10. Ceza Dairesi 2021/1382 E. , 2023/9015 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihin…
**10. Ceza Dairesi 2021/1382 E. , 2023/9015 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında, Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir. 2. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 3. Gemlik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli ve 2015/1131 Esas, 2016/640 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 44 üncü maddesi uyarınca iki kez yapılan ihlalin ısrar kapsamında değerlendirilmesi ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR (İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜNE GÖRE) Hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri verilen sanığın, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi yeniden bulundurduğu veya kullandığı hususunda bir iddia olmadığı, erteleme kararının kaldırılmasının nedeninin erteleme kararı kapsamında sanık hakkında 1 yıl süre ile Denetimli Serbestlik Tedbirine karar verildiği, Bursa Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünce söz konusu kararın ifası için 09.11.2015 tarihli Rehberlik ve İyileştirme Takviminde 01.12.2016 tarihli bireysel görüşmeye katılmadığının belirtildiği, bu nedenle 03.12.2016 tarihinde bir defaya mahsus şüphelinin uyarıldığı, uyarıya rağmen şüphelinin 17.02.2016 tarihinde yapılan çalışmaya katılmayarak Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereği Denetimli Serbestlik dosyasının ihlalen kapatılarak iade gönderildiği, sanığın, hakkında verilen denetimli serbestlik kararının gereklerini yerine getirmek üzere Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne 10 gün içinde başvurması gerektiğine ilişkin ihtaratı içerir tebliğe rağmen belirtilen süre içerisinde başvurmayan sanığın bu eyleminin "hakkında verilen kararın gereklerine uygun davranmamakta ısrar" olarak nitelendirilemeyeceği, yapılan bu uyarıya rağmen sanığın tedavi programına yine gelmemesi halinde kendisine tekrar yapılacak yeni tebliğe rağmen yine de gelmeyecek olması halinde bu eyleminin artık "ısrar" kavramı içerisinde değerlendirilebileceği gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 5721 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin sekizinci fıkrasında "Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde düzenlemenin yer aldığı, tüm bu düzenlemeler karşısında somut olayda; hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş olan sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle düşme kararı verilemeyeceği, öncelikle sanığın bu suçu Gemlik (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/140 Esas, 2013/1184 Karar sayılı dosyası ile hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği araştırılarak, işlediğinin tespit edilmesi halinde bu gerekçe ile düşme kararı verilmesi, aksi halde sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 11.12.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın yükümlülüklerine uymaması eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildikten sonra tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri ugulanmasına ilişkin kararın infazının sonucunun beklenilmesi, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen Gemlik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli ve 2015/1131 Esas, 2016/640 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.