T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2108 Esas KARAR NO : 2025/2080 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/788 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 03/10/2025 DAVA: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) KARAR TARİHİ: 08/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2108 Esas KARAR NO : 2025/2080 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/788 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 03/10/2025 DAVA: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) KARAR TARİHİ: 08/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin %25 hissedarı olduğu ... İnşaat San. ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nde dava dışı ... isimli kişiyi davalı şirket müdürlerinin otel müdürü olarak istihdam ettiğini, adı geçen otel müdürünün davacı müvekkilini otel müşterileri ve çalışanları önünde darp etmesine rağmen davalıların bu kişinin iş akdini sonlandırmadıklarını, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/39 Esas dosyasında da açılan dava dosyası incelendiğinde yaşanan olayların tamamında adı geçen dava dışı otel müdürünün rolü olduğunun anlaşılacağını, anlatılanlar karşısında davalı şirket müdürleri ... ... ve Tarık ...'ün şirket yönetiminden uzaklaştırılması ve müdürlükten azledilmelerini, ayrıca şirket hissedarının şirkette alenen hakarete uğraması ve darp edilmesi eylemlerinin durdurulabilmesi için ivedilikle şirkete yönetici kayyımı atanmasını ve ...'in iş akdinin sonlandırılmasının kayyumun görevleri arasına dahil edilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 2025/788 Esas ve 03/10/2025 tarihli kararında;"....Yukarıda değinilen açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafça her ne kadar ... İnşaat San. ve Dış Ticaret Limited Şirketi'ne yönetim kayyımı atanması ve ...'in iş akdinin sonlandırılmasının kayyımın görevleri arasına dahil edilmesi talep edilmiş ise de; şirketi temsile yetkili kişilerin mevcut bulunduğu gibi, şirketin işleyen bir şirket olduğu, şirket yöneticilerin yerine yönetim kayyımı atanmasını gerektirir nitelikte yaklaşık ispat şartının mevcut iddialar ve dosya kapsamında bulunan belgelere göre bu aşamada sağlanamadığı, deliller toplandıktan sonra davacının iddialarının netleşeceği, bu aşamada yönetim kayyımı atanması şartları oluşmadığından talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, dava konusu şirkette %25 hisse sahibi olduğunu, aile üyeleri arasında çeşitli hukuki ve cezai ihtilafların, müvekkili Bekir ... ile ... İnşaat San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. arasında ise ortaklıktan çıkartılma ve şirketin feshi davalarının mevcut olduğunu, davalı şirket müdürlerinin, şirketin amaçlarına ulaşması için çaba göstermek yerine müvekkilinin şirketten uzaklaştırılmasını amaç belirlediklerini, ... isimli şirket çalışanının, müvekkilinin her şirkete girişinde çeşitli olaylar çıkardığını, müvekkilinin şirkete adım atmaması için sürekli olarak taciz ve tahrik ettiğini, şirketten dışarı çıkana kadar ise peşinden ayrılmadığını, şirketi müvekkiline adeta dar ettiğini, müvekkiline karşı saygısız ve sert tavırlar takındığını, sanki özel olarak bu amaçla görevlendirilmiş gibi müvekkilinin şirkete gelip gitmesine engel olmaya çalıştığını; ... isimli şirket çalışanının, şirket hissedarı müvekkiline karşı bu denli olumsuz sözlerinin ve fiziksel saldırılarının olmasının davalı şirket müdürlerinin ...'in hareketlerine destek çıkmasından ileri geldiğini, zira herhangi bir başka çalışan, diğer ortaklara karşı herhangi bir sözlü ya da fiziki saldırıda bulunmuş olsa idi, söz konusu çalışanın İş Kanunundan kaynaklanan gerekçelerle iş akdine derhal son verileceğini, ancak konu müvekkili davacı olduğunda; tabiri caiz ise söz konusu çalışanın şirket yetkilileri tarafından neredeyse takdir edildiğini ve desteklendiğini ve bu durumun da müvekkilinin haksızlığa uğratıldığının açık kanıtı olduğunu; ...'in şiddete varan akıl dışı davranışlarının ve bu davranışlara destek çıkan davalı şirket müdürlerinin tavırlarının geldiği son nokta ise ...'in müvekkilini şirketin ortasında, çalışanların ve misafirlerin gözü önünde darp etmesi ve şirkette halen dahi çalışmaya devam etmesi olduğunu, işbu vahim hadiseyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/155121 Soruşturma dosyası ile soruşturma da başlatıldığını, müvekkilinin haklarının korunmasına yönelik olarak eldeki dosyada tedbir talebinin kabulü gerektiğini beyanla istinaf başvurusunun kabulü ile tedbir talebinin reddine yönelik ara kararın kaldırılmasına, ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilerek şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, davalı ... İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin yetkili müdürü olan davalıların, müdürlük görevlerini kötüye kullandıkları, otel müdürü olarak atadıkları kişiyi, kendisini otelde müşterilerin karşısında darp etmesine rağmen işten çıkarmadıklarından bahisle TTK'nın 630/2. maddesi gereği müdürlük görevinden azledilmeleri talebi ile açılan davada, şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanmasına ilişkin olup, Mahkemece talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrası; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir. Aynı yasanın 390/3 maddesi; ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Buna göre, tedbir talep eden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.TMK'nın 427/4. maddesine göre bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka bir yoldan sağlanamamış ise vesayet makamınca yönetim kayyımı atanması gerekmektedir. Anılan düzenlemeye göre yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim organının bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim organı bulunduğu takdirde organ yokluğundan sözetmek mümkün değildir.Somut olayda; davalıların, davalı şirketin seçilmiş müdürü oldukları, davalı şirkette yönetim boşluğu bulunmadığı, bu aşamada iddia, savunma ve mevcut deliller kapsamında davalıların şirket müdürlüğünden azlinin gerektiği iddiası yönünden yaklaşık ispatın dahi sağlanmadığı, yargılama sonucunda verilecek karar ile ulaşılmak istenen sonuca ihtiyati tedbir yolu ile ulaşılmasının usul ve yasaya aykırı olacağı, Mahkemece yapılacak yargılama neticesinde, davalıların müdürlük görevinden azledilmelerine karar verilmesi halinde bir yönetim boşluğundan bahsedilebileceği, bu itibarla Mahkemece talebin reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış, kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/12/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.