T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2011 Esas KARAR NO : 2025/2185 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO : 2024/354 Esas - 2025/468 Karar TARİHİ : 17/06/2025 DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN BİRLEŞEN 2021/187 ESAS SAYILI DOSYASI DAVA: İtirazın İptali Davası KA…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2011 Esas KARAR NO : 2025/2185 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO : 2024/354 Esas - 2025/468 Karar TARİHİ : 17/06/2025 DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN BİRLEŞEN 2021/187 ESAS SAYILI DOSYASI DAVA: İtirazın İptali Davası KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... ... Loj. Hiz. AŞ.'nın davalılardan ... Taşımacılık ile imzaladığı sözleşme ile ... ... şirketine ait 22.000 kg ağırlığındaki 33 paket 3.960 kutu Salihli Kirazının Rus Kamelot firmasına .. ... plakalı araç ile ihraç edildiğini, ürünlerin 19.06.2018 tarihinde Alaşehir'de yüklendiğini, olması gereken sürenin iki katı olan 23 günde ...'te ulaştığında ürünün tamamının hasarlı olduğunun tespit edildiğini, eksper raporuna göre kirazların çok yüksek ısılarda taşındığını, meydana gelen hasar nedeniyle taşma işlemini gerçekleştiren davalı şirket ...'un ve ... Sorumluluk Sigortasına istinaden sigortacı sıfatıyla davalı şirket ... Sigorta firmasının sorumlu olduğunu, hasar nedeniyle ihracatçı ... firmasına 43.600 USD ödendiğini, ödenen bu bedelinin rücu etmesi gerektiğim, davalılardan rücu bedelini ödememesi üzerine alacak tahsili için İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalı tarafin haksız itiraz ettiğini, ihrazın iptali ile %20 inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesini, vekalet ücretinin davacı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı ... ... Taşımacılık San. ve Tic. Ltd.Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin ... hükümleri gereği taşınmak için teslim edilen ürünlerin sigortacısının da ... Sigorta olduğunu, ürünlerin ...'e ulaştırıldığını, hasarın alıcıda olduğunu, davacı tarafın ödememesi gereken bedeli ödediğinden rücusunu isteyemeyeceğini, söz konusu hasardan sorumlu olmadıklarını, Rus gümrüğüne verilmesi gereken belgelerin davacı şirket tarafından geç verildiğinden dolayı teslimatın geç gerçekleştiğim, emtianın gecikmesinden dava dışı ... ... şirketinin sorumlu olduğunu, ... 27/2. Md. Uyarınca sorumlu olmadıklarını, hak sahibi olmayan kişinin zararını karşılayan davacı tarafın işbu davayı açarken korunabilir menfaati olmamasından ötürü davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddini, ... 32/1. Md. Uyarınca yasal ihbar süresine uyulmadığım, faizin ...'ye göre istenilmesi gerektiğini, hasar bedelinin ödendiğinin ispatlanması gerektiğini, navlun bedelinin davalı şirket tarafından hak edilmiş olup iadesinin ıstenemeyeceğini, davacı tarafin iddia ettiği alacağın likit ve muayyen olmadığından %20 inkar tazminatının ıstenemeyeceğini, davanın husumetten olmazsa esastan reddini, davacı tarafa %2O'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde dilekçesinde özetle; Hak sahibi olmayan kişinin zararını karşılayan davacı tarafın işbu davayı açarken korunabilir menfaati olmamasından ötürü davanın aktif husumet ehliyeti yolduğundan reddini, teslimin şekil şartlarına uymadığını, satıcının ürünü sözleşme koşullarına göre hazırlanmadığını, alacak talebinin zamanaşımına uğradığını, emtiaya ilişkin gümrük beyanının ve asıl beyanın gönderici tarafından sigortalıya geç gönderildiğinden hasarın davalı sigortalı şirkete yüklenemeyeceğini, dolayısıyla davalı sigorta şirketinin de sorumlu tutulamayacağını, istenen bedelin sigorta poliçesi limitleri dahilinde ve poliçe kapsamında olmadığını, taşımacının ... gereği sınırlı sorumlulukları olduğunu, yasal ihbar süresine uyulmadığını, ...'ye göre %5 üzerinden hesap edilecek temerrüt faizinin talep edilebileceğini, davanın aktif husumetten olmazsa esastan reddini, davacı taraf aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, ticari defterlerin incelenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 17/06/2025 tarih ve 2024/354 Esas - 2025/468 Karar sayılı kararında;"...Asıl dava, kiraz emtialarının ... karayolu taşıma sırasında hasarlandığı ve hasar bedelinin akdi taşıyıcı tarafından taşıtana ödendiğinden bahisle fiili taşıyıcı ... ... Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve sigortacısı olan davalılardan rucüen tahsili talebine ilişkindir.Mahkememizde birleşen İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/187 Esas sayılı davası ise kiraz emtialarının ... karayolu taşıma sırasında hasarlandığı ve hasar bedelinin akdi taşıyıcı tarafından taşıtana ödendiğinden bahisle fiili taşıyıcı ... ... Nakliyat ... rucüen tahsili talebine ilişkindir.... kara taşımacılığından kaynaklanan uyuşmazlıkların Türk Ticaret Kanununun taşımaya ilişkin hükümlerine göre değil, ... bir anlaşma olan ... (Eşyaların Karayolundan ... Nakliyat İçin Mukavele Sözleşmesi) hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (...)’nin 17/1. maddesi gereğince taşıyıcılar, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğranılan ziya, gecikme ve hasardan müştereken ve müteselsilen sorumludur. ...'nin 17/2 maddesi uyarınca, eğer kayıp, hasar ya da gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse taşımacı sorumlu tutulamaz. Yine ...’nin 18/2 maddesi uyarınca, kayıp, hasar ve gecikmenin 17/2 maddede öngörülen nedenlerden birinden doğduğunu kanıtlamak taşımacıya aittir. Yine ... 8/1-b maddesinde yükleme sırasında yükün ambalajının görünürdeki durumunun taşıyan tarafından kontrol edileceği, 2. Maddesinde yükün ambalajındaki görünür durumu ile ilgili çekincesini taşıma senedine yazacağı belirtilmiştir.Yine ... 9/2 maddesi uyarınca sevk mektubunda, tasımacı tarafından beyan edilmis çekince yok ise aksi kanıtlanmadıkça tesellümde yükün ve ambalajların iyi durumda olduğu, sayılarının, marka ve numaralarının sevk mektubunda yazılı olanlara uyduğu varsayılır. ...’nin 30/1 maddesi uyarınca ise, alıcının taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden 7 gün içinde durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu hususun onun yükü sevk mektubunda belirtilen şekilde aldığına kanıt oluşturacaktır....'nin 32/1. maddesine göre; bu sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır. Zamanaşımı başlangıcı ise; teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihi, tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra, kararlaştırılmış zaman limiti yoksa yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60. Gündür. Mahkememizce bu kapsamda davalının zamanaşımı itirazının 2. Celse 3 nolu ara karar ile arabuluculuk başvuru süreci de dikkate alınarak reddedilerek davaya devam olunmuştur. Bu açıklamalar ışığında tarafların sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası dosyamız içeresine getirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinde 43.260,00 USD (262.263,75 TL) tutarlı Asıl alacağın icra giderleri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek (Yıllık %7,00 TBB-Mevduat USD (Kamu Banka) değişen oranlarda) faizi ile tahsili için takip yapıldığı, Borçlunun da süresi içeresinde 31.05.2019 tarihli itiraz dilekçesinde "Dosya alacaklısına davalı şirketin borcu bulunmadığım, takibe, takibe konu borcun tamamına, konusuna, anaparaya, yetkiye, vekalet ücretine, işlemiş ve işleyecek faize, icra masrafına ve borcun tüm ferilerine itirazlarının kabulünü ve takibin durdurulmasını" borca itiraz ettiği anlaşılmıştır.Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra; "İş bu davanın kabulü ile İstanbul 6 İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında davalının itirazının davalı ... Uluslar Arası Taş san ve tic Ltd den 2.000.-Euro üzerinden iptali ile takibin devamına, davalı ... Sigorta yönünden ise 10.500.-USD üzerinden iptali ile takibin devamına takipten sonra asıl alacak olan bu miktara 3095 SY nın 4/a Md uyarınca Euro ve USD faizi uygulanmasına, fazla istemin reddine, % 20 icra inkar tazminatı istemi talep yargılamayı gerektirdiğinden reddine, ... " karar verilmiştir.Bu karar davacı vekili, davalı ... ... Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili süresi içerisinde istinaf edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 13. Hukuk Dairesinin 2021/2131 Esas, 2024/750 Karar sayılı 02/05/2024 tarihli ilamı ile kaldırılmıştır. Kaldırma ilamında özetle; "Davanın konusunun yazıldığı, ancak taraflar arasında temel uyuşmazlık konularının tespit edilerek uyuşmazlık konularına ve taraf vekillerinin dava dilekçesi ve cevap dilekçelerinde sıralı halde belirtilen iddia ve savunmalarına ve dayanılan delillere ilişkin Mahkemece bir değerlendirme yapılmadığı, hangi sebeplerle tarafların iddia ve savunmalarına itibar edildiği veya edilmediğinin açıklanmadığı, davalıların aktif husumet ve zamanaşımına ilişkin usulü itirazlarının, ihbar süresine ilişkin savunmalarının değerlendirilmediği, davacının zararı dava dışı göndericiye ödeyip ödemediği hususunun araştırılmadığı, taşımaya ilişkin belgelerin ve gümrük belgelerinin celbedilmediği, yabancı dildeki evrakların Türkçe çevirilerinin sundurulmadığı, davacının zararının geç teslimden kaynaklı olarak oluştuğu kabul edilmesine rağmen davalıların buna ilişkin temel savunması olan göndericinin kusurunun araştırılmadığı ve gerekçeli kararda değerlendirilmediği, davacının emtianın uygun sıcaklıkta taşınmadığı ve davalıların sınırlı sorumlulukları altında kalan ve talep edilen tüm zarardan sorumlu olduğu iddia edilmesine rağmen dava konusu emtiaya ilişkin sektör bilirkişisinin olmadığı bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonuca gidildiği, uygun sıcaklıkta taşınması halinde geç teslim edilse bile zararın oluşup oluşmayacağına, bu durumda ne kadarlık miktarda zarar oluşacağına, uygun sıcaklıkta taşınmaması durumunda bu hususunda zarara sebebiyet verip vermediğine, davalıların zararın tamamından sorumlu olduğunun kabul edilmesi halinde talep edilen zararın rayice uygun olup olmadığına ilişkin sektör bilirkişisinden görüş alınmadığı, uygun sıcaklıkta taşınmama durumunda davalıların ağır kusurlu olup olmadığının tartışılmadığı, davanın temeli olan söz konusu bu uyuşmazlıların irdelenmediği, tarafların bilirkişi raporuna itirazlarına ilişkin yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması veya ek rapor alınması talepleri hakkında karar verilmediği gibi itirazlarının gerekçeli kararda karşılanmadığı, bilirkişi raporuna hangi gerekçe ile itibar edildiği veya edilmediği belirtilmemiş ve genel olarak bilirkişi raporunun belirli kısımlarının karara yapıştırılmak suretiyle karar yazıldığı, bunun yanında Mahkemece zararın geç teslimden kaynaklandığı ve davalıların sorumluluğunun 10.500 USD navlun ücreti ile sınırlı olduğu, sigorta poliçesi limiti 2.000.000,00 Euro olması sebebiyle sigorta şirketinin de 10.500 USD zarardan sorumlu olduğu gerekçeli kararda kabul edilmesine ve sigortalının sorumlu olduğu miktar kadar sigorta şirketininde sorumlu olması gerekmesine rağmen hangi gerekçe ile hükümde davalı ... Uluslar Arası Taş San ve Tic Ltd den 2.000.-Euro üzerinden iptali ile takibin devamına, davalı ... Sigorta yönünden ise 10.500.-USD üzerinden iptali ile takibin devamına karar verildiği, davalıların zararının 10.500 USD olduğu kabul edilmesine rağmen hangi gerekçe ve hesaplamaya göre davalı ... ... Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2.000 Euro zarardan sorumlu olduğunun kabul edildiği anlaşılamamış, davacı tarafından icra takip talebinde ve dava dilekçesinde USD üzerinde talepte bulunulmasına rağmen talebe aykırı olarak şirket yönünden Euro üzerinden hüküm kurulmuş, yine gerekçeli kararda davacının ... 