T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :2024/1612 Esas KARAR NO :2026/216 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2023/179 Esas - 2024/589 Karar TARİH:10/07/2024 DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) KARAR TARİHİ:05/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı isti…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :2024/1612 Esas KARAR NO :2026/216 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2023/179 Esas - 2024/589 Karar TARİH:10/07/2024 DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) KARAR TARİHİ:05/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 26.12.2022 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yaptığını, işbu toplantının 3 numaralı gündem maddesinin ... adına yönetim kuruluna seçilen üç yönetim kurulu üyesinin onaylanmasına ilişkin olduğunu, % 50 ortak olan müvekkilinin A grubu paya ayrıldığını, B grubu hisselere divan başkanını seçme ve yönetim kurulu üyesi seçme konusunda imtiyazlı iki oy verildiğini, diğer konularda oyların eşit olduğunu, onaya sunulan yönetim kuruluna ilişkin oylamada red kararı verildiği, bunun yerine yeni yönetim kurulu üyesinin seçimi yapıldığını bunun da gündeme bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, anasözleşmede yönetim kurulu seçmeye ilişkin gündem maddesinin oybirliği ya da oy çokluğu ile alınabileceğinin kararlaştırıldığını, bu usule uyulmaması sebebiyle de alınan kararın geçersiz olduğunu belirterek, neticeten genel kurulun tümden ya da yeni yönetim kuruluna üye seçiminin gündeme alınması ve yapılan seçimin batıl, yok hükmünde olduğunu tespitine, aksi halde kararların iptaline, ... adına belirlenen ve onaya sunulan adayların yönetim kurulu üyeliğine seçildiğinin tespitine karar verilmesini talep talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak davacının muhalefet beyanını kanunun aradığı şekilde sunmadığını, bu sebeple peşinen muhalefette bulunduğunu, yine davacı tarafından açılan davanın hukuki menfaat yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak davacının kötü niyetli olduğunu, devlet memuru olan kişilerin yönetim kurulu üyesi olamayacağını, buna ilişkin mütalaaların da davacıya gönderildiğini, ancak davacının bu konuda ısrar ettiğini, ... yönetim kurulunun üyelerinin genel kurulda onaylanmaması halinde yerine yeni üyelerinin seçilmesinin işbu gündem maddesinin devamı niteliğinde olduğunu, somut olayın gündeme bağlılık ilkesinin ihlaline ilişkin olmadığını, genel kurulun dilediği zaman yönetim kurulu üyelerini gündemde madde bulunmasa bile görevden alarak yerine yenilerini seçebileceğini, devlet memuru sıfatını taşıyan tam zamanlı idari görevleri bulunan öğretim üyelerinin şirket yönetim kurulu üyesi olarak seçilmemesine karar verilmesinin zaruri olduğunu, şirketin bu kişileri yönetim kurulu üyeliklerini onaylaması halinde kanuna muhalif olunacağını, seçilen bu üç kişinin kooptasyon yoluyla seçildiğini, bu kişilerin seçilememesi üzerine yeni bir üye seçilemezse şirketin organsız kalacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 10/07/2024 tarih ve 2023/179 Esas - 2024/589 Karar sayılı kararında; "Dava; 26.12.2022 tarihli olağanüstü Genel Kurul toplantısında 3. Maddesi ile alınan Yönetim Kurulu üye seçimine ilişkin kararın butlan ile batıl olduğuna ya da iptaline , davacı Vakfın önerdiği YK adaylarının seçildiklerinin tespitine ilişkindir.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır.Düzenlenen bilirkişi raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla kısmen hükme esas alınmıştır.Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce kısmen benimsenen bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmaları hep birlikte değerlendirildiğinde;Dava ; 26/12/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 3. Maddesinin butlan ile batıl olduğunun tespitine yada iptali ile davacının önerdiği adayların Yönetim Kurulu üyeliğine seçildiğinin tespitine ilişkindir.Davalı ...A.Ş. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...numarası ile kayıtlı olduğu, 12.09.1994 tarihinde 15.700.000 TL sermaye ile kurulmuştur.Şirket yönetim kurulu üyesi iken istifa eden ..., ... ve ...'ın yerine 6102 sayılı TTK'nın 363. Maddesi gereğince geçici olarak yönetim kurulu üyesi seçilen ..., ... ve ...'ın yönetim kurulu üyeliklerinin onaylanmasına ilişkin dava konusu olağanüstü Genel Kurul toplantısında uzun müzakere ve tartışmalar sonucunda yapılan oylamada oyların eşit çıktığı, bunun red anlamına geldiği, geçici üye seçilen bu kişiler reddedildiği (onaylanmadığı) için de bu kişilerin yerine aynı genel kurulda isim önermesi istenen ve yönetim kuruluna aday gösterme imtiyazına sahip olan A grubu adına yapılan konuşmada, “yeni aday belirleme noktasında görevli ve yetkili, ... Yönetim Kurulu'dur. Ayrıca genel kurulda yeni YK seçim maddesi yoktur. Olağan genel kurul gündemi ile olağanüstü genel kurul gündemi yönetilemez, buna ilişkin boşalan üyeliklere yeni yönetim kurulu seçimi istisnalar hükmünde olmayıp ancak oybirliği ile gündeme alınabilir. Bizim ise bu hususa muvafakatimiz yoktur. Onaylanmama durumu Vakfa bildirildiğinde yasal gereği yerine getirilecektir” denildiği,Buna karşılık davalı şirketi temsilen yapılan konuşmada, geçici üyelerin onaylanmadığı, dolayısıyla şirket yönetim kurulu boşaldığı için şirketin organsız kalma tehlikesi altında olduğu, gündemde geçici üyelerin onaylanmasına dair madde bulunduğu için, bunun üyelerin tamamlanması sonucuna yol açacağı, ilaveten TTK. 364 uyarıncagündemde madde olmasa dahi haklı sebeplerin varlığı halinde YK üyelerinin her zaman görevden alınabileceği ve yerlerine yenilerinin atanabileceği gerekçeleriyle yeni üye seçiminin yapılabileceğinin beyan edildiği, Akabinde toplantı başkanının, A grubu pay sahiplerine, boşalan üyeliklere yeni aday gösterip göstermeyeceklerini sorduğu, yeni aday gösterilmeyeceği ve hukuken bunun mümkün olmadığı cevabından sonra, ... genel kurul üyeleri olan ..., ... ve ...'ın aday gösterildiği, davacı ... adına buna karşı çıkılmasına rağmen, oyda imtiyazlı B grubu pay sahiplerinin oy çokluğu ile aday gösterilen bu üç kişinin seçildiği,Daha önce geçici üye seçilen ..., ... ve ...'ın yönetim kurulu üyeliklerinin onaylanmama gerekçesi olarak, bu kişilerin halen ... Üniversitesi Tıp Fakültesinde daimi statüde görevli ve profesör ünvanlı öğretim üyeleri olmaları, Yükseköğretim Mevzuatı ve Devlet Memurları Kanunu'nun 28. Maddesi uyarınca YK üyelerinin ticaret yasağı olduğu, adı geçen kişiler seçildiği takdirde bu yasağın çiğnenmiş olacağı, aksi yönde bir kararın yokluk veya butlan yaptırımının uygulanmasını gerektireceği, bu yönde Sayın Prof. Dr. ... ve Prof. Dr. ...'ın hukuki mütalâa verdikleri, geçici üye seçilen bu kişilerin anılan gerekçe ile onaylanmadığının beyan edildiği, buna karşılık söz alan ... temsilcisi ise, adı geçen kişilerin ... Üniversitesi tarafından kurulmuş ... adına temsilci olarak YK üyeliğine seçilmesine engel olmadığını, Prof. Dr. ... tarafından verilen mütalâada da bu durumun açıklandığını ve bu kişilerin kendi adlarına değil Vakfı temsilen görev yapacaklarını beyan etmiştir.Bu bilgi, tespit ve beyanlar çerçevesinde olayda incelenmesi gereken temel husus öncelikle, davacı vakfı temsilen geçici üye seçilen bu üç kişinin onaylanmama gerekçesinin haklı olup olmadığıdır.Üniversite ... personeli öncelikle. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nda ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'nda öngörülen özel personel rejimine tabidir. 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'nun 20. maddesinde ” Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile 657 sayılı Devler Memurları Kanunu hükümleri uygulanır.” denilmektedir. Ayrıca 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36. maddesinin 7. fıkrasında “Tabip. diş tabibi ve nıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanları, kanunlarda belirtilen haller dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi hükmüne tabidir.” hükmü yer almaktadır. Bu nedenle Yükseköğretim kurumlarında görev yapan öğretim elemanlarının kendi özel kanunları olan 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'nun ilgili hükümlerinin yaptığı atıf nedeniyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28. maddesinde öngörülen ticaret ve diğer kazanç getirici işlerde çalışma yasağına tabidirler. Tacir sıfatını haiz olacakları görevlerde bulunamazlar.Bu maddede düzenlenen temel yasak devlet memurlarının “tacir” veya “esnaf sayılmalarını gerektiren ve ticaret ve sanayi şirketlerinde görev almak suretiyle doğrudan ticari alanda faaliyette bulunma yasağıdır. Anonim şirket yönetim kurulunda görev almak da bu yasak kapsamına girmektedir. Bir ticaret müessesesinde görev almak anlamına gelmektedir. Bu durum elbette ticari yatırım yapmaktan, bir Anonim Şirkete ortak olmaktan farklı bir statüdür. Ortak olmak mümkün ve yasak değil iken, ticari şirketin yönetim kurulunda görev almak suretiyle ticari faaliyet içine dahil olmak yasak kapsamına girmektedir.Nitekim Yargıtay 11. HD de, 14.03.2011 t. ve E.2009/10138 K.2011/2606 sayılı kararında (lib.kazanci.com.tr): “..657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun emredici mahiyette bulunan 28. Maddesince devlet memurunun anonim şirket yönetim kurulu üyeliğine seçilmesi mümkün değildir ... yönetim kurulu üyesi seçilen ...'nin genel kurul tarihi ve yönetim kurulu üyeliğine seçildiği tarihte devlet memuru olup olmadığı üzerinde durularak, genel kurulun iptali istenen 3. ve 7. maddelerinin bu çerçevede değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi...” gerektiği sonucuna varmıştır.Bu durumda devlet memurlarının anonim ortaklık yönetim kurulu üyeliğine seçilme imkanı bulunmadığı belirlenmiştir.Davacı ... adına , davalı şirketin 26.12.2022 tarihinde yapılacak olan dava konusu Olağanüstü Genel Kurul toplantısına katılmak, muhalefet şerhi koymak üzere ...'nun, Kadıköy ...Noterliğinin ... yevmiye nolu vekaletname ile münferiden yetkilendirildiği, dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısına davacıyı temsilen ... ve ...'