6. Ceza Dairesi 2010/16860 E. , 2013/25496 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : 16.09.1999 tarihli hükümlerin daha lehe olması nedeniyle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair. Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sa
**6. Ceza Dairesi 2010/16860 E. , 2013/25496 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : 16.09.1999 tarihli hükümlerin daha lehe olması nedeniyle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair. Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Sanık ..., 22.02.1999 günlü 1998/9346-1999/1767 sayılı Yargıtay 11. Ceza Dairesinin “Bozma” kararından önce yakınan ...'a yönelik hırsızlık suçundan 765 sayılı TCK'nın 491/4, 522. maddeleri gereğince 4 ay hapis, yakınan ...'a yönelik hırsızlık suçundan 765 sayılı TCK'nın 491/5, 522. maddeleri gereği 6 ay hapis, yakınan ...kaya'ya yönelik hırsızlık suçundan 765 sayılı TCK'nın 491/5. maddesi gereği 1 yıl hapis cezalarıyla cezalandırılmış olup, sanık savunmanı Av. ... ...'in temyizi ile; Yargıtayda yapılan incelemede “sair temyiz itirazları" red edilmekle birlikte,“Sanığın yakınan ...'a yönelik eyleminin 765 sayılı TCK'nın 491/ilk fıkrasında öngörülen suçu oluşturduğu gözetilmeden 5. bendi ile hüküm kurulması ve yakınan ...'da çalınan bir adet kuzunun gerçek değerinin bilirkişinin yetersiz beyanına dayanılarak normal kabulü kanuna aykırı görülerek hükmün bozulmasına” hükmedildiği; yakınan ...'a karşı eylem ile ilgili olarak hüküm bölümü içinde ayrı ve bağımsız bir onama kararı verilmediği görülmüştür. Bu durumda önceki hüküm tamamen bozulmuş sayılacağı ve sanığın yakınan ...'a yönelik eyleminden yeniden hüküm kurulması gerektiği dikkate alınmadan; Kınık Sulh Ceza Mahkemesi usule ve yasaya uygun bozma ilamına uyduğunu belirttikten sonra yargılamaya devamla, 16.07.1999 gün 1999/28, 1999/96 Esas-Karar sayılı hükmü ile sanık ... hakkında yakınan ...'ya yönelik hırsızlık suçundan 765 sayılı TCK'ın 491/5 ve 522 maddeleri gereğince 4 ay hapis, yakınan ...'a yönelik hırsızlık suçundan TCK 491/ilk, 522 maddeleri gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve yakınan ...'a yönelik hırsızlık suçundan “hükmedilen önceki cezanın Yargıtay tarafından bozulmayarak kesinleşmediğinden bahisle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına”, hükmettikten sonra sanık hakkında hükmedilen cezaların aynı nev'iden olduğundan 765 sayılı TCK'nın 71. maddesi gereğince içtima ettirilerek 11 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, hükmün anılan mahkeme tarafından 09.09.1999 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden bahisle infazı için Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı yasa gereği sanık hakkında mahkemece duruşma açılıp yapılan yargılama sonucunda 27.12.2006 gün ve 2006/218, 2006-240 sayılı kararda sanığın yakınan ...'a yönelik hırsızlık eylemi nedeni ile Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 16.07.1999 günlü kararından sonra yeniden hüküm kurulmadığı ve kesinleşen bir mahkumiyettin de bulunmadığı gözetilmeden adı geçen yakınana yönelik hırsızlık eyleminden lehe yasa değerlendirmesi yapılarak yazılı şekilde yapılan uygulama yok hükmünde olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede; I-Hükümlü hakkında yakınanlar ... ve ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelemesinde ; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Kınık Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16.07.1999 gün 1999/28- 1999/96 sayılı kararında sanık hakkında yakınanlar ... ve ... ve ...'a yönelik hırsızlık eylemlerinden hükmedilen hapis cezalarının 765 sayılı TCK'nun 71. maddesi gereği içtima yapılarak 11 ay hapis cezasına hükmedildiği, sanığın yakınan ...'a yönelik hırsızlık eyleminden hükmedilen 4 ay hapis cezasından anılan kararda ayrıca açıkça hüküm kurulmadığı gözetilmeden yapılan içtimaya dahil edilmesi , Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... ve savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 1. ve 2. maddesinin çıkarılarak, yerine “ 1- Sanık ... hakkında yakınanlar ... ve ...'a yönelik hırsızlık suçlarından mahkememizin 16.07.1999 gün 1999/28, 1999/36 sayılı ilamının sanık lehine sonuçlar doğurduğu anlaşıldığından atılı suçlardan ayrı ayrı hükmolunan hapis cezalarının 765 sayılı TCK'nın 71. maddesi gereğince içtimaen 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına şeklinde düzeltilmesine sanık hakkında yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, 2- Sanık hakkındaki mahkememizin 16.07.1999 T. 1999/28 E. 1999/96 K. sayılı ilamının birinci madde gereği infazının devamına’’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık hakkında yakınan ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince; Sanığın eylemine uyan ve 765 sayılı TCY.nın 491/4 . maddesindeki hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 05.02.1995 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması ve bu süre içinde zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmamış olması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.