27 maddesi uyarınca % 5 oranda faiz talebinde bulunabileceği kabul edilmesine rağmen hükümde 3095 Sayılı 4/a Md uyarınca Euro ve USD faizi uygulanmasına karar verilmiş, davanın kısmen kabulüne karar verilmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine denilmesine rağmen davanın kabulüne şeklinde hükme başlanmış olup, gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olduğu ve çeliştiği anlaşılmıştır. Ayrıca Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere somut uyuşmazlığa dava konusu emtianın Türkiye'den Rusya'ya taşınması ve her iki ülkenin taraf olması sebebiyle ... Konvansiyonu hükümleri uygulanacağı açık olmasına rağmen kararda ... hükümleri dışında TTK hükümlerine de atıfta bulunulması yerinde olmamıştır. Mahkemece usul ve yasaya uygun gerekçeli karar oluşturulmadığından Dairemizce de tarafların istinaf sebepleri denetlenememiştir. Bu sebeplerle davacı vekilinin ve davalılar vekilinin bu yönlerdeki istinaf sebeplerinin yerinde görüldüğü, açıklanan nedenle, davacının ve davalıların istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler ile ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 297 ve 353/1-a6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, davacının ve davalıların sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği " gerekçesi ile mahkememiz hükmünü kaldırmıştır. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/12/2024 tarihli, 2021/187 Esas 2024/747 Karar sayılı ilamı ile verilen birleştirme kararı uyarınca dosya Mahkememizin 2024/354 esas dosyası içerisine alınmıştır.Bilirkişi heyetinin düzenlediği 21/03/2025 tarihli 14 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacının aynı takip talebine konu ettiği borçlulara karşı asıl dava ve birleşen dava olmak üzere iki dava açtığı; Huzurdaki davanın davacısının akdi taşıyıcı olarak ... şirketini dava konusu taşıma bakımından yetkilendirdiği, ... şirketinin de taşıma konusunda ... şirketini yetkilendirdiği ve emtianın fiili taşımasının ... tarafından yapıldığı ve ... Şirketinin alt/ara taşıyıcı, ... şirketinin ... belgesi düzenleyen fiili taşıyıcı olduğu; Taraflar arasındaki ihtilafın özünün, davacı şirketin akdi taşıyıcı olduğu ve bir nolu asıl davalı ... şirketinin fiili taşıyıcı olduğu Alaşehir/Rusya Kiraz taşımasında kiraz emtiasının 96100 bozulmasının gecikme kaynaklı mı yoksa araç içi ısının muhafaza edilmemesi kaynaklı mı olduğu veya müterafik kusur ve ağır kusur değerlendirmesine yer olup olmadığı, davacının hasar sebebiyle bir zarar görüp görmediği, davalılardan rücuen hasar miktarını tazmine edip edemeyeceği, Zamanaşımı, tazminat miktarının ne olduğu ve faiz hususlarında toplandığının anlaşıldığı; Davanın esasının ... hükümlerine tabi olduğu; “DAP-Novosibirsk” teslim koşuluyla satış yapıldığından dolayı emtianın hasarlı olmasından dolayı alıcı tarafından kabul edilmemesi nedeniyle gönderen/satıcı ... Şirketinin zarar uğradığında herhangi bir tereddüt bulunmadığı; ancak davacının bu şirkete ödemesine ilişkin herhangi bir dekont vb. sunmadığı fakat cari hesap ve muavin defter kayıtlarına aldığı bu nedenle davacının ödemesi yönünden takdir ve değerlendirmenin Sayın Mahkemede olduğu, davacının söz konusu bedeli ödemiş olduğu takdir edilirse huzurdaki dava bakımından husumet ehliyetinin bulunduğunun değerlendirildiği; Emtianın araç içi ısının talimata uygun olmaması ve aşırı derecede yüksek olasından dolayı bozulduğunun 28.06.2018 tarihinde ithalatçı firma adına Rusya Gümrüğünde yapılan kontrollerinde anlaşıldığı ve ... belgesine emtianın tamamının bozuk olduğuna dair şerh düşüldüğü, bu tespitin yapıldığı anda emtianın iki hafta raf ömrünün bulunduğu; bundan sonraki 14 günlük sürecin emtianın imha ve/veya sovtaj değeri elde etmek için araç üzerinde kalmasından kaynaklandığı