7. Hukuk Dairesi 2011/7413 E. , 2012/1491 K. "" Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 28.02.2012 günü belirlenen saatte temyiz eden ... vekili Av.... geldi, gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü: Dava, davacı tarafın paydaş bulunduğu ve ortaklığı…
**7. Hukuk Dairesi 2011/7413 E. , 2012/1491 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 28.02.2012 günü belirlenen saatte temyiz eden ... vekili Av.... geldi, gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü: Dava, davacı tarafın paydaş bulunduğu ve ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti ve tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilmesi istemine ilişkindir. Makemece davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve soruşturma ile toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir. Duraksamadan belirtmek gerekir ki; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre bütünleyici parça niteliğindeki muhtesatların mülkiyeti kural olarak arzın mukadderatına tabidir. Taşınmazın arzının maliki olan paydaşlar tapu payları oranında taşınmaz üzerindeki muhtesatların da maliki sayılırlar. Yine taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın kadastro tutanağı ve taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilebilmesi için muhtesatın kadastro tespit gününden önce meydana getirilmiş olması gerekir. Anılan bu ayrık hüküm dışında kanunlarımızda ve Tapu Sicil Tüzüğü'nde taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatların tapu kütüğüne tescil veya şerh edilebileceğine veya kütüğün beyanlar hanesinde gösterilebileceğine ilişkin başkaca bir hüküm de bulunmamaktadır. Somut olaya gelince; toplanan delillerden, dava konusu muhdesatların üzerinde bulunduğu 222 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının 05.08.1991 tarihinde davacı tarafından davalıya satıldığı, muhdesatın dava konusu edilmeyen bölümleri ile birlikte bir bütün olarak dava dışı 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlar üzerine dört katlı bina olarak inşa edildiği, davalı tarafın muhdesatın meydana getirilmesinde maddi katkısının bulunmadığı (bu olgu mahkemenin de kabulündedir)anlaşılmaktadır. Şu halde; taşınmazdaki 1/2 payın satın alındığı tarihte taşınmaz üzerinde mevcut bulunan muhdesat bölümü yönünden davalı taraf bu satın alma ile üzerindeki muhdesatın da bedelini ödeyerek taşınmaza sahip olduğu tartışmasızdır. Bu halde davacı tarafın bu bölümlere yönelik isteminin reddine karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur.