11. Hukuk Dairesi 2013/12606 E. , 2014/3687 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07.02.2013 tarih ve 2011/35-2013/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tu
**11. Hukuk Dairesi 2013/12606 E. , 2014/3687 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07.02.2013 tarih ve 2011/35-2013/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket hisselerinin davalı ... ile birlikte dava dışı ... ve ...a ait iken 24.02.2000 tarihinde şimdiki ortakları ... ve...tarafından satın alındığını, şirketin davalı ...'ye ait taşınmaz üzerindeki petrol istasyonu ve etlentilerini işlettiğini ve bu yerleri malvarlığına kazandırdığını, ancak işletmenin bulunduğu taşınmazın davalı ... tarafından muvazaalı olarak diğer diğer davalıya 20.10.2000 tarihinde satıldığını ve tapuda 30.11.2000 tarihli şerh ile 11 kalem şirket malının bedeli karşılığında satıldığının beyan edildiğini, bu işlemlerin şirketin malvarlığına el koyma amacıyla yapıldığını, şirketin demirbaşlarının değerinin (152.538,80) TL olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin taşınmazı üzerindeki akaryakıt istasyonu ve eklerinin hiçbir zaman davacıya temlik edilmediğini, sadece işletme hakkının verildiğini, pay devir bedelinin ödendiğini, yıllarca taşınmazın bedelsiz olarak kullanılmasından kaynaklanan bedelin takas def'i olarak dikkate alınması gerektiğini savunmuştur. Davalı ..., davalı ... ile bir akrabalığının olmadığını, taşınmazı tapudan iyiniyetle satın aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama neticesinde; davalının ... olduğu vergi borçlarının davacı şirkete ait vergi borçları olduğu, davacı kendilerinin sadece taşınmaz üzerinde bulunan lokanta kısmını işlettiklerini istasyon kısmını işletmediklerini beyan etmiş ise de dosyada mevcut petrol istasyonunun devrine ilişkin sözleşme karşısında bu beyana itibar olunmadığı, işletme hakkı devri ile şirket devir tarihleri göz önüne alındığında, davalı tarafından ödendiği sabit olan tüm elektrik borçlarının, devir tarihinden önce işletme hakkının devredilmiş olması nedeniyle 1999/12. dönemine ilişkin faturada dahil olmak üzere anılan istasyonunun şirkete devrinden önce işletme hakkına istinaden, şirket devrinden sonra da şirkete ait istasyonu kullanma hakkına dayanılarak, davacılar tarafından istasyonun kullanımından kaynaklanan elektrik borçları olup, elektrik borçlarına ilişkin davalının takas - mahsup define itibar olunduğu, davalının kendisine ait taşınmazı temsile yetkili büyük hissedarı olduğu şirkete kullandırdığı dönem yönünden davacıdan ecrimisil talebinde bulunamayacağı, şirket kayıtlarında borç olarak görünmeyen bu hususun devirden sonra şirketten talep edilmesinin de açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, ecrimisil alacağına ilişkin takas-mahsup def'ine itibar olunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 70.247,42 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.598,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 1.380,50 TL harcın temyiz edene iadesine, 27.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.