kanaatinin oluştuğu; bu nedenle gecikmenin hasar üzerinde etkili olduğu veya gecikmenin araç içi sıcaklığın yüksekliğinden dolayı bozulan emtia ile zarar arasındaki illiyet bağını kestiği anlamına gelen savunmaların yerinde görünmediği veya ispata muhtaç olduğu; öte yandan iklimlendirmeli bir taşıma söz konusu olduğundan dolayı davalıların emtianın bozulabilir türden olduğu savunmasını ... m.18/4 ve 17/4-d hükümleri nedeniyle ileri sürmelerinin söz konusu olmadığının değerlendirildiği; Hasarın taşıma süreci içinde meydana geldiğinin ... belgesinden anlaşıldığı ve taşıyıcının hasardan haberdar olmasına göre hasar ihbarının yapılmadığı savunmasının yerinde olmadığının değerlendirildiği; İcra takibinin zamanaşımı süresinin aşılmasından önce 23.05.2019 tarihinde başlatılması ve huzurdaki davanın da takipten itibaren bir yıllık süre geçmeden 15.01.2020 tarihinde açılmasına göre huzurdaki davanın zamanaşımına uğramadığının değerlendirildiği (... m.32; TBK m.154/2); Dava konusu olayda ... m.29 anlamında pervasızca davranış kusuru bulunmadığı, ancak sorumluluk sınırı ile hasar arasındaki sorumluluk sınırı lehine olan fark gözetildiğinde (birleşen davadaki raporda da tespit edildiği gibi) asıl ve birleşen davalıların, davacıya karşı, gerçek zarardan müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olduğunun değerlendirildiği, Eksper raporunda emtia fatura değeri (TTK m.880/3) ile imha, depo ve inceleme masrafları üzerinden yapılan hesaplamaya göre dava konusu olayda gerçek zararın 42.675,18 USD olduğu yönündeki hesaplamanın, yukarıda arz edilen gerekçelerle, ... m.23 hükümlerine uygun olduğu; davacının reklamasyon miktarı ile huzurdaki dava konusu talebinin 43.260,00 USD olduğu, dolayısıyla talep ile bağlılık rücu davası olmasından dolayı davacının talep edebileceği miktarın 43.260,00 USD olduğunun değerlendirildiği; ... m.27'ye göre faiz yıllık 965 olup Yargıtay, somut olayda olduğu gibi yabancı para üzerinden taleplerde bu hükmü doğrudan uygulandığı; Birleşen davanın davalısı ... şirketinin ara taşıyıcı olduğu yönündeki tespitlerinin ve ... m.37/1-a gereğince fiili taşıyıcının kendi taşıma sürecinde ortaya çıkan zıya ve hasarın tamamına katlanması gerektiğinden dolayı birleşen davanın davalısının taşıyıcılar arasındaki iç ilişkide katlanması gereken bir tazminat miktarı bulunmadığı, dış ilişkide ise davacıya karşı diğer davalılarla birlikte müteselsilen sorumlu olduğunun değerlendirildiği; sonuç ve kanaatine varılmıştır.Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; davacı ile dava dışı ... ... Tanm Ve Gıda Tic A.Ş arasında, davaya konu kiraz emtiasının Türkiyeden Rusya'ya taşınması hususunda anlaşma yapıldığı, davacı tarafından taşımanın fiilen yapılması amacıyla birleşen davalı ... Şirketini yetkilendirdiği ancak ... belgesini düzenleyen ... Şirketi değil asıl davada davalı ... olduğu, bu durumda ... şirketinin de taşıma konusunda ... şirketini yetkilendirdiği ve emtianın fiili taşımasının ... tarafından yapıldığı, sonuç olarak ... Şirketinin alt/ara taşıyıcı, ... şirketinin ... belgesi düzenleyen fiili taşıyıcı olduğu anlaşılmaktadır. Asıl davada davalı ... sigortanın ise davalı ... şirketinin sigortacısı olduğu, dava dışı göndericiye ait Rusya'ya ihraç edilen dava konusu kiraz emtiasının uygun sıcaklıkta ve sürede taşınmaması ve davalı fiili taşıyıcının kusurlu olması sebebiyle zarara uğradığı iddiası ile davacı tarafından göndericiye ödenen zarar miktarının asıl ve birleşen davalılardan tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır.Öncelikle davacı akdi taşıyıcının davalılardan talepte bulunabilmesi için zayi olan emtia bedelini dava dışı taşıtan şirkete ödemiş olması gerektiği, buna ilişkin dosyanın incelenmesi neticesinde davacı tarafından hasarın ödendiğine ilişkin hiçbir delil sunulmadığı (ödeme belgesi, dekont vb), her ne kadar dava dilekçesinin deliller kısmında "müvekkilimin cari hesap dökümü hasarın ödendiğini kanıtlar." şeklinde delile dayanılmış ise de mahkememizce gerek bozma öncesi bilirkişi raporu ile gerekse de bozma sonrası alınan bilirkişi raporu ile; dava dışı taşıtan tarafından, davacıya fatura düzenlendiği tespit edilmiş ise de bu faturanın davacı tarafça ödediğine ilişkin hiçbir delil sunulmadığı, bilindiği üzere ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını kanıtladığı ancak fatura içeriğindeki mal veya hizmetin tesliminin dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli olmadığı, buna göre davacı defterlerinde kayıtlı dava dışı taşıtan şirket tarafından düzenlenen faturanın ödendiğinin ispatının gerektiği, istinaf ilamında belirtildiği üzere "davacının zararı dava dışı göndericiye ödeyip ödemediği hususunun araştırılmadığı" mahkememizce bu yönde yapılan araştırmada, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile zararın davacı tarafından fiilen ödendiğinin mali bilirkişi tarafından ifade edilmediğinin tespit edildiği, buna rağmen davacı tarafından ödeme belgesinin mahkememize ibraz edilmediği, mahkememizce davacı tarafından zararın dava dışı taşıtan şirkete ödendiğine ilişkin kanaat oluşmadığı anlaşıldığından davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı kanaatine varılarak asıl davanın ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile, ''1-Asıl davanın ve birleşen davanın aktif husumet nedeniyle reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu, dava dışı firmanın düzenlediği faturanın taraflarınca ödenmediği ve bu nedenle aktif husumetleri olmadığı yönünde bir gerekçe belirtildiğini, oysa ki söz konusu faturanın mal faturası değil, iade faturası olduğunu, bu faturanın cariden mahsuplaşmak kaydıyla zararın müvekkil üzerinde kaldığını, dava dışı Köllla ... Tarım Gıda A.Ş firmasının düzenlediği 43.260 USD bedelli faturanın müvekkil firma tarafından ödendiğinde dair bir belge sunulamadığı yönünde gerekçe yazıldığını, yerel mahkemenin bu hususta bir ara kara kurmadığı gibi, kararı veren hakimin de bu hususta hiçbir araştırma yapmadığını, 21.03.2025 tarihli bilirkişi raporunun 12.sayfasının 3.maddesi gereği ... ... firmasının müvekkile düzenlediği faturanın ilgilisine ödendiğine dair dosyada bir dekont bulunmadığı ancak defter kayıtlarına borç olarak alındığının tespit edildiğinin belirtildiğini, söz konusu rapordan sonra yapılan ilk duruşmada da yerel mahkeme hiçbir araştırma yapmaksızın davanın aktif husumetten reddine karar verildiğini, yerel mahkemenin söz konusu faturanın ödenmesine / cariden mahsubuna yönelik bir ara karar kurmadan, bu hususta taraflarına süre vermeden, müvekkilin ya da dava dışı ... ... firmasının ticari defterlerini incelemeden bu kararı verdiğini, oysa ki dava konusu 43.260 USD bedelli faturanın müvekkile düzenlenen bir iade faturası olduğunu, yani bu faturanın bir ödemesinin olamayacağını, müvekkilin caride mahsup kaydıyla bu zararı üzerine aldığını, dolayısıyla müvekkilin aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, Dava dışı ... ... firmasının müvekkile düzenlediği 43.260 USD bedelli faturanın 'reklamasyon' iade faturası olduğunu, yani söz konusu faturanın hasarlı mala yönelik bir mal faturası olmadığını, kaldı ki müvekkilin de mal sahibi değil, forwarder firma olduğunu, müvekkilin ... ... firması ile devam eden bir ticari ilişkisi bulunmadığını, bu ticari ilişki kapsamında ... ... firmasının müvekkile iade faturası düzenlediğini, bu yolla 43.260 USD bedelli zararın müvekkil üzerinde kaldığını, İstanbul BAM 13.HD'sinin kaldırma kararından önce yapılan yargılamada muhasip bir bilirkişinin müvekkilin defterini incelediğini, 01.03.2021 tarihli bu bilirkişi raporunda söz konusu faturanın müvekkilin ticari defterine borç olarak kaydedilmiş olduğunun da tespit edildiğini, yerel mahkemenin BAM'ın kaldırma kararı sonrası yaptığı