7. Hukuk Dairesi 2013/12788 E. , 2013/13192 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün BOZULMASINA ilişkin olarak daireden verilen 19.12.2012 gün ve 2012/6691-9588 E.K. sayılı ilamın karar düzeltme yoluyla incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dava konusu taşınmazın elbirliği ile mülkiyet hükümlerine tabi olduğu,taşınmaz üzerinde tapu kaydında gösterilen muhdesatlar dışında başka muhdesatların da bulunduğu, dav…
**7. Hukuk Dairesi 2013/12788 E. , 2013/13192 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün BOZULMASINA ilişkin olarak daireden verilen 19.12.2012 gün ve 2012/6691-9588 E.K. sayılı ilamın karar düzeltme yoluyla incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dava konusu taşınmazın elbirliği ile mülkiyet hükümlerine tabi olduğu,taşınmaz üzerinde tapu kaydında gösterilen muhdesatlar dışında başka muhdesatların da bulunduğu, davacı tarafın ortaklığın giderilmesi davasındaki beyanlarının ve bu davadaki isteminin bu doğrultuda değerlendirilmesi gerektiği gözetildiğinde davalı tarafın karar düzeltme nedeni olarak öne sürdüğü bu yönlere ilişen sebepler düzeltilmesi istenilen daire kararında gerekçesi gösterilmek suretiyle karşılanmıştır. Bu yönlerden daire kararı dosya içeriğine usul ve Kanuna uygun bulunmaktadır.(davacıların miras bırakanın isminin ... olarak yazılması (doğrusu Mehmet Şeremettir) maddi yanılgıya dayalıdır).Bu nedenlerle davalı ...’in yerinde görülmeyen ve 1086 sayılı HUMK.’un 440. maddesi hükmüne de uygun olmayan diğer sebeplere dayalı karar düzeltme isteklerinin REDDİNE, 2-Adı geçen davalının bozma ilamının hüküm ifade eden sonuç bölümüne yönelik karar düzeltme istemine gelince; mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de dosyada toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı açıklanmıştır. Bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile mahkemece kendiliğinden değerlendirileceği kuşkusuzdur. Toplanan delillerden tapuya kayıtlı ve ortaklığın giderilmesi davasına konu olduğu belirlenen 615 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak miras bırakanları ... adına “ahır samanlık ve avlulu kerpiç ev” niteliği ile tapuya kayıtlı olduğu ve taşınmazın kadastro tespitinin 29.12.1953 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Şu halde, dava konusu muhdesatların kadastro tespit gününden önce meydana getirildiğinin belirlenmesi halinde davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verileceği tartışmasızdır. Ne var ki mahkemece bu doğrultuda yeterince araştırma yapılmadığı için davaya konu edilen muhdesatlar ile tapu kaydında gösterilen muhdesatların aynı olup olmadığı anlaşılamamaktadır.