7. Hukuk Dairesi 2013/11665 E. , 2013/18591 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle yasal kesintilerin infaz sırasında dikkate alınacağı belirtildiğine göre alacakların brüt miktarları üzerinden hüküm altına alındığının …
**7. Hukuk Dairesi 2013/11665 E. , 2013/18591 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle yasal kesintilerin infaz sırasında dikkate alınacağı belirtildiğine göre alacakların brüt miktarları üzerinden hüküm altına alındığının anlaşılmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2- Davacı, davalı şirketin Körfez İlçesinde bulunan tesislerinde 08/01/1990-30/06/2010 tarihleri arasında güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, ilk zamanlarda 3 arkadaşı ile birlikte 3 vardiya çalıştığını, hafta tatili kullandığını, resmi ve dini bayramlarda aynı şekilde çalıştığını, ücretinin ödenmediğini, çalışanlardan birinin izne ayrılması halinde 2 güvenlik görevlisinin haftanın her günü 8 saat çalıştığını, çalışmasının son 2 yılında 2 güvenlik görevlisinin başka pozisyona kaydırılması nedeniyle 08.00-20.00 ve 20.00-08.00 olmak üzere 2 vardiya, günde 12 saat çalıştığını, bu dönemde hafta tatili kullanmadığını, resmi ve dini bayramlarda da aynı şekilde çalıştığını ileri sürerek fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, zamanaşımı savunmasında bulunmuş, davacının fazla mesai, hafta tatili ve genel tatillerde çalıştığı iddiasının doğru olmadığını, davalı işyerinde 4 güvenlik görevlisi çalıştığını, vardiyalı çalışılması nedeniyle fazla mesai yapmadığını, genel tatillerde izin kullandığını, genel tatillerde çalıştığında yerine izin kullandırıldığını, hafta tatili izni kullandığını, davacının her gün fazla mesai yapması tüm hafta tatillerinde ve genel ve resmi tatillerde çalışmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 08/01/1990 - 25/08/2000 , 2004/5 ile 30/06/2010 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı, çalıştığı süre içerisinde fazla çalışma, hafta tatili, resmi tatil ve dini bayram tatillerinde çalışmasının bulunduğu, dosyaya sunulan 2009 ve 2010 yıllarına ait ücret bordrolarında fazla mesai tahakkuku bulunduğu ancak bordroların davacının imzasını içermediği ve kaldı ki bu bordrolardaki tahakkuk ettirilen ücretlerin ödendiğine ilişkin banka kaydının da bulunmadığı ve davacı tarafından ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin bordroda belirtilen ödemelerin alındığına ilişkin banka kayıtları da bulunmadığı ve bu nedenle bordrolar imzalı olmadığından bu bordrolara itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Somut olayda; Mahkemece dosyaya sunulan ve fazla mesai tahakkuku bulunan ücret bordrolarına davacının imzasının olmaması nedeniyle itibar edilmemiş ise de davacının ücretinin banka kanalıyla ödenip ödenmediği kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilerek, banka kanalıyla ödendiğinin tespiti halinde fazla mesai tahakkuku bulunan aylara ilişkin olarak bordrolarla banka kayıtlarının uyumlu olup olmadığı tespit edilmeli, banka kayıtları ile ücret bordrolarının uyumlu olduğunun ve yapılan banka ödemelerine davacının ihtirazı kaydının olmadığının tespiti halinde fazla mesai tahakkuku bulunan aylar dışlanarak yapılacak hesaplama ile davacının fazla mesai alacaklarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.