yargılama da ise dosyayı muhasip bir bilirkişiye göndermediğini, taşıma hukuku uzmanlarının verdiği rapor sonrası bu hususta taraflarına da bir süre vermediğini, oysa ki 01.03.2021 tarihli eski raporda, bu bedelin deftere borç olarak kaydedildiğini, yerel mahkemenin ilgili faturanın iade faturası olduğu ve mahsuplaşma kaydıyla da zararın müvekkil firma üzerinde kalacağını bilmediğinden olsa gerek; eski tarihli raporu hatalı yorumladığını, kaldı ki söz konusu raporun 4. sayfasında ilgili faturanın defter kaydına borç olarak işlendiği tespiti dışında tahsilat olmadığı şeklinde bir tespit de bulunmadığını, yerel mahkeme bu konuda bir eksiklik olduğuna takdir ettiyse; bu hususta beyanda bulunmak ve belgelerini sunmak üzere taraflarına süre vermesi veya müvekkilin dava dışı ... ... firmasının ticari defterlerine incelemesi gerektiğini, öncelikle dosya geneli ve defter kayıtları gereği zararın müvekkil üzerinde kaldığının tespitiyle aktif husumetimizin varlığının kabul edilmesi gerektiğini ve 21.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda işin esasında haklı oldukları tespit edildiğinden davanın kabulünün gerektiğini, Emtialardaki çürümenin davalı taşıyıcıların araç içi ısıyı verilen talimatlara uygun muhafaza etmemiş olması sebebiyle hakimiyet alanlarında meydana geldiğini, ziyanın gecikmeden kaynaklanmadığı ve gecikme ile zarar arasında herhangi bir bağlantı bulunmadığının rapor ile sabit hale geldiğini, dava konusu kiraz cinsi emtiaların Rusya'da yerleşik alıcısına nakliyesi raporda belirtildiği üzere alt taşıyıcı ... firmasının yetkilendirdiği fiili taşıyıcı ... firması tarafından gerçekleştirildiğini, dava konusu taşımada ... belgesi üzerinde açıkça kiraz cinsi emtiaların +2 derece taşınacağı yazılmış olmasına rağmen, taşıyıcıların işbu talimatın aksine frigrofik araç içerisindeki ısı derecesini muhafaza etmediklerini ve teslim aldıkları emtiaları aşırı sıcak şekilde +25/+30 derece taşıdıklarını, frigrofik araç ile yapılan taşımalar niteliği itibarıyla özel taşımalar olup buna yönelik verilen talimatların uygulanmamasının ağır kusur teşkil ettiğini, Bilirkişi heyeti raporunda da isabetli olarak gecikmenin hasar üzerinde etkisi bulunmadığı ve gecikme ile emtiaların zayi arasında bir illiyet bağı bulunmadığı, emtianın bozulmasına sebep olan olayın araç içi sıcaklığın talimatlara aykırı olarak yüksekte muhafaza edilmesi olduğu kanaatine varıldığını, zira emtiaların yüklendiği 21.06.2018 tarihinden Rusya Gümrükteki kontrol ve şerh tarihi olan 28.06.2018 tarihine kadar, herhangi bir gecikme söz konusu olmadığında dahi emtiaların fazlaca yüksek ısıya maruz kaldığını ve zayi olduğunu, nitekim bilirkişilerce de hasarın davalı sorumluluğunda ve hakimiyet alanında meydana geldiğinin değerlendirilmiş olduğunu, bu hususta herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, ... belgesi üzerindeki hasar şerhi ve Gümrükteki kontrol sonrası alıcının malları reddetmesi sebebiyle taşıyıcının emtiaları imha edilmek üzere araçtan tahliye ettiği göz önüne alındığında, davalıların hasardan haberdar olmadıklarının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davalı taşıyıcıların kusurları ile sebep oldukları hasara ilişkin hem bilgileri hem de görgüleri bulunduğunu, Davalı taşıyıcıların frigrofik araç ile yapmış oldukları taşımada talimatlara aykırı şekilde emtiaları yüksek ısıya maruz bırakmalarının ağır kusur göstergesi olduğunu, her ne kadar bilirkişilerce ağır kusur kabul edilmemişse de, dava konusu talepleri sınırlı sorumluluk limiti dahilinde kaldığından davalıların tam tazminle sorumlu olduğunun tespit edildiğini, kiraz emtiasına elverişli taşıma için dorse içi sıcaklığın +2 derece olması gerektiği taşıyıcı tarafından bilinmesine rağmen, emtialar dorse soğutucu ünitesi kapalı durumda aşırı yüksek sıcaklık altında taşındığını, davalının eşyanın niteliğini ve taşıma