6. Ceza Dairesi 2024/5849 E. , 2025/2120 K. KANUN YARARINA BOZMA 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun’a (6136 sayılı Kanun) muhalefet ve tehdit suçlarından sanık ...'in, 6136 sayılı Kanun'un 15/4 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-2. cümle, 43/2, 62/1 (2 kez) ve 52/2. maddeleri gereğince 75 tam gün karşılığı adli para cezası ve 600,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi…
**6. Ceza Dairesi 2024/5849 E. , 2025/2120 K.** **"İçtihat Metni"** KANUN YARARINA BOZMA 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun’a (6136 sayılı Kanun) muhalefet ve tehdit suçlarından sanık ...'in, 6136 sayılı Kanun'un 15/4 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-2. cümle, 43/2, 62/1 (2 kez) ve 52/2. maddeleri gereğince 75 tam gün karşılığı adli para cezası ve 600,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2015 tarihli ve 2013/437 Esas, 2015/20 sayılı Kararının 28.01.2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 05.02.2017 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbarı üzerine yapılan yargılama sonucunda, hükmün açıklanması ile adı geçen sanığın 6136 sayılı Kanun'un 15/4 ve 5237 sayılı Kanun’un 106/1-2. cümle, 43/2, 62/1 (2 kez) ve 52/2 (2 kez). maddeleri gereğince 1.500,00 Türk Lirası ve 600,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2023 tarihli ve 2023/241 Esas, 2023/251 sayılı Kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 19.10.2024 günlü ve 94660652-105-34-22767-2023-KYB sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22.11.2024 günlü ve 2024/108208 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; Dosya aslının, görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği anlaşılmakla, onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede; İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2015 tarihli kararıyla, sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 15/4 ve 5237 sayılı Kanun’un 62/1. maddeleri gereğince tayin olunan 75 gün adli para cezasının, aynı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca gün sayısının takdir edilecek miktar ile çarpılması suretiyle adli para cezasına çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiş ise de; hükmün açıklanmasına ilişkin aynı Mahkemenin 09.05.2023 tarihli kararıyla anılan eksikliğin giderilmiş olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre; 1-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26.11.2013 tarihli ve 2013/151421 Soruşturma, 2013/59737 Esas, 2013/19343 sayılı İddianame ile sanığın, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmadığı halde, 5271 sayılı Kanun’un 225/1. maddesinde yer alan, "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hakkında açılmış dava bulunmayan anılan suçtan cezalandırılmasına karar verilmesinde, 2- Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 12.05.2015 tarihli ve 2015/19047 Esas, 2015/1279 Karar sayılı ilâmında yer alan, "...Sanığın, hakkında rapor düzenlenmesi için hastaneye götürüldüğünde, şikâyetçi M.N.'nin sanığın tüm şikâyetlerini rapora yazacağını belirtmesine rağmen, sanığın şikâyetçiye kolunu hiç kullanamadığını tekrarlayarak rapora bu hususu yazdırmak istediğini beyan ettiği, ancak muayene olmak için sedyeye oturmadığı, bu nedenle müştekinin sanığın muayenesini yapamadığı, ardından sanığın şikâyetçiye "ben kolumu feda ettim, seni mi feda etmeyeceğim, seninle görüşeceğiz" şeklinde tehdit eyleminde bulunduğunun anlaşılması ve sanığın bu eylemini müştekinin görevini yaptırmamak amacıyla gerçekleştirmemesi karşısında, tehdit yerine, görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması... BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Sanığın, inceleme dışı diğer sanıkla birlikte yoldan geçen kadınlara laf atmak suretiyle rahatsızlık vermesi sebebiyle olay yerine gelen görevli polis memurlarının, sanıkları uyarması ve üstlerini aramak istemeleri üzerine, sanıkların "siktirin gidin, siz bize karışamazsınız, bizim Ankara'da tanıdıklarımız var, üstümüzü arayamazsınız" diyerek elleriyle polis memurlarının görevini yapmalarını engellemeleri şeklinde gerçekleştiği iddia ve kabul edilen somut olayda, Mahkemece sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçunun yanında tehdit suçundan da mahkumiyetine karar verilmiş ise de, Suça konu, "siktirin gidin, siz bize karışamazsınız, bizim Ankara'da tanıdıklarımız var, üstümüzü arayamazsınız" şeklindeki ifadelerin, görevi yaptırmamak amacıyla sarf edilmiş olması ve görevi yaptırmamak için direnme suçunun tehdit unsurunu oluşturması karşısında, sanığın eyleminin bir bütün olarak görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturacağı gözetilmeden, sanığın tehdit suçundan da mahkumiyetine karar verilmesinde, Kabule göre de; 3- 5237 sayılı Kanun'un ön ödemeyi düzenleyen 75. maddesinin, 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile değiştirilerek uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların ön ödeme kapsamına alınması karşısında, sanığın üzerine atılı 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun cezasının uygulanan kanun maddesine göre üç aya kadar hapis veya adli para cezası olması nazara alındığında, bu suçun 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesi kapsamına girip ön ödemeye tabi bulunduğu cihetle, mahkemece sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp, sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dosya aslının, görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği anlaşılmakla, onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede; I- Tehdit Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Kanun Yararına Bozma Talebine İlişkin Yapılan İncelemede; Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden KABULÜ ile, sanık ... hakkında tehdit suçu yönünden İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2023 tarihli ve 2023/241 Esas, 2023/251 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; hüküm fıkrasında (A) numara ile belirtilmiş olan sanığın "tehdit" suçundan mahkûmiyetine ilişkin bölümün tamamen ORTADAN KALDIRILMASINA, tayin olunan cezanın çektirilmemesine, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, II- 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Kanun Yararına Bozma Talebine İlişkin Yapılan İncelemede; Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden KABULÜ ile, İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2023 tarihli ve 2023/241 Esas, 2023/251 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 3 no’lu kanun yararına bozma istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.