6. Ceza Dairesi 2024/2129 E. , 2024/4896 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Sair tehdit suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-3. cümle, 62/1, 52/2 ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 12/2-a. maddeleri uyarınca 740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Alanya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/311 Karar sayılı kararı aleyhine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun)
**6. Ceza Dairesi 2024/2129 E. , 2024/4896 K.** **"İçtihat Metni"** KANUN YARARINA BOZMA Sair tehdit suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-3. cümle, 62/1, 52/2 ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 12/2-a. maddeleri uyarınca 740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Alanya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/311 Karar sayılı kararı aleyhine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı'nın 11.09.2023 gün ve 94660652-105-07-19324-2023 sayılı yazılı istemlerine dayanılarak ihbar ihbar olunduğu, kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04.10.2023 tarihli ve 2023/100654 sayılı ihbarnamesi ile Daremize gönderildiği, Dairemizin 27.02.2024 tarihli ve 2023/19222 Esas, 2024/2623 Karar sayılı kararı ile; “5237 sayılı Kanun'un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçu her ne kadar şikâyete tabi ise de, Yargıtay Daire ve Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre bir suçun nitelikli hali için özel olarak nitelikli olduğunun belirtilmesinin gerekmediği, temel cezada fazla ceza öngören tüm hallerin nitelikli hal olarak kabul edildiği, öte yandan; suçun temel hali şikayete tabi olsa bile nitelikli halinin şikâyete tabi olacağı ayrıca belirtilmediği müddetçe şikayete tabi olmayacağı yerleşik uygulamalarla da ... olduğundan ve somut olayda sair tehdit suçu 3359 sayılı Kanun'un Ek 12 inci maddesinin ikinci fıkrası ile birlikte işlendiğinden ceza artırımı nedeniyle nitelikli hal sayılacağı, bu itibarla; şikayete tabi olmadığı kabul edildiğinden, kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,” karar verildiği, 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesi çerçevesinde yapılan incelemede, Dairemizin anılan kararına aşağıda açıklan nedenlerden dolayı itiraz edilmesi zorunluluğunun doğduğu, İtiraz nedeninin; 3359 sayılı Kanun'un Ek 12 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kalan sair tehdit suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olup olmadığının tespitine ilişkin olduğu, Türk Ceza Kanun'un 106. maddesinin; “(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:12/5/2022-7406/6 md.) Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (2) Tehdidin; a) Silahla, b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, c) Birden fazla kişi tarafından birlikte, d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (3) Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.” 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun ek 12 inci maddesinin; "(Ek fıkra:15/4/2020-7243/28 md.) Kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeli ile yardımcı sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle işlenen 5237 sayılı Kanun'un da yer alan kasten yaralama (madde 86), tehdit (madde 106), hakaret (madde 125) ve görevi yaptırmamak için direnme (madde 265) suçlarında; a) İlgili maddelere göre tayin edilecek cezalar yarı oranında artırılır. b) Türk Ceza Kanununun 51 inci maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi hükümleri uygulanmaz. Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personel, bu görevleriyle bağlantılı olarak kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından 5237 sayılı Kanun'da uygulanmasında kamu görevlisi sayılır. (Ek fıkra:15/11/2018-7151/21 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle kasten işlenen suçlardan şüpheli olanlar, kolluk görevlilerince yakalanır ve gerekli işlemleri yapılarak Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilir. Cumhuriyet savcısı adli işlemleri tekemmül ettirir. Bu suçların soruşturmasında, kolluk tarafından müşteki, mağdur veya tanık olan sağlık personelinin ifadeleri işyerlerinde alınır. Bu fıkra hükmü, özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle kasten işlenen suçlar hakkında da uygulanır. (Ek fıkra:15/4/2020-7243/28 md.) Şiddetin vuku bulduğu sağlık kurum ve kuruluşunda, faile veya yakınına mağdurun verdiği hizmeti verebilecek başka sağlık personeli ve yardımcı sağlık personeli bulunması halinde hizmet ilgili diğer personel tarafından verilir." "Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar" başlıklı 5237 sayılı Kanun'un 73. maddesinin; "(1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. ... (4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz." "Duruşmanın sona ermesi ve hüküm" başlıklı 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin; "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." Şeklinde düzenlendiği, Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi olan suç türleri, yasa maddelerinde açık olarak belirtildiğinde bu kapsamın dışında kalan suç türlerinin soruşturulması ve kovuşturulmasının kamu adına yapılacağı; bir suçun temel şeklinin şikâyete tabi olmasının, aynı suçun nitelikli hallerinin de şikâyete tabi olduğu anlamına gelmeyeceği bir gerçek ise de, bu durumun şikayetle ilgili açık bir düzenleme olmadığında geçerli olacağı, kanunda soruşturma ve kovuşturma açıkça şikâyete tabi kılınmış ve yeni düzenleme ile şikayet koşulu kaldırılmamış ise, artık cezanın artırıldığı/nitelikli hal içerisinde sayıldığı yorumuyla muhakeme şartının bertaraf edilemeyeceği, Türk Ceza Kanun'un 106. maddesinin birinci fıkrasında tehdit suçunun temel şeklinin, ikinci fıkrasında ise nitelikli hallerinin düzenlendiği, Basit tehdit suçunun aynı Yasa'nın 106. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinde "Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit" şeklinde düzenlenip açıkça mağdurun şikayeti aranarak, suçtan zarar görenin soruşturma ve kovuşturma yapılmasını isteme muhakeme şartına bağlandığı, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun ek 12 inci maddesi (15/4/2020-7243/28 md.) ile getirilen, "... tayin edilecek cezalar yarı oranında artırılır" şeklindeki düzenlemenin bir ceza artırımı olup, kanun koyucunun basit tehdit için tercih ettiği 5237 sayılı Kanun'un 106. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinde geçen "mağdurun şikayeti üzerine" şeklindeki düzenlemeyi ortadan kaldırmadığı, kanun koyucunun basit tehdit suçunun takibini şikayete bağlı kıldığı, şikayet olması durumunda 3359 sayılı Kanunla ceza miktarının artırılacağı şeklinde bir düzenlemenin yapıldığı, Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanun'un 106/1-3. maddesinde düzenlenen sair tehdit suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikayete bağlı olduğu, müşteki Emre Köle'nin kovuşturma aşamasında mahkemede alınan 26.05.2023 tarihli ifadesinde sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiği ve sanığın da şikayetten vazgeçmeyi kabul etmediğine dair bir beyanının bulunmadığı, müşteki Emre Köle'nin şikayetten vazgeçmesi nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 73/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilmesi gerektiği, bu şekilde ihbarname içeriğinde belirtilen kanun yararına bozma talebinin kabul edilerek 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma kararı verilmesi gerekirken, Dairemizce talebin reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olması senbebiyle olağanüstü itiraz kanun yoluna başvurulduğu, Yukarıda açıklanan nedenlerle; itirazın KABULÜ ile, Dairemizin, 27.02.2024 tarihli ve 2023/19222 Esas, 2024/2623 Karar sayılı ilamının kaldırılması, Alanya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/311 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca kanun yararına bozulmasına karar verilmesi, itirazın yerinde görülmemesi halinde ise, 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi yönünde itiraz talebinde bulunulması üzerine, dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü: GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dairemizin 27.02.2024 tarihli ve 2023/19222 Esas, 2024/2623 Karar sayılı ilamı Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2023/544 Esas ve 2024/4 Esas sayılı kararlarında da tartışıldığı üzere usul ve yasaya uygun bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen itirazının REDDİNE, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.