standartlarını bilmesine rağmen talimata aykırı olarak yapmış olduğu nakliye ile emtiaların tam zayi olması her halde pervasızca hareket ettiğini gösterdiğini, bu nedenle davalının tam kusurlu kabul edilmesi ve meydana gelen ziyanın tamamından sorumlu olması gerektiğini, Bilirkişiler her ne kadar davalıların ağır kusurlu olmadığı tespitinde bulunmuşsa da, dava konusu talepleri sınırlı sorumluluk limiti dahilinde kaldığından diğer bir ifadeyle talep ... uyarınca öngörülen sorumluluk sınırı altında olduğundan davalıların 43.260.000 USD'nin tamamını ödemesi gerektiğini, nitekim bu hususun raporunda da tespit edildiğini, bilirkişi raporundaki sonuç ve kanaatler ile iddialarının ispatlandığını, emtiaların talimatlara aykırı olarak taşınmasıyla çürümesine ve sonucunda zıyana sebep olan davalılar bakımdan asıl dosya ve birleşen dosyada davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl ve birleşen dava, davacının üst akdi taşıyıcı ve birleşen dava davalısının alt ara taşıyıcı, davalı ... Sigorta A.Ş'nin ... Sigorta Poliçesi ile sigortalısı ... ... Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin fiili taşıyıcı olduğu, dava dışı göndericiye ait Rusya'ya ihraç edilen dava konusu kiraz emtiasının uygun sıcaklıkta ve sürede taşınmaması ve davalı fiili taşıyıcının kusurlu olduğu iddiasıyla uğranıldığı ve davacı tarafından göndericiye ödendiği iddia edilen zararın davalılardan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece 08/06/2021 tarih ve 2020/35 Esas - 2021/505 Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 02/05/2024 tarih ve 2021/2131 esas ve 2024/750 karar sayılı ilamı ile kararın gerekçede belirtilen sebeplerle kaldırılmasına karar verildiği, Dairemiz kaldırma kararından sonra Mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davanın aktif husumet ehliyeti eksikliği sebebiyle reddine karar verildiği ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafından iş bu davada dava dışı gönderici ... ... firmasına ait kiraz emtiasının davalı alt taşıyıcı ve fiili taşıyıcının kusuru ile zayi olduğu iddiası ile dava dışı gönderici firma tarafından kendisine akdi taşıyıcı olması sebebiyle reklamasyon faturası olarak yansıtılan 43.260 USD bedelin davalılardan rücuen tahsilini talep etmiştir. Ancak davacı tarafından bu zararın talep edilebilmesi için söz konusu zararın dava dışı gönderici firmaya doğrudan yada mahsuplaşma ile ödendiğinin ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı söz konusu bedelin dava dışı gönderici firmaya cari hesapta mahsuplaşma yoluyla ödendiğini ileri sürmüş ise de, davacının ticari defter ve kayıtları ile cari hesap ekstresinde dava dışı gönderici ile aralarında süregelen ve devam eden bir cari hesap ilişkisinin bulunmadığının tespit edildiği, cari hesap ekstresi ve ticari kayıtlarında sadece dava konusu faturanın yer aldığı, davacı vekili tarafından istinaf dilekçesinde de davacı ile dava dışı ... ... firması ile devam eden bir ticari ilişkisinin bulunmadığının belirtildiği, dolayısıyla bir mahsuplaşmanın söz konusu olmadığı, bu durumda dava dışı gönderici şirketin ve davacının ticari defter ve kayıtlarının yeniden incelenmesinin ve davacı vekiline süre verilmesinin sonuca bir etkisinin bulunmadığı ve davacı tarafından zararın ve aktif husumetinin ispat edilemediği anlaşılmakla Mahkemece davanın bu gerekçeyle reddi kararı isabetli olup, davacı vekilinin aksi istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, davacının asıl davada ve birleşen davada verilen karara karşı istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl ve birleşen davada davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince asıl ve birleşen davaya yönelik ayrı ayrı alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harçların hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 18/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.