11. Hukuk Dairesi 2008/10703 E. , 2010/5538 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.06.2008 tarih ve 2007/124 - 2008/198 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.05.2010 gününde davalı avukatı ... gelip, davacı avukatı tebliğe rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulun
**11. Hukuk Dairesi 2008/10703 E. , 2010/5538 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.06.2008 tarih ve 2007/124 - 2008/198 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.05.2010 gününde davalı avukatı ... gelip, davacı avukatı tebliğe rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalının müdürü ve ortağı olduğu ...Elit Ltd. Şti'ndeki 80 hissesinden 37 adedini, dava dışı diğer ortak Tuncer'in aynı sayıda hissesini 11.03.2005 tarihli noter devir sözleşmesi ile gerçekte 20.000,00 YTL karşılığında devir aldığını ve devir bedelini davalının istediği banka hesabına havale ettiğini, ancak bu meblağ şirketin sermayesini aştığından resmi olarak devir sözleşmesine toplam 1.850,00 YTL yazıldığını, 2007 yılı Ocak ayında şirketin faaliyetinin durduğunu ve hissedarların Manisa'dan ayrıldıklarını, karar organının toplanmadığını kâr ve zarar muhasebesi yapılamadığını, diğer 12 ortağın daha düşük para yatırdığını, 18.150.00 YTL paranın müvekkilinden haksız ve nedensiz yere alındığını, bu paranın şirket hesabına girmediğini, paranın davalının kişisel hesabına yattığını, böylece davalının nedensiz zenginleştiğini ileri sürerek, bu meblağın 11.03.2005 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 11.03.2005 tarihli ödemeden itibaren BK'nun 66 ncı maddesi uyarınca bir yıl içinde açılması gereken davanın 30.03.2007 tarihinde açıldığını, ...Köse'ye de husumet yöneltilmesi gerektiğini, iddiaların doğru olmadığını savunarak, davanın zamanaşımı, esas ve husumet yönlerinden reddini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, parayı geri almaya hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıllık zamanaşımı süresinin geçmediği, husumet itirazının da yerinde olmadığı, davacının davalının hesabına 20.000.00 YTL hisse devir bedeli yatırdığı, davalı ve dava dışı Tuncer'den toplam 74 hisseyi noter hisse devir sözleşmesine göre 1.850.00 YTL bedelle devir aldığı, bu durumda davacının 18.150.00 YTL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, hisse devir bedelinin gerçek değerinden daha fazla olarak ödemediği, buradaki fark kadar davalının nedensiz zenginleştiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Davalı bir yıllık zamanaşımının dolduğunu savunmuş ise de, somut olayda davalı hissesini devir eden olarak devir bedelinin alacaklısı olup, sözleşme ilişkisi kapsamında kararlaştırılan ve hata, hile, tehdit, müzayaka gibi bir iddiası olmayan davacının özgür iradesiyle davalıya ödediği devir bedelinin şirketin gerçek sermayesine oranla dahi fahiş olduğunu ileri sürerekte olsa geri isteme hakkına sahip değildir. Devir tüm unsurlarıyla gerçekleşmiş olup, davalının nedensiz zenginleşmesi olgusu gerçekleşmediğinden, sözleşme ilişkisi kapsamında ödenen paranın bir kısmının tahsiline ilişkin bu dava bir yıllık nedensiz zenginleşme/zamanaşımına tabi değildir. Dava zamanaşımına uğramamış olup, davalının aksi yöndeki savunma ve temyiz itirazları isabetsizdir. Bu açıklamalara ve dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davacının iddiayı ileri sürüş biçimine ve dosya kapsamına göre, davacının anılan meblağın tahsilini, yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere isteme hakkı bulunmamaktadır. Noter sözleşmesinde açıkça nominal değer olarak belirtilen devir bedelinin bu şekilde gösterildiğini davacı da dava dilekçesinde açıklamakta olup, bunun zorunluluktan kaynaklandığını bildirmiştir. Nominal değer ile davalı hesabına yatırılan bedel arasındaki farkın tahsiline karar verilmesinin hukuki nedeni ve dayanakları gerekçede gösterilmemiş olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3-Kabule göre ise, noter sözleşmesine göre davacıdan davalı 925.00 YTL, dava dışı ...925.00 YTL tahsil ederek, 37'şer payını ayrı ayrı davacıya devretmiş olup, davacı davalı hesabına hisse devir bedeli notu ile 20.00 YTL para havale etmiştir. Davalı, davanın ...aleyhine de açılması gerektiğini savunmuş, davacı replik lahiyasında 20.000.00 YTL'nın davalının hesabına yatırıldığını, bu parayı davalının Tunceri ile birlikte paylaşmış ise bunun onların iç sorunu olduğunu ileri sürerek husumet itirazına karşı çıkmıştır. Mahkemece, 12.07.2007 tarihli ara kararda, dava dilekçesindeki açıklamalara göre husumet itirazının reddedildiği belirtilmiştir. Davalı temyizinde, asaleten ve ...için vekaleten hisse devri yaptığını,sadece davalının asaleten hisse devri ile ilgili hüküm tesisi gerektiğini kabule göre ileri sürmüştür. Noter sözleşmesinde davalı ve ...asaleten kendi hisselerini devretmiş olup, 20.000.00 YTL'nın her iki hisse devri için davalıya ödediğini kabul eden mahkemenin davalının husumet itirazını kabul etmiş ve 10.000.00 YTL'nın tahsiline karar vermesi gerekirken, 20.000.00 YTL'nın tamamının sadece davalıdan tahsiline karar vermesi de kabul şekli bakımından doğru olmamıştır. SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanıan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750,00 Tl duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.