11. Hukuk Dairesi 2022/3075 E. , 2023/6687 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/668 Esas, 2021/1710 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/830 E., 2020/57 K. Taraflar arasındaki tazminat, menfi tespit ve malların iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi …
**11. Hukuk Dairesi 2022/3075 E. , 2023/6687 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/668 Esas, 2021/1710 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/830 E., 2020/57 K. Taraflar arasındaki tazminat, menfi tespit ve malların iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının içmesuyu isale yapım işini üstlendiğini, bu nedenle yurt dışından gemi ile boru ithal edildiğini, geminin boruları İskenderun limanına getirdiğini, taraflar arasında düzenlenen 09.09.2015 tarihli sözleşme ile davalının limana yanaşan gemideki mülkiyeti müvekkiline ait boruların 5 gün içerisinde "... İskenderun/HATAY" adresine taşınması ve 30 gün içerisinde de dava dışı ... Nak. Pet. Gıda Tarım Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin araçlarına yüklenmesi işini üstlendiğini, sözleşme bedelinin tamamının ödenmesine karşın davalının 30 günlük süreyi geçirerek bir kısım boruları nezdinde tuttuğunu ve ardiye parası talep ettiğini, oysa sözleşme kapsamında ödenen bedelin 30 günlük bekleme ücretini de kapsadığını, ihtarlara rağmen sonuç alınamadığını ileri sürerek boruların 5 gün içerisinde taşıma işleminin bitirilememiş olması sebebiyle 2.400,00 USD liman işletmeciliği tarafından uygulanan cezai işlem ile 2.200,00 USD gözetim ücreti olmak üzere fazladan ödenmek zorunda kalınan kalemlere istinaden şimdilik 4.600,00 USD'nin 12.10.2015 tarihinden itibaren faiziyle, davalı tarafından taşınma esnasında hasara uğratılan borulara ilişkin olarak şimdilik 3.000,00 USD+KDV'nin davalıdan tahsiline, ardiye ücreti olarak talep edilen 25.000,00 USD bedelden borçlu olmadığının tespitine ve davalı uhdesinde haksız olarak tutulmakta olan boruların müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; boruların liman işletmesi tarafından 10 gün içerisinde boşaltılabildiğini, boruların boşaltılmasının 10.09.2015 gününden başlanılarak 20.09.2015 tarihinde tamamlandığını, hava şartları, pazar günleri ve araya giren Kurban Bayramı nedeniyle çalışma yapılamadığını, 20.09.2015 tarihinden 22.10.2015 tarihine kadar çalışılamayan pazar ve bayram günleri çıkarıldıktan sonra fiilen 28 günlük yükleme yapıldığını, sözleşmenin yedinci maddesine göre boruların gemiden belirtilen adrese taşınması ve ardiye sorumlusuna teslim edilmesiyle sorumluluğunun sona erdiğini, sözleşmenin 12 nci maddesine göre 09.10.2015 tarihinden sonraki günlere ait ardiye ücretinin ödenmesi gerektiğini, 215.000,00 TL kesin ve süresiz banka teminat mektubu veya nakit ibrazı durumunda sahada mevcut tüm boruların davacılara derhal teslim edileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taşıyanın, boruların boşaltılmasına 10.09.2015 gününden başlanılarak 20.09.2015 tarihinde tamamlandığını kabul ettiğini, Sözleşmenin 14 üncü maddesine göre taşıma tarihi 09.09.2015 olup, sözleşmenin 15 inci maddesine göre en fazla 5 gün içerisinde nakliyenin gerçekleşmesinin gerektiği, boşaltmada gecikme bulunduğu, davalı taşıyanın cevabi ihtarnamesinde boruların limandan ... sahasına 5 gün gecikme ile taşındığını ikrar ettiği, davalı, yanıt dilekçesinde ve savunmalarında, hava şartları, pazar günleri ve araya giren kurban bayramı nedeniyle çalışma yapılamadığını, fiilen 28 günlük yükleme yapıldığını ileri sürdüğü, yanlar arasında yapılan ve onları bağlayan sözleşmede 30 gün belirlendiği, ancak bu sürenin iş günü olmadığı, davalı taşıyanın savunmasının yerinde olmadığı, dolayısıyla, davalı taşıyanın 5 günlük gecikme nedeniyle zarardan sorumlu olduğu, yapılan incelemeye göre toplamda 4.600,00 USD'nin davalıdan tahsiline karar vermek gerektiği, ayrıca gecikme nedeniyle davalı taşıyanın ardiye bedeli olarak 25.000,00 USD talebinin yerinde olmadığı, davacı taşıtanın 25.000,00 USD borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerektiği, dava edilen hasarlı boruların DN 900 lük 2 adet ve DN 400 lük 3 adet borular olduğu, yapılan incelemede 1 adet DN 900'lük boru yönünden hasarın belirlenmesi için net anlaşılır fotoğraflarının sunulmadığı, 1 boru DN 400'lük için 285,36 USD ve 2 boru DN 400'lük için 95,12 USD hasar bulunduğunun rapor edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, boruların 