ın katıldığı butlan ile batıl olduğu aksi halde iptali talep edilen Gündemin 3.maddesinde " Şirket Yönetim Kurulu üyesi iken istifa eden ..., ... ve ...'ın yerine 6102 sayılı TTK'nın 363. Madde gereğince geçici olarak Yönetim Kurulu Üyesi olarak seçilen ..., ... ve ...'ın Yönetim Kurulu üyeliklerinin onaylanmasının müzakere edildiği,Müzakereler esnasında söz alan ... Anonim Şirketi'ni temsilen. ... özetle: Şirket Ana Sözleşmesi kapsamında (A) Grubu Pay Sahibi tarafından istifa eden Yönelim Kurulu üyelerinin yerine geçmek üzere bildirilen ve Şirket Yönetim Kurulu'nda geçici olarak görev yapmakla birlikle TTK'nın 363. Maddesi gereğince genel kurulun onayına sunulan kişilerin halen ...Fakültesi'nde devamlı statüde görev yapan profesör ünvanlı öğretim üyesi olmaları nedeni ile bütün mesailerini üniversite ile ilgili çalışmalara hasretmek durumunda oldukları, bu kişilerin özel kanunla belirtilen görevler hariç olmak üzere yüksek öğretim kurumlarından başka ücretli veya ücretsiz, resmi veya Özel başkaca bir iş göremeyeceklerini, ek görev alamayacaklarını ve serbest meslek icra edemeyeceklerini, yine bu Kişilerin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'nda sayılan istisnai haller dışında 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28. Maddesine tabi olduklarını, mezkur 28. Madde gereğince devlet memurlarının diğer yasak ve disiplin cezalarının yanı sıra gencl olarak ticaret ve sanayi müesseselerinde görev almalarının yasaklandığını, ... A.Ş.'nin tacir sıfatını haiz bir ticaret ortaklığı olduğunu, o nedenle genel kurulun onayına sunulan bu kişilerin şirketi idare ve temsil edecek en önemli organ konumunda olan yönetim kurulu üyeliği görevi yapmalarına hukuken imkan olmadığını, aksi yönde kararın mutlak batıl veya yok hükmünde olduğunu, bu hususta verilen yargı kararlarının olduğunu, TTK'nın 363/2 maddesinde belirtilen ve Yönetim Kurulu'na seçilmeyi engelleyen bir durumun varlığı halinde genel kurulda engeli olmayan başkaca kişi veya kişilerin Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmeleri gerektiğini, Tüm bu gelişmelerin şirketin (A) grubu pay sahihi olun ...'na, konu hakkında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakülte İdare Hukuku Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. ..., FSMVÜ Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. ...'nun hukuki mütalaaları ile konu hakkında daha önce İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı adına Prof. Dr. ... tarafından görevlendirmeye muvafakat verilmemesine dair kararı Noter marifeti ile birlikte iletildiğini, keza Genel Kurulca onaylanması istenen kişilerin halen tam zamanlı olarak görev yaptıkları ... Üniversitesi Rektörlüğü'ne 09.12.2022 tarihinde yazılı olarak başvurularak adı göçen kişilerin Rektörlük tarafından özel hukuk tüzel kişisi konumunda olan Şirketimiz yönetim kurulu üyesi olarak görev yapabilmelerine ilişkin 2547 sayılı yasa uyarınca bir görevlendirme yapılıp yapılmadığının sorulduğunu Rektörlüğün bu yazıya herhangi bir cevap vermediğini beyanla sonuç alarak geçici olarak Yönetim Kurulu Üyeliğine seçilen kişilerin kanuni şartları taşımadığını ve Genel Kurul tarafindan onaylanmasının mümkün olmadığını, Pay sahibi ... adına söz alan .... özetle. Geçici olarak Yönetim Kurulu Üyeliğine seçilen ..., ... ve ...'ın ... Üniversitesi kamu tüzel kişisinin kurucusu olduğu ... Fakültesi Vaklı adına temsilen Yönetim Kuruluna seçilmelerinde herhangi bir sakınca yoktur. Bu konuda ...Üniversitesi İdare Hukuku Ana Bilim Dalı Başkanı ve Kamu Hukuku Bölüm Başkanı Prof. Dr. ... tarafından verilen hukuki mütalaayı daha önce yönetim kuruluna bildirmiş idik. Daha önce şirketin uygulamasında gencl kurulda ... A.Ş.'yi halen temsil cden ... aynı statüde görev yapmıştır. Onaya sunulan YK üyeleri kendi adlarına değil Vakfi temsilen Yönetim kurulu'na önerildiklerinden bu kişilerin YK üyeliklerinin onaylanması hukuka uygundur. Bu kişilerin YK üyeliklerinin onaylanması gerekir." şeklinde beyanlarını tutanağa geçirdikleri, Yapılan müzakerelerden sonra 6102 sayılı TFK'nın 363. Maddesi gereğince geçici olarak Yönetim Kurulu Üyesi olarak seçilen ..., ... ve ...'ın Yönetim Kurulu üyeliklerinin onaylanması genel kurulda ayrı ayrı oylandığı, her bir Yönetim Kurulu üyesi için Yapılan oylamada; (A) Grubu Pay Sahibinin 7.850 adet kabul oyuna karşılık (B) Grubu Pay Sahibinin 7.850 adet red oyu verdiği, bu şekilde oyların eşit olarak dağıldığı,Türk Ticaret Kanunu'nda genel kurul kararlarının ancak çoğunluk ile alınabileceği öngörüldüğünden ve yapılan oylamada çoğunluk sağlanamadığından bu durumun red anlamına geldiği ifade edilerek geçici olarak Yönetim Kuruluna seçilmekle birlikte genel kurul çoğunluğu tarafından onaylanmayan ..., ... ve ...'ın Yönetim Kurulu Üyeliklerinin sona erdiği bildirildiği görülmüştür.Bunun üzerine Toplantı Başkanı söz alarak; geçici olarak Yönetim Kurulu'na seçilen adayların genel kurul tarafından onaylanmaması nedeni ile görevlerinin sona erdiğini, şirket Yönetim Kurulu'nun bu nedenle boşaldığını beyanla (A) Grubu Pay Sahibine Şirket Ana Sözleşmesi'nin 8. Maddesi uyarınca boşalan “Yönetim Kurulu üyelerinin yerine geçmek üzere kanuni şartları haiz başkaca 3 adet aday göstermesini, aksi halde Ana Sözleşmenin 11. Maddesi uyarınca Genel Kurul tarafından Yönetim Kurulu'nu aday gösterileceğini bildirdiği,Gündemin 3.maddesinde görüşülen, 6102 sayılı TTK'nın 363.maddesi gereğince geçici olarak Yönetim Kurulu üyesi olarak seçilen ..., ... ve ...'ın Yönetim Kurlu üyeliklerinin onaylanması talebinin oylanmasına geçilmeden önce ...'ın muhalefet beyanını tutanağa geçirdiği, geçici olarak Yönetim Kuruluna seçilmekle birlikte genel kurul çoğunluğu tarafından onaylanmayan ..., ... ve ...'ın Yönetim Kurulu üyeliklerini sona erdiği bildirilerek; boşalanYönetim Kurulu üyeliklerinin yerine geçmek üzere başkaca 3 aday gösterilmesinin aksi halde Ana sözleşmenin 11. Maddesi uyarınca Genel Kurul tarafından Yönetim Kurulu'na aday gösterileceğini belirtildiği, A grubu Pay sahibi adına söz alan ...'nun " yapılan olağanüstü genel kurul toplantısı olup gündeme bağlı olarak icra edilmesi gerekir, daha önce ... Kurulu'na geçici olarak seçilen YK üyelerinin onaylanması amacı ile toplanıldığını, ... adına yetkimizle mevcut bildirilen Yönetim Kurulu adaylarının onaylanması noktasındadır. Yeni aday belirleme noktasında görevli ve yetkili ... Yönetim Kurulu'dur. Ayrıca genel kurulda yeni YK seçim maddesi yoktur. Olağan genel kurul gündemi ile olağanüstü genel kurul gündemi yönetilemez, buna ilişkin boşalan üyeliklere yeni yönetim kurulu seçimi istisnalar hükmünde olmayıp ancak oybirliği ile gündeme alınabilir. Bizim ise bu hususa muvafakatimiz yoktur. Onaylanmama durumu Vakfa bildirildiğinde yasal gereği yerine getirilecektir." dediği,Buna karşılık ... A.Ş'yi temsilen.... söz alarak, Yönetim Kurulu üyelerine geçici olarak atanan Yönetim Kurulu üyelerinin genel kurulda onaylanmadığını, dolayısı ile şirket Yönetim Kurulu'nun boşaldığını, ana sözleşme uyarınca şirket Yönetim Kurulu'nun 7 kişiden oluşması gerektiğini, bu şekilde Yönetim Kurulu üyeliklerinin boşalmış olması nedeni ile şirketin organsız kalma tehlikesi altında olduğunu, şirkete geçici olarak yönetim kurulu üyesi olarak yapılan atamanın onaylanmasına dair maddenin Zorunlu olarak Yönetim Kurulu üyelerinin tamamlanması sonucunu doğuracağını, kaldı ki 6102 sayılı TTK'nm 364. Maddesi uyarınca gündemde madde olmasa dahi haklı sebeplerin varlığı halinde YK Üyelerinin her zaman görevden alınıp yenileri ile değiştirilebileceğini beyanla boşaları Yönetim Kurulu üyeliklerine seçim yapılmasında yasal engel olmadığını, ifade ettiği,Toplantı Baskanı ...'ın (A) Grubu Pay sahiplerine boşalan Yönetim Kurulu üyeliklerine yeni aday gösterip göstermeyeceğini sorduğu ( A ) Grubu Pay sahibi adına söz alan Sn. ... yeni aday göstermeyeceklerini, hukuken bunun mümkün olmadığını beyan ettiği,Ana Sözleşmenin 8. Maddesi uyarınca kanuni şartları haiz aday göstermemesi nedeni ile yine Ana sözleşmenin 11. Maddesi uyarınca boşalan Yönetim Kurulu üyeliklerine genel kurul tarafından şirketin organsız kalmaması için aynı zamanda (A) Grubu Pay Sahibi Vakfın Genel Kurul üyeleri olan ... (TCN ..., ... ( TCN ...) ve ... (TCN ...) aday gösterildiği,... adına söz alan Sn. ...: bu husus gündemde Olmayan bir konudur, tek başına ... A.