıyıcı ... Denizciliğin ihbar yükümlülüğünün bulunmadığı ve davacının zararından dolayı taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı ... Denizcilik hakkındaki davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hükmün davalı ... Denizcilik hakkındaki bölümüne karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kural olarak, taşıyıcının düzgün ve birbirini takip eden ciroları içeren konşimento ile yükü teslim etmekle taşıma edimini yerine getirdiği, ancak davacının taşıyıcının, malları sahte ordino ile gönderilene ya da alıcıya değil üçüncü bir şahsa teslim ettiğini ve ihbar ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürdüğü, davalının ise, orijinal konşimento ibraz eden yetkili hamile emtiayı teslim ettiğini, taşınan emtia bakımından sadece cirosu düzgün konşimentonun esas alınabileceğini ve konşimentoya göre teslimle edimini yerine getirdiğini savunduğu, aynı taraflar arasında görülen İstanbul 17.ATM'nin 2014/1016 Esas sayılı dosyasında, davanın kabulüne ilişkin verilen karara ilişkin Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 16.02.2017 tarih ve 2016/1648 E. ,2017/890 K. sayılı ilamıyla kararın bozulduğu, anılan ilamda, 6762 sayılı TTK'nın 1052/1 hükmünün ikinci cümlesindeki ''kaptan gönderileni tanımıyorsa'' sözcüklerinin '' gönderilenin belli olmaması'' şeklinde anlaşılması gerektiğinin belirlendiği, ilamda ayrıca bu durumun, konşimentonun emre yazılı olup bir ihbar adresini ihtiva etmemesi veya meşru hamilin de kendiliğinden ortaya çıkmaması halinde söz konusu olabileceğinin tespit edildiği, maddenin, anılan ilamda belirtilen şekilde anlaşılması gerektiği, aksi halde gönderileni belli olan bir konşimento yönünden ilanın gereksizliğinin ortada olduğu, dosyada bulunan ve davalı tarafından düzenlenen konşimentoda ihbar adresi kısmında ''... Ltd ....'' yer almakta olup, hamilin kendiliğinden ortaya çıkmaması gibi bir durum da söz konusu olmadığına göre, taşıyıcının gönderilene ihbar yükümlülüğü bulunmadığı, davacı ile davalı arasında düzenlenen navlun sözleşmesi uyarınca taşıyıcının emtiayı yetkiliye teslimini üstlendiği, taşıyıcının emtiayı gümrüğe teslim ederek sorumluluktan kurtulduğu, konşimentonun aslının sunularak emtianın teslim alınması karşısında 6762 sayılı TTK'nın 1102. maddesine göre taşıyanın sorumlu olmadığı, anılan maddede konşimento ile emtianın teslim alınacağının düzenlendiği anlaşıldığından, davalının ihbar yükümlülüğünün bulunmadığına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, deniz yolu ile taşınan emtianın sahte cirolu konşimento ile ihbar yükümlülüğü yerine getirilmeden yetkisiz bir kişiye teslim edilmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi