T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:03/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:27/09/2022 DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:03/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ D…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:03/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:27/09/2022 DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:03/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davacı şirket kredi ihtiyacı için davalı bankanın Antalya-Manavgat şubesinden Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında vadeli kredi kullandığını, davacının dönem faizlerini süresinde ödediğini, davacı söz konusu Manavgat şubesinden kullanmış bulunduğu ve teminatında ipoteği olan tüm kredileri dövizin aşırı yükselişi sebebiyle zaruri olarak süresinden önce faizi ile birlikte kapatmak istediğini 2018 yılının Haziran ayında bankaya yaptığı başvuruda banka kendisine yazılı olarak kredisinin kapatılacağını ancak 129.250.TL kredi kapama ceza tutarı ve 34.320 TL kur farkı BSMV tahakkuk ettirileceğini beyan ettiğini, bunun üzerine davacı ipoteklerin kaldırılması zaruri olduğu için mecburen ihtirazi kayıtla ödemeyi yapmak zorunda kaldığını, davalı bankaya kredi kapama ceza tutarı ve kur farkı BSMV tutarının kabul edilmediği Manavgat 6. Noterliğinin 14.06.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildiğini, ve yapılacak bu fuzuli ödemeyi iade ve talep ve dava hakkı saklı tutultuğunu, davacı ihtirazi kayıttan sonra kredi aslını, faiz ve giderleri ile birlikte ayrıca kredi kapama ceza tutarı ve kur farkı BSMV adı altında istenilen miktarı mecburen ödediğini, bankanın istemi haksız ve kredi sözleşmesi ile mevzuata aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi’nde erken ödeme komisyonu alınmasına imkan veren 7.9.1 maddesi genel işlem şartı niteliğinde olduğunu kredi alanın banka tarafından serbestçe belirlenecek erken ödeme işlem komisyonu ödemeyi kabul ettiğine dair hüküm, banka tarafından tek taraflı olarak davacı aleyhine sonuç doğurur şekilde sözleşmeye dahil edildiğini, sözleşmede diğer taraf olan davacının bankaya karşı pazarlık gücüne sahip olmadığından söz konusu koşullarda banka ile müzakere edemediğini, bahsi geçen hükmün davacı açısından geçerliliği kabul edilemez olduğunu, koşulların içeriğini tam olarak belirlemede etkin rolü olmayan ve olası sonuçları ile birlikte değerlendirebilecek konumda bulunmayan davacı aleyhine yapılan bu düzenleme TBK madde 25 uyarınca içerik denetimine tabi olmalı ve söz konusu kayıt kısmi kesin hükümsüz sayılması gerektiğini, yasal dayanağı olmadan alınan erken kapama komisyonu bedelinin tamamının müvekkile iadesine karar verilmesi gerektiğini, belirterek 10.000,00. TL’nin bankaya ödeme tarihi olan 07.11.2019 tarihinden olmaz ise davalının KEP adresine 27.03.2021 tarihinde tebliğ edilen ihtarnamede belirtilen 7 günlük sürenin bitiminden itibaren ticari temerrüt avans faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak davacıya ödenmesine, mahkeme aksi kanaatte ise fahiş komisyon oranının yargıtay kararları doğrultusunda uygun bir orana indirilerek davacıdan fazlaca alınan kısmın tespitine ve davalının KEP adresine 27.03.2021 tarihinde tebliğ edilen ihtarnamede belirtilen 7 günlük sürenin bitiminden itibaren ticari temerrüt avans faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacı, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan kredinin erken kapatılması sırasında alınan erken kapama ücretinin istirdadı istemi ile dava açmıştır. Erken kapama ücreti alınabilmesi, müşteri ile banka arasındaki kredi sözleşmesinde bu yönde hüküm bulunmasına bağlıdır. Dolayısıyla erken kapama ücreti, yasal bir medeni ceza olmayıp, taraflar arasındaki sözleşmeden doğan bir yan yükümlülüktür. Erken kapama ücreti ile faiz indiriminden yararlanarak kâr eden müşteri ile faiz geliri düşmek suretiyle gelir kaybına uğrayan bankanın menfaatlerinin dengelenmeye çalışıldığı görülmektedir. Nihai olarak erken kapama ücreti ile kredi veren bankanın zararının bir kısmının tazmin edilmesi amaçlanmaktadır. Ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Bunun tespiti için, taraflar arasındaki kredi sözleşmeleri ve ekleri dosyaya celp edilmiş dava konusu masraflara ilişkin sözleşme hükümleri ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, bankacılık uygulamasında davalının söz konusu ücretleri tahsil etmesinin mümkün olup olmadığı noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi ...'ın kök ve ek raporları ile bilirkişi ...'in raporunda davacıdan geri iadesini isteyebileceği erken kapama ücretinin bulunmadığı belirtilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinin 07/06/2017 tarihli olması nedeni ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olduğu, sözleşmenin 7.9. maddesinde davalının erken kapama ücretini talep edebileceğinin düzenlendiği, davalının erken kapama ücreti oranını belirlediği, davalının mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kar ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre ilan ettiği, tahsil edilen masrafın emsal banka uygulamalarına göre orantılı ve altında olduğu, davalının diğer banka ortalamalarının altında tahsil ettiği erken kapama komisyonun iadesinin gerekmediği anlaşılmakla davanın reddine ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazlarının dikkate alınmadığını, bankanın isteminin haksız ve kredi sözleşmesinin mevzuata aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi’nde erken ödeme komisyonu alınmasına imkan veren 7.9.1 maddesi genel işlem şartı niteliğinde olduğunu, kredi alanın banka tarafından serbestçe belirlenecek erken ödeme işlem komisyonu ödemeyi kabul ettiğine dair hükmün, banka tarafından tek taraflı olarak müvekkili aleyhine sonuç doğurur şekilde sözleşmeye dahil edildiğini, bahsi geçen hükmün müvekkili açısından geçerliliğinin kabul edilemeyeceğini, yasal dayanağı olmadan alınan erken kapama komisyonu bedelinin tamamının müvekkile iadesine karar verilmesi gerektiğini, sözleşme maddesinde erken ödeme komisyonunun ne oranda alınacağına dair ayrıntılı bir düzenleme bulunmamasının ve bankanın kendisine tanınmış olan takdir hakkına dayanarak belirleme yapmasının müvekkili aleyhine ve onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte olduğunu, bunun emsallere ve hakkaniyete uygun olmadığını, Yargıtay birçok kararında taraflar arasında yapılan sözleşmelerde erken ödeme komisyon ücretinin alınabileceğine dair bir hükmün bulunmasını fakat bunun hangi oranda olacağına ilişkin açıkça belirleme yapılmaması halinde bu oranın %1-2 arasında olmasının kabul edileceği yönünde karar verdiğini, kamu bankalarının %2 oranının dikkate alınması gerektiğini, bankanın sözleşme hükmünü kötüye kullandığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı doğan kredi borcunun erken ödenmesinde tahsil edilen erken kapama komisyonunun iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar veilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel yöntemlere ve oluşa uygun denetime elverişli olmasına, sözleşmede erken ödeme halinde erken ödeme komisyonunun alınacağının açıkça düzenlenmiş olmasına, bankanın uyguladığı %3,98'lik oranın, hem kendi web sayfasında ilan ettiği %5 lik orandan hem de emsal nitelikteki özel banka uygulamalarından düşük olmasına, 01.03.2020 yürürlük tarihli TCMB tebliğinin, tahsilatın 2019 yılında yapıldığı somut olay açısından uygulanamayacak olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın İlk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin dava tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...