Ş.'nin gündem belirleme yetkisi yoktur. Velev ki aksi durumda dahi genel kurul temsilcisinin Yönetim Kurulu üyeleri seçme hakkı yoktur. Bu gündeme alma ve seçim yapılması yok hükmündedir, muvafakat etmiyoruz dediği ve tutanağa beyanının geçtiği,Yapılan müzakereden sonra Yönetim Kurulu'nun boşalan üyeliklerine seçimi için yapılacak oylamada, Şirket Ana Sözleşmesinin 11. Maddesi ile Şirketin Genel Kurulu'unun Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında İç Yönergesi'nin 7. Maddesi uyarınca (B) Grubu pay sahiplerinin her birinin iki oyu olduğu hususu gözetileceği bildirilerek seçime geçildiği, verilen önerge doğrultusunda yapılan. Seçimde seleflerinin görev süresini tamamlayıncaya kadar Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmak üzere Yazılı beyanları ile bu görevi kabul ettiklerini beyan eden ... ( TCN ...), ... (TCN ...) ve ... (TN ...) 7.850 adet ret oyuna karşılık 15.700 adet kabul oyu ile ve oyçokluğu ile seçilmesine karar verildi." alınan karardan sonra usulüne uygun bir muhalefet şerhi bulunmadığı görülmüştür.Şirket Ana sözleşmesinin 8. Maddesinde " Şirket'in işleri ve idaresi Genel Kurul tarafından Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde seçilecek 7 (yedi) üyeden oluşan bir Yönetim Kurulu tarafından yürütülür. Yönetim Kurulu üyelerinin pay sahibi olma zorunluluğu yoktur.Yönetim Kurulu üyelerinden 3 (üç)/ü A grubu pay sahipleri ve diğer 4 (dört)'ü B grubu pay sahipleri tarafından gösterilecek adaylar arasından seçilecektir. Şu kadar ki, Yönetim Kurulu başkanı her zaman B grubu pay sahipleri tarafından aday gösterilen üyeler arasından seçilecektir. Şirket'te sahip olduğu paylarının tamamını satan bir pay sahibi, varsa kendisinin aday göstermiş olduğu tüm Yönetim Kurulu üyelerinin istifa etmesini sağlayacaktır. Yönetim Kurulu üyeleri en çok 3 (üç) yıl süreyle görev yapmak üzere seçilir. Görev süresi sona eren Yönetim Kurulu üyeleri yeniden seçilebilirler. Pay sahipleri, kendi takdirlerinde olmak üzere dönem dönem ve dilediği zaman yukarıda belirtilen A ve B gruplarırıın kontenjan oranlarına ve tercihlerine uyulmak şartıyla Yönetim Kurulu üyelerinin yerine Yönetim Kurulu'nda temsil edilmek üzere yeni kişiyi veya kişileri seçme hakkına sahip olacaktır. Yönetim Kurulu üyesi Genel Kurul tarafından, yukarıda belirtilen A ve B Grupları kontenjan oranlarına ve tercihlerine uyulması şartıyla, her zaman değiştirilir. Genel Kurul hissedar olmayanlardan da Yönetim Kurulu üyeliğine atama yapabilir.Yönetim Kurulu üyeliklerinden herhangi birinin, istifa, emeklilik, ölüm, azil ya da işe devamını engelleyen herhangi diğer bir sebeple boşalması halinde yeri boşalan üyeliğe işbu Esas Sözleşme esasları dahilinde aday göstermiş olan pay sahipleri tekrar aday gösterme hakkına sahip olacaktır. Aday gösteren pay sahipleri belirleyeceği adayı Yönetim Kurulu'na bildirecek ve Yönetim Kurulu boşluğu doldurmak amacıyla bu adayı Yönetim Kurulu üyesi seçecektir. Yönetim Kurulu üyesinin halefinin seçimi ilk Genel Kurul toplantısında pay sahipleri tarafından onaylanacaktır.Yönetim. Kurulu, Şirket işleri gerektiği zamanlarda toplanır; ancak her hâlükârda en az ayda bir kere toplanacaktır. Yönetim Kurulu'nu, Yönetim Kurulu başkanı toplantıya çağırır. Yönetim Kurulu toplantıları Şirket merkezinde veya Yönetim Kurulu'nun uygun göreceği başka bir mahalde yapılır. Yönetim Kurulu toplantı zamanı ve gündemi toplantıdan önce telefon, elektronik posta, her türlü mesajlaşma programı, faks veya taahhütlü mektup yoluyla Yönetim Kurulu üyelerine bildirilecektir.Yönetim Kurulu toplantılarının geçerli olabilmesi için üye tam sayısının çoğunluğunun toplantıda hazır bulunması şarttır. Kararlar, toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğunun olumlu oyu ile alınır. Yönetim Kurulu Toplantısına katılan üyelerin oylarının eşit olması halinde Başkan'ın oyu iki oy kabul edilir. Yönetim Kurulu toplanmadan elden imza yoluyla da karar alınması Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri ile bu maddedeki esaslara uymak koşuluyla mümkündür.Yönetim Kurulu üyelerine ödenecek huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim veya kardan pay vb. her türlü hakları Genel Kurul tayin ve tespit eder."Şirket Ana sözleşmesinin 11 . Maddesinde " Şirket'in olağan ve olağanüstü Genel Kurul toplantısı Şirket merkezinde veya Yönetim Kurulu'nca belirlenecek uygun bir yerde yapılacaktır. Olağan Genel Kurul, Şirket'in mali yılı sonundan itibaren 3 (üç) av içerisinde ve yılda bir defa toplanacaktır. Olağanüstü Genel Kurullar ise gerekli görüldüğü zamanlarda toplanacaktır.Olağan ve Olağanüstü Genel Kurul toplantılarına çağrı ve diğer usullere ilişkin işlemlerde, Türk Ticaret Kanunu ve işbu Esas Sözleşme hükümleri esas alınır. Genel Kurul | toplantı ve karar nisaplarında Türk Ticaret Kanunu hükümleri esas alınır. Olağan ve Olağanüstü Genel Kurul toplantılarında hazır bulunan pay sahiplerinin her bir pay için 1 (bir) oy hakkı vardır. Şu kadar kadar ki, işbu Esas Sözleşme'nin 8. maddesi uyarınca, A grubu veya B grubu pay sahipleri Yönetim Kurulu Üyesi adaylarını göstermemesi durumunda, bu adaylar Genel Kurul tarafından belirlenerek seçilir. B Grubu pay Sahiplerinin her birinin Yönetim Kurulu üyesi seçiminde 2 oyu vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 479.madde hükmü saklıdır. B Grubu pay sahiplerinin ayrıca her birinin Genel Kurulda toplantı başkanı seçilmesine ilişkin oylamada 2 oyu vardır.Genel Kurul toplantılarında pay sahipleri kendilerini diğer pay sahipleri veya hariçten tayın edecekleri vekil vasıtasıyla temsil ettirebilirler. Pay sahibi olan vekiller kendi oylarından başka temsil ettikleri pay sahiplerinin sahip oldukları oyları da kullanmaya yetkilidir. Genel Kurul toplantılarında oylar açık olarak verilir. Her türlü olağan ve olağanüstü Genel Kurul toplantılarında; Genel Kurul'un Toplantılarının Esas ve Usulleri Hakkında İç Yönerge hükümleri uygulanacaktır. " düzenlenmesine yer verildiği,Davacı vakıfa ait Yönetim Kurulu aday gösterme hak ve yetkisinin diğer eşit pay sahibi şirket tarafından kullanılmasının davalı şirket ana sözleşmesini dürüstlük kuralına ve kanuna aykırı olduğu iddialarının yaptırımının bu şekilde alınan kararların iptali olduğu, bu anlamda da, davacı vakfın iddia ettiği, dava konusu yapılan 26.12.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı 3 no'lu gündem maddesi ile ilgili kararın Davalı şirket Ana Sözleşmesine ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu iddiasının kararın butlanına değil, iptaline yol açacağı, keza, davalı şirketin Ana Sözleşmesinin 8 inci maddesinde A ve B Grubu pay sahiplerine tanınan, yönetim kuruluna aday gösterme hakkı, bir imtiyaz hakkı olup, kaynağını yasadan değil, Ana Sözleşme'nin 8. Maddesinden kaynaklanmaktadır.TTK 445. Maddesinde " 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler. " TTK 446. Maddesinde de ; "a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir." hususlarının düzenlendiği, iş bu davanın 3 aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı, ancak iptali istenen kararlardan önce söz alan ...'ın toplantıda olumsuz oy kullanmış pay sahibi temsilcisi olmadığı, kararın oylamasından önce muhalefet şerhi verilemeyeceği, ...'ın genel kurul toplantısına karşı olumsuz görüşlerini açıklayan yazılı beyanının ne zaman verildiğinin belli olmaması ve TTK 446. Maddesi anlamında muhalefet şerhi niteliğinde olmaması hep birlikte değerlendirildiğinde TTK 446/1-a maddesi kapsamında dava şartının oluşmadığı,Davacının gündeme bağlılık ilkesine aykırı hareket edildiği iddiası yönünden yapılan incelemede ise ; TTK md 364 birinci fıkraya göre, yönetim kurulu üyeleri, esas sözleşmeyle atanmış olsalar dahi, gündemde ilgili bir maddenin bulunması veya gündemde madde bulunmasa bile haklı bir sebebin varlığı hâlinde, genel kurul kararıyla her zaman görevden alınabilirler Yönetim kurulu üyesi olan tüzel kişi, kendi adına tescil edilmiş bulunan kişiyi her an değiştirebilir. Hükmünün yer aldığı, bu hükümle gündeme bağlılık ilkesine bir istisna getirildiği, buna göre haklı sebeplerin varlığı halinde genel kurul kararıyla yönetim kurulu üyeleri görevden alınabilirler, somut olayda gündemde geçici yönetim kurulu üyelerinin üyeliklerinin onaylanmasının olduğu, onaylama talebinin haklı olarak reddedildiği bunun sonucu olarak yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi gerektiği, ve buna bir engel bulunmadığı, ( Yargıtay 11 HD 1979/1882 Es.-1979/3487 K.) dolayısıyla gündeme bağlılık ilkesine uyulduğu, TTK 359/f-1 maddesi gereği anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin esas sözleşmeyle atanacağı yada genel kurul kararıyla seçileceği, mahkememizce yönetim kurulu üyesi seçilmesi veya seçildiğinin tespitinin mümkün olmadığı belirlenmekle ; koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır."gerekçesi ile, ''1-KOŞULLARI OLUŞMAYAN DAVANIN REDDİNE, 2-HMK 329. Madde kapsamındaki davalı taleplerinin koşulları oluşmadığından reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının davalı savunmalarının özeti gibi olduğunu; davacının iddialarının karşılanmadığını, mahkemenin dosyayı bilirkişiye gönderdiğini ancak yeni bir rapor alınmasına gerek duymadan ve mevcut raporun neden uygun bulunmadığına dair açıklama yapılmadan bilirkişi raporuna kısmen uyulduğu gerekçesinin aksine tamamen aksi yönde karar verildiğini; oysa raporda davalı görüşlerinin neden hukuki dayanaktan yoksun ve hukuka aykırı olduğu, davanın haklı bulunduğunun çok ayrıntılı olarak ifade edildiğini; son duruşmada dava dışı ...A.