T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/493 - 2026/364 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/493 KARAR NO : 2026/364 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2023 NUMARASI : 2021/27 E. - 2023/138 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince v…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/493 - 2026/364 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/493 KARAR NO : 2026/364 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2023 NUMARASI : 2021/27 E. - 2023/138 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/11/2023 tarih ve 2021/27 Esas - 2023/138 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, 2019/122989 sayılı başvurularının davalı Şirketin itirazı üzerine SMK'nın 51/-g maddesi uyarınca dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin başvurusunun Kanada bayrağına benzemediğini, başvuruda yer alan renklerin tamamen farklı olduğunu, müvekkilinin başvurusunda yer alan çınar yaprağının boyutlarının da farklı bulunduğunu ileri sürerek, 2020-M-9838 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, müvekkiline yöneltilen davanın usulen hatalı olduğunu, davacı başvurusunun reddinin SMK'nın 5/1-g maddesine dayandığını, müvekkilinin itirazlarının reddedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, başvurunun kirli beyaz/gri tonda bir zemin üzerinde kırmızı renkte akçaağaç yaprağı figürünü taşıyacak şekilde oluşturulduğu, Kanada Devletinin resmi bayrağının da kırmızı – beyaz – kırmızı renkte dikey kesitli üç parçadan oluştuğu, bu üç parçanın orta kısmında yer alan beyaz bölüm üzerinde kırmızı renkte bir akçaağaç yaprağı figürü kullanıldığı, nitekim Kanada Bayrağı ile ilgili yapılan araştırmalarda da anılan bayrağın “Kanada ulusal bayrağı, ... (Türkçe: Akçaağaç yaprağı) ve l'Unifolié (Türkçe: Tek yapraklı) olarak da bilindiği, kırmızı fonun ortasında beyaz bir kare ve bu karenin içinde de 11 uçlu stilize edilmiş kırmızı bir akçaağaç yaprağı bulunur” şeklinde tanımlandığı, Google arama motorunda “akça ağaç yaprağı” ya da “...” ismiyle yapılan aramalarda da anılan görselin bu ağacın yaprağı olduğunun anlaşıldığı, buna göre Kanada Bayrağı’nın temsili olan “akçaağaç” yaprağını içerir beyaz bir kare içerisinde 11 uçla stilize edilmiş kırmızı renkte yaprak figürü ile birebir aynı kapsamda başvuru konusu edildiği görülen, aynı sayıda uca sahip, kırmızı renkteki başvurunun doğrudan ve ilk anda Kanada Bayrağını çağrıştırır bir algıya sahip olduğu, nitekim bu ibarenin bir mal veya hizmet üzerinde kullanım ihtimalinde doğrudan doğruya tüketicinin algısının da özellikle ürünün menşeinin Kanada olduğunu düşünmesine yol açabilecek düzeyde Kanada Bayrağını anımsattığı, her ne kadar figüratif açıdan yaprağın uçlarının yerleştirildiği noktalar birebir aynı değil ise de bu farkın ortalama bir tüketici tarafından algılanmasının mümkün olmadığı, esasen tüketicinin bu detayları dahi anımsamayacağı, yaprak figürünün farklı renkte (örneğin yeşil) ya da renk kombinasyonlarında tasarlanması mümkünken, birebir Kanada bayrağını çağrıştırır bir kompozisyonda tasarlanmış olunmasının, anılan başvurunun ilgili mutlak ret nedeni kapsamında değerlendirilmesi gereken işaretlerden biri olmasına yol açtığı; neticeten dava konusu başvurunun, Kanada devleti resmi bayrağının temel unsurunu ve renklerini bütün olarak taşımakta olduğu, bu çerçevede yapılan bir başvurunun ilgili ülke yetkili mercilerinden alınan izine bağlı olarak incelenebileceği, halbuki somut uyuşmazlıkta bu yönde bir izin alındığını gösterir bir belge mevcut olmadığı gibi başvuru konusu edilen görselin de açıkça Kanada devleti bayrağının birebir taklidi olduğu, bayraktan esinlenilerek özgün hale getirilmiş bir versiyonu olmadığı, son kullanıcı konumundaki tüketicilerin böylesi bir logo ile karşı karşıya kalması halinde edineceği ilk algının da bu doğrultuda olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, müvekkilinin başvurusunun Kanada bayrağında yer alan şekil unsurundan farlı olduğunu, Kanada bayrağında yer alan kırmızı şeritlerin müvekkilinin başvurusunda yer almadığını, müvekkilinin başvurusunda meşe ağacı yaprağı yer aldığını, bu yaprak şeklinin Kanada bayrağında yer ala yaprak şeklinden farklı olduğunu, ayrıca işbu davada davalı Şirkete husumet yöneltilmeyeceği, zira dava konu YİDK kararının, başvurunun mutlak ret nedeniyle reddine ilişkin olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :1- Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, dava konusu başvurunun Kanada devleti resmi bayrağının temel unsurunu ve renklerini bütün olarak taşıdığı, başvuru konusu edilen şeklin açıkça Kanada devleti bayrağının birebir taklidi olduğu, bayraktan esinlenilerek özgün hale getirilmiş bir versiyonu olmadığı, son kullanıcı konumundaki tüketicilerin böylesi bir şekil ile karşı karşıya kalması halinde edineceği ilk algının da bu doğrultuda olacağı bu çerçevede yapılan bir başvurunun ilgili ülke yetkili mercilerinden alınan izine bağlı olarak incelenebileceği, somut uyuşmazlıkta ise davacı tarafça bu yönde bir izin alındığının iddia ve ispat edilmediği, açıklanan nedenlerle dava konusu başvurunun SMK2nın 5/1-g maddesi gereğince tescili engeli bulunduğu, diğer taraftan dava konusu başvuru davalı Şirketin SMK'nın 5/1-g maddesine dayalı olarak yaptığı itirazı üzerine dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğinden, bahsi geçen YİDK kararının iptali istemiyle açılan işbu davada, husumetin davalı Kurum ile birlikte zorunlu dava arkadaşı olan davalı Şirkete de yönetilmesi gerektiğinden davacının bu yöndeki istinaf itirazlarının da yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Ancak, mahkemece davacı tarafça yatırılmış olan peşin harç yatırıldığı anda yeterli olduğundan, yeniden değerleme oranı dikkate alınarak karar tarihinde geçerli olan harç miktarına tamamlanmasının davacının mülkiyet hakkını ihlal edeceğinden yeniden harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi doğru değildir. Zira aynı mahkeme tarafından aynı yönde verilen bir karar da Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal nitelikteki 21/11/2024 tarih ve 2024/3186 E.- 2024/8189 K. sayılı kararı ile "yargılama harçlarının kamu alacağı niteliğinde ve re'sen dikkate alınacak hususlardan olduğu" gerekçesiyle doğru görülmemiştir ve düzeltilerek onanmıştır. Dairemizin kararları da bu yöndedir. HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07/11/2023 gün ve 2021/27 Esas - 2023/138 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, 3-Davanın REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin olarak olarak alınan 59,30-TL harçtan mahsubu ile bakiye 672,70 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden ve istinaf eden davacı aleyhine hüküm kurulamayacağından ilk derece mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 7-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yapılan herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333), 9-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talebi halinde davacıya iadesine, 10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 20/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.