T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/2305 KARAR NO : 2025/1933 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/01/2021 NUMARASI: 2016/468 Esas - 2021/81 Karar DAVA: Alacak DAVA TARİHİ: 28/04/2016 Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vek…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/2305 KARAR NO : 2025/1933 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/01/2021 NUMARASI: 2016/468 Esas - 2021/81 Karar DAVA: Alacak DAVA TARİHİ: 28/04/2016 Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı firma arasında 05.02.2010 tarihinde düzenlenen ana distribütörlük sözleşmesi ile davalının müvekkili firmaya ait ... ve ... markalı ürünlerin İstanbul ve Trakya bölgesi pazarlamasında ana distribütör olarak yetkilendirildiğini, tarafların bu sözleşmeye istinaden ticari ilişkilerini bir dönem devam ettirdiklerini, ancak davalının 2011 yılı 9.ayından itibaren müvekkilininden mal alımını kestiğini ve taraflar arasındaki ticari fiilen sona erdiğini, müvekkili tarafından davalıya emanet olarak bırakılan mısır kazanlarının sözleşmenin 8.maddesi gereği iadesinin talep edildiğini ve iadenin gerçekleşmemesi nedeniyle müvekkili tarafından davalıya mısır makinelerinin bedeli fatura edilerek, davalıya tebliğ edildiğini, daha sonra 08.03.2016 tarihli ihtarnamenin düzenlendiğini, ancak davalı tarafça hiçbir ödeme yapılmadığını belirterek sözleşme gereği iadesi gereken kazanların bedeli 82.600-TL ile yine davalıdan ticari ilişki nedeni ile alacaklı oldukları 13.649,88-TL olmak üzere toplam 96.249,88-TL'nin davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; 05.02.2010 tarihli sözleşmenin 3. ve 4. maddelerindeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi veya eksik olarak yerine getirmesi ve 10.maddede yer alan cezai şarta rağmen kendi adına veya başka distribütör aracılığı ile satış yapma yasağını da ihlal etmesi üzerine taraflar arasında ihtilaf çıktığını, bunun üzerine müvekkili şirketin önce 25.01.2011 tarihinde davacının İstanbul Anadolu yakasında bir başka bayilik oluşturmasına izin verdiğini, ancak yine davacının yükümlülüklerini yerine getirmemeye devam etmesi nedeniyle sözleşmenin 29.11.2011 tarihinde karşılıklı olarak tüm hükümleriyle feshedildiğini, aradan 2 yıl geçtikten sonra davacı şirketin 31/10/2013 tarihli ihtarnameyle 21/10/2013 tarihli 44.840-TL bedelli ve 21/10/2013 tarih 58.410-TL tutarlı fatura bedellerini müvekkilinden talep ettiğini, müvekkili tarafından keşide edilen 11/11/2013 tarihli ihtar ile faturaların iade edildiğini, müvekkilinin davacı şirkete böyle bir borcu olmadığını, ariyet sözleşmesinin hiçbir zaman yapılmadığını ve dava konusu kazanların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, ayrıca sözleşmenin feshinden sonra davacının bu kazanları elinde bulunduran satış noktalarına satışa devam ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; bilirkişi raporuna göre tarafların ticari defterleri arasındaki farkın 100.071,26-TL olduğu, ihtilafın davalının dayanağı dosya kapsamında belirli olmayan iade faturası ile davacının mısır haşlama makine bedellerine ilişkin tanzim ettiği faturalardan kaynaklandığı, dava tarihi itibari ile davacının cari hesaptan kaynaklı olarak 13.649,88-TL alacaklı olduğu, dava konusu ürünlerin teslimine dayanak olan irsaliyelerin bir bölümünde davalı çalışanlarının imzasının olduğu, bir bölümünün ise aynı irsaliyede teslim edilen ürünlerin faturalarının davalı tarafça kabullerinin yapıldığı, bu ürünlerde teslim edilen mısır kazanlarının 304 adet olduğu, bunlar haricinde kalan ve teslimleri ispat edilemeyen ürünlerin ise 300 adet mısır haşlama makinesinin iade edilmek üzere davalıya teslim edildiğine dair ispat edici mahiyette delilin bulunmadığı, davacının işbu davada davalı adına tanzim ettiği faturalardaki adedin 350 adet olduğu, bu itibarla kalan 254 adet ile ilgili bir değerlendirme yapılmasına yer olmadığı, davacının davalı tarafa kestiği faturalarda mısır kazanlarının sayısının 350 adet olduğu göz önüne alındığında davacının işbu belirlemelere göre teslimini ispat ettiği mısır kazanı sayısının (350-300) 50 adet olduğu, 50 adet mısır kazanının bedelinin 11.800-TL olduğu, cari hesaptan kaynaklı 13.649,88-TL alacağın da ilavesiyle davacının davalıdan 25.449,88-TL alacaklı olduğu, davalının 14/03/2016 tarihi itibari ile mütemerrit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 25.449,88-TL alacağın 14/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili; mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından ikili hesap tarzı benimsenerek karşılıklığa yol açıldığını, bilirkişi tarafından iade edilmeyen 304 adet kazan nedeniyle 71.744-TL alacak tespit edildiğini, bunun dışında iade edilmeyen kazanın 50 adet olduğu varsayımı için ayrı hesaplama yapıldığını, ancak bilirkişinin teslim edilmeyen kazan sayısının 50 adet bulunmasına ilişkin çelişkili