Ş'nin müdahil olarak davaya kabulüne karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, Dava dilekçesinde de belirtildiği üzere; ... Üniversitesi kamu tüzel kişiliğinin kurucusu olduğu, müvekkili ..., tıp bilimlerinin gelişmesine yardımcı olmak, topluma tıp alanında hizmet etmek, maddi durumu olmayan öğrencilere ve hastalara destek olmak amacıyla kurulduğunu; Vakıfın, bu amacını gerçekleştirmeye yönelik gelir elde etmek için başlangıçta %100'üne sahip olduğu davalı şirketi kurduğunu; her nasılsa Üniversite'de ve Vakıfta daha önce görev alan öğretim üyeleri tarafından daha sonra kurulan, başka bir işi de olmayan son duruşma da müdahilliğine karar verilen başka bir şirket tarafından % 50 hissesi satın alındığını; satışın usulsüz olduğu ve iptali için dava açılmışsa da Vakıflar Bölge Müdürlüğü'ne yapılan şikayetler nedeniyle müvekkili Vakfa 2015 yılında tedbir amaçlı geçici kayyım heyeti atandığını, satışın iptali davasını takip etmesi gereken kayyım heyeti, ... adına davalı şirkete kendilerini YK üyesi atadıklarını, ilk önemli işlerinden biri olarakta satışın iptali davasından feragat ettiklerini, satın alan şirket ile uzlaşmaya gittiklerini; şirketin değerine göre oldukça ucuz satıldığı düşünülen satış bedelinin çoğunu da sermaye arttırımları ile davalı şirkete iade ettiklerini; Vakfın elindeki % 50 hisse ve yönetim hakkı, kayyımlar eliyle nerede ise yok bedelle el değiştirdiğini, Müvekkili Vakıfın mevcut yönetimi göreve geldikten kısa süre sonra İstanbul Anadolu 9.Asliye Hukuk Mahkemesi'ne (2015/189 E.ve 2015/461 K.) müracaat ederek kayyımların görevden alınmasını sağladığını; tedbir amaçlı geçici atanan kayyımların, görevi iade etmemekte direndiğini, kararı istinaf ve temyiz aşamalarına taşıdığını; kararın uygulanması için kesinleşmesi gerekmemesine rağmen, davalı şirkette kayyımları muhatap aldığını; görevden alma kararına rağmen kayyımların, ortak şirketteki görevlerine daha istekli devam ettiklerini; ilk görevden alınma (04.03.2020) tarihleri ile kararın kesinleştiği (18.04.2022) tarihler arasında ...adına, hiçbir makamdan izin almadan ve bilgi vermeden, davalı şirketle işbirliği içinde Vakfın etkinliğini kaldırmayı amaçlayan esas sözleşme değişiklikleri yaptıklarını; Vakfın gelir getirmesi amacıyla, iyiniyet ve samimiyetle insanlara iyilik için kurduğu ciddi ekonomik değeri ve geliri olduğu bilinen şirketinin önce % 50'sinin elinden alındığını; oldukça ciddi değeri ve karlılığı olduğu bilinen davalı şirket, satış tarihinden sonra kurucusu Vakfa kar payı dahi ödemediğini; hukuka aykırı Genel Kurul ile de yönetimdeki kısmi hak ve yetkisinin de yok edildiğini, elinden alındığını,Kayyımların görevlerinin sona ermesi üzerine müvekkili Vakıfın halen % 50 hisseye sahip olduğu davalı şirkette temsil edilmek için dosyada ekli 04.08.2022 tarihli yazı ile Prof Dr...., Prof.Dr.... ve Prof.Dr....'ı YK üyesi olarak bildirdiğini; davalı şirket YK, ekli 15.08.2022 tarih ve 2022/ 08 sayılı kararı ile bildirilen YK üyelerinin atanmalarına, atamanın yapılacak ilk genel kurulun onayına sunulmasına ve durumun ...'ya bildirilmesine karar verdiğini,18.08.2022 tarihli ekli karar ve... kayıtlarına göre ... adına 3 kişi YK üyesi olarak tescil ve ilan edildiğini; YK üyesi olarak atanan 3.kişi sonraki YK toplantılarına da katıldıklarını; 05.12.2022 tarihli YK toplantısında müvekkil ... adına YK'na seçilen 3 YK üyesinin onaya sunulması amacıyla 26.12.2022 tarihinde yapılmak üzere olağanüstü GK kararı alındığnıı; bu süreçte YK üyesi olarak, YK toplantılarına katılan ... temsilcileri YK toplantı gündemlerine ilişkin ayrıntılı bilgiler istediğini, ihtirazi kayıtla kararları imzaladıklarını; ayrıca hakkaniyet ve adalet gereği tamamı Vakfa ait olması gereken davalı şirkette yapılan hukuksuz esas sözleşme değişikliklerinin yok hükmünde olduğunu ancak geçici dönemde, % 50 ortaklık payına uygun temsil ve söz hakkı taleplerini ısrarla dile getirdiklerini; ... adına toplantıya katılan temsilcilerin ( kötüniyetle yapılan esas sözleşme değişiklikleri nedeniyle yeterli çoğunlukları olmamasına rağmen) sorgulayıcı, ihtirazi kayıtla kararları imzalamak istemeleri ve ısrarla Vakfa kar aktarılması taleplerinden, diğer YK üyeleri özellikle YK Başkanı ciddi rahatsızlık duyduğunu gizleme gereği dahi duymadan ifade etmeye başladığını; Vakfın iştiraki davalı şirkette ..., kurulduğu günden kayyım atandığı güne kadar ... Fakültesi'nde görevli öğretim üyeleri tarafından temsil edildiğini,Olağanüstü ve gündemi isim belirtilerek yapılan ve toplanan GK'un esas sözleşme ve genel hükümlere uygun gündeme göre hareket edilmedğini, keyfi olarak, hak ve yetkisi bulunmayan diğer ortak şirket tarafından tek taraflı belirlen gündem ile müvekkili ... adına, Vakfa rağmen yeni Yönetim Kurulu üye seçimleri yapıldığını (Seçilen yönetim kurulu üyelerinin seçildiklerinden dahi haberi olmadığı ,ekli daha sonra yapılan ... Genel Kurulu'nda ,mütevelli de olan seçilen üyelerin beyanları) Olağanüstü GK'un daha önce seçilmiş ve sadece onaya sunulan YK üyelerini onaylamayıp, diğer hissedar şirketin tek başına, sahip olduğu % 50 hisse ile istediği şekilde yeni YK üye seçimini gündeme alması, seçim yapması, yasanın, esas sözleşmenin ve dürüstlük kuralının ihlali olup, yok hükmünde olduğunu; GK'da gündeme bağlılık ilkesine aykırı hareket edildiğini; ilan edilen GK gündeminde, YK üyelerinin onaylanmaması halinde YK'na yeni üye seçim maddesi olmadığını; toplantıya vekaleten katılan vekillerin ... Yönetimine ait olan bir yetkiyi yazılı talimat almadan kullanmalarının da mümkün olmadığını; gündemin, önceden seçilmiş ve tescil edilmiş YK toplantılarına katılmış YK üyelerinin, onaylanması ya da onaylanmaması olduğunu; vekillere verilen yetkininde bu yönde olduğunu; yeni üye belirleme ve önerme yetkisi münhasıran ... YK'na ait olduğunu; bu duruma Genel Kurul'da gerek gündeme madde ilave edilmeden ve YK'na yeni aday gösterilmesinden önce gerekse gündeme madde ilave edilip, aday gösterildikten sonrada ısrarla itiraz edildiğini ancak dikkate alınmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi , 10/01/2017 tarih ve 2016/405 E. , 2017/142 K.sayılı kararına göre; " Anonim şirketlerde genel kurulu toplantıya davete dair olan ilan ve davet mektuplarında toplantı gündeminin yer alması gereklidir. Gündem, genel kurulda görüşülecek hususların tamamını ifade etmektedir. Gündemi belirleme, genel kurul toplantısına karar veren organa aittir. Gündem, genel kurul toplantısının temelini oluşturmakta olup, buna göre ortaklar genel kurul toplantısına katılıp katılmama, gerekli hazırlık ve araştırma yapma, bilgi ve belge toplama, başka ortaklarla birlikte hareket etme gibi kararlarını belirleme imkanına sahip olurlar."Mahkeme'nin kabulünün aksine Vakfa ait YK aday gösterme hak ve yetkisinin diğer eşit pay sahibi şirket tarafından kullanılmasının davalı şirket ana sözleşmesine de aykırı olduğunu; B grubu hisselerin GK'da sadece Divan Başkanı ve ilan edilmiş gündemde bulunan Yönetim Kurulu üyelerini seçme konusunda 2 oy hakkı olduğunu; diğer tüm kararlarda eşit hisse oranları geçerli olup, eşit oy hakkı olduğunu; gündeme yeni madde alınması dahil kararlar oybirliği ya da oy çokluğu ile alınabileceğini; gündeme seçim maddesi olduğu kabul edilse dahi B grubu hissedar 2 oyu, ancak A grubu hissedarın hakkı olan aday belirleme tercihine uyulması şartıyla ve belirlediği adaylar hakkında kullanabileceğini; kendisinin keyfi olarak A grubu yerine aday belirleme ve seçme hakkı olmadığını; Vakfın aday belirleme hakkı mutlak imtiyazlı hak olup, aksine davranışla yapılan GK kararının YOK hükmünde olduğunu; şirket Ana Sözleşmesi'nin 10/ç maddesine göre ; "..haklı sebeplerin varlığı halinde yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması ve yerine yenilerinin seçilmesi hususları genel kurulda hazır bulunanların oy çokluğuyla gündeme alınır." Ana Sözleşmenin 8/2 maddesine göre ;" Pay sahipleri... A ve B gruplarının kontenjan oranlarına ve tercihlerine uyulmak şartıyla YK üyelerinin yerine YK'nda temsil edilmek üzere yeni kişi veya kişileri seçme hakkına sahip olacaktır. YK üyesi GK tarafından yukarıda belirtilen A ve B Grupları kontenjan oranlarına ve tercihlerine uyulması şartıyla her zaman değiştirilir." ana sözleşme hükümlerini de açık bir şekilde ihlal edildiğini, Mahkeme tarafından dava dilekçelerinde ileri sürdükleri dürüstlük ve eşitlik kuralına aykırılık iddiaları hakkında da hiçbir değerlendirme yapılmadığını; Vakfın önce % 50 payını hukuka aykırı şekilde satın alan bilahare başta YK olmak üzere GK 'da yetkilerini ve gücünü ortadan kaldırmayı amaçlayan B grubu hisse sahibinin kötüniyetinin çok açık olduğunu; halen % 50 eşit ortak olunan şirkete çaycı/ bekçi görevlendirme/ görevden alma yetkisi verilmeyen, ciddi karlılığı olan şirketten tek kuruş kar payı alamadığını, kar amacı olmayan, iyilik için kurulmuş ... olan müvekkili Vakıfın yönetimden dışlandığını; şirket üzerinde yönetim ve denetim imkanının kaybettiğini; bu durumun öncelikle TTK m.445'inde açık ihlali olduğunu; Kanunun 445’inci maddesinde dürüstlük kuralına aykırılığın genel kurul kararının iptali sebebi sayılmasındaki amacın bu gibi hususlar olup, oy çokluğuna sahip ortakların haksız ve bencil kararlarıyla azınlık pay sahiplerini ezmesine engel olmak olduğunu; anonim şirketlerde çoğunluğun, hak ve yetkilerini şirketin çıkarlarına uygun bir şekilde kullanmak yerine bu hak ve yetkilerin amacına aykırı olarak kullanırsa hukuk düzenince bu davranışın korunmaması ve genel kurul kararlarının iptal edilmesi gerektiğnii; yasal düzenleme kapsamında anonim ortaklığın amaç ve çıkarı haklı kılmadığı halde azınlık pay sahibinin zarara uğratılmasına neden olan çoğunluk kararları dürüstlük kuralına aykırı kararlar olduğunu ve iptal edilmesi gerektiğini; alınan karar içerik itibariyle TTK’nın 445’inci maddesi kapsamında kanuna ve şirket ana sözleşmesine uygun olsa dahi dürüstlük kuralına aykırı olduğundan Mahkeme tarafından TMK’nın 2’nci maddesi çerçevesinde denetime tabi tutulup iptal edilmesi gerekirken iptal edilmediğini; B Grubu hissedarın ortaklık menfaati gerektirmemesine rağmen yetkili olduğu kabul edilse dahi yetkilerini kötüye kullandığını; müvekkili Vakfın eşit paya sahip olduğu davalı şirkette tamamen meşru olan menfaatlerini açıkça zedeleyen GK kararı dürüstlük kuralınında doğrudan ihlali olduğunu,Müvekkili Vakfın hakkı olan YK üyeliğine aday gösterme ve seçme hakkının, şirketin diğer ortağı tarafından, Vakfa rağmen kullanılması eşitlik ilkesine de aykırı olduğunu; eşitlik ilkesi hukukun genel ilkelerinden olup anonim ortaklık GK kararlarını alma sürecinde de dikkat edilmesi gereken bir kural olduğunu; ortaklık hukukunda aynı hukuki konumda bulunan pay sahipleri, aynı nimete sahip ve aynı külfete tabi olması gerektiğini; TTK’nın “Eşit işlem ilkesi” başlıklı 357’nci maddesinde de tüm pay sahiplerinin eşit şartlarda eşit işleme tabi tutulması gerektiğini düzenlediğini; eşitlik ilkesi ayrıca yukarıda ifade edilen TMK.m.2’de düzenlenen dürüstlük kuralının anonim ortaklıklar hukukundaki yansıması olduğunu; geniş anlamda eşitlik ilkesine aykırılık, aynı zamanda dürüstlük kuralına aykırılık oluşturacağını; % 50 eşit paya sahip müvekkili şirketin ne GK' da ne YK'da temsilde, eşit hissenin karşılığı hak ve yetkiye sahip olduğunu, Mahkeme Genel Kurul'da peşinen muhalefet şehri verildiğini, alınan karara muhalefet edilmediğini iddia etmekte olduunu; oysa bu kabulün doğru olmadığını; aynı zamanda davalı şirket yetkilisinin de olan ... tarafından tutulan genel kurul tutanağına dahi aykırı olduğunu; tutanak sayfa 4'te ; " (A) Grubu Pay Sahibi adına söz olan Sn.... ; yapılan olağanüstü genel kurul toplantası olup,gündeme bağlı olarak icra edilmesi gerekir,daha önce ... Kurulu'na geçici olarak seçilen YK üyelerininin onaylanması amacı ile toplanıldığını, ... adına yetkimizle mevcut bildirilen Yönetim Kurulu adaylarının onaylanması noktasındadır. Yeni aday belirleme noktasında görevli ve yetkili ... Yönetim Kurulu'dur.Ayrıca genel kurulda yeni YK seçim maddesi yoktur.Olağan genel kurul gündemi ile olaağanüstü genel kurul gündemi yönetilemez,buna ilişkin boşalan üyeliklere yeni yönetim kurulu seçimi istisnalar hükmünde olmayıp ancak oybirliği ile gündeme alınabilir.Bizim ise bu hususa muvafakatımız yoktur.Onaylanmama durumu Vakfa bildirildiğinde yasal gereği yerine getirilecektir." denilerek, gündeme yeni yönetim kurulu üyesi belirleme ve yeni yönetim kurulu seçme yetkisine açıkça karşı çıkıldığını; buna rağmen, B grubu pay sahibi Hatice ... tarafından resen gündeme seçim maddesi eklendiğini ve Vakfa rağmen 3 kişinin aday olduğunu bildirdiğini; gündeme seçim maddesinin alınması ve A grubuna ait YK üyesi belirleme hakkı B grubu tarafından önerilmesi üzerine, bu defa yine müvekkili ... adına Sn....; " bu husus gündemde olmayan bir konudur, tekbaşına ... A.Ş'nin gündem belirleme yetkisi yoktur. velevki aksi durumda dahi genel kurul temsilcisinin Yönetim Kurulu üyeleri seçme hakkı yoktur. Bu nedenle gündeme alma ve seçim yapılması yok hükmendedir, muvafakat etmiyoruz, dedi." (genel kurul tutanak sayfa 5) davalı tarafından tutulan, yazılan tek taraflı genel kurul tutanağına göre dahi gerek gündeme seçim maddesi almadan önce gerekse gündeme seçim maddesinin alınmasından sonrada gerekli itirazlar yapıldığını, alınan karara şiddetle karşı çıkıldığını, Diğer hissedarın keyfi olarak tek başına ve oylama dahi yapmadan, gündeme seçim maddesi alması ve seçim yapmasının hukuka aykırı olduğunu; davalı şirketin organsız kalacağı iddiasının gerçek dışı olduğunu; mevcut yönetiminde 4 kişi bulunduğu gibi her zaman Vakıftan yeni yönetim kurulu üyesi talebinde bulunma hak ve yetkisi olduğunu; davalı şirketin toplantılarını salt çoğunluk(4 kişi) ile yapabilmekte ve salt çoğunluk ile karar alabilmekte olduğunu; aksi durumda dahi müvekkili şirketin imtiyaz hakkı olanan YK üyelerini resen seçme hak ve yetkisi B grubu pay sahibine geçemeyeceğini; müvekkili şirketin mutlak, imtiyaz hakkı olan YK üyesini seçmesi kadar seçmeme hakkı da olduğunu; diğer hissedarın kendisine ait YK üye seçme hakkını kullanmaması halinde bu hakkın müvekkili Vakfa gececeğine dair esas sözleşmeye hüküm konulmadığını; gerçek organsız kalmanın bu durumda gerçekleşebileceğini,Dosyaya sunulan uzman görüşlerinde de ifade edildiği üzere yönetim kurulu üyelerinin azli ve yeni üyelerin seçimi gündemde bulunmamakta ise, bu hususların gündeme alınabilmesi için gündemde finansal tabloların görüşülmesi maddesi bulunması gerektiğini, bu madde bulunmamakta ise oy çokluğu ile haklı sebepler dahilinde üyelerin azli ve seçimi konusu gündeme alınması gerektiğini; somut olayda genel kurul gündeminde konu ile alakalı bulunan tek maddenin kooptasyon yolu ile seçilen üyelerin onaylanması olduğunu; Kooptasyon yolu ile onaya sunulan üyeleri seçen yönetim kurulu üyelerinin B grubu pay sahibi temsilcileri olduğunu; genel kurul toplantı çağrısı ve onay gündemi de yine aynı yönetim kurulu tarafından belirlendiğini; genel kurulda B grubu pay sahibi temsilcisinin söz konusu üyelikleri onaylamadığını; dolayısıyla genel kurul gündeminden yola çıkılarak yeni üye seçiminin de gündeme dahil olduğundan bahsedilemeyeceğini; bunun yanında genel kurul gündeminde finansal tabloların görüşülmesi maddesi, oy çokluğu ile gündeme alınmış haklı sebeple azil ve seçim kararı, nihayet oybirliği ile gündeme alınmış yeni üye seçim kararları bulunmamakta olduğunu; ... AŞ yönetim kurulunda ...in yönetim kurulu üyeliğine seçim engeli olduğu fikri hâkim olduğuna göre, onaya sunulan üyeliklerin kendiliğinden sona erdiğinin kabul edilmesi ve genel kurul toplantı çağrısı yapılacaksa da doğrudan yeni üye seçimi gündemi ile çağrı yapılması gerekirken, gündem kooptasyon ile seçilen üyeliklerin onayı olarak belirlendiğini; bu durumun TK 446/1-b kapsamında gündemin gereği gibi ilân edilmemesi niteliğinde olduğunu, Yeni üye seçimine ilişkin bir gündem maddesi bulunmadığından, ayrıca A grubuna da genel kurulda gerekli aday belirleme ortamı sağlanmadığından, mevcut üyeliklerin onaylanması gündeminin kendiliğinden yeni üye seçimi gündemini kapsadığı, gündeme bağlılık ilkesinin temel amacı doğrultusunda kabul edilemeyeceğini, Mahkeme'nin ....maddesine uyarınca da yapılan işlemlerin doğru olduğu kabulünün hukuka aykırı olduğunu; mahkemece alınan bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak ifade edildiği üzere neredeyse oybirliği ile tüm doktrinin, öğretim üyelerinin yönetim kurulana seçilmelerinin önünde hukuki engel olmadığı görüşünde olduğunu; müvekkili Vakıfın davalı şirkette, kayyım dönemi hariç yıllardır Vakfın kurucusu ... Üniversite'sinin ve Vakfın bizzat gözetimi ve denetimi altında öğretim üyesi olan kişiler tarafından temsil edildiğini; ... adına davalı şirkette bulunan YK üyeleri bizzat kendi adlarına ticari faaliyette bulunmamakta, sadece ... adına bila bedel temsil görevlerini yerine getirmekte olduklarını; üniversitelerin kendi iştiraklerinde temsilci bulundurmasını engelleyici mevzuat hukukumuzda olmadığını; ... ve YÖK Kanununa muhalefet edilmesi sözkonusu olmadığı gibi aksi durumda dahi bu durum doğrudan atanan YK üyelerini ilgilendiren bir husus olduğunu; genel kurul öncesine kadar davalı şirkette aynı nitelikte YK üyesi bulunmaktayken, genel kuruldan kısa süre önce istifa ettirildiğini, davalı şirket Yönetim Kurulu'nda aynı sıfatla üye varken müvekkili Vakfın atanan YK üyelerinin sıfatlarına itiraz etmesi,davalı şirketin uzun yıllardır aynı niteliklere sahip üyelerin YK 'da bulunması nedeniyle somut zararının olmaması karşısında itirazının kötüniyetli olduğunu; ifade edilen MK.m.2'ye aykırılık teşkil ettiğini,Dilekçelerinin ekinde sundukları, ...Fakültesi, İdare Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı ve Kamu Hukuku Bölüm Başkanı Prof.Dr...., ekli raporunun sonuç bölümünde ifade edildiği üzere; 2547 Sayılı Kanunun 36 maddesi ve 657 Sayılı Kanunun 28.maddesinde, tacir diğer ifadeyle ticari kazanç elde etme saiki ile hareket eden kamu görevlisinin konu edildiği, 657 Sayılı Kanunun 28.maddesinde özel düzenleme uyarınca memurların kurumlarını temsilen yönetim kurulunda görev alabileceği,657 Sayılı Kanunun 28.maddesinde bu özel hüküm uyarınca öğretim üyelerinin de üniversite ve iştiraklerine temsilen yönetim kurulu üyesi olabilecekleri, kanun koyucunun amacının da özel hukuk tüzel kişilerinde pay sahibi olan kamu tüzel kişilerinin menfaatinin korunması olduğu,Öğretim üyelerinin...yönetim kurulu üyesi olmasına hukuki bir engel olmadığının yargı kararıyla ortaya konulduğu, öğretim üyesinin yönetim kurulu olamayacağına ilişkin ticaret hukuku mevzuatında yasal bir düzenleme olmadığı, bu durumda sadece personel hukuku bağlamından yaptırıma tabi olduğu, bu yaptırımın personelle kurumu arasında bir hukuki ilişkiyi ilgilendirdiği, herhangi bir şirketin yönetim kurulu adayını öğretim üyesi olduğu gerekçesiyle reddetmesine imkan tanıyan bir yasal düzenleme olmadığı, şirketlerin kurum-personel ilişkisinin tarafı olamayacağının ifade edildiğini, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ticaret Hukuku Anabilim Dalı E. Başkanı Prof. Dr. ... tarafından ifade edilen görüşe göre de ; " ... m. 28 hükmünün ilgili kısmı şu şekildedir : “ Memurlar Türk Ticaret Kanununa göre (Tacir) veya (Esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz, ticari mümessil veya ticari vekil veya kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamazlar. (Görevli oldukları kurumların iştiraklerinde kurumlarını temsilen alacakları görevler hariç).”