T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/1804 Esas KARAR NO:2026/186 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI:2022/827 Esas- 2023/540 Karar TARİH:12/07/2023 DAVA :Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:29/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yolu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/1804 Esas KARAR NO:2026/186 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI:2022/827 Esas- 2023/540 Karar TARİH:12/07/2023 DAVA :Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:29/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin gıda işi ile iştigal ettiğini, davalı üretici firmanın distribütörü ve yetkili satıcısı.... Şti. ile 1 adet Hamur Yuvarlama Makinası alımı konusunda 05/08/2015 tarihinde sözleşme imzalandığını, firmanın nakliye ve ithalat işlerinin birbirleriyle bağlantısı olan ... A.Ş. tarafından yapıldığını, sözleşme ile gümrük-ithalat-nakliyat bedellerinin satıcı firma olan davalıya ait olması şeklinde anlaştıklarını, teslimat süresinin 45 gün olarak belirlendiğini, müvekkilinin sözleşmeye istinaden 8.000 ABD doları karşılığı 22.500 TL'yi sözleşmenin imzalandığı tarihte ... Bankası aracılığı ile gönderdiğini, bakiye kalan miktar için 3 eşit senet verdiğini, söz konusu makinenin teslim süresi 45 gün olmasına rağmen 60 gün geçmesine rağmen teslimatın yapılmaması üzerine davalıların arandığını, aradan geçen 6 aylık süre sonunda davalı... şirketi yetkililerinin müvekkilini arayarak makinenin getirilebilmesi için makine bedeli adı altında 4.380 TL para talep ettiklerini, müvekkilinin talep edilen bu meblağı havale ile gönderdiğini, makine bedelinin ödenmesine rağmen teslim edilmediğini, müvekkilinin tekrardan araması üzerine Tayvan'da bulunan üretici firmaya para gönderilmesinin istendiğini, müvekkilinin ... Bankası'ndan havale ile Tayvan'da bulunan .... Şirketine davalı .... A.Ş. adına 5.180 USD gönderdiğini, bunun üzerine üretici firma tarafından dava konusu makinenin 20/05/2016 tarihinde Türkiye'ye gönderildiğini, müvekkilinden talep edilen yük teslim taşıma bedeli olan 974,55 USD'nin banka havalesi ile gönderildiğini, sözleşmede gümrük-ithalat-nakliyat bedellerinin satıcıya ait olduğu kararlaştırılmasına rağmen müvekkilinin bir an önce makinenin eline ulaşması amacıya kendisinden talep edilen 8.954,76 TL gümrük bedelini de ödediğini, makinenin müvekkilinin bulunduğu Denizli iline gönderildiğini, Denizli'ye nakliye için 250 TL nakliye bedelinin de yine müvekkili tarafından ödendiğini, söz konusu makine çalıştırıldığında istenilen performansı göstermediğini ve makinenin ayıplı olduğunun anlaşılması üzerine ihtarname ile davalı tarafa ayıp ihbarında bulunduklarını, sözleşmeden dönme beyanını, hatalı ve ayıplı makinaların iade alınmasını, bundan dolayı meydana gelen tüm zararların toplamı 55.000 TL'nin iadesini talep etmelerine rağmen müvekkiline sadece 11.800 TL ödeme yapıldığını, bakiye bedelin bu güne kadar ödenmediğini, ayıplı makinenin halen Denizli Serinhisar'da müvekkiline ait işyerinde bulunduğu, çalışmadığını ve korunaklı bir şekilde saklandığını beyanla ayıplı makinenin iade alınmasını ve zararının şimdilik 40.000 TL'sinin temerrüt tarihi olan 23/06/2016 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili ... ...A.Ş. arasında yazılı yada sözlü herhangi bir anlaşma bulunmadığından ... Şirketinin hukuki ilişkinin tarafı olmadığını, bu sebeple bu davalı yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, diğer müvekkili taraflarca imzalanmamış olan 05/08/2015 tarihli sözleşmede her ne kadar satıcı olarak gösterilmiş ise de, sözleşme münderecatından ve özellikle de maddi vakıaların cereyanından anlaşılacağı üzere müvekkili ... Şirketinin sadece mümessil olarak hatta belki de sadece ticari tellal olarak vasıflandırılabileceğini, zira davacının ödemeyi doğrudan yurt dışındaki üretici firmaya yaptığını, ayrıca ithalat masraflarını da kendisinin karşıladığını, bu nedenle satılanda bir ayıp var ise bu ayıptan üretici ve satıcı olmayan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafça delil olarak sunulan protokolde tarafların imzasının bulunmadığını, ortada her iki tarafı bağlayan bir protokol bulunmadığından davacının davasının reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarakda dava konusu makinede herhangi bir ayıbın bulunmadığını, müvekkilinin her ne kadar imzasız da olsa sözleşme gereği edimini hakkıyla yerine getirdiğini, makinayı davacının adresinde kurduğunu, çalışır vaziyete getirip davacıya teslim ettiğini, makina ayıplı olmamakla beraber iddia edilen ayıpların üretimden kaynaklı olmayıp, tamamen kullanımdan kaynaklı ayıplar olduğunu, ayrıca süresi içerisinde ayıp bildiriminin yapılmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın satım sözleşmesine konu makinenin ayıplı olduğundan bahisle TBK'nın 227. maddesi uyarınca alıcının, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkı çerçevesinde, uğranılan zararın tazmini ve makinenin davalı tarafa iadesi taleplerine ilişkin olduğu, taraflar arasında, hamur yuvarlama makinası satın alınması için satım sözleşmesi bulunduğu ve davacı tarafça satım bedelinin ödenmiş olduğu hususlarında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın dava konusunun makinanın ayıplı olup olmadığı, davacının ödemiş olduğu bedelin iadesini talep etmekte haklı olup olmadığı noktasında toplandığı, dosya içerisindeki davacının alıcı, davalı ... .. Şirketinin ise satıcı olarak gösterildiği, 05/08/2016 tarihli imzasız satış sözleşmesine göre, davacı tarafından davalıdan bir adet hamur yuvarlama makinesinin satın alındığı, sözleşme bedeli ile nakliye ücretlerinin ödendiği, 23/06/2016 tarihli Noter ihtarnamesi ile davalılara, makinenin ayıplı olduğundan bahisle iade alınması ve 55.000 TL'nin 3 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin 27/06/2016 tarihinde davalılara tebliğ edildiği, yine dava konusu makineye ilişkin faturanın davalı ... tarafından kesildiği, talimat mahkemesince alınan usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda, hem makineden çıkan seslerin normal olmadığı, hem de kesme işlemi yapan bıçakların dönmediği, hem de çıkan ürünün olması gerektiği gibi olmadığı ve makinenin gizli ayıplı olduğu, dava tarihi itibariyle değerinin 44.890,19 TL olduğunun tespit edildiği, davalı tarafın itirazları doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alındığı, bilirkişi ek raporunda aynı tespitlerin tekrar edildiği, alınan usulüne uygun bilirkişi raporlarına göre makinenin ayıplı olduğu ve iadesi gerektiği kanaatine varıldığından davalı ......A.Ş. her ne kadar husumet itirazında bulunmuş ise de; davaya konu makinanın faturası bu şirket düzenlemiş olduğundan her iki davalı aleyhine açılan davanın kabulü ile makine bedelinin davacıya, makinenin ise davalı tarafa iadesine karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. DAVALILAR VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İlk derece mahkemesinin husumet hususunda yanlış karar verdiği, davacı ile davalı ... Şirketi arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığı, sözleşmeye dayalı taleplerin ancak sözleşmenin tarafı olan kişilere yöneltilebileceği, her ne kadar diğer davalı ... Şirketi tarafından imzalanmamış olan sözleşmede anılan davalı satıcı olarak gösterilmiş ise de, sözleşmenin içeriğine göre satıcı değil, mümessil olarak hatta ticari tellal olarak vasıflandırılabileceği, çünkü davacının ödemeyi doğrudan yurt dışındaki firmaya yaptığı, dolayısıyla davalı ... Şirketi'nin satıcı olmadığı ve sorumluluğunun da bulunmadığı, davacının delil olarak 05/08/2015 tarihli imzasız olan sözleşmeye dayandığı ancak söz konusu sözleşmenin tarafların imzası bulunmadığından geçerli olup olmadığının tartışılması gerektiği, davalı müvekkilinin imzasız olan sözleşmede geçen edimi yerine getirdiği, makinede davalının sorumluluğunu doğuracak herhangi bir ayıp bulunmadığı, davalının makineyi davacının adresinde kurduğunu ve çalışır vaziyette davacıya teslim ettiği, makinede olduğu iddia edilen ayıpların üretimden değil kullanımdan kaynaklı ayıplar olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun üstünkörü hazırlandığı, bir işletmede kullanılan makinelerin sürekli olarak periyodik temizlik ve bakımlarının yapılmasının sistemin ikamesi için zorunlu olduğu, davacı çalışanlarının makineyi gün sonunda temizlemekten dahi imtina ettikleri, bir gece makine üzerinde kalan ve kurumuş malzemenin ertesi gün çıkacak ürün kalitesini direkt olarak etkilediği, bilirkişi raporunda bu hususların tespit edilmediği, ayrıca süresi içerisinde ayıp bildiriminde bulunulmadığına ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, satım sözleşmesine konu makinenin ayıplı olduğundan bahisle TBK'nın 227. maddesi uyarınca alıcının, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkı çerçevesinde uğranılan zararın tazmini ve makinenin davalı tarafa iadesi taleplerine ilişkindir. Mahkemece 2016/1088 Esas, 2019/1308 Karar sayılı ve 12/11/2019 tarihli karar ile davanın kabulüne ve 40.000 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, verilen karar, davalılar vekilinin istinaf başvuru üzerine Dairemizin 2020/1058 Esas, 2022/1331 Karar sayılı ve 29/09/2022 tarihli kararı ile; Mahkemece, davalı ...... A.Ş.'nin husumet itirazı yönünden bir değerlendirme yapılmadığı ve davacının makinenin iadesi talebi hakkında bir karar verilmediği gerekçesi ile HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmış, Mahkemece yargılamaya devam edilerek yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacının alıcı, davalı... ...A.Ş.'nin ise satıcı olarak gösterildiği 05/08/2015 tarihli sözleşme imzasız ise de, davacı tarafından makine bedelinin banka havalesi ile davalı...... Ltd. Şti. hesabına ödendiği, kaldı ki davalı..... Ltd. Şti. tarafından edimin ifa edildiğinin kabul edildiği, satış faturasının ise diğer davalı ..... A.Ş. tarafından düzenlendiği ve e posta yazışmalarının her iki şirket ile yapıldığı, buna göre her iki şirketin de, yurtdışında mukim dava dışı .... Şirketi'nin distribütörü ve satış sözleşmesinin tarafı oldukları, bu itibarla davacının husumet itirazının haksız olduğu, Mahkemece alınan bilirkişi raporunun makine üzerinde inceleme yapılmak ve makine çalıştırılmak suretiyle düzenlendiği, makinenin olması gereken şekilde hamur vermediğinin tespit edildiği, raporda davalı tarafın iddia ettiği gibi bir gün önceden kalan hamur kalıntılarının bu sonuca sebep olduğu ve makinenin bakımının yapılmadığına dair davacı aleyhine bir tespit yapılmadığı, makinenin olması gereken şekilde hamur üretmemesinin, davacının kendisinden beklediği faydayı ortadan kaldırdığı ve gizli ayıp niteliğinde olduğu, makinenin davacıya 16/06/2016 tarihinde teslim edildiği, davacının TBK'nın 223. maddesi uyarınca gizli ayıbı derhal 23/06/2016 tarihli Noter ihtarnamesi ile davalılara bildirildiği, bu minvalde mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun davalılar vekilinin aksi yöndeki tüm istinaf sebeplerinin haksız olduğu anlaşılmıştur.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.732,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 683,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.049,30 TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, fazla yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 683,10 TL istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 29/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.