5 gün içerisinde taşıma işleminin bitirilememiş olması sebebiyle, fazladan ödenmek zorunda kalınan kalem için 4.600,00 USD alacak yönünden 2.200,00 USD'nin dava tarihinden itibaren USD'ye uygulanan yıllık en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, 2.400,00 USD'nin ise 12.10.2015 temerrüt tarihinden itibaren USD'ye uygulanan yıllık en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, davalı tarafından taşınma esnasında hasara uğratılan borular yönünden 2 adet DN 900'lük boru için hasar miktarı ispatlanamadığından istemin reddine, 1 adet boru DN 400'lük için 285,36 USD ve 2 boru DN 400'lük için 95,12 USD hasar bulunduğu anlaşıldığından toplam 380,48 USD'nin 12.10.2015 temerrüt tarihinden itibaren USD'ye uygulanan yıllık en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, dava konusu edilen 09.09.2015 tarihli nakliye sözleşmesi kapsamında ardiye ücreti nedeniyle davacının davalıya 25.000,00 USD borçlu olmadığının tespitine, davalı uhdesinde haksız olarak tutulduğu anlaşılan dava konusu borular ve sandığın davacıya iadesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1.Taraflar arasındaki sözleşmenin 12 nci maddesinde, toplam ücretin belirlendiğini ve ücrete 30 günlük bekleme ücretinin dahil olduğunun düzenlendiğini, bu hükmün yanlış değerlendirilerek tüm boruların 30 günde tamamen yükletilip nihai varma sahasına gönderileceğinin taahhüt edildiğinin kabul edildiğini, oysa müvekkilinin tüm gelen boruların en fazla 30 gün içerisinde başka bir nakliyeci firmaya ait tırlara yüklenip tamamen nihai varma yerine göndermeyi taahhüt etmediğini, yüklemenin 30 günü aşması halinde 30 günü aşan ardiye ücretinin müvekkiline ait olmayacağının ifade edildiğini, 2. Dava dışı taşıyıcı firmanın temin ettiği tırlardaki sorunlar nedeni ile boru sevkiyatında meydana gelen gecikmelerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, 3.20.09.2015 tarihinden 22.10.2015 tarihine kadar geçen 32 günlük süre içerisinde 4 günlük Bayram Tatili düşüldüğünde 28 günlük çalışmada 250 tır yüklenip son varma yerine gönderildiğini, son yükün alındığı tarih olan 25.01.2016 tarihine kadar ardiye ücretlerinin ödenmesi gerektiğini ve müvekkilinin sadece 30 günlük ardiye ücretini üstlendiğini, 4. Müvekkilinin gemi ile gelen boruların 5 gün içinde liman sahasından ... sahasına taşınması taahhüdünü aynen kabul ettiğini ve liman idaresi tarafından davacıya tahakkuk ettirilen 2.400,00 USD’lik bekleme ücreti ile gözetleme şirketinin 2.200,00 USD’lik yevmiye ücret farklarına herhangi bir itirazda bulunmadığını, bu gecikmeden doğan zararların ödeneceğinin kabul edildiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan 09.09.2015 tarihli sözleşme ile mülkiyeti davacıya ait boruların 5 gün içerisinde davalı tarafından limandan İskenderun'da bulunan ardiyeye taşınması ve 30 gün içerisinde de dava dışı şirketin araçlarına yüklemesi işinin üstlenildiği, sözleşmede belirlenen iş bedeline 30 gün sahada bekleme ücretinin de dahil olduğu, iş bedelinin de davacı tarafından ödendiği, taşınan borularda meydana gelen hasara ve taşımadaki gecikme nedeniyle davacı tarafından ödenen bedellere ilişkin davalının bir itirazının olmadığı, bu hususun davalı tarafından gönderilen 16.11.2015 tarihli ihtarnamede de belirtildiği, ardiye ücreti yönünden ise davalının hava şartları, pazar günleri ve araya giren Kurban Bayramı nedeniyle çalışma yapılamadığını savunduğu, oysa taraflar arasında düzenlenen sözleşmede sürenin iş günü olarak belirlenmediği, dolayısıyla bu savunmanın yerinde olmadığı, yine davalı savunmasının aksine tüm boruların 30 gün içinde davalı tarafından dava dışı şirkete ait araca yüklenmesinin üstlenildiği, davalının pazar günleri veya Kurban Bayramında çalışmamasının kendi kusuru olduğu, bu itibarla davalının ardiye ücreti talebinin yerinde bulunmadığı, buna bağlı olarak davalı tarafından boruların elde tutulmasının da haklı olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen 09.09.2015 tarihli sözleşme ile davalının yüklendiği taşıma işleminin zamanında bitirilememiş olması sebebiyle uğranılan zararların davalıdan tazmini ile ardiye ücreti olarak talep edilen bedelden borçlu olmadığının tespiti ve davalı uhdesinde haksız olarak tutulmakta olan boruların davacıya iadesi istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi. 2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 875 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.