. Hükmün devlet memurlarının ticari faaliyetlerde bulunmalarını veya tacirler adına belirli görevleri yerine getirmelerini, ayrıca kollektif şirketlerde ortak ve komandit şirketlerde komandite ortak, yani ticaret şirketlerinde sorumluluğu sınırsız ortaklardan olmalarını yasakladığını; anonim şirket yönetim kurulu üyeliğinin hükümde açıkça yasaklanan faaliyetler arasında zikredilmediğini; öte yandan anılan hükmün kamu ve özel hukuktaki yansımalarını ikiye ayırmak gerektiğini; ...'nin kamu görevlilerinin hak ve yükümlülüklerini, statülerini düzenleyen ve buna dair kurallar ve yaptırımlar öngören bir kanun olduğunu; TK'nın ise şirketler hukuku bölümünde tamamen özel hukuk alanında faaliyet gösteren ticaret şirketlerini ve bu şirketlerdeki pay sahipliği, yönetim kurulu üyeliği, denetçilik gibi çeşitli statüleri, bu statülere sahip olmak için gereken koşulları ve anılan kurallara riayet edilmemesinin yaptırımlarını düzenlemekte olduğunu; o halde bir devlet memurunun ...’ya aykırı davranışının hüküm ve sonuçları için ... çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerekirken, bir ticaret şirketinde kimlerin ortak ve yönetici olabileceği, kimlerin bu sıfatı taşıma ehliyeti bulunmadığı hususunda TK açısından tespitte bulunmak gerektiğini; TK dışında diğer kanunlarda da ticaret şirketlerine dair hükümlerin yer alabileceğini, yönetim kurulu üyesi olma ehliyetinin bu yöndeki açık ifadeler ile başka kanunlarda düzenlenebileceğini ancak bunun için ilgili kanunun amacı ve kapsamının, hükmün lafzı ve ruhu bir bütün olarak ele alınması, böyle bir değerlendirme yapılarak sonuca ulaşılması gerektiğini; Prof.... ve Prof. ... tarafından hazırlanan mütalâalarda devlet memuru statüsündeki kişilerin şirketlerde yöneticilik yapıp yapamayacağı ... açısından ele alındığını, netice olarak ... düzenlemesinin TK kapsamında anonim şirket yönetim kurulu üyeliğine seçilme engeli olduğu sonucuna ulaşıldığını; söz konusu yaklaşımın doktrinde görüş birliği ile savunulduğu ve ... kapsamına giren kişilerin bir anonim şirketlerde yönetim kurulu üyesi olarak seçilme ehliyetinin bulunmadığı yönünde bir yerleşik kanaatin bulunduğundan bahsedilemeyeceğini; aksine hem TK döneminde ... hem de eTK döneminde bunun karşılığı olan hüküm doktrinde kendi içerisinde ve ... ile sınırlı olarak değerlendirilerek farklı sonuçlara da ulaşıldığını; Arslanlı, bir anonim şirketin yönetim kurulu üyeliğine seçilmenin kendiliğinden ticari faaliyet sayılmaması gerektiğini, memurlara ilişkin mevzuatın ticaretle faal olarak iştigal etmeyi yasakladığını, memurların murahhas üye, müdür, ticari temsilci olmaları mümkün değilse de yönetim kurulu toplantılarına katılmanın, şirket faaliyetlerine ilişkin oy kullanmanın faal bir görev sayılmayacağını, memurlara dair mevzuat ile intihap ehliyetinin de kısıtlanmadığını, yalnızca memurlara yönelik yaptırımlara yol açabilecek bir hükmün mevcut bulunduğunu ifade ettiğini; (Halil Arslanlı, Anonim Şirketler Hukuku Cilt: II-III, İstanbul 1960, s. 100-101). İmregün de memurların ticari faaliyette bulunması yasağını yönetim kurulu üyeliğine seçilme engeli olarak değil, memurlara uygulanan mevzuat bakımından yaptırım gerektirebilecek bir düzenleme olarak değerlendirdiğini; (Oğuz İmregün, Anonim Ortaklıklar, İstanbul 1989, s. 198). Söz konusu yaklaşımın yalnız eTK dönemi ile sınırlı kalmadığını; aksine TK döneminde kaleme alınan güncel eserlerde de ... hükmünün bir düzen hükmü olduğu, hükme aykırı davranışın ... kapsamında sonuç doğurabileceği, ancak hükmün kapsamına giren kişilerin de yönetim kuruluna üye seçilebileceği, yani ...’in yönetim kuruluna seçilme engeli olarak değerlendirilemeyeceğinin ifade edildiğini, [Kırca (Şehirali Çelik/Manaavgat), AŞ-I, s. 412-413; Necla Akdağ Güney, Anonim Şirket Yönetim Kurulu, 2. Bası, İstanbul 2016, s. 34; Abuzer Kendigelen (İsmail Kırca), Şirketler Hukuku Cilt III – Sermayesi Paylara Bölünmüş (Paylı) Komandit Şirket ile Limited Şirket, İstanbul 2022, s. 98-99]. Kanaatlerince de ... hükmünü kendiliğinden yönetim kurulu üyeliğine seçilmenin önünde yer alan kanunî bir engel olarak değerlendirmemek gerektiğini; bir kere hükmün lafzına bakıldığında devlet memurlarının ticarî faaliyetlerde bulunmasının yasaklandığını, bu anlamda bazı hallere somut olarak işaret edildiğini; yönetim kurulu üyeliğine seçilmenin ise ...’nın işaret ettiği üzere doğrudan ticari faaliyette bulunulacağı anlamına geldiğini; anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin kendi aralarında iş bölümü yaparak icrai faaliyette bulunan ve bulunmayan üyeler arasında bir ayrıma gitmelerinin son derece mümkün olduğu gibi, halka açık şirketler açısından icrai görevi bulunmayan bağımsız yönetim kurulu üyelerinin seçilmesinin bir zorunluluk olduğunu; dolayısıyla daha ilk başta yönetim kurulu üyeliği sıfatını kazanmanın doğrudan o şirketin faaliyetleri ile iştigal etmek ve bizzat o işi yürütmek anlamına gelmediğinin kabul edilmesi gerektiğini; diğer yandan ...'ınn devlet memurlarının haklarını, statülerini, devlet memurluğu ile alakalı görev ve sorumluluklarını düzenlemekte olduğunu ancak ...’nın kişilerin özel hukuk alanında akdettikleri sözleşmelere müdahale ettiğinin söylenemeyeceğini; örneğin bir devlet memurunun satış, kira ve hatta vekalet sözleşmesi akdetmesinin mümkün olduğunu, bu sözleşmelerin geçerliliği veya geçersizliği ...’nın kapsamına girmeyeceğini; öte yandan devlet memurlarının akdedecekleri bu tür sözleşmelerin devlet memurluğu statüsü bakımından yaratacağı sonuçların ... ile düzenlenebileceğini ve bu sonuçların kişinin devlet memurluğu statüsü içerisinde, idare hukuku alanında hüküm ve sonuç doğurabileceğini; dolayısıyla bir an için ...’in aynı zamanda yönetim kurulu üyeliğini de yasakladığı düşünülse dahi, ...’nın özel hukuk alanındaki bir sözleşme ilişkisini, yani yönetim kurulu üyesi ile şirket arasında kurulacak vekalet sözleşmesini geçersiz hale getirmesi, bu anlamda sözleşmenin akdedilebilmesi için devlet memurunun ehliyetini ortadan kaldırmasının mümkün olmaması gerektiğini; ...’in anonim şirket yönetim kurulu üyeliğini yasakladığı kabul edilse dahi, bu hükmün TK açısından sonuç doğurduğundan ve yönetim kurulu üyeliği statüsünün kazanılmasına engel teşkil ettiğinden söz edilemeyeceğini; ... hükmü yönetim kurulu üyeliği sıfatını kendiliğinden kapsamamadığını ancak icrai faaliyette bulunan yönetim kurulu üyeliğinin bu hükmün kapsamına girdiğini, öte yandan hükmün yönetim kurulu üyeliğini kapsadığı kabul edilse dahi bu durum bir üyeliğe seçilme engeli oluşturmadığını, ... kapsamında ve bununla sınırlı şekilde sonuç doğuracak bir hüküm olarak anlaşıldığını Genel kurulun, yasaya, ana sözleşmeye ve MK.m.2'ye aykırı olarak yapıldığını; bilirkişi raporunda da bu hususun tespit edildiğini, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen ve resen tespit edilecek nedenlerle; Yerel mahkemenin 2023/ 179 E.ve 2024 / 589 K. sayılı kararına ilişkin olarak öncelikle tehiri icra kararı verilerek karanın kaldırılmasına, talepleri doğrultusunda davanın kabulüne, ya da yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davalı şirketin 26/12/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının üç nolu gündem maddesi ile alınan kararın yok hükmünde olduğunun tespitine, aksi halde iptaline, davacı tarafından genel kurul öncesinde boşalan üyelikler için önerilip geçici olarak yönetim kuruluna seçilen ve fakat genel kurulda onaylanmayan yönetim kurulu üyelerinin seçildiklerinin tespitine karar verilmesi istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri dava dilekçesinde ve aşamalarda ileri sürülen iddiaların ve dosyaya mübrez hukuki mütaalaların tekrarı mahiyetinde olup, ayrıca mahkemenin önerilen yönetim kurulu üyelerinin öğretim görevlisi olmaları nedeniyle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'nun ilgili maddelerindeki atıflar gereği 657 Sayılı Kanun'un 28 maddesi uyarınca davalı şirkette yönetim kurulu üyesi olamayacaklarına ilişkin tespitinin ve davacının karara usulüne uygun muhalefet şerhi koymadığı yönündeki tespitinin hatalı olduğu, mahkemece bilirkişi raporunun kısmen hükme esas alındığı belirtilmesine rağmen, raporun tam aksi yönünde karar verildiği belirtilmiştir.Dava konusu gelen kurul toplantısında alınan üç nolu gündem maddesi; "Gündemin 3. maddesi okundu. Şirket Yönetim Kurulu üyesi iken istifa eden ..., ... ve ...'ın yerine 6102 sayılı TTK'nm 363. Maddesi gereğince geçici olarak Yönetim Kurulu Üyesi alarak seçilen ..., ... ve ...'ın Yönetim Kurulu üyeliklerinin onaylanması müzakere edildi,Müzakereler esnasında esnada söz alan ... Anonim Şirketi'ni temsilen Sn... özetle; Şirket Ana Sözleşmesi kapsamında (A) Grubu Pay Sahibi tarafından istifa eden Yönetim Kurulu üyelerinin yerince geçmek üzere bildirilen ve Şirket Yönetim Kurulu'nda geçici olarak görev yapmakla birlikte TTK'nın 363. Maddesi gereğince genel kurulun onayına sunular kişilerin halen ... Fakültesi'nde devamlı statüde görev yapan profesör üvanlı öğretim üyesi olmaları nedeni ile bütün mesailerini Üniversite ile ilgili çalışmalara hasretmek durumunda oldukları, bu kişilerin özel kanunla belirtilen görevler hariç olmak üzere yüksek öğretim kurumlarından başka ücretli veya ücretsiz, resmi veya özel başkaca bir iş göremeyeceklerini, ek görev alamayacaklarını ve serbest meslek icra edemeyeceklerini, yine bu kişilerin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'nda sayılan istisnai haller dışında 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28. maddesine tabi olduklarını, mezkur 28. Madde gereğince devlet memurların diğer yasak ve disiplin cezalarının yanı sıra genel olarak ticaret ve sanayi müesseselerinde görev almalarının yasaklandığını, ... A.Ş.'nin tacir sıfatını haiz bir ticaret orlaklığı olduğunu, o nedenle genel kurulun onuyma sunulan bu kişilerin şirketi idare ve temsil edecek en önemli organ konumunda olan yönetim kurulu üyeliği görevi yapmalarına hukuken imkan olmadığını, aksi yönde ahnacak bir kararın mutlak butlanla batıl veya yok bükmünde olduğunu, bu hususta verilen yargı kararlarının olduğunu, TTK'nın 363/2 maddesinde belirtilen ve Yönetim Kurulu'na seçilmeyi engelleyen bir durumun varlığı halinde genel kurulda engeli olmayan başkaca kişi veya kişilerin Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmeleri gerektiğini beyan etmiştir.Sn. . ... beyanında devamla, tüm bu gelişmelerin şirkelin (A) grubu pay sahibi olan...'na, konu hakkında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. ..., FSMVÜ Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Ana Bilim Dalı Başkam Praf. Dr. ...'nun hukuki mütaalaları ile konu hakkında daha Önce İstabul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı adına Prof. Dr. ... tarafından görevlendirmeye muvafakat verilmemesine dair kararı Noter marifeti ile birlikte iletildiğini, keza Genel Kurulca onaylaması isleren kişilerin halen tam zamanlı olarak gürev yaptıkları ...Rektörlüğü'ne 09.12.2022 tarihinde yazılı olarak başvurularak adı geçen kişilerin Rektörlük tarafından özel hukuk tüzel kişisi konumunda olan Şirketimiz yönelim kurulu üyesi alarak görev yapabilmelerine ilişkin 2547 sayılı yasa uyanınca bir görevlendirme yapılıp yapılmadığının sorulduğunu, Rektörlüğün bu yazıya herhangi bir cevap vermediğini beyanla sonuç olarak geçici oolarak Yönetim Kurulu Üyeliğine seçilen kişilerin kanuni şartları taşımadığını ve Genel Kurul tarafından onaylanmasının mümkün olmadığını, ifade etmiştir.Pay sahibi ... adına söz alan Sn. ... özetle, geçici olarak Yönetim Kurulu Üyeliğine seçilen ..., ... ve ...'ın ...Üniversitesi kamu tüzel kişisinin kurucusu olduğu ... adına temsilen Yönetim Kuruluna seçilmelerinde herhangi bir sakınca yoktur. Bu konuda ... Üniversitesi İdare Hukuku Ana Bilim Dalı Başkanı ve Kamu Hukuku Bölüm Başkanı Prof, Dr. ... tarafından verilen hukuki mütalaayı daha önce yönetim kuruluna bildirmiş idik. Daha önce şirketin uygulamasında genel kurulda ... A.Ş.'yi halen temsil eden ... aynı statüde görev yapmıştır. Onaya sunulan YK üyeleri kendi adlarına değil ... temsilen Yönetim kurulu'na önerildiklerinden bu kişilerin YK üyeliklerinin onaylanması hukuka uygundur. Bu kişilerin YK üyeliklerinin onaylanması gerekir, dedi.Yapılan müzakerelerden sonra 6102 sayılı TTK'nın 363, Maddesi gereğince geçici olarak Yönetim Kurulu Üyesi olarak seçilen ..., ... ve ...'ın Yönetim Kurulu üyeliklerinin onaylanması genel kurulda ayrı ayrı oylandı. Her bir Yönetim Kurulu üyesi için yapılan oylamada; (A) Grubu Pay Sahihinin 7.850 adet kabul oyuna karşılık (B) Grub Pay Sahibinin 7.850 adet red oyu verdiği tespit edildi.Bu şekilde oyların eşit olarak dağıldığı görüldü. Türk Ticaret Kanunu'nda genel kurul kararlarını ancak çoğunluk ile alınabileceği öngörüldüğünden ve yapılan oylamada çoğunluk sağlanamadığından bu durumun red anlamına geldiği ifade edilerek geçici olarak Yönetim Kuruluna seçilmekle birlikte genel kurul çoğunluğu tarafından onaylanmayan ...,... ve ...'ın Yönetim Kurulu Üyeliklerinin sona erdiği bildirildi.Toplantı Başkanı söz alarak; geçici olarak Yönetim Kurulu'na seçilen adayların genel kurul tarafından onaylanmaması nedeni ile görevlerinin sona erdiğini, şirket Yönetim Kurulu'nun bu nedenle boşaldığını beyanla (A) Grubu Pay Sahibine Şirket Ana Sözleşmesi'nin 8. Maddesi uyarınca boşalan Yönetim Kurulu üyelerinin yerine geçmek üzere kanuni şartları baz başkaca 3 adet aday göstermesini, aksi halde Ana Sözleşmenin 11. Maddesi uyarınca Genel Kurul tarafından Yönetim Kurulu'na aday gösterileceğini bildirdi.(A ) Grubu Pay Sahibi adına söz alan Sn. ...; yapılan olağanüstü genel kurul toplantısı olup gündeme bağlı olarak icra edilmesi gerekir, daha önce ... Kurulu'na geçici olarak seçilen YK üyelerinin onaylanması amacı ile toplanıldığını, ... adına yetkimizle mevcut bildirilen Yönetim Kurulu adaylarının onaylanması noktasındadır. Yeni aday belirleme noktasında görevli ve yetkili ... Yönetim Kurulu'dur. Ayrıca genel kurulda yeni YK seçim maddesi yoktur. Olağan genel kurul gündemi ile olağanüstü genel kurul gündemi yönetilemez, buna ilişkin boşalan üyeliklere yeni yönetim kurulu seçimi istisnalar hükmünde olmayıp ancak oybirliği ile gündeme almabilir. Bizim ise bu bususa muvafakalimiz yoklur. Onaylanmama durumu Vakfa bildirildiğinde yasal gereği yerine getirilecektir dedi.Buna karşılık ... A.Ş'yi temsilen söz alan... söz alarak, Yönetim Kurulu üyeliğine geçici olurak atanan Yönetim Kurulu Üyelerinin genel kurulda onaylanmadığını, dolayısı ile şirket Yönetim Kurulu'nun boşaldığını, ana sözleşme uyarınca şirket Yönetim Kurulu'nun 7 kişiden oluşması gerektiğini, bu şekilde Yönetim Kurulu üyeliklerinin boşalmış olması nedeni ile Şirketin organsız kalma tehlikesi altında olduğunu, şirkete geçici olarak yönetim kurulu üyesi olarak yapılan atamanın onaylanmasına dair maddenin zorunlu olarak Yönetim Kurulu üyelerinin tamamlanması sonucunu doğurucağını, kaldı ki 6102 sayılı TTK'nın 364, Maddesi uyarınca gündemde madde olmasa dahi haklı sebeplerin varlığı halinde YK üyelerinin her zaman görevden alınıp yenileri ile değiştirilebileceğini beyanla boşalan Yönetim Kurulu üyeliklerine seçim yapılmasında yasal engel olmadığını, ifade etti.Toplantı Başkanı ..., (A) Grubu Pay sahiplerine boşalan Yönetim Kurulu Üyeliklerine yeni aday gösterip göstermeyeceğini sordu. (A) Grubu Pay sanibi adına söz alan Sn. ... yeni aday göstermeyeceklerini, hukuken bunun mümkün olmadığını beyan etti. Ana Sözleşmenin 8. Maddesi uyarınca kanuni şartları haiz aday göstermemesi nedeni ile yine Ana Sözleşmenin 11. Maddesi uyarınca boşalan Yönetim Kurulu üyeliklerine genel kurul tarafından şirketin organsız kalmaması için aynı zamanda (A) Grubu Pay Sahibi Vakfın Genel Kurul üyeleri alan ... (TCN .........), ... (TCN .......) ve ... (TCN ..........) aday gösterildi.... Üniversitesi tesi Tıp Fakültesi Vakfi adına söz alan Sn. ...; bu husus gündemde olmayan bir konudur, tek başına... A. Ş.'nin gündem belirleme yetkisi yoktur, velev ki âksi durumda dahi genel kurul temsilcisinin Yönetim Kurulu üyeleri seçme hakkı yoktur. Bu gündeme alma ve seçim yapılması yok hükmündedir, muvafakat etmiyoruz dedi.Yapılan müzakereden sonra Yönetim Kurulu'nun boşalan üyeliklerine seçimi için yapılacak oylamada, Şirket Ana Sözleşmesinin 11. Maddesi ile Şirketin Genel Kurulu'unun Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında İç Yönergesi'nin 7. Maddesi uyarınca (B) Grubu pay sahiplerinin her birinin iki oyu olduğu hususu gözetileceği bildirilerek seçime geçildi, Verilen önerge doğrultusunda yapılan seçimde, seleflerinin görev süresini tamamlayıncaya kadar Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmak üzere yazılı beyanları ile bu görevi kabul ettiklerini beyan eden ... (TCN .........), ... (TCN .......) ve ... (TCN ..........)'ın 7.850 adet ret oyuna karşılık 15.700 adet Kabül uyu ile ve oyçokluğu ile seçilmesine karar verildi." şeklindedir. Davalı şirkette; ...'nın %50 oranında (A grubu), fer'i müdahil ... A.Ş'nin ise %50 oranında (B grubu) paya sahip oldukları, dava konusu genel kurul toplantısında her iki pay sahibinin temsil edildiği, toplantı yeter sayısının mevcut olduğu anlaşılmıştır.Davalı şirketin, dava konusu genel kurul toplantısının yapıldığı tarih itibariyle geçerli esas sözleşmesinin 8/1 fıkrasında; şirketin işleri ve idaresinin genel kurul tarafından TTK hükümleri çerçevesinde seçilecek 7 (yedi) üyeden oluşan bir yönetim kurulu tarafından yürütüleceği, yönetim kurulu üyelerinin pay sahibi olma zorunluluğu bulunmadığı düzenlenmiştir. Esas sözleşmenin 8/2 fıkrasının; "Yönetim Kurulu üyelerinden 3 (üç)/ü A grubu pay sahipleri ve diğer 4 (dört)'ü B grubu pay sahipleri tarafından gösterilecek adaylar arasından seçilecektir. Şu kadar ki, Yönetim Kurulu başkanı her zaman B grubu pay sahipleri tarafından aday gösterilen üyeler arasından seçilecektir. Şirket'te sahip olduğu paylarının tamamını satan bir pay sahibi, varsa kendisinin aday göstermiş olduğu tüm Yönetim Kurulu üyelerinin istifa etmesini sağlayacaktır. Yönetim Kurulu üyeleri en çok 3 (üç) yıl süreyle görev yapmak üzere seçilir. Görev süresi sona eren Yönetim Kurulu üyeleri yeniden seçilebilirler. Pay sahipleri, kendi takdirlerinde olmak üzere dönem dönem ve dilediği zaman yukarıda belirtilen A ve B gruplarırıın kontenjan oranlarına ve tercihlerine uyulmak şartıyla Yönetim Kurulu üyelerinin yerine Yönetim Kurulu'nda temsil edilmek üzere yeni kişiyi veya kişileri seçme hakkına sahip olacaktır. Yönetim Kurulu üyesi Genel Kurul tarafından, yukarıda belirtilen A ve B Grupları kontenjan oranlarına ve tercihlerine uyulması şartıyla, her zaman değiştirilir. Genel Kurul hissedar olmayanlardan da Yönetim Kurulu üyeliğine atama yapabilir." hükmünü, 8/3 fıkrasının ise; "Yönetim Kurulu üyeliklerinden herhangi birinin, istifa, emeklilik, ölüm, azil ya da işe devamını engelleyen herhangi diğer bir sebeple boşalması halinde yeri boşalan üyeliğe işbu Esas Sözleşme esasları dahilinde aday göstermiş olan pay sahipleri tekrar aday gösterme hakkına sahip olacaktır. Aday gösteren pay sahipleri belirleyeceği adayı Yönetim Kurulu'na bildirecek ve Yönetim Kurulu boşluğu doldurmak amacıyla bu adayı Yönetim Kurulu üyesi seçecektir. Yönetim Kurulu üyesinin halefinin seçimi ilk Genel Kurul toplantısında pay sahipleri tarafından onaylanacaktır." hükmünü haiz olduğu anlaşılmıştır.Davalı şirket esas sözleşmenin 11/3 fıkrası ise; "Genel Kurul toplantı ve karar nisaplarında Türk Ticaret Kanunu hükümleri esas alınır. Olağan ve Olağanüstü Genel Kurul toplantılarında hazır bulunan pay sahiplerinin her bir pay için 1 (bir) oy hakkı vardır. Şu kadar ki, işbu Esas Sözleşme'nin 8. maddesi uyarınca, A grubu veya B grubu pay sahipleri Yönetim Kurulu Üyesi adaylarını göstermemesi durumunda, bu adaylar Genel Kurul tarafından belirlenerek seçilir. B Grubu pay Sahiplerinin her birinin Yönetim Kurulu üyesi seçiminde 2 oyu vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 479.madde hükmü saklıdır." düzenlemesi yer almaktadır. Dava konusu genel kurul toplantısı kararında geçici olarak seçilen yönetim kurulu üyelerinin onaylanmasına ilişkin oylamada esas sözleşmenin 11/3 fıkrasına uygun olarak ortakların oylarının eşit değerde sayıldığı, ancak geçici seçilen yönetim kurulu üyelerinin onaylanmaması ve A grubu pay sahibinin yeni üye adayları göstermemesi neticesinde, esas sözleşmenin aynı hükmü uyarınca genel kurul tarafından gösterilen adayların oylamasında B grubu pay sahibi şirketin bir oyunun iki oy sayıldığı ve yeni yönetim kurulu üyelerinin oy çokluğu ile seçildikleri, bu durumda anılan kararın TTK'nun 418 ve davalı şirket esas sözleşmesindeki nisaplara uygun oldukları, nisaplar bakımından yokluk halinin söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından ileri sürülen, A grubu pay sahibi adaylar arasından boşalan yönetim kurulu üyeleri yerine geçici olarak seçilen yönetim kurulu üyelerinin genel kurulda haklı bir sebep olmaksızın onaylanmadığı yönündeki iddia yokluk veya TTK'nun 447 maddesinde düzenlenen butlan sebeplerinden birini teşkil etmemektedir. TTK'nun 360/1 fıkrası uyarınca esas sözleşmede öngörülmek şartı ile, özellik ve nitelkleriyle belli bir grup oluşturan pay sahiplerine ve azlığa yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınabilir. Bu amaçla yönetim kurulu üyelerinin belirli bir grup oluşturan pay sahipleri, belirli pay grupları ve azlık arasından seçileceği esas sözleşmede ön görülebileceği gibi, esas sözleşmede yönetim kurulu üyeliği için aday gösterme hakkı da tanınabilir. Genel kurul tarafından yönetim kurulu üyeliğine önerilen adayın veya hakkın tanındığı gruba ve azlığa mensup adayın haklı bir sebep bulunmadığı takdirde üye seçilmesi zorunludur. Hükmün ikinci fıkrası uyarınca birinci fıkraya göre yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınan paylar imtiyazlı sayılır. TTK'nun 363/1 fıkrası uyarınca; 334 üncü madde hükmü saklı kalmak üzere, herhangi bir sebeple bir üyelik boşalırsa, yönetim kurulu, kanuni şartları haiz birini, geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine seçip ilk genel kurulun onayına sunar. Bu yolla seçilen üye, onaya sunulduğu genel kurul toplantısına kadar görev yapan ve onaylanması hâlinde selefinin süresini tamamlar. Her iki hüküm ve davalı şirket esas sözleşmesi birlikte değerlendirildiğinde, davacı ... ve davalı şirketin diğer ortağına yönetim kurulunda temsil edilme ve aday gösterme hakkı tanınmış olup, boşalan üyeliklere A grubu pay sahipleri tarafından önerilen ve yönetim kurulunca geçici olarak seçilen üyelerin haklı bir sebep bulunmadığı takdirde seçimi zorunlu olup, davalı şirket geçici adayların statüleri gereği yasal engel nedeniyle onaylanmadıklarını savunmaktadır. Bu durumda onaylamama kararının haklı nedene dayanmadığı iddiası TTK'nun 445 maddesi kapsamında iptal sebebi olarak değerlendirilebilecektir.Davacı tarafından ileri sürülen, yeni aday gösterilmesi için davacı ortağa süre verilmediği ve gündeme bağlılık ilkesine aykırı olarak ve kanun ile şirket ana sözleşmesine de aykırı şekilde genel kurulun davacının yönetim kuruluna üye gösterme hususundaki imtiyaz hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiası da yokluk veya TTK'nun 447 maddesinde düzenlenen butlan sebeplerinden birini teşkil etmemektedir. Bu iddiaların da ancak TTK'nun 445 maddesi kapsamında iptal sebebi olarak değerlendirilebilecekleri anlaşılmıştır. (bkz. Pulaşlı Hasan, Şirketler Hukuku Genel Esaslar, 7. Bası, Adalet Yayınevi, Ankara, 2021, s. 55, Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2015/13826 esas, 2016/8312 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2025/2506 esas, 2025/7478 Karar sayılı ilamı).İptal istemi bakımından; eldeki davanın 14/03/2022 tarihinde ve 26/12/2022 tarihli dava konusu toplantı tarihinden itibaren TTK'nun 445 maddesinde ön görülen üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.TTK'nun "iptal sebepleri" başlıklı 445 maddesi uyarınca; aynı kanunun 446 maddesinde sayılan kişiler, genel kurulda alınan kararların kanun veya şirket esas sözleşmesine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesi ile kararların iptalini talep edebilirler. TTK'nun "iptal davası açabilecek kişiler" başlıklı 446 maddesinde ise, bu davayı açma hakkının kimlere ait olduğu düzenlenmiştir. Kanunun 446/1-a bendi uyarınca; toplantıya katılan ortağın karara red oyu kullanarak söz konusu karara muhalif kalması ve bu muhalefetini tutanağa geçirtmesi iptal davasının ön şartıdır. Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2021/4897 esas, 2023/671 karar sayılı, 07/02/2023 tarihli; 2021/7942 esas, 2023/1875 karar sayılı, 27/03/2023 tarihli; 2022/6269 esas, 2024/2677 karar sayılı, 02/04/2024 tarihli ilamlarında da kabul edildiği üzere, oylama öncesi peşin muhalefet öneriye karşı çıkma mahiyetinde olup, TTK'nun 446/1-a bendinde aranan koşulun gerçekleşmesi için karara red oyu veren ortağın bu karara muhalif olduğuna dair tutanağa şerh yazdırması zorunludur.Somut olayda, iptal davasına konu edilen gündemin üç nolu kararı incelendiğinde; önce daha önce boşalan yönetim kurulu üyeleri yerine A grubu pay sahibi davacı şirket önerisi ile geçici olarak atanan yönetim kurulu üyelerinin bu görevlerinin onaylanmasına ilişkin oylama yapıldığı, oyların eşit çıkması diğer ifade ile TTK'nun 418 maddesi uyarınca oy çokluğu sağlanamaması nedeniyle, geçici yönetim kurulu üyelerinin onaylanmamış oldukları ve geçici görevlerinin sona erdiğinin tutanağa geçirildiği, geçici yönetim kurulu üyelerinin görevlerinin onaylanması yönünde oy kullanan davacı ... temsilcilerinin, oylama öncesinde görüş belirttikleri ve fakat oylama sonrası karara herhangi bir muhalafet şerhi düşmedikleri, akabinde esas sözleşmenin 8 inci maddesi uyarınca A grubu paya sahip davacı ... temsilcilerinden boşalan yönetim kurulu üyelikleri için yeni aday gösterilmesinin istendiği, temsilciler tarafından bu konuda davacı vakfın karar vereceğinin, hukuken aday göstermelerinin mümkün olmadığının ve aday göstermeyeceklerinin, ayrıca gündemde olmayan konusunun gündeme eklenemeyeceğinin belirtildiği, bunun üzerine genel kurulun yine esas sözleşmenin 11/3 fıkrası uyarınca boşalan yönetim kurulu üyelikleri için üç aday gösterdiği, oylama öncesi gündeme bağlılık ilkesinin ihlal edildiği ve genel kurulun A gurbu adına aday belirleyemeyeceği yönünde görüş bildiren davacı ... temsilcilerinin oylamada olumsuz oy kullandıkları ve fakat oylama esnasında veya sonrasında muhalafet şerhlerini tutanağa geçirtmedikleri anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından toplantı tutanağı haricinde ... yönetim kurulu başkanı ve temsilcisi ...'ın yazılı muhalefetini sunduğu belirtilmiş ise de; 26/01/2022 tarihli yazılı beyanın doğrudan gündemin üçüncü maddesi ile ilgili olmadığı gibi, henüz gündemin toplantı başkanlığının oluşturulmasına ilişkin birinci maddesinin müzakeresi sırasında ve oylama öncesinde divana ibraz edildiği ve bu hususun tutanak altına alındığı, dolayısıyla bu beyanın da TTK'nun 446/1-a bendinde aranan muhalafetin tutanağa geçirtilmesi koşulunu sağlamadığı anlaşılmıştır. Bu durumda iptal davası ön koşulu bulunmadığından, genel kurulun geçici olarak seçilen üyeleri onaylamama kararının haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, gündeme bağlılık ilkesinin ihlal edilip edilmediği, davacı vakfa yeni aday belirlemek üzere süre verilmesi gerekip gerekmediği ve tüm bu hususların TTK'nun 445 maddesi kanuna, esas sözleşmeye ve objektif iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil edip etmeyeceği ve iptal koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirmesi yapılamayacaktır. Aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde değildir. Yapılan tüm bu saptamalar karşısında, dava konusu karar bakımından yokluk veya butlan koşullarının oluşmadığı, iptal istemi bakımından ise TTK'nun 446/1-a bendinde aranan özel dava koşulunun mevcut olmadığı anlaşılmakla, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 05/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.