bir durum mevcut olduğunu, fiili duruma aykırı ve ilk tespitle çelişen bu tespite dayalı olarak karar verilmesinin doğru olmadığını, irsaliye ile teslim edilen kazan sayının 604 olduğunu, bunlardan 350 adetinin talep edildiğini, irsaliyede belirtilen 604 adet kazandan 300 adetinin tesliminin kanıtlamadığını, bu durumda 304 adet kazanın teslim edildiğinin kabulü gerektiğini, bilirkişinin 50 adet kazan üzerinden hesap yapmasının dayanağı bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Davalı vekili; ariyet sözleşmesi yapılmadığını, dava konusu kazanların müvekkiline teslim edilmediğini, davacının sözleşmenin feshinden sonra satış noktalarına satışa devam ettiğini, müvekkilinin teslim almadığı kazanları teslim etmesi gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, davacı şirketin taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, bilirkişi tarafından teslimi ispatlanan kazan sayının 50 adet olduğunu, sözleşmede de kazanlarla ilgili ariyet sözleşmesi yapılacağının düzenlendiğini, ancak bu ariyet sözleşmesinin hiç yapılmadığını, son satış noktalarına kazanları davacının kendisinin verdiğini, sözleşmenin karşılıklı olarak sona erdirilmesi nedeniyle bu noktalara satışa davacının kendisinin devam ettiğini, müvekkilinin bu makineleri almadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, distribütörlük sözleşmesi nedeniyle oluşan bakiye alacak ve davalıya ariyet olarak verilen kazanların bedeli nedeniyle oluşan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı ile davalı arasında 05/02/2010 tarihinde akdedilen ana distribütörlük sözleşmesi ile davalının davacıya ait ürünlerin İstanbul ve Trakya yöresinde pazarlamayı üstlendiği, taraflar arasındaki sözleşmenin karşılıklı olarak 29/11/2011 tarihinde feshedildiği ihtilaf dışı olup, davacı davalıdan bakiye alacağı ile davalıya teslim edilip de sözleşmenin sona ermesine rağmen iade edilmeyen kazanların bedelini talep etmektedir. İlk derece mahkeme karar tarihinden önce 11/09/2020 tarihinde davacı şirketin kısmi bölünmesi sonucunda ... Tekstil San Tic AŞ'nin kurulduğu, ... Tekstil ...AŞ'nin 25/12/2020 tarihinde ... Tekstil San Tic AŞ'ye devredilerek sicilden terkin edildiği, kısmi bölünme kararından sonra davacı şirkette 30/04/2021 tarihinde yapılan pay devri ile ... isimli şahsın şirkette tek pay sahibi haline geldiği, 15/02/2023 tarihinde yapılan tür değişikliği ile unvanın ... olarak değiştirildiği hususları Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmiştir. Ancak dosyada 11/09/2020 tarihinde yapılan kısmi bölünmeye ilişkin TTK'nın 166. vd maddeleri gereğince düzenlenmesi gereken bölünme sözleşmesi ve bölünme planı bulunmadığından dava konusu edilen alacağın bölünme ile kurulan ... Tekstil ...AŞ'ye devredilip devredilmediği ya da davacı şirketin bünyesinde kalıp kalmadığı, davacının aktif husumetinin devam edip etmediği anlaşılamamaktadır. Bu durumda 11/09/2020 tarihinde yapılan kısmi bölünmeye ilişkin bölünme sözleşmesi ve bölünme planının da ibrazı sağlanıp, davacı şirkete ilişkin ticaret sicil kayıtları getirtilerek, dava konusu edilen alacak yönünden davacı şirketin aktif husumetin devam edip etmediği, yine davacı şirketin tür değişikliği ile şahıs işletmesine dönüşüp dönüşmediği hususları da araştırılarak sonucuna göre taraf sıfatının kimde olduğunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Kabule göre de; mahkemece teslimi ispatlanan kazan sayısına göre hatalı değerlendirme yapılmıştır: davacı 604 adet kazan teslimine ilişkin sunduğu irsaliyelerden, teslim alan imzası bulunmayan irsaliyeler toplam 300 adet kazana tekabül etmektedir. Bu bakımdan 300 adet kazanın davalıya teslimine ilişkin bir delil bulunmamakta ise de geri kalan 304 adet kazanla ilgili düzenlenen irsaliyelerin bir kısmında kazanların teslimine ilişkin davalının sigortalı çalışanlarının imzasının bulunduğu, bir kısım irsaliyede ise aynı irsaliyede teslim edilen ürünlere ilişkin satım faturaların davalı tarafça kabullerinin yapıldığı tespit edilmiştir. Bu durumda davacının davalıya belgeli olarak teslimini ispatladığı kazan sayısı mahkemenin de kabulünde olduğu üzere 304 adettir. Ancak davacının daha önceden davalıya kazan bedeli adı altında faturalandırma yaptığına veya kazan bedeli olarak tahsilat yaptığına dair bir tespit bulunmadığı halde davacının kazan bedeline ilişkin alacağının 304 adet kazan yerine 50 kazan üzerinden hesaplanması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; itiraz nitelikte olan taraf sıfatına ilişkin re'sen tespit edilen nedenden ötürü taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/01/2021 Tarih 2016/468 Esas - 2021/81 Karar sayılı kararın HMK 353(1)a-4-6 gereği KALDIRILMASINA;"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Davacı tarafından yatırılan 1.209,09-TL, davalı tarafından yatırılan 435-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/11/2025