11. Hukuk Dairesi 2011/15778 E. , 2012/3557 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/04/2010 tarih ve 2009/354-2010/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t…
**11. Hukuk Dairesi 2011/15778 E. , 2012/3557 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/04/2010 tarih ve 2009/354-2010/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Nevşehir Seyahat'a ait ...plakalı otobüste yolcu olarak bulunduğu sırada bu aracın karşıdan gelen kamyon ile çarpışması sonucu yaralanarak % 14 oranında malul kaldığını, kazaya karışan otobüsün davalı ... AŞ'nin sigortalısı olduğunu, Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/548 esas sayılı dosyası içerisinde bulunan üçlü bilirkişi raporuna göre müvekkilinin zararının 90.000 TL belirlendiğini ileri sürerek tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davanın kabulünü talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ...plakalı aracın 2005-2006 vadeli motorlu kara taşıt araçları otobüs bileşik sigorta poliçesi ve kara yolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesi ile müvekkilinin sigortalısı olduğunu, poliçe teminatının devreye girebilmesi için öncelikle zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesi teminatına (ak sigorta), daha sonra karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi (ak sigorta) teminatına başvurulması gerektiğini, aşan kısım için sorumlu olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının bilirkişi raporuna göre 90.000 TL geçici ve daimi iş göremezliği ve tedavi masrafları nedeniyle maddi zararının bulunduğu, davalı tarafın zorunlu sigorta poliçesiyle bu zararı teminat altına aldığı, sigorta poliçe bedelinin kaza başına 100.000 TL olması nedeniyle davacının tüm zararlarını talep edebileceği gerekçesi ile 90.000,00 TL maddi tazminat talebinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile mahkemenin 2006/548 Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacının geçirdiği trafik kazası neticesinde meydana gelen geçici ve daimi iş göremezliği ile tedavi masraflarının tazmini isteminden ibarettir. Davacı vekili, müvekkilinin de içerisinde bulunduğu kaza yapan aracın davalı şirkete “koltuk” ve “kasko” sigortası ile sigortalı olduğunu iddia ederek söz konusu davayı açmıştır. Yapılan yargılama sırasında dosyaya ibraz edilen poliçelerden, dava konusu kazaya karışan aracın davalı şirket tarafından yapılan iki adet poliçesinin bulunduğu, 3986489/0 nolu poliçe ile davalı şirketin 01/01/2005 – 01/01/2006 tarihleri arasında aracı “Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza” sigorta poliçesi ile sigortaladığı, 4045448/0 nolu poliçe ile de davalı şirketin 10/02/2005 – 10/02/2006 tarihleri arasında aracı “Motorlu Kara Taşıt Araçları Otobüs Birleşik” sigorta poliçesi ile sigortaladığı ve bu poliçe kapsamında “İhtiyari Mali Mesuliyet”, “Ferdi Kaza Koltuk” ve “Kasko” teminatları verdiği anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin yine aynı olaya ilişkin olarak daha önce açtığı tazminat davasında da davanın kabulüne karar verildiği, bu davadaki davalılardan birinin de kazaya karışan aracı “Karayolu Motorlu Araç Zorunlu Mali Sorumluluk” sigorta poliçesi ile sigortalayan Ak Sigorta olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, davacının önceki davasını “Karayolu Motorlu Araç Zorunlu Mali Sorumluluk” sigorta poliçesi ile sigortalayan Ak Sigorta'ya karşı açmış olmasına rağmen eldeki davadaki talebi açık bulunmamaktadır. Bu kapsamda öncelikle davacının talebinin açıklattırılarak tazminat talebini hangi sigorta poliçesine yönelttiği hususu araştırılmalıdır. Öte yandan, Zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigortası, motorlu bir aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitlerle sigortalamaktadır. Başka bir anlatımla, bu sigortayla işletenin KTK.nun 85/1 nci maddesinde hükme bağlanan sorumluluğu sigorta örtüsüne alınmaktadır. İhtiyari mali mesuliyet sigortası ise, işletenin anılan sorumluluğunun trafik sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmının poliçede yazılı hadlere kadar teminat altına alan sigorta türüdür. Zarar trafik sigortası kapsamında kalmakta ise, ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu söz konusu olmayacaktır. Ayrıca 4925 sayılı Yasanın 18 nci maddesi uyarınca taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Yasanın 17 nci maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Anılan Yasanın 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8 nci maddeleri hükümlerine göre meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak, bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak, limit aşımında sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır. Yukarıda açıklanan gerekçelerle Mahkemece, öncelikle davacının davasını hangi poliçeye yönelttiği hususuna açıklık getirtilmesi ve davacının talebine göre yukarıda ayrıntılı açıklamalarına yer verilen sıralı sorumluluk esasları da dikkate alınmak suretiyle davanın esasına yönelik bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.